Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bediuzzaman’la Ortadoğu Problemlerine Bakış (M. Bahadır)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 154538" data-attributes="member: 12884"><p><strong>BÖLÜM III</strong></p><p><strong>2. Eğitim</strong></p><p>İnsanın yaratılış amacının “taallüm (ilim öğrenme) ile tekemmül(kemale erme, olgunlaşma)” olduğunu izah eden Bediüzzaman’ın en önemli meselesi hayatı boyunca eğitim olmuştur. Kendisini eğitime adayan Bediüzzaman Doğu’da bir üniversite açılması amacı ile 1907 yılında İstanbul’a geldi. <strong>Amacı Ortadoğu’da açılan bu üniversite sayesinde Türk, Arap, Kürt, Ermeni ve diğer unsurların birliğini ve beraberliğini sağlayarak Osmanlı’nın parçalanmasını önlemek ve İslam birliğini temin etmekti.</strong> Projesini uygulamak amacı ile Sultan Abdülhamit ile görüşmeyi planlayan Bediüzzaman’ın bu isteği gerçekleşmedi. Daha sonra Sultan Reşat’ın Kosova seyahatine katıldı. Padişahın Kosova’da yapmak istediği üniversite projesine katkıda bulundu. Kendisine <strong><em>“Şark(Doğu)böyle bir darülfünuna daha ziyade muhtaç ve âlem-i İslam’ın merkezi hükmündedir”</em></strong><strong>10</strong>dedi ve böyle bir üniversite için söz aldı. Ancak 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı ve dünyada gelişen olaylar ile Osmanlı’nın yıkılması sonucu proje gerçekleşmedi. Daha sonra 1922 yılında geldiği TBMM’de aynı konuyu gündeme taşıdı. 163 milletvekilinin imzasını taşıyan önergesi kabul edildi. Van’da bir üniversite için 150 bin lira tahsisat ayrıldı. Ancak bu da o zamanki hükümetin<strong> “laiklik” </strong>ile ilgili düşünceleri yüzünden gerçekleşmedi.<strong>11</strong></p><p>İlk olarak 1954 yılında, DP’nin Erzurum’da bir üniversite kurma teşebbüsü üzerine Bediüzzaman “İşte bu benim üniversitem” diyerek bu üniversiteye sevinçle sahip çıkar.<strong>12</strong> Hatta bu konuda 01.04.1954 tarihli Ulus gazetesinin Erzurum Üniversitesi aleyhindeki yazılarına cevap vermiştir.<strong>13</strong> Yine hayatının 55 yıllık gayesi olan böyle bir üniversite açma teşebbüsünden dolayı zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes’i tebrik eder. Aynı zamanda, bu meseleye dair Amerika ve Avrupa’da istişare ettikleri halde, hayatını böyle bir amaç için geçiren birisi olarak kendisinin fikrinin alınmamasına gücendiğini ifade eden bir serzenişte bulunur.<strong>14</strong></p><p>Değişen dünya şartları ve teknolojik gelişmelere paralel olarak eğitimde de yeniden yapılanma ve gelişim sürecini başlatmak isteyen Bediüzzaman’ın bundan yüz sene önce ortaya koyduğu proje gerçekten dikkate değerdir. Bediüzzaman kendisini anlayamayanlar için “On üçüncü asrın minaresinden, sureten medeni ve fikren mazinin en derin derelerinde bulunanlara”<strong>15</strong> hitap ettiğini söyler. Ancak “Nesl-i Cedit” adını verdiği yeni bir neslin bu projeyi gerçekleştireceğini belirtir. Erzurum’da açılan üniversite Bediüzzaman’ın yarı amacını gerçekleştirmiştir. <strong>Asıl amacı olan “din ve fen ilimlerinin beraber okutulduğu bir “Medresetü’z-zehra” henüz gerçekleşmemiştir.</strong></p><p><strong>Bediüzzaman’ın bu projesinin çok iyi tahlil edilmesi gerekir. Bu proje, Bediüzzaman’ın önermiş olduğu ve çare olarak sunduğu bir eğitim projesi olan “Medresetü’z-zehra” projesidir.</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 154538, member: 12884"] [B]BÖLÜM III[/B] [B]2. Eğitim[/B] İnsanın yaratılış amacının “taallüm (ilim öğrenme) ile tekemmül(kemale erme, olgunlaşma)” olduğunu izah eden Bediüzzaman’ın en önemli meselesi hayatı boyunca eğitim olmuştur. Kendisini eğitime adayan Bediüzzaman Doğu’da bir üniversite açılması amacı ile 1907 yılında İstanbul’a geldi. [B]Amacı Ortadoğu’da açılan bu üniversite sayesinde Türk, Arap, Kürt, Ermeni ve diğer unsurların birliğini ve beraberliğini sağlayarak Osmanlı’nın parçalanmasını önlemek ve İslam birliğini temin etmekti.[/B] Projesini uygulamak amacı ile Sultan Abdülhamit ile görüşmeyi planlayan Bediüzzaman’ın bu isteği gerçekleşmedi. Daha sonra Sultan Reşat’ın Kosova seyahatine katıldı. Padişahın Kosova’da yapmak istediği üniversite projesine katkıda bulundu. Kendisine [B][I]“Şark(Doğu)böyle bir darülfünuna daha ziyade muhtaç ve âlem-i İslam’ın merkezi hükmündedir”[/I][/B][B]10[/B][B][/B]dedi ve böyle bir üniversite için söz aldı. Ancak 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı ve dünyada gelişen olaylar ile Osmanlı’nın yıkılması sonucu proje gerçekleşmedi. Daha sonra 1922 yılında geldiği TBMM’de aynı konuyu gündeme taşıdı. 163 milletvekilinin imzasını taşıyan önergesi kabul edildi. Van’da bir üniversite için 150 bin lira tahsisat ayrıldı. Ancak bu da o zamanki hükümetin[B] “laiklik” [/B]ile ilgili düşünceleri yüzünden gerçekleşmedi.[B]11[/B] İlk olarak 1954 yılında, DP’nin Erzurum’da bir üniversite kurma teşebbüsü üzerine Bediüzzaman “İşte bu benim üniversitem” diyerek bu üniversiteye sevinçle sahip çıkar.[B]12[/B] Hatta bu konuda 01.04.1954 tarihli Ulus gazetesinin Erzurum Üniversitesi aleyhindeki yazılarına cevap vermiştir.[B]13[/B] Yine hayatının 55 yıllık gayesi olan böyle bir üniversite açma teşebbüsünden dolayı zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes’i tebrik eder. Aynı zamanda, bu meseleye dair Amerika ve Avrupa’da istişare ettikleri halde, hayatını böyle bir amaç için geçiren birisi olarak kendisinin fikrinin alınmamasına gücendiğini ifade eden bir serzenişte bulunur.[B]14[/B] Değişen dünya şartları ve teknolojik gelişmelere paralel olarak eğitimde de yeniden yapılanma ve gelişim sürecini başlatmak isteyen Bediüzzaman’ın bundan yüz sene önce ortaya koyduğu proje gerçekten dikkate değerdir. Bediüzzaman kendisini anlayamayanlar için “On üçüncü asrın minaresinden, sureten medeni ve fikren mazinin en derin derelerinde bulunanlara”[B]15[/B] hitap ettiğini söyler. Ancak “Nesl-i Cedit” adını verdiği yeni bir neslin bu projeyi gerçekleştireceğini belirtir. Erzurum’da açılan üniversite Bediüzzaman’ın yarı amacını gerçekleştirmiştir. [B]Asıl amacı olan “din ve fen ilimlerinin beraber okutulduğu bir “Medresetü’z-zehra” henüz gerçekleşmemiştir.[/B] [B]Bediüzzaman’ın bu projesinin çok iyi tahlil edilmesi gerekir. Bu proje, Bediüzzaman’ın önermiş olduğu ve çare olarak sunduğu bir eğitim projesi olan “Medresetü’z-zehra” projesidir.[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bediuzzaman’la Ortadoğu Problemlerine Bakış (M. Bahadır)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst