Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Bediüzzeman hz. yirmidört saati..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 33394" data-attributes="member: 656"><p><span style="color: orange"><strong>Bediüzzaman hazretlerinin halen hayatta olan talebelerinden Hüsnü Bayramoğlu ağabeyin dilinden Bediüzzaman’ın 24 saatini siz kardeşlerimize takdim ediyoruz. </strong></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">“Biz Hazreti Üstâd’ın ma'nevî vazîfesini bilemiyoruz. Ancak görünen zâhirî hayâtının şâhidiyiz. Özetleyecek olursak: </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Kışın beş saat uyurdu. “Fıtrî uyku beş saattir” derlerdi. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Yazın erken kalkardı. Gündüz az uyurdu. (kaylule uykusu)</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Yatsı namazını kıldıktan sonra yatarlardı.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Teheccüt namazına devam ederlerdi. Teheccüh namazından sonra sabah namazına kadar duâlarını okurlardı. Ve sabah namazının hemen öncesinde duâ bağışlama vakti vardı. O zaman yanına girmezdik. Büyük bir levhâda mubârek zatların isimleri yazılı idi. Onları tek tek okuyarak bağışlardı. Gündüz çay içerken Tahmidiye ve Sekine okurdu.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Sabah namazını cemaatle kılardı. İki cemaat olurduk. Bir iki kişi Üstad Hazretleri ile cemaat olurken, diğer âbiler ikinci bir cemaat yaparlardı. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Sabah namazından sonra ders yapardık. Dersi sıra ile herkes okurdu ve kuşluk vaktine kadar devam ederdi. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Kuşluk namazı kılarlardı. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Tesbîhat yaparlardı. Tesbîhatı bazen biz okurduk, kendileri dinlerdi. Ondan sonra Risâle-i Nûr neşri ile uğraşırlardı. Ve bir harf yanlışlığını dahi yakalayıp düzeltirlerdi. Bazan karşılaştırma sûretinde yapardık. Bazen de kendisi yeni yazılmış bir nüshayı okuyarak (başka bir yere bakmadan) tashih ederlerdi. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*En ağır hastalık anlarında dâhi tashîhat işini aksatmazlardı. Tashîhat sırasında diğer işleri tehir ederlerdi. Risâle-i Nûr hizmeti (neşir ve tashîhi) ile iştigal ederken hiç uyumazlardı. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Ziyârete gelenler, eğer kendi maddî, ma'nevî işleri için gelmişlerse, “Kardaşım, ben hastayım” der kabul etmezlerdi. Eğer Risâle-i Nûr hizmeti ilgili herhangi bir mes’ele için gelmişlerse, hiç bekletmeden kabul ederlerdi. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*İkindi namazından sonra da topluca ders yaparlardı. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*İki öğün yemek yerlerdi. Yemekleri çok sâde ve az idi. Sefer tası içine biraz pirinç atar, bir çay kaşığı tereyağı koyardık, bazen üzerine bir iki kaşık yoğurt katılırdı. Bunun içine küçük küçük ekmek doğrarlardı. Bunu dâhi bitirmez bizlere ikram ederlerdi. Biz de teberrüken yerdik. Kendisi sanki yemeden yaşardı. On beş yirmi günde bir, yüz gram koyun eti aldırır ve ondan dört adet köfte yaparlardı. Ve bu köfteyi iki gün yerlerdi. Tuzu yok denecek kadar az kullanırdı. Yemekten sonra iki saat boyunca su içmezlerdi. Zehirlenmeden dolayı çok harâret basardı. Su içmek için saate bakardı ve “daha beş dakîka var iki saat dolmadı” derlerdi. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Hazret-i Üstâd’ın durumu ile karşılaştırınca, biz çok fazla yiyorduk. Bazen bize latîfe olarak “Kardeşlerim! Siz böyle yerseniz ben sizin geçiminizi temin edemem. Benim zâten param yok. Sizleri göndermek zorunda kalırım. O zaman da hizmete zarar olur. . . (sonra da) “Yiyin kardeşim, bizde riyâzet yoktur. Helal olsun sizlere” derlerdi. (Önce îkâz edip ders veriyor sonra da gönlümüzü alıyordu. )</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: orange">*Üstad Hazretleri namazlarını vaktin evvelinde kılarlardı. Akşan ile yatsı arasında kimseyi kabul etmezlerdi. Yatsı namazını kıldıktan sonra istirahate çekilirlerdi. Yirmi dört saatlik zaman aşağı yukarı böyle geçerdi.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 33394, member: 656"] [COLOR=orange][B]Bediüzzaman hazretlerinin halen hayatta olan talebelerinden Hüsnü Bayramoğlu ağabeyin dilinden Bediüzzaman’ın 24 saatini siz kardeşlerimize takdim ediyoruz. [/B][/COLOR] [B][COLOR=orange]“Biz Hazreti Üstâd’ın ma'nevî vazîfesini bilemiyoruz. Ancak görünen zâhirî hayâtının şâhidiyiz. Özetleyecek olursak: [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Kışın beş saat uyurdu. “Fıtrî uyku beş saattir” derlerdi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Yazın erken kalkardı. Gündüz az uyurdu. (kaylule uykusu)[/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Yatsı namazını kıldıktan sonra yatarlardı.[/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Teheccüt namazına devam ederlerdi. Teheccüh namazından sonra sabah namazına kadar duâlarını okurlardı. Ve sabah namazının hemen öncesinde duâ bağışlama vakti vardı. O zaman yanına girmezdik. Büyük bir levhâda mubârek zatların isimleri yazılı idi. Onları tek tek okuyarak bağışlardı. Gündüz çay içerken Tahmidiye ve Sekine okurdu.[/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Sabah namazını cemaatle kılardı. İki cemaat olurduk. Bir iki kişi Üstad Hazretleri ile cemaat olurken, diğer âbiler ikinci bir cemaat yaparlardı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Sabah namazından sonra ders yapardık. Dersi sıra ile herkes okurdu ve kuşluk vaktine kadar devam ederdi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Kuşluk namazı kılarlardı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Tesbîhat yaparlardı. Tesbîhatı bazen biz okurduk, kendileri dinlerdi. Ondan sonra Risâle-i Nûr neşri ile uğraşırlardı. Ve bir harf yanlışlığını dahi yakalayıp düzeltirlerdi. Bazan karşılaştırma sûretinde yapardık. Bazen de kendisi yeni yazılmış bir nüshayı okuyarak (başka bir yere bakmadan) tashih ederlerdi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*En ağır hastalık anlarında dâhi tashîhat işini aksatmazlardı. Tashîhat sırasında diğer işleri tehir ederlerdi. Risâle-i Nûr hizmeti (neşir ve tashîhi) ile iştigal ederken hiç uyumazlardı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Ziyârete gelenler, eğer kendi maddî, ma'nevî işleri için gelmişlerse, “Kardaşım, ben hastayım” der kabul etmezlerdi. Eğer Risâle-i Nûr hizmeti ilgili herhangi bir mes’ele için gelmişlerse, hiç bekletmeden kabul ederlerdi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*İkindi namazından sonra da topluca ders yaparlardı. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*İki öğün yemek yerlerdi. Yemekleri çok sâde ve az idi. Sefer tası içine biraz pirinç atar, bir çay kaşığı tereyağı koyardık, bazen üzerine bir iki kaşık yoğurt katılırdı. Bunun içine küçük küçük ekmek doğrarlardı. Bunu dâhi bitirmez bizlere ikram ederlerdi. Biz de teberrüken yerdik. Kendisi sanki yemeden yaşardı. On beş yirmi günde bir, yüz gram koyun eti aldırır ve ondan dört adet köfte yaparlardı. Ve bu köfteyi iki gün yerlerdi. Tuzu yok denecek kadar az kullanırdı. Yemekten sonra iki saat boyunca su içmezlerdi. Zehirlenmeden dolayı çok harâret basardı. Su içmek için saate bakardı ve “daha beş dakîka var iki saat dolmadı” derlerdi. [/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Hazret-i Üstâd’ın durumu ile karşılaştırınca, biz çok fazla yiyorduk. Bazen bize latîfe olarak “Kardeşlerim! Siz böyle yerseniz ben sizin geçiminizi temin edemem. Benim zâten param yok. Sizleri göndermek zorunda kalırım. O zaman da hizmete zarar olur. . . (sonra da) “Yiyin kardeşim, bizde riyâzet yoktur. Helal olsun sizlere” derlerdi. (Önce îkâz edip ders veriyor sonra da gönlümüzü alıyordu. )[/COLOR][/B] [B][COLOR=orange]*Üstad Hazretleri namazlarını vaktin evvelinde kılarlardı. Akşan ile yatsı arasında kimseyi kabul etmezlerdi. Yatsı namazını kıldıktan sonra istirahate çekilirlerdi. Yirmi dört saatlik zaman aşağı yukarı böyle geçerdi.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Bediüzzeman hz. yirmidört saati..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst