Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Belâların istilâsı, bazı duâların özel vaktidir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hatve" data-source="post: 48874"><p><strong>Belâların istilâsı, bazı duâların özel vaktidir</strong></p><p></p><p><span style="color: #ff0000">Duâ-yı kavlî-i ihtiyarînin makbuliyeti, iki cihetledir.</span></p><p> <span style="font-size: 12px">Ya aynı matlubu ile makbul olur veyahud daha evlâsı verilir</span>.</p><p></p><p> Meselâ: Birisi kendine bir erkek evlâd ister. Cenâb-ı Hak, Hazret-i Meryem gibi bir kız evlâdını veriyor. "Duâsı kabul olunmadı" denilmez. "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir. Hem bazan kendi dünyasının saadeti için duâ eder. Duâsı âhiret için kabul olunur. "Duâsı reddedildi" denilmez, belki "Daha enfa' bir surette kabul edildi" denilir. Ve hâkeza...</p><p> Mâdem Cenâb-ı Hak Hakîm'dir; biz ondan isteriz, o da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini ittiham etmemeli. Hasta bal ister; tabib-i hâzık, sıtması için sulfato verir. "Tabib beni dinlemedi" denilmez. Belki âh ve fîzârını dinledi, işitti, cevap da verdi; maksudun iyisini yerine getirdi.</p><p></p><p> <span style="color: #ff0000"> Duânın en güzel, en latif, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki:</span> </p><p> Duâ eden adam bilir ki, birisi var ki; onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. <span style="color: #090909">Onun kudret eli herşey'e yetişir</span>. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerim zât var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp َالْحَمْدُ ِللّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ der.</p><p></p><p> <span style="color: #ff0000"> <span style="font-size: 15px">Duâ, ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir</span></span></p><p> . Çünki duâ eden adam, duâsı ile gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden birisi var ki; en küçük işlerime ıttıla'ı var ve bilir, en uzak maksadlarımı yapabilir, benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyle ise; <span style="color: #2700ff">bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki, benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri o yapıyor ki, en küçük işlerimi de ondan bekliyorum, ondan istiyorum.</span></p><p> İşte duânın verdiği hâlis tevhidin genişliğine ve gösterdiği nur-u îmanın halâvet ve safîliğine bak,</p><p></p><p> قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبِّى لَوْلاَ دُعَاؤُكُمْ sırrını anla ve</p><p></p><p> وَ قَالَ رَبُّكُمُ ادْْعُونِى اَسْتَجِبْ لَكُمْ fermanını dinle.</p><p></p><p> اَكَرْ نَهْ خَواهِى دَادِ , نَهْ دَادِى خَواهِ.</p><p></p><p>denildiği gibi: </p><p> <span style="color: #ff0000"> <span style="font-size: 15px">Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.</span></span></p><p><span style="color: #ff0000">سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ</span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">اَللّهُمَّ صَلِّىعَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ اْلاَزَلِ اِلَى اْلاَبَدِ عَدَدَ مَا فِى عِلْمِ اللّهِ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ سَلِّمْنَا وَ سَلِّمْ دِينَنَا آمِينَ. وَ الْحَمْدُ ِللّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000"> 24.MEKTUPTAN</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hatve, post: 48874"] [b]Belâların istilâsı, bazı duâların özel vaktidir[/b] [color=#ff0000]Duâ-yı kavlî-i ihtiyarînin makbuliyeti, iki cihetledir.[/color] [size=3]Ya aynı matlubu ile makbul olur veyahud daha evlâsı verilir[/size]. Meselâ: Birisi kendine bir erkek evlâd ister. Cenâb-ı Hak, Hazret-i Meryem gibi bir kız evlâdını veriyor. "Duâsı kabul olunmadı" denilmez. "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir. Hem bazan kendi dünyasının saadeti için duâ eder. Duâsı âhiret için kabul olunur. "Duâsı reddedildi" denilmez, belki "Daha enfa' bir surette kabul edildi" denilir. Ve hâkeza... Mâdem Cenâb-ı Hak Hakîm'dir; biz ondan isteriz, o da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini ittiham etmemeli. Hasta bal ister; tabib-i hâzık, sıtması için sulfato verir. "Tabib beni dinlemedi" denilmez. Belki âh ve fîzârını dinledi, işitti, cevap da verdi; maksudun iyisini yerine getirdi. [color=#ff0000] Duânın en güzel, en latif, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki:[/color] Duâ eden adam bilir ki, birisi var ki; onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. [color=#090909]Onun kudret eli herşey'e yetişir[/color][size=4][/size]. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerim zât var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp َالْحَمْدُ ِللّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ der. [color=#ff0000] [size=4]Duâ, ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir[/size][/color] . Çünki duâ eden adam, duâsı ile gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden birisi var ki; en küçük işlerime ıttıla'ı var ve bilir, en uzak maksadlarımı yapabilir, benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyle ise; [color=#2700ff]bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki, benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri o yapıyor ki, en küçük işlerimi de ondan bekliyorum, ondan istiyorum.[/color] İşte duânın verdiği hâlis tevhidin genişliğine ve gösterdiği nur-u îmanın halâvet ve safîliğine bak, قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبِّى لَوْلاَ دُعَاؤُكُمْ sırrını anla ve وَ قَالَ رَبُّكُمُ ادْْعُونِى اَسْتَجِبْ لَكُمْ fermanını dinle. اَكَرْ نَهْ خَواهِى دَادِ , نَهْ دَادِى خَواهِ. denildiği gibi: [color=#ff0000] [size=4]Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.[/size][size=4][/size] سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ اَللّهُمَّ صَلِّىعَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ اْلاَزَلِ اِلَى اْلاَبَدِ عَدَدَ مَا فِى عِلْمِ اللّهِ وَ عَلَى آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ سَلِّمْنَا وَ سَلِّمْ دِينَنَا آمِينَ. وَ الْحَمْدُ ِللّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ 24.MEKTUPTAN[/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Belâların istilâsı, bazı duâların özel vaktidir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst