Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ben “tehcir” ettim,
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="seray" data-source="post: 150471" data-attributes="member: 15491"><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><strong><u><span style="color: #cc0000"><span style="font-family: 'Arial'">ben “tehcir” ettim, itiraf ediyorum, özür diliyorum... </span></span></u></strong></span></p> </p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Sen, en başında bizden teşekkür istemiştin. Kesin ve mutlak bir “hamd”i telkin etmiştin. İnsan olmanın ilk şartıydı şükran duymak. Hak etmediğim ve doğar doğmaz gördüğüm tüm iyilikler için minnettar kalmalıydım. Hakkını veremeyeceğim lütuflar karşısında mahcup olmalıydım. Hiç kimsenin anmadığı bir şey bile değilken, itibarlı ve onurlu bir insan olarak var edildiğime hayret etmeliydim. </span></span></span></em></strong><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hiç ummadığım halde, istemesini bile bilemeyeceğim onca güzelliğin verilmesini az görmemeliydim. Hayrete düşmeliydim varlığım karşısında. Parmak uçlarıma bakıp şaşırmalıydım. Kirpiklerimin her biri için her gün yeniden sevinmeliydim. Akıl sahibi oluşumu, sevecek, sevilecek, sevinecek, sevindirecek bir kalbin göğsümde hiç emek vermeden çırpınışını fark edip yüzüm yerde, hep mahcup gezmeliydim. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ama ben varlığımı kanıksadım. Yok saydım elimdekileri ve ellerimi.. Hayret borçlanmaktan uzak durdum. Minnet duygumu kovdum içimden. Bana hatırlattığını unuttum. Uyarını sürgün ettim kalbimden. Hicret ettirdim yanımdan yöremden. “Tehcir”im için özür diliyorum.</span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Minnetim “âlemlerin Rabbine” olmalıydı, senin dediğine göre. İlle de “âlemlerin Rabbine.” “Müslümanların Rabbine” değil. “Türklerin Rabbine” de değil. “ Benden yana olanların Rabbine…” hiç değil. Âlemde ne varsa, ne haldeyse, hepsinin varlığı için minnettar olmalıydım. Âlemde kim nefes alıyorsa, ne haldeyse, nasıl giyiniyorsa, nasıl inanıyorsa, nerede yaşıyorsa, nasıl düşünüyorsa… hepsinden her halinden memnun olmamı, hatta müteşekkir olmamı bekledin. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">“Elhamdülillahi Rabbil âlemîn” dediğimde, “bölücü olmayacağım” diyordum. Ayırımcılığa karşı duracağıma söz veriyordum. Müslüman olsun olmasın, inansın inanmasın, Türk olsun, Kürt olsun, Ermeni olsun, Rum olsun, günahkâr olsun, masum olsun, herkesin âlemdeki varlığını, var olduğu şekliyle kabullendiğimi, “gel, ne olursan ol, gel!” içtenliğiyle beyan ediyordum. Zoraki değil, hoşnut kalarak.</span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Onları , o halleriyle var eden Rabbime teşekkür borçlu olacak kadar memnuniyetle… Ama ben senin adını dışlama aracı eyleyebildim. Seni dinleyerek yaşayanların bölücü/ırkçı/dışlayıcı diye görün(tülen)mesine tanık oldum. Gerçeğe teslim oluşumu, yani Müslüman oluşumu taraftarlığa indirgediğim oldu. Meğer sözlerini dilime aldığım halde, kulağımdan uzak etmişim. Kulağıma değdirsem bile, kalbimin kapısından içeri sokmamışım. Ruhsuz ezberlerin, resmi okumaların yüzüne yazmışım hatırını. Hayatımdan göç ettirmişim seni. Tehcirim için özür diliyorum. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sen “açıkça” beyan ettiğin halde, ben kendi anlayışımın darlığını senin anlatımının darlığına yordum. Sen tekrar tekrar anlatacak kadar şefkatle aklıma tenezzül ettiğin halde, ben kendi kavrayışımı küçültüyormuş gibi yaparak, senin anlaşılırlığını küçümsedim. Yüceltme görüntüsüyle aşağıladım seni. Büyük bilme bahanesiyle küçülttüm varlığını. Anlaşılmaz ve erişilmez yaparak, aklımın sahasından dışarı attım sözlerini. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Soğuk ve sessiz duvarlarda yüksekçe yerlere asarak, hürmet ediyormuş gibi yaparak, sözlerini nefesime dolamaktan, anlamını kalbime indirmekten kaçındım. Terk ettim seni. Hiç kulak asmayarak, el üstünde tutmayarak, canlı ve heyecanlı sohbetlerime çağırmayarak, kapı dışarı ettim seni, ciddiye almadım. Göç ettirdim günlerimin gündeminden. Tehcir ettim aklımın odacıklarından seni. Özür diliyorum. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bir elde yazılı olduğun kâğıtlar, diğerinde otomatik silahlarla çekilen sarıklı sakallı cübbeli insan pozlarını milyonlarca kez çoğalt(tır)anlara itiraz etmedim. Senin sayfalarını, kaçırdıkları rehinelerin arkasına iri iri yazarak “kerîm” ve “aziz” olan adını dehşetle, korkuyla, terörle andıran çaresizlere tavır almadım. Sahip çıkmadım itibarına. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Rahmeti ve merhameti, huzuru ve barışı müjdeleyen mesajlarının insafsız körlüklerin dizi dibine savrulmasına, amansız sağırlıkların ayakları altında ezilmesine razı oldum. Sokağa terk ettim seni. Nefeslerimin sıcağından mahrum bıraktım diri hecelerini. Varlığın evinde başköşede kurulmuş idrak sofralarına oturtmadım seni. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Kıyıda köşede sabahlattım kelimelerini. Kentimin meydanlarında ağırlayamadım seni; köprü altı yoksulluklarına ittim söylediklerini. Kendimin kalabalığına çağıramadım seni; mezar taşı aralarına kıvrılmış hüzünlere yakıştırdım vesikalık resmini.. hayat bahşeden sözlerini hayatın şahdamarından dışarı akıttım. Ölülerin yanı başına sürdüm seni. Tehcirim için özür diliyorum. </span></strong></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></span></em></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><em><span style="color: black"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sana bunca ettiklerim karşısında utanıyorum. Özür dileyecek dilden bile yoksunum. Seni bize diri nefesiyle, hayata çağıran sesiyle, bizi diriltmek için getiren Rahmet Elçisine (asm) “Ya Rabbi, benim kavmim bu Kur’ân’a devri geçmiş, hayattan kovulmuş, gündemden uzak tutulmuş, yaşama alanlarından sürgün edilmiş, tehcir edilmiş]mehcûr bir kitap muamelesi yaptı” diye sitem edeceği o günden korkuyorum. Bak. Furkan, 30 Seni tehcir ettiğim için, senin tehcirini başka tehcirler kadar özür dilenir görmediğim için senden bin kere bin kere özür diliyorum ey Kitab’ım.</span></strong></span></span></span></em></strong></p> </p><p></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong><span style="color: #cc0000">Senai Demirci</span></strong></span></span></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="seray, post: 150471, member: 15491"] [FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [CENTER][CENTER][SIZE=3][B][U][COLOR=#cc0000][FONT=Arial]ben “tehcir” ettim, itiraf ediyorum, özür diliyorum... [/FONT][/COLOR][/U][/B][/SIZE][/CENTER][/CENTER] [FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [CENTER][CENTER][B][I][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Sen, en başında bizden teşekkür istemiştin. Kesin ve mutlak bir “hamd”i telkin etmiştin. İnsan olmanın ilk şartıydı şükran duymak. Hak etmediğim ve doğar doğmaz gördüğüm tüm iyilikler için minnettar kalmalıydım. Hakkını veremeyeceğim lütuflar karşısında mahcup olmalıydım. Hiç kimsenin anmadığı bir şey bile değilken, itibarlı ve onurlu bir insan olarak var edildiğime hayret etmeliydim. [/SIZE][/FONT][/COLOR][/I][/B][B][I][COLOR=black][FONT=Trebuchet MS] [SIZE=3][B][FONT=Trebuchet MS]Hiç ummadığım halde, istemesini bile bilemeyeceğim onca güzelliğin verilmesini az görmemeliydim. Hayrete düşmeliydim varlığım karşısında. Parmak uçlarıma bakıp şaşırmalıydım. Kirpiklerimin her biri için her gün yeniden sevinmeliydim. Akıl sahibi oluşumu, sevecek, sevilecek, sevinecek, sevindirecek bir kalbin göğsümde hiç emek vermeden çırpınışını fark edip yüzüm yerde, hep mahcup gezmeliydim. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Ama ben varlığımı kanıksadım. Yok saydım elimdekileri ve ellerimi.. Hayret borçlanmaktan uzak durdum. Minnet duygumu kovdum içimden. Bana hatırlattığını unuttum. Uyarını sürgün ettim kalbimden. Hicret ettirdim yanımdan yöremden. “Tehcir”im için özür diliyorum.[/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Minnetim “âlemlerin Rabbine” olmalıydı, senin dediğine göre. İlle de “âlemlerin Rabbine.” “Müslümanların Rabbine” değil. “Türklerin Rabbine” de değil. “ Benden yana olanların Rabbine…” hiç değil. Âlemde ne varsa, ne haldeyse, hepsinin varlığı için minnettar olmalıydım. Âlemde kim nefes alıyorsa, ne haldeyse, nasıl giyiniyorsa, nasıl inanıyorsa, nerede yaşıyorsa, nasıl düşünüyorsa… hepsinden her halinden memnun olmamı, hatta müteşekkir olmamı bekledin. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]“Elhamdülillahi Rabbil âlemîn” dediğimde, “bölücü olmayacağım” diyordum. Ayırımcılığa karşı duracağıma söz veriyordum. Müslüman olsun olmasın, inansın inanmasın, Türk olsun, Kürt olsun, Ermeni olsun, Rum olsun, günahkâr olsun, masum olsun, herkesin âlemdeki varlığını, var olduğu şekliyle kabullendiğimi, “gel, ne olursan ol, gel!” içtenliğiyle beyan ediyordum. Zoraki değil, hoşnut kalarak.[/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Onları , o halleriyle var eden Rabbime teşekkür borçlu olacak kadar memnuniyetle… Ama ben senin adını dışlama aracı eyleyebildim. Seni dinleyerek yaşayanların bölücü/ırkçı/dışlayıcı diye görün(tülen)mesine tanık oldum. Gerçeğe teslim oluşumu, yani Müslüman oluşumu taraftarlığa indirgediğim oldu. Meğer sözlerini dilime aldığım halde, kulağımdan uzak etmişim. Kulağıma değdirsem bile, kalbimin kapısından içeri sokmamışım. Ruhsuz ezberlerin, resmi okumaların yüzüne yazmışım hatırını. Hayatımdan göç ettirmişim seni. Tehcirim için özür diliyorum. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Sen “açıkça” beyan ettiğin halde, ben kendi anlayışımın darlığını senin anlatımının darlığına yordum. Sen tekrar tekrar anlatacak kadar şefkatle aklıma tenezzül ettiğin halde, ben kendi kavrayışımı küçültüyormuş gibi yaparak, senin anlaşılırlığını küçümsedim. Yüceltme görüntüsüyle aşağıladım seni. Büyük bilme bahanesiyle küçülttüm varlığını. Anlaşılmaz ve erişilmez yaparak, aklımın sahasından dışarı attım sözlerini. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Soğuk ve sessiz duvarlarda yüksekçe yerlere asarak, hürmet ediyormuş gibi yaparak, sözlerini nefesime dolamaktan, anlamını kalbime indirmekten kaçındım. Terk ettim seni. Hiç kulak asmayarak, el üstünde tutmayarak, canlı ve heyecanlı sohbetlerime çağırmayarak, kapı dışarı ettim seni, ciddiye almadım. Göç ettirdim günlerimin gündeminden. Tehcir ettim aklımın odacıklarından seni. Özür diliyorum. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Bir elde yazılı olduğun kâğıtlar, diğerinde otomatik silahlarla çekilen sarıklı sakallı cübbeli insan pozlarını milyonlarca kez çoğalt(tır)anlara itiraz etmedim. Senin sayfalarını, kaçırdıkları rehinelerin arkasına iri iri yazarak “kerîm” ve “aziz” olan adını dehşetle, korkuyla, terörle andıran çaresizlere tavır almadım. Sahip çıkmadım itibarına. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Rahmeti ve merhameti, huzuru ve barışı müjdeleyen mesajlarının insafsız körlüklerin dizi dibine savrulmasına, amansız sağırlıkların ayakları altında ezilmesine razı oldum. Sokağa terk ettim seni. Nefeslerimin sıcağından mahrum bıraktım diri hecelerini. Varlığın evinde başköşede kurulmuş idrak sofralarına oturtmadım seni. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Kıyıda köşede sabahlattım kelimelerini. Kentimin meydanlarında ağırlayamadım seni; köprü altı yoksulluklarına ittim söylediklerini. Kendimin kalabalığına çağıramadım seni; mezar taşı aralarına kıvrılmış hüzünlere yakıştırdım vesikalık resmini.. hayat bahşeden sözlerini hayatın şahdamarından dışarı akıttım. Ölülerin yanı başına sürdüm seni. Tehcirim için özür diliyorum. [/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS]Sana bunca ettiklerim karşısında utanıyorum. Özür dileyecek dilden bile yoksunum. Seni bize diri nefesiyle, hayata çağıran sesiyle, bizi diriltmek için getiren Rahmet Elçisine (asm) “Ya Rabbi, benim kavmim bu Kur’ân’a devri geçmiş, hayattan kovulmuş, gündemden uzak tutulmuş, yaşama alanlarından sürgün edilmiş, tehcir edilmiş]mehcûr bir kitap muamelesi yaptı” diye sitem edeceği o günden korkuyorum. Bak. Furkan, 30 Seni tehcir ettiğim için, senin tehcirini başka tehcirler kadar özür dilenir görmediğim için senden bin kere bin kere özür diliyorum ey Kitab’ım.[/FONT][/B][/SIZE][/FONT][/COLOR][/I][/B][/CENTER][/CENTER] [FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [CENTER][CENTER][SIZE=3][FONT=Times New Roman][B][COLOR=#cc0000]Senai Demirci[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE][/CENTER][/CENTER] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ben “tehcir” ettim,
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst