gaye-i himmet
Active member
Kırık bir sesin yüzüne yaslanarak, umutsuzluk israfından vurulan sevgimin saflığındaki yalnızlığımla, seni bekledim vapur is kel e sin d e. Uykular ima yakışan düşlerimde, saadetten utanan kavuşmalarım, kınayanın kınamasından aldırmayan yanlarımla, pembenin kadife koynunda....Tuallerde dünya sevdalarına uyarlanmış inanç çizgileri ve dikiz aynasında Şakülü kayan portre..
Yüzünün ödünç aldığı güzlerim, yıllardır deniz ülkesi İşgalleri yaşıyor.Her köşede vurulan çocuk resimleri.. Yıllardır umut ve korku üzre beklemelerim devam ediyor. Göğsümde sakladığım pelesenk yalnızlığı takatimi tüketiyor. Sen gelmiyorsun.
Tüm senlerin susturulduğu, susturulamayan sadece kalplerde vicdan senleri, .Üşüyorum gelmeyişinin rüzgarından, düşüyorum güz yapraklarına. Azalan sevinçlerim, çoğalan kederlerime devrediyor boğazımdaki hıçkırık düğümlerini.
İkindi aydınlığına uzanıyor tılsımı yitik
bakışlarım. Toprak avlularda ağlayan sokaklarım
sancılı....
Yarınsız iz bırakmayan ağıtlarım tesellisiz.. Ve
karanlık kokan hallerim savunmasız..
Giden her ömür vapurun ardından; kıyılara vuran yalnızlığım ve beni (erkeden yanlarım. Gelen her vapurda; susuz kalan çocukluğuma ağlayan tebessümün ve tensel duyguların masumiyeti.
Fanuslu Jambalardakl kadife çerçeveli karanlıklar sunuluyor her köşe başında.Armağanlar dolusu yalan yüzler geliyor dürt bir koldan, tüllerin perdelerin ışıkla birleştiği akşamlar geliyor, maalesef sen geliniyorsun..
Özlem bulutları gözlerimde, salonları paylaşılmış gönül konağımın üzerine yağmur olup düşüyor.Enfiye kutularına uzanan efkarım, kalemlere sürülemeyen yazgıma yeniliyor.
Senden bir karış kaçamayan gençliğimle, yıldızları çalınan gökyüzüme bakıyorum. Yakalayamadığım saatler ellerimdeki utancıma akıyor.
Kirpiklerime değen denizde, bu giden günün son vapuru. Tek sermayem, bakire çarşaflardaki sessiz ağlayışlarım.
Gül gamzesine düşülen nol: Yarın yine seni bekleyeceğim. Acaba sen gibi kaç gerçek var bekleyeceğim. Sende gelmezsen sokakla kaldığım gündür.
A. Vahap Dağkılıç
Yüzünün ödünç aldığı güzlerim, yıllardır deniz ülkesi İşgalleri yaşıyor.Her köşede vurulan çocuk resimleri.. Yıllardır umut ve korku üzre beklemelerim devam ediyor. Göğsümde sakladığım pelesenk yalnızlığı takatimi tüketiyor. Sen gelmiyorsun.
Tüm senlerin susturulduğu, susturulamayan sadece kalplerde vicdan senleri, .Üşüyorum gelmeyişinin rüzgarından, düşüyorum güz yapraklarına. Azalan sevinçlerim, çoğalan kederlerime devrediyor boğazımdaki hıçkırık düğümlerini.
İkindi aydınlığına uzanıyor tılsımı yitik
bakışlarım. Toprak avlularda ağlayan sokaklarım
sancılı....
Yarınsız iz bırakmayan ağıtlarım tesellisiz.. Ve
karanlık kokan hallerim savunmasız..
Giden her ömür vapurun ardından; kıyılara vuran yalnızlığım ve beni (erkeden yanlarım. Gelen her vapurda; susuz kalan çocukluğuma ağlayan tebessümün ve tensel duyguların masumiyeti.
Fanuslu Jambalardakl kadife çerçeveli karanlıklar sunuluyor her köşe başında.Armağanlar dolusu yalan yüzler geliyor dürt bir koldan, tüllerin perdelerin ışıkla birleştiği akşamlar geliyor, maalesef sen geliniyorsun..
Özlem bulutları gözlerimde, salonları paylaşılmış gönül konağımın üzerine yağmur olup düşüyor.Enfiye kutularına uzanan efkarım, kalemlere sürülemeyen yazgıma yeniliyor.
Senden bir karış kaçamayan gençliğimle, yıldızları çalınan gökyüzüme bakıyorum. Yakalayamadığım saatler ellerimdeki utancıma akıyor.
Kirpiklerime değen denizde, bu giden günün son vapuru. Tek sermayem, bakire çarşaflardaki sessiz ağlayışlarım.
Gül gamzesine düşülen nol: Yarın yine seni bekleyeceğim. Acaba sen gibi kaç gerçek var bekleyeceğim. Sende gelmezsen sokakla kaldığım gündür.
A. Vahap Dağkılıç