Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bilgisayar ve Teknoloji ve İnternet
Webmaster Dünyası
İnternet , Ağ ve Bilgisayar Güvenliği
Beş Akçelik Kumaş
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 175383" data-attributes="member: 11795"><p><strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Ver elini Endonezya. Aylarca deniz aşırı yol aldıktan sonra bir adacığın sahiline yanaştı gemi.</span></span></strong></strong></p><p> </p><p><strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Kumaşları indirdi. Gitti çarşıdan bir dükkan kiraladı, satışa başladı. Dil sorununu çözmek ve müşteriye kolayca ulaşmak için de yerli halktan bir eleman tuttu.</span></span></strong></strong></p><p> </p><p><strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Berekete inanmıştı bir kere. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi.</span></span></strong></strong></p><p><strong></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Kısa zamanda tanındı ve sevildi. Müşteri kaynıyordu neredeyse dükkân. Tutunmuştu bir kere yabancı bir ülkede.</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">O gün dükkanda yoktu. Biraz geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir satış yapmıştı. Bir hayli de kâr bırakmıştı satılan mallar.</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Merak etti, sordu: “Hangi kumaştan sattın?”</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Şu kumaştan efendim” dedi elemanı.</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Metresini kaça verdin?”</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“On akçeye.”</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Nasıl olur?” diye hayret etti, “Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Çok fahiş fiyata </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">vermişsin, </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">kandırmışsın müşteriyi. Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu?”</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Evet efendim, tanıdığım birisi.”</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>“Öyleyse hemen git, adamı bul ve buraya getir.”</strong> </span></span><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Eleman gitti, müşteriyi buldu, getirdi.</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez, özür diledi, helâllik istedi ve dedi ki:</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Kusura bakmayın, bizim eleman yanlışlıkla beş akçelik kumaşı size on akçeye satmış, bize hakkın geçmiş.” </span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Arkasından da fazla parayı müşteriye doğru uzattı: “Şu da fazla verdiğin para, hakkını helâl et.”</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Müşteri şaşırmıştı. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordu. Hiç duymamıştı daha önce bu çeşit bir </span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>olayı ve </strong><strong>böyle sözleri. “Ne demek hakkını helâl et?” Nasıl olurdu? Gönül rızasıyla pazarlık yaparak </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>satın </strong><strong>almıştı. </strong></span></span><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Memnun oldu, teşekkür etti, merak ve hayretler içinde çıktı dükkandan...</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Olay kısa sürede şehirde duyuldu. Dilden dile dolaştı. Herkes birbirine anlatıyordu. Çok geçmeden </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">kralın </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">kulağına kadar vardı mesele...</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Meselenin aslını öğrenmek istiyordu. Böyle bir durum </span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>ilk defa </strong><strong>yaşanıyordu memlekette. Kendi halkı arasında bu tarz bir şey olmazdı. Herkes istediği </strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>fiyattan satar, müşteri </strong><strong>de alır giderdi. Bu yabancı tüccarı, böyle şaşkınlık meydana getiren bir </strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">muameleye sevk eden olayın sırrı ne </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">olabilirdi?</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Kral sordu: “Sizin yaptığınız bu davra- nışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">nedir? Sizi </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">böyle güzel bir harekete iten sebep nedir?”</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Ben,” dedi tüccar, “bir Müslümanım, inanan bir insanım. İslâm dini böyle emreder. O kumaşı dört </span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>akçeye </strong><strong>almıştım, beş akçeye satıyordum. Ama eleman on akçeye satmış. Müşterinin bana hakkı </strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">geçmiş. Dolayısıyla </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">kazancıma haram girmiş. Ben sadece bir yanlışı düzelttim.”</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Kral, “İslâm nedir, Müslümanlık nedir, İslâm ahlâkı nedir?” gibi peş peşe sorular sordu.</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Birer birer sorularını cevapladı. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla bir zaman </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">geçirmeden İ</span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">slâmı kabul etti. Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya'nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">sadece beş </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">akçelik kumaştı ve inancını hayatına geçirmiş bir Müslüman tüccarın örnek davranışıydı.</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Evet, biz İslâm ahlâkının üstünlüklerini ve imanın güzelliklerini davranışlarımızla gösterseydik diğer </span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>inanç </strong><strong>mensupları gruplar halinde İslâmı benimseyecekler, belki yerkürenin bazı kıtaları ve </strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">devletleri İslâma </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">girecekler, barışın ve sevginin sırlarına ulaşacaklardı.</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Yapılan tek şey vardı sadece: İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">paylaşmaktı. </span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Efendimizin müjdesi herkese açık: “Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">sıddıklar </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">(doğrular) ve şehitlerle beraberdir.”</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Çok bilgi sahibi olmaya, çok zengin olmaya, çok meşhur olmaya, çok ülke gezmeye de gerek yoktu </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">belki. </span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Mütevazı da olsa, insanların imanına, ahlâkına, hayatına yarayacak davranışlar sergilemektir </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">yapılacak </span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">olan...</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">“Lisan-ı halin lisan-ı kalden tesirli” olduğunun farkına varmaktır sadece... </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Yani asıl etkili olan söz dili değil, hal diliydi. Konuşmaktan çok yaşamaktı. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesiydi.</span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Ve önemli bir sır da, örnekleri çoğaltmak, örnek davranışları artırmak, insanları güzelliklerle tanıştırmaktır.</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">Mehmet Paksu-İman Hayata Geçince</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 175383, member: 11795"] [B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Ver elini Endonezya. Aylarca deniz aşırı yol aldıktan sonra bir adacığın sahiline yanaştı gemi.[/COLOR][/SIZE][/B][/B] [B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]Kumaşları indirdi. Gitti çarşıdan bir dükkan kiraladı, satışa başladı. Dil sorununu çözmek ve müşteriye kolayca ulaşmak için de yerli halktan bir eleman tuttu.[/COLOR][/SIZE][/B][/B] [B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Berekete inanmıştı bir kere. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi.[/COLOR][/SIZE][/B] [/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Kısa zamanda tanındı ve sevildi. Müşteri kaynıyordu neredeyse dükkân. Tutunmuştu bir kere yabancı bir ülkede.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]O gün dükkanda yoktu. Biraz geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir satış yapmıştı. Bir hayli de kâr bırakmıştı satılan mallar.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Merak etti, sordu: “Hangi kumaştan sattın?”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“Şu kumaştan efendim” dedi elemanı.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“Metresini kaça verdin?”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“On akçeye.”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“Nasıl olur?” diye hayret etti, “Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Çok fahiş fiyata [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]vermişsin, [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]kandırmışsın müşteriyi. Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu?”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“Evet efendim, tanıdığım birisi.”[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred][B]“Öyleyse hemen git, adamı bul ve buraya getir.”[/B] [/COLOR][/SIZE][B][SIZE=4][COLOR=darkred]Eleman gitti, müşteriyi buldu, getirdi.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez, özür diledi, helâllik istedi ve dedi ki:[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“Kusura bakmayın, bizim eleman yanlışlıkla beş akçelik kumaşı size on akçeye satmış, bize hakkın geçmiş.” [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Arkasından da fazla parayı müşteriye doğru uzattı: “Şu da fazla verdiğin para, hakkını helâl et.”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Müşteri şaşırmıştı. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordu. Hiç duymamıştı daha önce bu çeşit bir [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred][B]olayı ve [/B][B]böyle sözleri. “Ne demek hakkını helâl et?” Nasıl olurdu? Gönül rızasıyla pazarlık yaparak [/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred][B]satın [/B][B]almıştı. [/B][/COLOR][/SIZE][B][SIZE=4][COLOR=darkred]Memnun oldu, teşekkür etti, merak ve hayretler içinde çıktı dükkandan...[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Olay kısa sürede şehirde duyuldu. Dilden dile dolaştı. Herkes birbirine anlatıyordu. Çok geçmeden [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]kralın [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]kulağına kadar vardı mesele...[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Meselenin aslını öğrenmek istiyordu. Böyle bir durum [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred][B]ilk defa [/B][B]yaşanıyordu memlekette. Kendi halkı arasında bu tarz bir şey olmazdı. Herkes istediği [/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkred][B]fiyattan satar, müşteri [/B][B]de alır giderdi. Bu yabancı tüccarı, böyle şaşkınlık meydana getiren bir [/B][/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]muameleye sevk eden olayın sırrı ne [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]olabilirdi?[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Kral sordu: “Sizin yaptığınız bu davra- nışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]nedir? Sizi [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]böyle güzel bir harekete iten sebep nedir?”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“Ben,” dedi tüccar, “bir Müslümanım, inanan bir insanım. İslâm dini böyle emreder. O kumaşı dört [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred][B]akçeye [/B][B]almıştım, beş akçeye satıyordum. Ama eleman on akçeye satmış. Müşterinin bana hakkı [/B][/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]geçmiş. Dolayısıyla [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]kazancıma haram girmiş. Ben sadece bir yanlışı düzelttim.”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Kral, “İslâm nedir, Müslümanlık nedir, İslâm ahlâkı nedir?” gibi peş peşe sorular sordu.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Birer birer sorularını cevapladı. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla bir zaman [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]geçirmeden İ[/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]slâmı kabul etti. Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya'nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]sadece beş [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]akçelik kumaştı ve inancını hayatına geçirmiş bir Müslüman tüccarın örnek davranışıydı.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Evet, biz İslâm ahlâkının üstünlüklerini ve imanın güzelliklerini davranışlarımızla gösterseydik diğer [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred][B]inanç [/B][B]mensupları gruplar halinde İslâmı benimseyecekler, belki yerkürenin bazı kıtaları ve [/B][/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]devletleri İslâma [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]girecekler, barışın ve sevginin sırlarına ulaşacaklardı.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Yapılan tek şey vardı sadece: İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]paylaşmaktı. [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Efendimizin müjdesi herkese açık: “Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]sıddıklar [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred](doğrular) ve şehitlerle beraberdir.”[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Çok bilgi sahibi olmaya, çok zengin olmaya, çok meşhur olmaya, çok ülke gezmeye de gerek yoktu [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]belki. [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Mütevazı da olsa, insanların imanına, ahlâkına, hayatına yarayacak davranışlar sergilemektir [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]yapılacak [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=4][COLOR=darkred]olan...[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]“Lisan-ı halin lisan-ı kalden tesirli” olduğunun farkına varmaktır sadece... [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Yani asıl etkili olan söz dili değil, hal diliydi. Konuşmaktan çok yaşamaktı. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesiydi.[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]Ve önemli bir sır da, örnekleri çoğaltmak, örnek davranışları artırmak, insanları güzelliklerle tanıştırmaktır.[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkred]Mehmet Paksu-İman Hayata Geçince[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bilgisayar ve Teknoloji ve İnternet
Webmaster Dünyası
İnternet , Ağ ve Bilgisayar Güvenliği
Beş Akçelik Kumaş
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst