Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Beş N Bir Allah
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="LEVLAK" data-source="post: 226130" data-attributes="member: 1009300"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: red">Beş N Bir Allah</span></span></span></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Tahoma'"> Başımız bakışımızla derttedir. İki göz kapağını kaldırınca başlıyor bakış ancak burada bitmiyor. Neyi gördüğümüz, nasıl baktığımız ile çok yakından ilişkilidir. Bakış biçimimiz gözümüze vuran ışık kadar aydınlatıcı ya da körelticidir. Eşyadan gözümüze yansıyan ışık, insan aklına hep aynı renklerle varmıyor. Göze vuran görüntüler, sanki bir büyük prizmadan geçer gibi, ayrı yönlerde, ayrı tonlarda ve ayrı biçimlerde düşüyor insan aklına. İnsan, baktığı ile kalmıyor. </span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Tahoma'">Bakmak, her zaman kasıtlı bir akıl eylemi ile birliktedir: “Görmek”. Görmek, bakmaktan farklı olarak, göze değen ışıkla değil, akla düşen merakla gerçekleşir. Işıktan, işaretten, şekilden, renkten fazlasıdır aklın gördüğü. Akıl, gözün gördüğünden ötesini arar. Gözün gördüğünün ne gösterdiğini “görmek” ister. Göze düşen görüntünün işaret ettiğini bulmak ister. Görünür olanın derinine geçmek ister. Görüntüden asla varmak ister. Gözün gördüğüyle yetinmez. Bakışımızın ötesini dert edinir. Bakışımızı başımıza dert eder. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Öyleyse nasıl bakmalı? Bakmak için elimizdeki tek veri gördüklerimizdir. Bakmaya başladığımız yerde gördüklerimiz vardır. Eşya, yani şeyler, bakışımızın ilk durağıdır. Eşya ve olaylar ne ise, öyle görünür gözümüze. Eşyayı ve olayları olduğu gibi gördüğümüzü varsayarız. Olduğu gibi görmeye o kadar alışığızdır ki, dilimizden “Ne?” ve “Nasıl?” soruları eksik olmaz. Bu iki sade soru, sanki damağımıza ve dimağımıza yapışık gibidir. Gördüklerimizin mahiyeti, yani, ne olduğu/nasıl olduğu, bu sorularla açığa çıkar. Bu sorular olmasaydı, dış dünya ile ilgili hiçbir algıdan, farkındalıktan söz edemezdik. Bu ikisine “Nerede?” “Ne zaman?” “Niçin?” sorularını da eklersek, eşya ve olaylarla ilgili algımızı en geniş sınırlarına yakınlaştırmış oluruz. Dış dünyanın bilincimize sızdığı gözenekler gibidir bu sorular. Haberciler, N ile başlayan bu beş soruya “Kim?” sorusunu ekleyerek, her olay için “beşNbirK” formülünü uygular. Yani, bir olayla ilgili N’li beş, K’lı bir soruya doğru cevap veriliyorsa, olay aydınlanmış demektir. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Gelgelelim, kâniatla ilgili haberlerde sıklıkla N’li sorular sorulur ancak “Kim?”e gelince durulur. Kâinattaki olayların faili pek öyle aranmaz. Modern bilimciler, sadece N’li sorularla olayların aydınlatıldığını düşünürler. “Kim?” sorusuna cevap aranmaz. Dahası, “Kim?” sorusu sorulmayabilir ve hatta sorulmamalıdır. Bir şekilde, N’li soruların cevapları içinde “Kim?” sorusunun cevabı da yuvarlanır. Bir şey, bir şekilde, bir yerde, bir anda, bir nedenle oluyorsa, bu şey ya kendi kendine oluyordur ya şartlar öyle gerektirdiği için ya da hep böyle olageldiği için oluyordur. Bu türden cevaplar “Kim?” sorusunu başından gereksiz kılar. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Oysa, olaylara soracağımız her N’li soru, bizi K sorusuna götürdüğü gibi, K’nın cevabına da götürür. Yeter ki, bakışımızdan kaynaklanan N’li soruları, “görme”ye doğru yönlendirelim. Her N’li soru, aklımıza K’lı sorunun cevabını taşıyan bir ışın gibidir. Aklımızın retinası ışınlarla değil, işte bu N’li sorularla “görür”. Bakışımızın başımıza dert ettirdiği budur. N’li soruların sonunda K’nın cevabı da düşer zihnimize. N’li sorularla, önce failin Kim olmadığı anlaşılır, sonra da Kim olabileceği. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Gelin şimdi bir kâinat habercisi olalım. Çok bilinen bir örnek üzerinde, yağmur olayında, kâinattan nasıl sahih bir haber çıkarabileceğimizi görelim. Beş N’li soruyu sorarak başlıyoruz: </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Ne? –Yağmur </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Nasıl? –Gökten yere geliyor </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Nerede? –Her yerde </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Ne zaman? –Her zaman </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Niçin? –Canlılar yaşasınlar diye </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">“İnsanlar, hayvanlar ve bitkilerin yaşaması için gökten su geliyor.” </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">HABERDE GÖZÜN GÖRDÜĞÜNÜ ANLATIYORUZ </span></span></strong></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Su, gökten yere geliyor. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Gelen su ile tüm canlılar hayatlarını sürdürüyolar. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Gözlemimiz bunu gösteriyor. . </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Yani, sadece görüntüyü naklediyoruz. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">“Gelen suda, insanlara, hayvanlara ve bitkilere acıyıp şefkat etmek rızk yetiştirmek gibi bir kabiliyet görünmüyor.” </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">BAKIŞIMIZA DÜŞEN GÖRÜNTÜ AKLIMIZA SORULAR DÜŞÜRÜYOR </span></span></strong></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Bir gözlemden kaynaklanan N’li sorular, yeni sorular sordurtuyor. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Su, insana ve hayvana geliyor ama insana ve hayvana acıyıp şefkat ediyor olabilir mi? </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Suyun, insana ve hayvana rızık yetiştirmek gibi bir kabiliyeti ya da niyeti olabilir mi? </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Öyle görünüyor ki, su acımaktan, şefkat etmekten, rızk endişesi taşımaktan çok uzaktır. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">“Demek ki, su (kendi kendine) geliyor değil gönderiliyor.” </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">VE AKLIMIZIN “GÖRDÜĞÜ” </span></span></strong></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Yağmur olayı ile ilgili N’li beş soru, bizi K’lı bir soruya ve bu sorunun muhtemel cevaplarına doğru götürüyor. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Su “geliyor” değil, “gönderiliyor.” </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">O halde suyu bir “gönderen” olmalıdır. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Suyu gönderen her kim ise, acıyıp şefkat eden biri olmalıdır. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Acıyıp şefkat eden suyun kendisi olabilir mi? Suyu taşıyan bulutlar olabilir mi? Bulutları taşıyor görünen rüzgâr olabilir mi? </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Görünen o ki, bu üç sorunun cevabı da hayır! </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Böylece failin kim olmadığını da görmeye başladık. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><strong><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">OLAYIN “PERDE ARKASI” </span></span></strong></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Suyun geldiği “gözle görünür” bir gerçektir. Bu görüntü beş N’li sorumuza cevap veriyor. Ayrıca, beş N’li sorunun cevabı da bizi bir K’nın cevabına götürüyor. Bu ‘görünür’den hareketle, ‘görünmez’i yani ‘gaybî’ olanı “görür” olduk. </span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px">Böylece, yağmur için sorduğumuz beş N’li soru, aklımıza, acıyıp şefkat eden, Rahman ve Rahim olan bir Allah’ı getiriyor. İşte şimdi yağmur haberimiz eksiksizdir. Olayın karanlıkta kalan yanı yoktur. Olayın faili görünürlerde değil ama biliniyor ve tanınıyor. Beş N, bir Allah’ı akla getiriyor.</span></span></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"></span><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Dr. Senai Demirci</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="LEVLAK, post: 226130, member: 1009300"] [SIZE=3][FONT=Tahoma][COLOR=red]Beş N Bir Allah[/COLOR][/FONT][/SIZE] [COLOR=black][SIZE=3][FONT=Tahoma] [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=black][SIZE=3][FONT=Tahoma] Başımız bakışımızla derttedir. İki göz kapağını kaldırınca başlıyor bakış ancak burada bitmiyor. Neyi gördüğümüz, nasıl baktığımız ile çok yakından ilişkilidir. Bakış biçimimiz gözümüze vuran ışık kadar aydınlatıcı ya da körelticidir. Eşyadan gözümüze yansıyan ışık, insan aklına hep aynı renklerle varmıyor. Göze vuran görüntüler, sanki bir büyük prizmadan geçer gibi, ayrı yönlerde, ayrı tonlarda ve ayrı biçimlerde düşüyor insan aklına. İnsan, baktığı ile kalmıyor. Bakmak, her zaman kasıtlı bir akıl eylemi ile birliktedir: “Görmek”. Görmek, bakmaktan farklı olarak, göze değen ışıkla değil, akla düşen merakla gerçekleşir. Işıktan, işaretten, şekilden, renkten fazlasıdır aklın gördüğü. Akıl, gözün gördüğünden ötesini arar. Gözün gördüğünün ne gösterdiğini “görmek” ister. Göze düşen görüntünün işaret ettiğini bulmak ister. Görünür olanın derinine geçmek ister. Görüntüden asla varmak ister. Gözün gördüğüyle yetinmez. Bakışımızın ötesini dert edinir. Bakışımızı başımıza dert eder. [/FONT][/SIZE] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Öyleyse nasıl bakmalı? Bakmak için elimizdeki tek veri gördüklerimizdir. Bakmaya başladığımız yerde gördüklerimiz vardır. Eşya, yani şeyler, bakışımızın ilk durağıdır. Eşya ve olaylar ne ise, öyle görünür gözümüze. Eşyayı ve olayları olduğu gibi gördüğümüzü varsayarız. Olduğu gibi görmeye o kadar alışığızdır ki, dilimizden “Ne?” ve “Nasıl?” soruları eksik olmaz. Bu iki sade soru, sanki damağımıza ve dimağımıza yapışık gibidir. Gördüklerimizin mahiyeti, yani, ne olduğu/nasıl olduğu, bu sorularla açığa çıkar. Bu sorular olmasaydı, dış dünya ile ilgili hiçbir algıdan, farkındalıktan söz edemezdik. Bu ikisine “Nerede?” “Ne zaman?” “Niçin?” sorularını da eklersek, eşya ve olaylarla ilgili algımızı en geniş sınırlarına yakınlaştırmış oluruz. Dış dünyanın bilincimize sızdığı gözenekler gibidir bu sorular. Haberciler, N ile başlayan bu beş soruya “Kim?” sorusunu ekleyerek, her olay için “beşNbirK” formülünü uygular. Yani, bir olayla ilgili N’li beş, K’lı bir soruya doğru cevap veriliyorsa, olay aydınlanmış demektir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Gelgelelim, kâniatla ilgili haberlerde sıklıkla N’li sorular sorulur ancak “Kim?”e gelince durulur. Kâinattaki olayların faili pek öyle aranmaz. Modern bilimciler, sadece N’li sorularla olayların aydınlatıldığını düşünürler. “Kim?” sorusuna cevap aranmaz. Dahası, “Kim?” sorusu sorulmayabilir ve hatta sorulmamalıdır. Bir şekilde, N’li soruların cevapları içinde “Kim?” sorusunun cevabı da yuvarlanır. Bir şey, bir şekilde, bir yerde, bir anda, bir nedenle oluyorsa, bu şey ya kendi kendine oluyordur ya şartlar öyle gerektirdiği için ya da hep böyle olageldiği için oluyordur. Bu türden cevaplar “Kim?” sorusunu başından gereksiz kılar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Oysa, olaylara soracağımız her N’li soru, bizi K sorusuna götürdüğü gibi, K’nın cevabına da götürür. Yeter ki, bakışımızdan kaynaklanan N’li soruları, “görme”ye doğru yönlendirelim. Her N’li soru, aklımıza K’lı sorunun cevabını taşıyan bir ışın gibidir. Aklımızın retinası ışınlarla değil, işte bu N’li sorularla “görür”. Bakışımızın başımıza dert ettirdiği budur. N’li soruların sonunda K’nın cevabı da düşer zihnimize. N’li sorularla, önce failin Kim olmadığı anlaşılır, sonra da Kim olabileceği. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Gelin şimdi bir kâinat habercisi olalım. Çok bilinen bir örnek üzerinde, yağmur olayında, kâinattan nasıl sahih bir haber çıkarabileceğimizi görelim. Beş N’li soruyu sorarak başlıyoruz: [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Ne? –Yağmur [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Nasıl? –Gökten yere geliyor [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Nerede? –Her yerde [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Ne zaman? –Her zaman [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Niçin? –Canlılar yaşasınlar diye [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]“İnsanlar, hayvanlar ve bitkilerin yaşaması için gökten su geliyor.” [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Tahoma][SIZE=3]HABERDE GÖZÜN GÖRDÜĞÜNÜ ANLATIYORUZ [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Su, gökten yere geliyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Gelen su ile tüm canlılar hayatlarını sürdürüyolar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Gözlemimiz bunu gösteriyor. . [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Yani, sadece görüntüyü naklediyoruz. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]“Gelen suda, insanlara, hayvanlara ve bitkilere acıyıp şefkat etmek rızk yetiştirmek gibi bir kabiliyet görünmüyor.” [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Tahoma][SIZE=3]BAKIŞIMIZA DÜŞEN GÖRÜNTÜ AKLIMIZA SORULAR DÜŞÜRÜYOR [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Bir gözlemden kaynaklanan N’li sorular, yeni sorular sordurtuyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Su, insana ve hayvana geliyor ama insana ve hayvana acıyıp şefkat ediyor olabilir mi? [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Suyun, insana ve hayvana rızık yetiştirmek gibi bir kabiliyeti ya da niyeti olabilir mi? [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Öyle görünüyor ki, su acımaktan, şefkat etmekten, rızk endişesi taşımaktan çok uzaktır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]“Demek ki, su (kendi kendine) geliyor değil gönderiliyor.” [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Tahoma][SIZE=3]VE AKLIMIZIN “GÖRDÜĞÜ” [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Yağmur olayı ile ilgili N’li beş soru, bizi K’lı bir soruya ve bu sorunun muhtemel cevaplarına doğru götürüyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Su “geliyor” değil, “gönderiliyor.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]O halde suyu bir “gönderen” olmalıdır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Suyu gönderen her kim ise, acıyıp şefkat eden biri olmalıdır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Acıyıp şefkat eden suyun kendisi olabilir mi? Suyu taşıyan bulutlar olabilir mi? Bulutları taşıyor görünen rüzgâr olabilir mi? [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Görünen o ki, bu üç sorunun cevabı da hayır! [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Böylece failin kim olmadığını da görmeye başladık. [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Tahoma][SIZE=3]OLAYIN “PERDE ARKASI” [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Suyun geldiği “gözle görünür” bir gerçektir. Bu görüntü beş N’li sorumuza cevap veriyor. Ayrıca, beş N’li sorunun cevabı da bizi bir K’nın cevabına götürüyor. Bu ‘görünür’den hareketle, ‘görünmez’i yani ‘gaybî’ olanı “görür” olduk. [/SIZE][/FONT] [FONT=Tahoma][SIZE=3]Böylece, yağmur için sorduğumuz beş N’li soru, aklımıza, acıyıp şefkat eden, Rahman ve Rahim olan bir Allah’ı getiriyor. İşte şimdi yağmur haberimiz eksiksizdir. Olayın karanlıkta kalan yanı yoktur. Olayın faili görünürlerde değil ama biliniyor ve tanınıyor. Beş N, bir Allah’ı akla getiriyor.[/SIZE][/FONT] [/COLOR][RIGHT][FONT=Tahoma][SIZE=3][COLOR=black]Dr. Senai Demirci[/COLOR][/SIZE][/FONT][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Beş N Bir Allah
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst