Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Besmelenin muhteviyatı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="þualar" data-source="post: 3197" data-attributes="member: 163"><p><span style="font-family: 'Arial'">Kâinat sîmâsında, arz sîmâsında ve insan sîmâsında birbiri içinde birbirinin nümunesini gösteren üç Sikke-i Rubûbiyet var. </span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Biri: Kâinatın heyeti mecmûasındaki </span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'">teavün, </span><span style="font-family: 'Arial'">tesânüd, teanuk, tecâvübden tezahür eden Sikke-i kübra-i Ulûhiyettir ki,<u><span style="color: blue"> "Bismillâh"</span></u> ona bakıyor. ... </span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'">(bu sikke ile ilgili bir iki yer paylaşacağım... 22. söz 7. lem'a)... </span></p><p></p><p>Göreceksin ki, o kâinatın heyet-i mecmuası üstünde, büyüklüğü nisbetinde bir vuzuhla <strong>hâtem-i vahdet</strong> okunuyor. </p><p></p><p>Evet, güneş ve aydan, gece ve gündüzden, kış ve yazdan tut, tâ nebâtâtın muhtaç ve aç hayvanların imdadına gelmelerinde; ve hayvanların zayıf, şerif insanların imdadına koşmalarında; hattâ mevadd-ı gıdâiyenin lâtif, nahif yavruların ve meyvelerin imdadına uçmalarında; tâ zerrât-ı taamiyenin hüceyrât-ı beden imdadına geçmelerinde câri olan bir <strong>düstur-u teâvünle</strong> hareketleri, bütün bütün kör olmayana gösteriyorlar ki, gayet kerîm <strong>birtek Mürebbînin</strong> kuvvetiyle, gayet hakîm <strong>birtek Müdebbirin</strong> emriyle hareket ediyorlar.</p><p></p><p>İşte, şu kâinat içinde câri olan bu tesânüd, bu teâvün, bu tecâvüb, bu teanuk, bu musahhariyet, bu intizam, birtek Müdebbirin tertibiyle idare edildiklerine ve birtek Mürebbînin tedbiriyle sevk edildiklerine kat'iyen şehadet etmekle beraber...</p><p></p><p>İşte,<strong> kâinatın simasındaki bu teavün, tesanüd, tecavüb, teanuk, pek parlak bir sikke-i kübrâ-yı vahdettir.</strong></p><p></p><p></p><p>(bu birinci sikke yani kainat simasındaki sikke-i uluhiyet VAHDET' e bakıyor. zaten ULUHİYET iştirak kabul etmez, şirketi kabul etmez vahdet şarttır... eğer VAHDET OLMAZSA kainatta değil birbirine cevap vermek yardım etmek, tam tersi fesada girerdir, intizam bozulurdu... bu birinci sikke BİSMİLLAH a yani BİRTEK Allah'a bakıyor... Herşey onun ismiyle hareket ediyor, yani bu pencereden güneş gibi vahdet parlıyor.)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="þualar, post: 3197, member: 163"] [FONT=Arial]Kâinat sîmâsında, arz sîmâsında ve insan sîmâsında birbiri içinde birbirinin nümunesini gösteren üç Sikke-i Rubûbiyet var. [/FONT] [FONT=Arial]Biri: Kâinatın heyeti mecmûasındaki [/FONT] [FONT=Arial]teavün, [/FONT][FONT=Arial]tesânüd, teanuk, tecâvübden tezahür eden Sikke-i kübra-i Ulûhiyettir ki,[U][COLOR=blue] "Bismillâh"[/COLOR][/U] ona bakıyor. ... [/FONT] [FONT=Arial](bu sikke ile ilgili bir iki yer paylaşacağım... 22. söz 7. lem'a)... [/FONT] Göreceksin ki, o kâinatın heyet-i mecmuası üstünde, büyüklüğü nisbetinde bir vuzuhla [B]hâtem-i vahdet[/B] okunuyor. Evet, güneş ve aydan, gece ve gündüzden, kış ve yazdan tut, tâ nebâtâtın muhtaç ve aç hayvanların imdadına gelmelerinde; ve hayvanların zayıf, şerif insanların imdadına koşmalarında; hattâ mevadd-ı gıdâiyenin lâtif, nahif yavruların ve meyvelerin imdadına uçmalarında; tâ zerrât-ı taamiyenin hüceyrât-ı beden imdadına geçmelerinde câri olan bir [B]düstur-u teâvünle[/B] hareketleri, bütün bütün kör olmayana gösteriyorlar ki, gayet kerîm [B]birtek Mürebbînin[/B] kuvvetiyle, gayet hakîm [B]birtek Müdebbirin[/B] emriyle hareket ediyorlar. İşte, şu kâinat içinde câri olan bu tesânüd, bu teâvün, bu tecâvüb, bu teanuk, bu musahhariyet, bu intizam, birtek Müdebbirin tertibiyle idare edildiklerine ve birtek Mürebbînin tedbiriyle sevk edildiklerine kat'iyen şehadet etmekle beraber... İşte,[B] kâinatın simasındaki bu teavün, tesanüd, tecavüb, teanuk, pek parlak bir sikke-i kübrâ-yı vahdettir.[/B] (bu birinci sikke yani kainat simasındaki sikke-i uluhiyet VAHDET' e bakıyor. zaten ULUHİYET iştirak kabul etmez, şirketi kabul etmez vahdet şarttır... eğer VAHDET OLMAZSA kainatta değil birbirine cevap vermek yardım etmek, tam tersi fesada girerdir, intizam bozulurdu... bu birinci sikke BİSMİLLAH a yani BİRTEK Allah'a bakıyor... Herşey onun ismiyle hareket ediyor, yani bu pencereden güneş gibi vahdet parlıyor.) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Besmelenin muhteviyatı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst