Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Bil ki, galat-ı his nevinden, gayet muvakkat dünyayı lâyemut ve daimî görüyorsun.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sergerdan" data-source="post: 98370" data-attributes="member: 2492"><p><span style="font-size: 10px">Kader mevzuuna giriyor gibi bu.cüz-i irade ve külli iradeye eğer mumkun olsa (en azından hayalen) bir baksak, çelişki kalmaz sanırım.Çünkü herkes kendinde bir ihtiyar hisseder,onun tercihleriyle günahlar,elemler,yükler çeker.Bir de insan iradesinin sustugu,tamamen Allah ın takdir ettigi işler vardır ki hikmetini bilmememiz onun hükmetmediğine delil olmaz.Bu çeşit hem avamın hem enbiya ve evliyaların hayatında hadisatlar çok.</span></p><p><span style="font-size: 10px">Ben Allah insana taşıyamayağı yükü yüklemezden,ihtiyarımıza, olmayacak bir yük yüklemez olarak anlıyorum.Mesela konunun dışında başka bir örnek vereyim:</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkslategray">"Zarûret haramı helâl derecesine getirir."</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkslategray">İşte şu kaide ise, küllî değil. Zarûret, eğer haram yoluyla olmamış ise haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa, sû-i ihtiyârıyla, gayr-i meşrû sebeplerle zarûret olmuş ise, haramı helâl edemez, ruhsatlı ahkâmlara medâr olamaz, özür teşkil edemez. Meselâ, bir adam sû-i ihtiyârıyla, haram bir tarzda kendini sarhoş etse, tasarrufâtı ulemâ-i şeriatça aleyhinde câridir, mâzur sayılmaz. Tatlîk etse, talâkı vâki' olur. Bir cinâyet etse, ceza görür. Fakat, sû-i ihtiyârıyla olmazsa, talâk vâki' olmaz, ceza da görmez. Hem meselâ, bir içki mübtelâsı, zarûret derecesinde mübtelâ olsa da diyemez ki, "Zarurettir, bana helâldir."</span> </span></p><p> </p><p><span style="font-size: 10px">Burda da mesela böyle bir denge var gibi.Bu teklif, kulun ihtiyarıyla azmettikten sonraki bir aşama gibi geliyor.Yani insan ihtiyarıyla bir yol tutturamazsa,sonra diyemez ki taşıyamayagım yük yüklenmiştir.</span></p><p> </p><p> </p><p>Bakara süresindeki o ayetin tefsiri ise şöyle geçiyor:</p><p> </p><p><span style="font-size: 9px"><strong>338</strong>. Yani, "Allah hiç kimseyi yapması mümkün olmayan bir şeyden sorumlu tutmaz ve onu bundan dolayı cezalandırmaz. Çünkü o (kul) imkânsız olmadıkça o işten yüz çeviremez." Bununla birlikte, kişinin neyi yapabilip neyi yapamayacağına kendisinin karar veremeyeceği de açıkça anlaşılmalıdır. Belli bir kimsenin, neyi yapabilip neyi yapamayacağına karar verecek olan Allah'tır.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sergerdan, post: 98370, member: 2492"] [SIZE=2]Kader mevzuuna giriyor gibi bu.cüz-i irade ve külli iradeye eğer mumkun olsa (en azından hayalen) bir baksak, çelişki kalmaz sanırım.Çünkü herkes kendinde bir ihtiyar hisseder,onun tercihleriyle günahlar,elemler,yükler çeker.Bir de insan iradesinin sustugu,tamamen Allah ın takdir ettigi işler vardır ki hikmetini bilmememiz onun hükmetmediğine delil olmaz.Bu çeşit hem avamın hem enbiya ve evliyaların hayatında hadisatlar çok.[/SIZE] [SIZE=2]Ben Allah insana taşıyamayağı yükü yüklemezden,ihtiyarımıza, olmayacak bir yük yüklemez olarak anlıyorum.Mesela konunun dışında başka bir örnek vereyim:[/SIZE] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkslategray]"Zarûret haramı helâl derecesine getirir."[/COLOR][/FONT] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkslategray]İşte şu kaide ise, küllî değil. Zarûret, eğer haram yoluyla olmamış ise haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa, sû-i ihtiyârıyla, gayr-i meşrû sebeplerle zarûret olmuş ise, haramı helâl edemez, ruhsatlı ahkâmlara medâr olamaz, özür teşkil edemez. Meselâ, bir adam sû-i ihtiyârıyla, haram bir tarzda kendini sarhoş etse, tasarrufâtı ulemâ-i şeriatça aleyhinde câridir, mâzur sayılmaz. Tatlîk etse, talâkı vâki' olur. Bir cinâyet etse, ceza görür. Fakat, sû-i ihtiyârıyla olmazsa, talâk vâki' olmaz, ceza da görmez. Hem meselâ, bir içki mübtelâsı, zarûret derecesinde mübtelâ olsa da diyemez ki, "Zarurettir, bana helâldir."[/COLOR] [/FONT] [SIZE=2]Burda da mesela böyle bir denge var gibi.Bu teklif, kulun ihtiyarıyla azmettikten sonraki bir aşama gibi geliyor.Yani insan ihtiyarıyla bir yol tutturamazsa,sonra diyemez ki taşıyamayagım yük yüklenmiştir.[/SIZE] Bakara süresindeki o ayetin tefsiri ise şöyle geçiyor: [SIZE=1][B]338[/B]. Yani, "Allah hiç kimseyi yapması mümkün olmayan bir şeyden sorumlu tutmaz ve onu bundan dolayı cezalandırmaz. Çünkü o (kul) imkânsız olmadıkça o işten yüz çeviremez." Bununla birlikte, kişinin neyi yapabilip neyi yapamayacağına kendisinin karar veremeyeceği de açıkça anlaşılmalıdır. Belli bir kimsenin, neyi yapabilip neyi yapamayacağına karar verecek olan Allah'tır.[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Bil ki, galat-ı his nevinden, gayet muvakkat dünyayı lâyemut ve daimî görüyorsun.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst