Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Bilalin Ölümü.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 43895" data-attributes="member: 12"><p>Yüzüne ölüm rengi çöken Bilâl , zayıflıktan hilale dönmüştü.</p><p></p><p>Karısı:</p><p></p><p>-Ah...ah!.. Bu ne elem, bu ne keder!.. dedikçe, </p><p></p><p>Bilâl:</p><p></p><p>-Hayır... hayır!... Bu ne zevk, bu ne neş’e!. Şimdiye kadar hayattan elem duymaktaydım, ölüm nasıl bir zevktir, nedir... nedir, bilir misin?.. Ama sen bunu nereden bileceksin?.. diye cevap verirken yüzünde nergisler, güller, lâleler açmaktaydı. Sözünün doğruluğunun şahidi ; nurlu yüzündeki parlak gözleriydi sanki. Gönlü kara olan adamlar O’na baktıklarında simsiyah yüzünü görürlerdi ama, hakikatte O, insanların gözbebeğiydi. Gözbebeği de siyah olur ya!... Aslında yüzü kara olanlar ; hakikati göremeyenlerdir. Zaten dünyada can gözüne sahip olanlardan başka, o gözbebeğini kim göre bilir ki?... Gözbebeğini görmek için ; gözbebeği olmak lâzımdır. Olamayanlar, onun rengini nasıl görüp de anlayabilir ki ?.. O gözbebeğine sahip olanlardan başka herkes, mertebesi yüksek olanları taklit eder, fakat hakikati bilemez.</p><p></p><p>Karısı:</p><p></p><p>-Ah... ayrılık, ah... ayrılık !... dedikçe , Bilâl :</p><p></p><p>-Hayır, hayır!... Vuslat, vuslat!... diyordu.</p><p></p><p>Karısı:</p><p></p><p>-Bu gece gurbete gidiyorsun, soyunun sopunun gözünden kaybolacaksın, diyince , Bilâl :</p><p></p><p>-Hayır, hayır!... Bu gece ruhum gurbet ilinden, vatanına kavuşacak, diye cevap verdi.</p><p></p><p>Karısı :</p><p></p><p>-Gayri senin yüzünü nerede göreceğiz , diye sordu.</p><p></p><p>Bilâl dedi ki .</p><p></p><p>-Hakk’ın Has kullarının halkasında. Aşağılara değil, başını kaldırıp yukarılara bakarsan Allah Haslarının halkasını görürsün. Yüzük taşının yüzüğe nur saçtığı gibi ; âlemlerin Rabbi de o halkayı nurlandırmıştır.</p><p></p><p>Karısı:</p><p></p><p>-Bu ev yıkıldı artık , yazıklar olsun, diyince, Bilâl:</p><p></p><p>-Buluta bakma, aya bak, aya. Akrabam kalabalık, ev de küçük... Allah, daha mamur hale getirmek için yıktı, dedi.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 43895, member: 12"] Yüzüne ölüm rengi çöken Bilâl , zayıflıktan hilale dönmüştü. Karısı: -Ah...ah!.. Bu ne elem, bu ne keder!.. dedikçe, Bilâl: -Hayır... hayır!... Bu ne zevk, bu ne neş’e!. Şimdiye kadar hayattan elem duymaktaydım, ölüm nasıl bir zevktir, nedir... nedir, bilir misin?.. Ama sen bunu nereden bileceksin?.. diye cevap verirken yüzünde nergisler, güller, lâleler açmaktaydı. Sözünün doğruluğunun şahidi ; nurlu yüzündeki parlak gözleriydi sanki. Gönlü kara olan adamlar O’na baktıklarında simsiyah yüzünü görürlerdi ama, hakikatte O, insanların gözbebeğiydi. Gözbebeği de siyah olur ya!... Aslında yüzü kara olanlar ; hakikati göremeyenlerdir. Zaten dünyada can gözüne sahip olanlardan başka, o gözbebeğini kim göre bilir ki?... Gözbebeğini görmek için ; gözbebeği olmak lâzımdır. Olamayanlar, onun rengini nasıl görüp de anlayabilir ki ?.. O gözbebeğine sahip olanlardan başka herkes, mertebesi yüksek olanları taklit eder, fakat hakikati bilemez. Karısı: -Ah... ayrılık, ah... ayrılık !... dedikçe , Bilâl : -Hayır, hayır!... Vuslat, vuslat!... diyordu. Karısı: -Bu gece gurbete gidiyorsun, soyunun sopunun gözünden kaybolacaksın, diyince , Bilâl : -Hayır, hayır!... Bu gece ruhum gurbet ilinden, vatanına kavuşacak, diye cevap verdi. Karısı : -Gayri senin yüzünü nerede göreceğiz , diye sordu. Bilâl dedi ki . -Hakk’ın Has kullarının halkasında. Aşağılara değil, başını kaldırıp yukarılara bakarsan Allah Haslarının halkasını görürsün. Yüzük taşının yüzüğe nur saçtığı gibi ; âlemlerin Rabbi de o halkayı nurlandırmıştır. Karısı: -Bu ev yıkıldı artık , yazıklar olsun, diyince, Bilâl: -Buluta bakma, aya bak, aya. Akrabam kalabalık, ev de küçük... Allah, daha mamur hale getirmek için yıktı, dedi. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Bilalin Ölümü.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst