Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
bildin mi neydi sabır?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 110572" data-attributes="member: 5"><p><strong>Nur-ı aynım, iki gözüm, bildin mi neydi sabır?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ya neydi kirpiğinin kıvrığına tutulup kalan burukluk. Hani neydi nesre çevrilemeyen söz. Neydi bilgiye adanmış ayazların derununu dolduran acı.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sabır bir aydınlık, sabır bir teselli... Büyük sahraya yağmur, istiridyeye inci... Sabır göz pınarlarını kurutan ferahlık; sabır hüzünler kulübesinin ışığı... Eyyub ile Yakub, Derviş ile Sultan…</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Nur-ı aynım, iki gözüm bildin mi neydi sabır?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Haşre dek yokluğa hüküm giymiş bir güzelin kadehindeki iksirmiydi; son gezginin gözyaşlarıyla suladığı bir çiçek mi,ıssız harabelerin eşiğinde ıstırabı emerek büyümüş nazenin bir kelebek mi?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Karlı caddelerin kıyısında açmış ayın ondördü zambaklar bilir sabrı, nur-ı aynım, altın şehirlere uçan ebabiller bilir. Sadık rüyalarda bir gemi Ağrı dağına çıkar sabırla ve yaralı süvariler geçer kehkeşanlardan darüşşifalara doğru. Serazad türküsüyle hercai bir bülbül konar Kitab'ın son sayfasına, sabrı şeydalanır seherler ve sabahlar boyu nur-ı aynım, sabrı şeydalanır.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sabır bir hazine ki... Yılanlar bekler gerçek!... Bir hazine ki... Tek miskali Yusuf'lar satın alır... Bir hazine ki... Beşiği ab-ı hayat sukunetiyle süslenen bebekler büyür hendesesinde nur-ı aynım ve tahammül renkli güzellikler yansır eşyaya bakışlarından.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bir hikaye anlat bana sabra dair, nur-ı aynım, bir hikaye anlat; gerçek olsun. Kalbinin rengi damlarken hani, çekik gözlü nakışlar vuruldu sevinçleri, onu anlat. Yanağına düşen her güneş damlası yeni mağlubiyetler asardı boynuna ve eksik olan şey hep bir adım önde giderdi hani, onu anlat.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Kafesi taşlara çalıp içindekini salıvermediğinden mi nur-ı aynım, yoksa bir derya mavisinde buruk bir toprak kokusuna dalıvermediğinden mi, bir imtihan içre iplik iplik bağlanmışsın şah yüreğine ve kirkitler erişlere vuruyor, argıçlar kirişlere...</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sabır bir kilim oluyor nur-ı aynım, kilimi anlat... Sabrı bildin mi nur-ı aynım, bildin mi sabrı? Hani yağmur çamur okula gidip de tipi boran kapıda bekleyen var ya!... Hani masumiyeti kandehar tepelerinden boşluğa bir şahin gibi süzülen beyaz kuğu... Sonsuz köşeli dayatmalarda hani zamanı biriktiren nazenin yasemen varya!...</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Hani nisan dallarında vurulup kanı akmayan kanarya?... Helvaya durdu korukları, acımsılık lezzet oluyor dimağlarında. Onlar ki, soluk almadan bekleyişlerin sırrını öğrendiler kalpleri henüz durmadan ve bulamayacakları çağrelere adreslenmiş mektubların, açılacak kapılara gizlenmiş umutların sırrına erdiler; adı sabırdı!... İsteksiz gülüşler serpildi kanayan yaralara nur-ı aynım, sabır adına bilinçsiz köşelere asılan afişler kirlendi, yolların üstüne uzaklar düştü, hep uzaklar... Karşılıksız sevmelerin şarkısı eski plaklarda kaldı iki gözüm ve bir gece daha sancıdı yıldızlar, bir gece daha... Şimdi geceler en ince yerinden bölünmede nur-ı aynım, şehir bir denize doğru ağlamakta.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bildin mi sabrı nur-ı aynım, neydi sabır?</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sabır adına ve umut adına... Kol kanat edinip umutları, bereketli baharlara bir koşu başlar mı acep?Mum gibi eriyen ve mum rengince üzülenlerin; yandıkça ağlayan ve göz yaşlarınca yananların can ipliklerinde dumanı tütmez alevler parıldıyor, aydınlıklar tel tel yüzlerine vuruyor. Mutsuzluğun beslediği uzak arzular değil oysa umutsuzluk…</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Ve yakınlarda, çok yakınlarda bir sabır heykelinin eli değiyor eline.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Zirvede bir imtihan var nur-ı aynım,</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Zirvede bir imtihan var…</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>-----İskender Pala-----</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 110572, member: 5"] [B]Nur-ı aynım, iki gözüm, bildin mi neydi sabır? Ya neydi kirpiğinin kıvrığına tutulup kalan burukluk. Hani neydi nesre çevrilemeyen söz. Neydi bilgiye adanmış ayazların derununu dolduran acı. Sabır bir aydınlık, sabır bir teselli... Büyük sahraya yağmur, istiridyeye inci... Sabır göz pınarlarını kurutan ferahlık; sabır hüzünler kulübesinin ışığı... Eyyub ile Yakub, Derviş ile Sultan… Nur-ı aynım, iki gözüm bildin mi neydi sabır? Haşre dek yokluğa hüküm giymiş bir güzelin kadehindeki iksirmiydi; son gezginin gözyaşlarıyla suladığı bir çiçek mi,ıssız harabelerin eşiğinde ıstırabı emerek büyümüş nazenin bir kelebek mi? Karlı caddelerin kıyısında açmış ayın ondördü zambaklar bilir sabrı, nur-ı aynım, altın şehirlere uçan ebabiller bilir. Sadık rüyalarda bir gemi Ağrı dağına çıkar sabırla ve yaralı süvariler geçer kehkeşanlardan darüşşifalara doğru. Serazad türküsüyle hercai bir bülbül konar Kitab'ın son sayfasına, sabrı şeydalanır seherler ve sabahlar boyu nur-ı aynım, sabrı şeydalanır. Sabır bir hazine ki... Yılanlar bekler gerçek!... Bir hazine ki... Tek miskali Yusuf'lar satın alır... Bir hazine ki... Beşiği ab-ı hayat sukunetiyle süslenen bebekler büyür hendesesinde nur-ı aynım ve tahammül renkli güzellikler yansır eşyaya bakışlarından. Bir hikaye anlat bana sabra dair, nur-ı aynım, bir hikaye anlat; gerçek olsun. Kalbinin rengi damlarken hani, çekik gözlü nakışlar vuruldu sevinçleri, onu anlat. Yanağına düşen her güneş damlası yeni mağlubiyetler asardı boynuna ve eksik olan şey hep bir adım önde giderdi hani, onu anlat. Kafesi taşlara çalıp içindekini salıvermediğinden mi nur-ı aynım, yoksa bir derya mavisinde buruk bir toprak kokusuna dalıvermediğinden mi, bir imtihan içre iplik iplik bağlanmışsın şah yüreğine ve kirkitler erişlere vuruyor, argıçlar kirişlere... Sabır bir kilim oluyor nur-ı aynım, kilimi anlat... Sabrı bildin mi nur-ı aynım, bildin mi sabrı? Hani yağmur çamur okula gidip de tipi boran kapıda bekleyen var ya!... Hani masumiyeti kandehar tepelerinden boşluğa bir şahin gibi süzülen beyaz kuğu... Sonsuz köşeli dayatmalarda hani zamanı biriktiren nazenin yasemen varya!... Hani nisan dallarında vurulup kanı akmayan kanarya?... Helvaya durdu korukları, acımsılık lezzet oluyor dimağlarında. Onlar ki, soluk almadan bekleyişlerin sırrını öğrendiler kalpleri henüz durmadan ve bulamayacakları çağrelere adreslenmiş mektubların, açılacak kapılara gizlenmiş umutların sırrına erdiler; adı sabırdı!... İsteksiz gülüşler serpildi kanayan yaralara nur-ı aynım, sabır adına bilinçsiz köşelere asılan afişler kirlendi, yolların üstüne uzaklar düştü, hep uzaklar... Karşılıksız sevmelerin şarkısı eski plaklarda kaldı iki gözüm ve bir gece daha sancıdı yıldızlar, bir gece daha... Şimdi geceler en ince yerinden bölünmede nur-ı aynım, şehir bir denize doğru ağlamakta. Bildin mi sabrı nur-ı aynım, neydi sabır? Sabır adına ve umut adına... Kol kanat edinip umutları, bereketli baharlara bir koşu başlar mı acep?Mum gibi eriyen ve mum rengince üzülenlerin; yandıkça ağlayan ve göz yaşlarınca yananların can ipliklerinde dumanı tütmez alevler parıldıyor, aydınlıklar tel tel yüzlerine vuruyor. Mutsuzluğun beslediği uzak arzular değil oysa umutsuzluk… Ve yakınlarda, çok yakınlarda bir sabır heykelinin eli değiyor eline. Zirvede bir imtihan var nur-ı aynım, Zirvede bir imtihan var… -----İskender Pala-----[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
bildin mi neydi sabır?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst