Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bildiri -(Dikkat Çok Önemlidir.)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Tevhid_Nur" data-source="post: 138593"><p><strong><span style="font-size: 18px"><span style="color: blue">Bildiri</span></span></strong></p><p> </p><p><strong>Mehmet Şevket EYGİ</strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Birinci madde: </strong>İslâm dinini Avrupa Birliği standartlarına uydurmaya, âyet ve hadîs hükümlerini AB normlarına göre tevile çalışmak Hak Din İslâm'a hıyanet demektir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>İkinci madde:</strong> BirMüslümanın vazifesi, İslâm'ı AB ölçü, norm ve standartlarına uydurmak değil; Avrupa'yı İslâm'a çağırmak maksadıyla tebliğ ve dâvet yapmaktır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Üçüncü madde</strong>: Kur'ân ayetleri ve hükümleri, icazetli gerçek İslâm alimleri tarafından Peygamberin (Salat ve Selam olsun ona) Sünneti ışığında yorumlanır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Dördüncü madde</strong>: Oryantalist aklıyla İslâm'ı yenileme ve çağa uydurma çabaları tecdid değil tahriptir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Beşinci madde:</strong> Batı medeniyetinin değerleri, ilkeleri, ölçüleri, kıstasları, normları evrensel değildir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Altıncı madde</strong>: Batı'nın İslâm'a ters düşen ölçüleri bozuktur.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Yedinci madde: </strong>Avrupalıların günümüzde teknik, ilmî araştırmalar, zenginlik bakımından üstün ve güçlü olmaları onların dinlerinin, inançlarının, ilkelerinin, medeniyetlerinin doğru olduğuna delâlet etmez.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Sekizinci madde:</strong> Müslümanlar Avrupa'nın müsbet ilimlerinden, tekniklerinden, hikmete uygun metodlarından yararlanabilirler ama İslâm medeniyetini bırakarak Avrupa medeniyetini bütünüyle benimseyip iktibas edemezler.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Dokuzuncu madde:</strong> Avrupa medeniyeti fıtrata, insan boyutlarına uygun, yeryüzünde adaletin, barışın, güvenliğin, sosyal adaletin, korkusuz yaşamanın gerçek şekilde var olmasını sağlayacak hak bir nizam değildir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Onuncu madde:</span></strong><span style="font-size: 12px"> İslâm dininin ve medeniyetinin temel değerlerinden olan iffet ve hayâ Avrupa medeniyetinde artık yoktur.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">On birinci madde: </span></strong><span style="font-size: 12px">İslâm hukuku, Avrupa hukukundan üstündür.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>On ikinci madde: </strong>İslâm medeniyetinde, Avrupa medeniyetinde olmayan boyutlar vardır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>On üçüncü madde:</strong> Bugün Müslümanların parçalanmış, geri ve cahil kalmış olmaları, İslâm'ı doğru şekilde anlayıp uygulayamamaları; İslâm'ın mükemmel din olduğu iddiasını çürütemez. İslâm ile bugünkü Müslümanlar özdeşleştirilemez.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>On dördüncü madde:</strong> Kadını bir seks aracı olarak gören, seksi ve şehveti ön plana çıkartan bir medeniyet sapıktır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">On beşinci madde:</span></strong><span style="font-size: 12px"> Kur'ân'a ve sünnete dayalı İslâm'ın kadınla ilgili bütün kesin hükümleri doğrudur. Bu hükümlere ters düşen hükümler yanlıştır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>On altıncı madde:</strong> Kur'ân ayetleri ve Peygamber hadîsleri feminist ideolojiye göre yorumlanamaz, tevil edilemez.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">On yedinci madde:</span></strong><span style="font-size: 12px"> İslâm'da cihad fi sebilillah farizası vardır. Avrupalılar bundan hoşlanmıyor diye cihadı hükümden kaldırmaya yeltenmek küfre yol açar.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>On sekizinci madde:</strong> Kur'ân <strong>"Allah katında (hak) din İslâmdır"</strong> buyuruyor. Bu ayet hiçbir şekilde tartışılmaz. Zamanımızda<strong> "üç hak İbrahimî din vardır"</strong> diyenler <strong>Kur'ân'a, Sünnet'e, icmâ-ı ümmete ters düştüklerini iyi bilsinler.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">On dokuzuncu madde: </span></strong><span style="font-size: 12px">Kur'ân "Peygamber"e itaat eden Allah'a itaat etmiş olur" (Nisa, 80) buyurmaktadır. Peygamber'e isyan eden Allah'a isyan etmiş olur. Sünnetsiz İslâm olmaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Yirminci madde:</strong> İslâm dini ilahî, münzel (Allah katından indirilmiş), Şeriatının hükümleri Kıyamet'e kadar devam edecek dindir. İslâm'da reform, yenilik, değişiklik yapılamaz. İslâm'ın kesin ve muhkem hükümlerinde ilave ve çıkartma olmaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Yirmi birinci madde:</span></strong><span style="font-size: 12px"> İslâm'ın Kitab, Sünnet, İcmâ-i ümmet ile sâbit olan hiçbir hükmü tarihsel değildir. Hepsi de zamanların sonuna kadar yürürlükte olacak ve kalacaktır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Yirmi ikinci madde:</span></strong><span style="font-size: 12px"> İslâm Dini ve Kur'ân Allah tarafından korunmuştur, korunmaktadır, korunacaktır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Yirmi üçüncü madde:</span></strong><span style="font-size: 12px"> Cumhur-i ulema yoluna aykırı bütün dini yorumlar bid'attir, şazdır, gayr-i muteberdir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Yirmi dördüncü madde: </span></strong><span style="font-size: 12px">Dini kendine ve bozuk ideoloji, kültür, değer, norm ve medeniyetlere uydurmak sapıklıktır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Yirmi beşinci madde:</span></strong><span style="font-size: 12px"> Muhbir-i Sâdık'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) mütevâtir hadîslerle bildirmiş olduklarını inkâr etmek küfürdür.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Yirmi altıncı madde: </span></strong><span style="font-size: 12px">İnsanlık tarihinin en hayırlı topluluğu Ashab-ı Kiram radiyallahu anhüm ecmâin hazeratıdır. Onların hepsi din konusunda âdildir. Bazı ictihadlarında hatâ etmiş olmaları ve şahsî kusurları bu adalete gölge düşürmez. Peygamber olmadıkları cihetle onlar mâsum değildir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>DERNEKLER, TÜZELKİŞİLER ZEKAT TOPLAYAMAZ, ZEKAT ALAMAZ</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Diyanet'in haylî eski bir fetvası vardır;<strong> Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Hava Kurumu gibi derneklere zekat verilemeyeceğine dair.</strong> (O tarihlerde Diyanet fetva heyetinde eski medreselerden yetişmiş icazetli ulema, fukaha ve müftüler bulunuyordu.)</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Daha önce kaç kere yazdım: Z<strong>ekat parasıyla veya paralarıyla cami bile yaptırılamaz.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Biz Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanları sadece va sadece kendi fıkhımıza, kendi ulemamıza, kendi müftülerimize bağlı olmalıyız, onların verdiği bilgiler ışığında zekat ödemeliyiz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Zekat paralarıyla hastahane, okul, köprü, çeşme yaptırılmaz.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Böyle hayır işleri elbette yapılacaktır ama zekat parasıyla değil.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Zekatlar gerçek kişilere verilir, tüzel kişilere verilmez.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zekat konusunda reformcuların, light İslâmcıların, ehl-i Sünnet dışı<strong> bid'atçilerin</strong>, şucuların bucuların fetvaları, "Olur olur efendim, verin verin verin..." lafları geçerli olmaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Zekatlarını<span style="color: #999999"> <span style="color: #CC0000">Kur'ân'a, Sünnete, fıkha, şeriata</span></span> uygun şekilde vermeyenler bu malî ibadeti yapmış ve borçlarını ödemiş olmazlar.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zekat parasıyla Kur'ân tercümesi, meali dağıtılamaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zekat parasıyla ilmihal dağıtılamaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zekatın kimlere verileceği Kur'ân-ı Kerim'de çok açık ve çok seçik bir şekilde beyan buyrulmuştur.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zekat öncelikle fakir ve miskin Müslümanların hakkıdır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Binlerce dernek, cemaat, tüzelkişi zekatlara göz dikmiştir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ülkedek<strong>i fakir ve miskin Müslümanlar sefalet içinde sürünürken zekatlar<span style="color: #CC0000">, Kur'ân'a ve Şeriata aykırı bir şekilde toplanıyor.</span></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Hakları olan zekatları alamayan ve yokluk içinde kıvranan Müslümanların âhları yerde kalmaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Yukarıdaki bilgiler benim şahsî görüşlerim değildir. Ehl-i Sünnet fıkhının zekat hakkındaki bilgilerinden ve fetvalarından özetlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">1940'lı yıllarda CHP'nin tek parti zulüm devrinde evlere zarflar dağıtılır ve üç dernek için zekat toplanırdı<strong>. Rejim, din düşmanıydı ama zekat paraları tatlıydı...</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zekat paralarını, Kur'ân'ın ve Şeriat'ın gösterdiği şekilde dağıtmamak zamanımızda zuhur etmiş<strong> büyük fitnelerden biridir.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bütün Ehl-i Sünnet ve Cemaat din hocaları bu konuda Müslüman halkı uyarmalıdır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Hattâ yeterli sayıda hoca bir araya gelerek müşterek (toplu halde) bir zekat fetvası hazırlayıp yayınlamalıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bir hayır derneğine zekat verilecek. Bu paralar bir havuzda (derneğin bütçesinde) toplanacak. Bu para ile maaş ödenecek, kira ödenecek, uçak ve otel parası ödenecek, çeşitli işletme masrafları yapılacak, bu arada fakir öğrencilere burs veya yemek verilecek... Böyle zekat olmaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Benim bu yazım Sünnî Müslümanların okumaları içindir. Ehl-i bid'at beni ilgilendirmez. <strong>Ehl-i bid'atin hocaları beni bağlamaz.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Sünnîler bu memlekette<strong> hâkim/dominant</strong> çoğunluğu oluşturuyor. Fakir Müslümanlara zekat ile yardım etmek onların boynuna borçtur.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Kur'ân-ı Kerim'de namazdan sonra en fazla zikr edilen ibadet zekattır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Zekatı, yerli yerinde, hakkedenlere vermezsek Allah'ın büyük bir emrini tatil etmiş oluruz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Böyle bir şey hem fakirlere, hem de zekat mükelleflerinin kendilerine yapmış olacakları çok büyük bir zulümdür.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Zekatlarını doğru, dürüst fıkha ve şeriata uygun bir şekilde ödemeyen Müslüman bir topluluk iflah olmaz.</span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Milyonlarca vatandaş sefalet içinde sürünüyor.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Halk çöplüklerden ekmek topluyor.</span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px">Fakirler, yüzlerini gizleyerek pazar yerlerinde atılmış çürük meyve ve sebzeleri eşeliyor.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Otobüs parası bulamadığı için bazı günler okula gidemeyen Müslüman öğrenciler var.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Güneydoğu'da bir vatandaştan bahsettiler. Altı yüz liralık emekli aylığının tamamını İstânbul'da okuyan iki çocuğuna gönderiyormuş. Kendisi geçinebilmek için cami helasında bekçilik yapıyormuş. Bu Müslümanın üzerimizde hakkı vardır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Şimdiye kadar zekat konusunda çok yazdım, bunlar toplansa bir kitapçık olur.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Yine yazıyorum.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Hiçbir kimsenin zekat konusunda Kur'ân'a, Sünnet'e, fıkha, Şeriata aykırı ve zıt fetva ve ruhsat vermeye hakkı yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Böyle fetvalar keenlem yekûndur (Hükümsüzdür, geçersizdir, yok hükmündedir).</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Böyle fetvalara dayanarak zekatlarını, onları hakketmeyenlere verenler borçlarını ödemiş olmaz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Sefalet içinde kıvranan milyonlarca Müslümanı düşününüz. Yetimleri, dulları, sefilleri, fakirleri, miskinleri yol oğullarını (mültecileri), borçluları, hastaları düşününüz.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Hep birlikte Allah'tan korkalım.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Yüce dinimizin zekat emrini ve diğer emirlerini kurallarına uygun şekilde gerçek muhtaç kişilere dağıtalım.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"><strong>Bu konuda Sünnî fıkıh kitablarına tâbi olalım</strong>.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Tevhid_Nur, post: 138593"] [B][SIZE=5][COLOR=blue]Bildiri[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][/SIZE][/B] [B]Mehmet Şevket EYGİ[/B] [SIZE=3][B]Birinci madde: [/B]İslâm dinini Avrupa Birliği standartlarına uydurmaya, âyet ve hadîs hükümlerini AB normlarına göre tevile çalışmak Hak Din İslâm'a hıyanet demektir. [B]İkinci madde:[/B] BirMüslümanın vazifesi, İslâm'ı AB ölçü, norm ve standartlarına uydurmak değil; Avrupa'yı İslâm'a çağırmak maksadıyla tebliğ ve dâvet yapmaktır. [B]Üçüncü madde[/B]: Kur'ân ayetleri ve hükümleri, icazetli gerçek İslâm alimleri tarafından Peygamberin (Salat ve Selam olsun ona) Sünneti ışığında yorumlanır. [B]Dördüncü madde[/B]: Oryantalist aklıyla İslâm'ı yenileme ve çağa uydurma çabaları tecdid değil tahriptir. [B]Beşinci madde:[/B] Batı medeniyetinin değerleri, ilkeleri, ölçüleri, kıstasları, normları evrensel değildir. [B]Altıncı madde[/B]: Batı'nın İslâm'a ters düşen ölçüleri bozuktur. [B]Yedinci madde: [/B]Avrupalıların günümüzde teknik, ilmî araştırmalar, zenginlik bakımından üstün ve güçlü olmaları onların dinlerinin, inançlarının, ilkelerinin, medeniyetlerinin doğru olduğuna delâlet etmez. [B]Sekizinci madde:[/B] Müslümanlar Avrupa'nın müsbet ilimlerinden, tekniklerinden, hikmete uygun metodlarından yararlanabilirler ama İslâm medeniyetini bırakarak Avrupa medeniyetini bütünüyle benimseyip iktibas edemezler. [B]Dokuzuncu madde:[/B] Avrupa medeniyeti fıtrata, insan boyutlarına uygun, yeryüzünde adaletin, barışın, güvenliğin, sosyal adaletin, korkusuz yaşamanın gerçek şekilde var olmasını sağlayacak hak bir nizam değildir. [/SIZE][B] [SIZE=3]Onuncu madde:[/SIZE][/B][SIZE=3] İslâm dininin ve medeniyetinin temel değerlerinden olan iffet ve hayâ Avrupa medeniyetinde artık yoktur. [/SIZE][B] [SIZE=3]On birinci madde: [/SIZE][/B][SIZE=3]İslâm hukuku, Avrupa hukukundan üstündür. [B]On ikinci madde: [/B]İslâm medeniyetinde, Avrupa medeniyetinde olmayan boyutlar vardır. [B]On üçüncü madde:[/B] Bugün Müslümanların parçalanmış, geri ve cahil kalmış olmaları, İslâm'ı doğru şekilde anlayıp uygulayamamaları; İslâm'ın mükemmel din olduğu iddiasını çürütemez. İslâm ile bugünkü Müslümanlar özdeşleştirilemez. [B]On dördüncü madde:[/B] Kadını bir seks aracı olarak gören, seksi ve şehveti ön plana çıkartan bir medeniyet sapıktır. [/SIZE][B] [SIZE=3]On beşinci madde:[/SIZE][/B][SIZE=3] Kur'ân'a ve sünnete dayalı İslâm'ın kadınla ilgili bütün kesin hükümleri doğrudur. Bu hükümlere ters düşen hükümler yanlıştır. [B]On altıncı madde:[/B] Kur'ân ayetleri ve Peygamber hadîsleri feminist ideolojiye göre yorumlanamaz, tevil edilemez. [/SIZE][B] [SIZE=3]On yedinci madde:[/SIZE][/B][SIZE=3] İslâm'da cihad fi sebilillah farizası vardır. Avrupalılar bundan hoşlanmıyor diye cihadı hükümden kaldırmaya yeltenmek küfre yol açar. [B]On sekizinci madde:[/B] Kur'ân [B]"Allah katında (hak) din İslâmdır"[/B] buyuruyor. Bu ayet hiçbir şekilde tartışılmaz. Zamanımızda[B] "üç hak İbrahimî din vardır"[/B] diyenler [B]Kur'ân'a, Sünnet'e, icmâ-ı ümmete ters düştüklerini iyi bilsinler.[/B] [/SIZE][B] [SIZE=3]On dokuzuncu madde: [/SIZE][/B][SIZE=3]Kur'ân "Peygamber"e itaat eden Allah'a itaat etmiş olur" (Nisa, 80) buyurmaktadır. Peygamber'e isyan eden Allah'a isyan etmiş olur. Sünnetsiz İslâm olmaz. [B]Yirminci madde:[/B] İslâm dini ilahî, münzel (Allah katından indirilmiş), Şeriatının hükümleri Kıyamet'e kadar devam edecek dindir. İslâm'da reform, yenilik, değişiklik yapılamaz. İslâm'ın kesin ve muhkem hükümlerinde ilave ve çıkartma olmaz. [/SIZE][B] [SIZE=3]Yirmi birinci madde:[/SIZE][/B][SIZE=3] İslâm'ın Kitab, Sünnet, İcmâ-i ümmet ile sâbit olan hiçbir hükmü tarihsel değildir. Hepsi de zamanların sonuna kadar yürürlükte olacak ve kalacaktır. [/SIZE][B] [SIZE=3]Yirmi ikinci madde:[/SIZE][/B][SIZE=3] İslâm Dini ve Kur'ân Allah tarafından korunmuştur, korunmaktadır, korunacaktır. [/SIZE][B] [SIZE=3]Yirmi üçüncü madde:[/SIZE][/B][SIZE=3] Cumhur-i ulema yoluna aykırı bütün dini yorumlar bid'attir, şazdır, gayr-i muteberdir. [/SIZE][B] [SIZE=3]Yirmi dördüncü madde: [/SIZE][/B][SIZE=3]Dini kendine ve bozuk ideoloji, kültür, değer, norm ve medeniyetlere uydurmak sapıklıktır. [/SIZE][B] [SIZE=3]Yirmi beşinci madde:[/SIZE][/B][SIZE=3] Muhbir-i Sâdık'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) mütevâtir hadîslerle bildirmiş olduklarını inkâr etmek küfürdür. [/SIZE][B] [SIZE=3]Yirmi altıncı madde: [/SIZE][/B][SIZE=3]İnsanlık tarihinin en hayırlı topluluğu Ashab-ı Kiram radiyallahu anhüm ecmâin hazeratıdır. Onların hepsi din konusunda âdildir. Bazı ictihadlarında hatâ etmiş olmaları ve şahsî kusurları bu adalete gölge düşürmez. Peygamber olmadıkları cihetle onlar mâsum değildir. [B]DERNEKLER, TÜZELKİŞİLER ZEKAT TOPLAYAMAZ, ZEKAT ALAMAZ[/B] Diyanet'in haylî eski bir fetvası vardır;[B] Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Hava Kurumu gibi derneklere zekat verilemeyeceğine dair.[/B] (O tarihlerde Diyanet fetva heyetinde eski medreselerden yetişmiş icazetli ulema, fukaha ve müftüler bulunuyordu.) Daha önce kaç kere yazdım: Z[B]ekat parasıyla veya paralarıyla cami bile yaptırılamaz.[/B] Biz Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanları sadece va sadece kendi fıkhımıza, kendi ulemamıza, kendi müftülerimize bağlı olmalıyız, onların verdiği bilgiler ışığında zekat ödemeliyiz. [B]Zekat paralarıyla hastahane, okul, köprü, çeşme yaptırılmaz.[/B] Böyle hayır işleri elbette yapılacaktır ama zekat parasıyla değil. [B]Zekatlar gerçek kişilere verilir, tüzel kişilere verilmez.[/B] Zekat konusunda reformcuların, light İslâmcıların, ehl-i Sünnet dışı[B] bid'atçilerin[/B], şucuların bucuların fetvaları, "Olur olur efendim, verin verin verin..." lafları geçerli olmaz. [B]Zekatlarını[COLOR=#999999] [COLOR=#CC0000]Kur'ân'a, Sünnete, fıkha, şeriata[/COLOR][/COLOR] uygun şekilde vermeyenler bu malî ibadeti yapmış ve borçlarını ödemiş olmazlar.[/B] Zekat parasıyla Kur'ân tercümesi, meali dağıtılamaz. Zekat parasıyla ilmihal dağıtılamaz. Zekatın kimlere verileceği Kur'ân-ı Kerim'de çok açık ve çok seçik bir şekilde beyan buyrulmuştur. Zekat öncelikle fakir ve miskin Müslümanların hakkıdır. Binlerce dernek, cemaat, tüzelkişi zekatlara göz dikmiştir. Ülkedek[B]i fakir ve miskin Müslümanlar sefalet içinde sürünürken zekatlar[COLOR=#CC0000], Kur'ân'a ve Şeriata aykırı bir şekilde toplanıyor.[/COLOR][/B] Hakları olan zekatları alamayan ve yokluk içinde kıvranan Müslümanların âhları yerde kalmaz. Yukarıdaki bilgiler benim şahsî görüşlerim değildir. Ehl-i Sünnet fıkhının zekat hakkındaki bilgilerinden ve fetvalarından özetlenmiştir. 1940'lı yıllarda CHP'nin tek parti zulüm devrinde evlere zarflar dağıtılır ve üç dernek için zekat toplanırdı[B]. Rejim, din düşmanıydı ama zekat paraları tatlıydı...[/B] Zekat paralarını, Kur'ân'ın ve Şeriat'ın gösterdiği şekilde dağıtmamak zamanımızda zuhur etmiş[B] büyük fitnelerden biridir.[/B] Bütün Ehl-i Sünnet ve Cemaat din hocaları bu konuda Müslüman halkı uyarmalıdır. [B]Hattâ yeterli sayıda hoca bir araya gelerek müşterek (toplu halde) bir zekat fetvası hazırlayıp yayınlamalıdır.[/B] Bir hayır derneğine zekat verilecek. Bu paralar bir havuzda (derneğin bütçesinde) toplanacak. Bu para ile maaş ödenecek, kira ödenecek, uçak ve otel parası ödenecek, çeşitli işletme masrafları yapılacak, bu arada fakir öğrencilere burs veya yemek verilecek... Böyle zekat olmaz. Benim bu yazım Sünnî Müslümanların okumaları içindir. Ehl-i bid'at beni ilgilendirmez. [B]Ehl-i bid'atin hocaları beni bağlamaz.[/B] Sünnîler bu memlekette[B] hâkim/dominant[/B] çoğunluğu oluşturuyor. Fakir Müslümanlara zekat ile yardım etmek onların boynuna borçtur. Kur'ân-ı Kerim'de namazdan sonra en fazla zikr edilen ibadet zekattır. Zekatı, yerli yerinde, hakkedenlere vermezsek Allah'ın büyük bir emrini tatil etmiş oluruz. Böyle bir şey hem fakirlere, hem de zekat mükelleflerinin kendilerine yapmış olacakları çok büyük bir zulümdür. [/SIZE][B] [SIZE=3]Zekatlarını doğru, dürüst fıkha ve şeriata uygun bir şekilde ödemeyen Müslüman bir topluluk iflah olmaz.[/SIZE][/B] [SIZE=3]Milyonlarca vatandaş sefalet içinde sürünüyor. [/SIZE][B] [SIZE=3]Halk çöplüklerden ekmek topluyor.[/SIZE][/B] [SIZE=3]Fakirler, yüzlerini gizleyerek pazar yerlerinde atılmış çürük meyve ve sebzeleri eşeliyor. Otobüs parası bulamadığı için bazı günler okula gidemeyen Müslüman öğrenciler var. Güneydoğu'da bir vatandaştan bahsettiler. Altı yüz liralık emekli aylığının tamamını İstânbul'da okuyan iki çocuğuna gönderiyormuş. Kendisi geçinebilmek için cami helasında bekçilik yapıyormuş. Bu Müslümanın üzerimizde hakkı vardır. Şimdiye kadar zekat konusunda çok yazdım, bunlar toplansa bir kitapçık olur. Yine yazıyorum. [B]Hiçbir kimsenin zekat konusunda Kur'ân'a, Sünnet'e, fıkha, Şeriata aykırı ve zıt fetva ve ruhsat vermeye hakkı yoktur.[/B] Böyle fetvalar keenlem yekûndur (Hükümsüzdür, geçersizdir, yok hükmündedir). Böyle fetvalara dayanarak zekatlarını, onları hakketmeyenlere verenler borçlarını ödemiş olmaz. Sefalet içinde kıvranan milyonlarca Müslümanı düşününüz. Yetimleri, dulları, sefilleri, fakirleri, miskinleri yol oğullarını (mültecileri), borçluları, hastaları düşününüz. Hep birlikte Allah'tan korkalım. Yüce dinimizin zekat emrini ve diğer emirlerini kurallarına uygun şekilde gerçek muhtaç kişilere dağıtalım. [B]Bu konuda Sünnî fıkıh kitablarına tâbi olalım[/B].[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bildiri -(Dikkat Çok Önemlidir.)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst