Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilerek dünyayı ahirete tercih etmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 186301" data-attributes="member: 12884"><p><span style="font-size: 12px">Bilerek dünyayı ahirete tercih etmek"</span></p><p></p><p></p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 12px">Evet, hayat-ı dünyeviyenin muhafazası için, zaruret derecesinde olmak şartıyla, bazı umur-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer'iye var. Fakat, yalnız bir ihtiyaca binaen helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki, küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi terk eder.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 12px">Evet, insaniyetin yaşamak damarı ve hıfz-ı hayat cihazı, bu asırda israfatla ve iktisatsızlık ve kanaatsizlik ve hırs yüzünden bereketin kalkmasıyla ve fakr u zaruret, maişet ziyadeleşmesiyle o derece o damar yaralanmış ve şerait-i hayatın ağırlaşmasıyla o derece zedelenmiş ve mütemadiyen ehl-i dalâlet nazar-ı dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celb etmiş ki, ednâ bir hâcât-ı hayatiyeyi büyük bir mesele-i diniyeye tercih ettiriyor.</span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 12px">Bu acip asrın bu acip hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur'an-ı Mucizü'l-Beyânın tiryak misâl ilaçlarının naşiri olan Risale-i Nur dayanabilir ve onun metin, sarsılmaz, sebatkar, halis, sadık, fedakar şakirtleri mukavemet edebilir. Öyleyse, her şeyden evvel onun dairesine girmeli, sadakatle, tam metanet ve ciddi ihlas ve tam itimadla ona yapışmak lazım ki, o acip hastalığın tesirinden kurtulsun.</span></p><p style="text-align: right"><em><span style="font-size: 12px">Kastamonu Lahikası, s. 74.</span></em></p></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 12px">Ben gördüm ki, ehl-i diyanet, belki de ehl-i takvâ bir kısım zatlar bizimle gayet ciddi alakadarlık peyda ettiler. O bir iki zatta gördüm ki, diyaneti ister ve yapmasını sever, ta ki hayat-ı dünyeviyesinde muvaffak olabilsin, işi rast gelsin. Hatta tarikatı, keşif ve keramet için ister. Demek ahiret arzusunu ve dinî vezaifin uhrevî meyvelerini dünya hayatına bir dirsek, bir basamak gibi yapıyor. Bilmiyor ki, saadet-i uhreviye gibi saadet-i dünyeviyeye dahi medar olan hakaik-i diniyenin fevaid-i dünyeviyesi, yalnız müreccih (tercih edici) ve teşvik edici derecesinde olabilir. Eğer illet derecesine çıksa ve o amel-i hayrın yapmasına sebep o fayda olsa, o ameli iptal eder; laakal ihlası kırılır, sevabı kaçar.</span></p><p style="text-align: right"><em><span style="font-size: 12px">Kastamonu Lahikası, s. 78.</span></em></p></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 12px">Evet, elması bildiği (ahiret ve iman gibi) halde, yalnız zaruret-i kat'iye suretinde şişeyi (dünya ve mal gibi) ona tercih etmek ruhsat-ı şer'iye var. Yoksa, küçük bir ihtiyaçla veya hevesle veya tamâh ve hafif bir korkuyla tercih edilse, eblehâne bir cehalet ve hasârettir, tokata müstehak eder.</span></p><p style="text-align: right"><em><span style="font-size: 12px">Kastamonu Lahikası, s. 24.</span></em></p> </p><p><span style="font-size: 12px">Bugün insan, kendi değerlerini yaşamakla, kendisine sunulan hayatı yaşamak arasında bir çelişki içerisinde bocalamaktadır. Öyle ki bazen hiç farkında olmadan esasen benimsemediği bir hayat tarzını yaşar hale gelebildiği gibi bazen de görerek ve bilerek dünya hayatını ahiretine tercih edebilmektedir.</span></p><p><span style="font-size: 12px">Esasen insan temyiz sıfatına sahip bir zişuur olarak yaratılmıştır. Ancak yaratıcının insan üzerine nakşettiği özellikler, akıl ve şuur sahibi insanlar tarafından her zaman kullanılmamaktadır. Yaratıcı, insanı "sırat-ı müstakim" de yaşayabilmesi, yada insan "ruhunun yaşayabilmesi" için üç kuvvetle donatmıştır. Bunlar, kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye ve kuvve-i akliyedir.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 186301, member: 12884"] [SIZE=3]Bilerek dünyayı ahirete tercih etmek"[/SIZE] [SIZE=3][/SIZE] [SIZE=3][/SIZE][INDENT][SIZE=3]Evet, hayat-ı dünyeviyenin muhafazası için, zaruret derecesinde olmak şartıyla, bazı umur-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer'iye var. Fakat, yalnız bir ihtiyaca binaen helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki, küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi terk eder.[/SIZE] [SIZE=3]Evet, insaniyetin yaşamak damarı ve hıfz-ı hayat cihazı, bu asırda israfatla ve iktisatsızlık ve kanaatsizlik ve hırs yüzünden bereketin kalkmasıyla ve fakr u zaruret, maişet ziyadeleşmesiyle o derece o damar yaralanmış ve şerait-i hayatın ağırlaşmasıyla o derece zedelenmiş ve mütemadiyen ehl-i dalâlet nazar-ı dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celb etmiş ki, ednâ bir hâcât-ı hayatiyeyi büyük bir mesele-i diniyeye tercih ettiriyor.[/SIZE] [SIZE=3]Bu acip asrın bu acip hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur'an-ı Mucizü'l-Beyânın tiryak misâl ilaçlarının naşiri olan Risale-i Nur dayanabilir ve onun metin, sarsılmaz, sebatkar, halis, sadık, fedakar şakirtleri mukavemet edebilir. Öyleyse, her şeyden evvel onun dairesine girmeli, sadakatle, tam metanet ve ciddi ihlas ve tam itimadla ona yapışmak lazım ki, o acip hastalığın tesirinden kurtulsun.[/SIZE] [RIGHT][I][SIZE=3]Kastamonu Lahikası, s. 74.[/SIZE][/I][/RIGHT] [SIZE=3]Ben gördüm ki, ehl-i diyanet, belki de ehl-i takvâ bir kısım zatlar bizimle gayet ciddi alakadarlık peyda ettiler. O bir iki zatta gördüm ki, diyaneti ister ve yapmasını sever, ta ki hayat-ı dünyeviyesinde muvaffak olabilsin, işi rast gelsin. Hatta tarikatı, keşif ve keramet için ister. Demek ahiret arzusunu ve dinî vezaifin uhrevî meyvelerini dünya hayatına bir dirsek, bir basamak gibi yapıyor. Bilmiyor ki, saadet-i uhreviye gibi saadet-i dünyeviyeye dahi medar olan hakaik-i diniyenin fevaid-i dünyeviyesi, yalnız müreccih (tercih edici) ve teşvik edici derecesinde olabilir. Eğer illet derecesine çıksa ve o amel-i hayrın yapmasına sebep o fayda olsa, o ameli iptal eder; laakal ihlası kırılır, sevabı kaçar.[/SIZE] [RIGHT][I][SIZE=3]Kastamonu Lahikası, s. 78.[/SIZE][/I][/RIGHT] [SIZE=3]Evet, elması bildiği (ahiret ve iman gibi) halde, yalnız zaruret-i kat'iye suretinde şişeyi (dünya ve mal gibi) ona tercih etmek ruhsat-ı şer'iye var. Yoksa, küçük bir ihtiyaçla veya hevesle veya tamâh ve hafif bir korkuyla tercih edilse, eblehâne bir cehalet ve hasârettir, tokata müstehak eder.[/SIZE] [RIGHT][I][SIZE=3]Kastamonu Lahikası, s. 24.[/SIZE][/I][/RIGHT] [/INDENT][SIZE=3]Bugün insan, kendi değerlerini yaşamakla, kendisine sunulan hayatı yaşamak arasında bir çelişki içerisinde bocalamaktadır. Öyle ki bazen hiç farkında olmadan esasen benimsemediği bir hayat tarzını yaşar hale gelebildiği gibi bazen de görerek ve bilerek dünya hayatını ahiretine tercih edebilmektedir.[/SIZE] [SIZE=3]Esasen insan temyiz sıfatına sahip bir zişuur olarak yaratılmıştır. Ancak yaratıcının insan üzerine nakşettiği özellikler, akıl ve şuur sahibi insanlar tarafından her zaman kullanılmamaktadır. Yaratıcı, insanı "sırat-ı müstakim" de yaşayabilmesi, yada insan "ruhunun yaşayabilmesi" için üç kuvvetle donatmıştır. Bunlar, kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye ve kuvve-i akliyedir.[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilerek dünyayı ahirete tercih etmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst