Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilerek dünyayı ahirete tercih etmek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 186302" data-attributes="member: 12884"><p><strong><span style="font-size: 12px">"Fıtrat tayin edilmemiştir"</span></strong></p><p><span style="font-size: 12px">Ancak, insandaki bu kuvvelere "şeriatça bir had ve bir nihayet tayin edilmiş" ise de, "fıtraten tayin edilmemiş"tir. İnsan tabiatında bu kuvvelerin sınırlanmadığı için "her birisi, tefrit, vasat, ifrat namıyla üç mertebeye ayrılırlar." İnsandan da beklenilen bu üç hayat tarzından vasat olanını tercih etmesidir.</span></p><p><span style="font-size: 12px">Ne yazık ki, "ehl-i dalalet nazar-ı dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celb etmiş ki, edna bir hacat-ı hayatiyeyi, büyük bir meseleyi diniyeye tercih ettirir" hale gelmiştir. Popüler kültür ürünlerinin hayatı kıskaç altına aldığı bu dönemde, "hayat-ı içtimaiyeye giren" her Müslüman'ın "hangi şeye temas etse, ekseriyetle günahlara maruz" kalması bu zamanın Müslüman'ını daha duyarlı olmaya teşvik etmektedir.</span></p><p><span style="font-size: 12px">Günümüz hayat tarzlarının Ehl-i İslam üzerindeki yansımaları, diğer insanlardan pek farklı olmamıştır. Said Nursi, görenek, tiryakilik ve alışkanlık yollarıyla Ehl-i İslam'ın da, "zarar-ı dünyevi yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi" terk etmesinden söz eder.</span></p><p><span style="font-size: 12px">Ehl-i İslam'ın içine düştüğü bu durumdan daha da önemlisi "Hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı bakiyeye bilerek tercih" eder hale gelmesidir. Bediüzzaman, "Onlar dünya hayatını seve seve ahirete tercih ederler..." mealindeki İbrahim Suresi 3. ayetini, "bu asır, hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye, Ehl-i İslam'a da bilerek, severek tercih ettirdi." Diyerek, içinde bulunulan şartların vehametini belirler.</span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu vakıa, bütün insanlar gibi Ehl-i İslam'ında kitle iletişim araçlarının etkisiyle şekillendirilen bir "malzeme" durumuna düştüğünü göstermektedir. Bediüzzaman, bu sonucun, fıtrat-ı insaniyede dercedilen "cihaz-ı insaniye"nin yaralanmasıyla ortaya çıktığını açıklar. Bu gerçekten dolayıdır ki, ahirzamanda gelecek zatın, "hayat", "şeriat" ve "iman" safhalarına dair görevleri arasında en mühimi ve en azamı, iman meselesi olarak zikredilmiştir. Umumun nazarında en mühim mesele olarak, hayat ve şeriat görülmesine rağmen, bu zamandaki hakim cereyanların etkisinden korunabilmek için, iman meselesi esas olacaktır.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 186302, member: 12884"] [B][SIZE=3]"Fıtrat tayin edilmemiştir"[/SIZE][/B] [SIZE=3]Ancak, insandaki bu kuvvelere "şeriatça bir had ve bir nihayet tayin edilmiş" ise de, "fıtraten tayin edilmemiş"tir. İnsan tabiatında bu kuvvelerin sınırlanmadığı için "her birisi, tefrit, vasat, ifrat namıyla üç mertebeye ayrılırlar." İnsandan da beklenilen bu üç hayat tarzından vasat olanını tercih etmesidir.[/SIZE] [SIZE=3]Ne yazık ki, "ehl-i dalalet nazar-ı dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celb etmiş ki, edna bir hacat-ı hayatiyeyi, büyük bir meseleyi diniyeye tercih ettirir" hale gelmiştir. Popüler kültür ürünlerinin hayatı kıskaç altına aldığı bu dönemde, "hayat-ı içtimaiyeye giren" her Müslüman'ın "hangi şeye temas etse, ekseriyetle günahlara maruz" kalması bu zamanın Müslüman'ını daha duyarlı olmaya teşvik etmektedir.[/SIZE] [SIZE=3]Günümüz hayat tarzlarının Ehl-i İslam üzerindeki yansımaları, diğer insanlardan pek farklı olmamıştır. Said Nursi, görenek, tiryakilik ve alışkanlık yollarıyla Ehl-i İslam'ın da, "zarar-ı dünyevi yüzünden elmas gibi umur-u diniyeyi" terk etmesinden söz eder.[/SIZE] [SIZE=3]Ehl-i İslam'ın içine düştüğü bu durumdan daha da önemlisi "Hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı bakiyeye bilerek tercih" eder hale gelmesidir. Bediüzzaman, "Onlar dünya hayatını seve seve ahirete tercih ederler..." mealindeki İbrahim Suresi 3. ayetini, "bu asır, hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye, Ehl-i İslam'a da bilerek, severek tercih ettirdi." Diyerek, içinde bulunulan şartların vehametini belirler.[/SIZE] [SIZE=3]Bu vakıa, bütün insanlar gibi Ehl-i İslam'ında kitle iletişim araçlarının etkisiyle şekillendirilen bir "malzeme" durumuna düştüğünü göstermektedir. Bediüzzaman, bu sonucun, fıtrat-ı insaniyede dercedilen "cihaz-ı insaniye"nin yaralanmasıyla ortaya çıktığını açıklar. Bu gerçekten dolayıdır ki, ahirzamanda gelecek zatın, "hayat", "şeriat" ve "iman" safhalarına dair görevleri arasında en mühimi ve en azamı, iman meselesi olarak zikredilmiştir. Umumun nazarında en mühim mesele olarak, hayat ve şeriat görülmesine rağmen, bu zamandaki hakim cereyanların etkisinden korunabilmek için, iman meselesi esas olacaktır.[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilerek dünyayı ahirete tercih etmek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst