Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilim ve Bediüzzaman
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 229237" data-attributes="member: 27"><p><span style="color: blue"><strong>İbn-i Sina'da Sebep-Sonuç İlişkisi ve "İlk Akıl"</strong></span></p><p></p><p> Gerek Batı bilimindeki gelişme sürecini gerekse İslam biliminin temel unsurlarını anlayabilmek iGin İbn-i Sina'nın özellikle sebep-sonuç ilişkisi ile ilgili yaklaşımını bilmek gerekir. Burada kısaca düşünürün yaklaşımını inceleyelim:</p><p></p><p></p><p> İbn-i Sina'nın felsefesinde varatılış sürecinde meleklerin önemli bir fonksiyonu vardır. Feylesofa göre melekler yaratılış eyleminde birer araç durumundadırlar. İbn-i Sina Evren'in doğma sürecini "Bir'den veya Birlik'ten yalnızca bir meydana gelir" ilkesi ve "yaratılış "akletme" yoluyla gerçekleşir" fıkrinden yararlanarak tanımlamaya girişir.</p><p></p><p></p><p> Düşünürde yaratılış süreci veya varolug verıne ve akletme süreci aynı şeylerdir, çünkü. ona göre yüksek gereklik düzeylerinin düşünülmesiyle daha alttakiler meydana gelir.15</p><p></p><p></p><p> İbn-i Sina'nın varlıkların yaratılış sürecini nasıl kavradığı konusunu kısaca şöyle özetleyebiliriz: Her şeyin kaynağı olan Gerekli Bir Varlık'tan İlk Akıl (el-Akl'ül Evvel) ve Yüce Başmelek'e tekabül eden tek bir varlık ortaya Gıkar. Sonra hu akıl Zorun(u Varlık,ı gerekli. kendi özünü. Gerekli Varlık nedeniyle gerekli ve yine kendi özünü mümkün varlık olarak düşünür. Bu düşünme yoluyla sırasıyla İkinci Akl'ı, Birinci Gögün Nefsini ve Birinci Göğün cismini doğuran üç boyutlu bilgiye sahip olur. Bu şekilde ortaya çıkan İkinci Göğün nefsini ve cismini doğurur. Bu süreç böyle Onuncu Akıl ve Ay Göğü olan Dokuzuncu Gök (sema) ortaya çıkıncaya değin devam eder. Bundan öte artık Evren'in "cevheri" bir başka gök daha meydana getirecek saflıkta değildir. Bu yüzden, kalan "kozmik imkânlar'dan olma ve yokolma dünyası varlık alanına çıkar.</p><p></p><p></p><p> Yeryüzü hayatını çevreleyen değişim dünyası olan Ay-Altı dünyada Onuncu Akıl bir takım temel fonksiyonlar üstlenir. Bu dtinyaya yalnızca var oluş kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda maddeyle birleşerek bu yörenin yaratıklarını meydana getiren tüm formları ortaya çıkarır. Bir yaratık doğduğunda Onuncu Akıl onun varoluşunu mümkün kılmak için "form"u salar: yok olup gittiği veya öldüğünde ise "form"u geri kendine Eeker. Bu yüzden İbn-i Sina ona formlar verici de der. Söz gelimi,eğer su katılaşıp buz haline gelirse sulu form, Formlar Verici tarafından alınır ve ortaya çıkmış bulunan buzlu form, önceden su halindeki maddeye onu buza çevirmek için eklenir.16</p><p></p><p></p><p> Görüleceği gibi İhn-i Sina yaratılış konusunda akıl ve meleklere önemli fonksiyonlar yükleyerek tevhidi vaklaşımı önemli ölçüde zedeler. Ovsa Bediüzzaman, meleklerin yaratılış veya tabiatın işleyişi konusunda belli görevleri olduğunu kabul etnıekle birlikte bu görevin, Allah'ın gücünün yetnıemesinden değil, sadece onların vazife ve tesbihatlarını bu yolla yapmalarını Allah'ın istemesinden olduğuna inanır.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 229237, member: 27"] [COLOR=blue][B]İbn-i Sina'da Sebep-Sonuç İlişkisi ve "İlk Akıl"[/B][/COLOR] [COLOR=blue][/COLOR] Gerek Batı bilimindeki gelişme sürecini gerekse İslam biliminin temel unsurlarını anlayabilmek iGin İbn-i Sina'nın özellikle sebep-sonuç ilişkisi ile ilgili yaklaşımını bilmek gerekir. Burada kısaca düşünürün yaklaşımını inceleyelim: İbn-i Sina'nın felsefesinde varatılış sürecinde meleklerin önemli bir fonksiyonu vardır. Feylesofa göre melekler yaratılış eyleminde birer araç durumundadırlar. İbn-i Sina Evren'in doğma sürecini "Bir'den veya Birlik'ten yalnızca bir meydana gelir" ilkesi ve "yaratılış "akletme" yoluyla gerçekleşir" fıkrinden yararlanarak tanımlamaya girişir. Düşünürde yaratılış süreci veya varolug verıne ve akletme süreci aynı şeylerdir, çünkü. ona göre yüksek gereklik düzeylerinin düşünülmesiyle daha alttakiler meydana gelir.15 İbn-i Sina'nın varlıkların yaratılış sürecini nasıl kavradığı konusunu kısaca şöyle özetleyebiliriz: Her şeyin kaynağı olan Gerekli Bir Varlık'tan İlk Akıl (el-Akl'ül Evvel) ve Yüce Başmelek'e tekabül eden tek bir varlık ortaya Gıkar. Sonra hu akıl Zorun(u Varlık,ı gerekli. kendi özünü. Gerekli Varlık nedeniyle gerekli ve yine kendi özünü mümkün varlık olarak düşünür. Bu düşünme yoluyla sırasıyla İkinci Akl'ı, Birinci Gögün Nefsini ve Birinci Göğün cismini doğuran üç boyutlu bilgiye sahip olur. Bu şekilde ortaya çıkan İkinci Göğün nefsini ve cismini doğurur. Bu süreç böyle Onuncu Akıl ve Ay Göğü olan Dokuzuncu Gök (sema) ortaya çıkıncaya değin devam eder. Bundan öte artık Evren'in "cevheri" bir başka gök daha meydana getirecek saflıkta değildir. Bu yüzden, kalan "kozmik imkânlar'dan olma ve yokolma dünyası varlık alanına çıkar. Yeryüzü hayatını çevreleyen değişim dünyası olan Ay-Altı dünyada Onuncu Akıl bir takım temel fonksiyonlar üstlenir. Bu dtinyaya yalnızca var oluş kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda maddeyle birleşerek bu yörenin yaratıklarını meydana getiren tüm formları ortaya çıkarır. Bir yaratık doğduğunda Onuncu Akıl onun varoluşunu mümkün kılmak için "form"u salar: yok olup gittiği veya öldüğünde ise "form"u geri kendine Eeker. Bu yüzden İbn-i Sina ona formlar verici de der. Söz gelimi,eğer su katılaşıp buz haline gelirse sulu form, Formlar Verici tarafından alınır ve ortaya çıkmış bulunan buzlu form, önceden su halindeki maddeye onu buza çevirmek için eklenir.16 Görüleceği gibi İhn-i Sina yaratılış konusunda akıl ve meleklere önemli fonksiyonlar yükleyerek tevhidi vaklaşımı önemli ölçüde zedeler. Ovsa Bediüzzaman, meleklerin yaratılış veya tabiatın işleyişi konusunda belli görevleri olduğunu kabul etnıekle birlikte bu görevin, Allah'ın gücünün yetnıemesinden değil, sadece onların vazife ve tesbihatlarını bu yolla yapmalarını Allah'ın istemesinden olduğuna inanır. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilim ve Bediüzzaman
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst