Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilim ve Bediüzzaman
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 229240" data-attributes="member: 27"><p><span style="color: blue"><strong>Bediüzzaman'ın Bilime yaklaşımı</strong></span></p><p></p><p> Çağdaş insan tabiatı kendisinden yararlandığı, ama kendisine karşı ayrıca sorumlu olduğu bir saygıdeğer eş gibi degil. bir fahişe gibi görmektedir. Bacon'dan beri modern insanın gözünde tabiat kendisine karşı hiç bir yükünılülük ve sorumluluk duygusu beslenmeyen bir fahişe niteliğindedir. Tabiata bu gözle yaklaşmanın sonucu ise yerkürenin yaşanmaz hale gelmesine neden olmuştur. Aslında pek çok kişinin onun durumundan kaygı duymaya başlamasının nedeni de budur. Toplumlarda dengesiz ve saglıksız nüfus patlamasının, özellikle kentlerde nefes alacak bir boşluk kalmamasının, kent yaşamındaki pıhtılaşma ve tıkanıklıgın, her türden tabü kaynakların tükenişinin, tabü güzelliklerin tahrip edilişinin, çevrenin makine ve ürünleri tarafından yaşanmaz hale getirilişinin, akıl hastalıklarındaki olaganüstü artışın ve aşılması imkânsız binbir türlü başka zorlukların nedeni kesinlikle tabiata "müşfik bir anne" veya degerli bir eş şeklinde degil de bir fahişe veya cadı şeklinde yaklaşılmasından ve her gün biraz daha boyunduruk altına alınmasından kaynaklanmaktadır.</p><p></p><p></p><p> İnsanla tabiat arasındaki dengenin bozuldugunu pek çok kimse kabul etmektedir. Ama bu dengesizligin, insanla Allah(cc) arasındaki uyumun bozulmasından kaynaklandığını herkes fark etmiş değildir. Şunu hiç unutmamak gerektir ki, ister antik, ister çagdaş olsun modern olmayan insana göre kainatın temel maddesinin kutsal bir tarafı vardır. Kozmosta olup biten her şeyin bir manası vardır. Kozmosun derin yapısı insan için manevi bir haber taşır. Bu yüzden "âyat-ı tekviniye" denilen kozmos, dinin kendisi ile aynı kaynaktan gelen bir âyettir. Her ikisi de külli aklın tezahürüdür ve kozmosun kendisi de insanın içinde yaşayıp öldügü mânâ âleminin ayrılmaz bir parFasıdır. Modern tabiat biliminin ortaya çıkabilmesi için öncelikle kozmosı.n özünün kutsal niteliginden kopartılması, profanlaştırılnıası gerekiyordu. Modern bilimin dünya görüşü özellikle propagandada kullanılan avamileştirilmiş biçimiyle tabiatın ve tabü özelliklerin laikleştirilmesine katkıda bulunmuştur. Tabiatttaki semboller diger gerçeklik tabakalarından büsbütün bagımsız birer birim olgu haline gelmiştir. Tek tek bilim adamları tersine inanıyor olsalar bile en azından tepeden tırnaga bilimsel tabiat görüşüne batmış olanlar açısından kozmos saydamlıgını yitirmiş donuk ve anlamsız bir hal almıştır.20</p><p></p><p></p><p> İslam dünyası bağlamında olayı düşünürsek Batılılara göre müslümanların biraz daha şanslı olduklarını görürüz. Çünkü Bediüzzaman ve benzeri şahsiyetler tabiat ve işleyişine daha degişik bir perspektiften bakabilmişler, tabiatı sadece fizik cephesiyle degil, aynı zamanda metafizik ve sembolik cephesiyle de yorumlamaya çalışmışlardır. Burada ilk olarak Bediüzzaman'ın bilim ve teknolojiye yaklaşımı üzerinde durulacak, daha sonra da tabiat ve unsurlarını okuyuşu ele alınacaktır.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 229240, member: 27"] [COLOR=blue][B]Bediüzzaman'ın Bilime yaklaşımı[/B][/COLOR] [COLOR=blue][/COLOR] Çağdaş insan tabiatı kendisinden yararlandığı, ama kendisine karşı ayrıca sorumlu olduğu bir saygıdeğer eş gibi degil. bir fahişe gibi görmektedir. Bacon'dan beri modern insanın gözünde tabiat kendisine karşı hiç bir yükünılülük ve sorumluluk duygusu beslenmeyen bir fahişe niteliğindedir. Tabiata bu gözle yaklaşmanın sonucu ise yerkürenin yaşanmaz hale gelmesine neden olmuştur. Aslında pek çok kişinin onun durumundan kaygı duymaya başlamasının nedeni de budur. Toplumlarda dengesiz ve saglıksız nüfus patlamasının, özellikle kentlerde nefes alacak bir boşluk kalmamasının, kent yaşamındaki pıhtılaşma ve tıkanıklıgın, her türden tabü kaynakların tükenişinin, tabü güzelliklerin tahrip edilişinin, çevrenin makine ve ürünleri tarafından yaşanmaz hale getirilişinin, akıl hastalıklarındaki olaganüstü artışın ve aşılması imkânsız binbir türlü başka zorlukların nedeni kesinlikle tabiata "müşfik bir anne" veya degerli bir eş şeklinde degil de bir fahişe veya cadı şeklinde yaklaşılmasından ve her gün biraz daha boyunduruk altına alınmasından kaynaklanmaktadır. İnsanla tabiat arasındaki dengenin bozuldugunu pek çok kimse kabul etmektedir. Ama bu dengesizligin, insanla Allah(cc) arasındaki uyumun bozulmasından kaynaklandığını herkes fark etmiş değildir. Şunu hiç unutmamak gerektir ki, ister antik, ister çagdaş olsun modern olmayan insana göre kainatın temel maddesinin kutsal bir tarafı vardır. Kozmosta olup biten her şeyin bir manası vardır. Kozmosun derin yapısı insan için manevi bir haber taşır. Bu yüzden "âyat-ı tekviniye" denilen kozmos, dinin kendisi ile aynı kaynaktan gelen bir âyettir. Her ikisi de külli aklın tezahürüdür ve kozmosun kendisi de insanın içinde yaşayıp öldügü mânâ âleminin ayrılmaz bir parFasıdır. Modern tabiat biliminin ortaya çıkabilmesi için öncelikle kozmosı.n özünün kutsal niteliginden kopartılması, profanlaştırılnıası gerekiyordu. Modern bilimin dünya görüşü özellikle propagandada kullanılan avamileştirilmiş biçimiyle tabiatın ve tabü özelliklerin laikleştirilmesine katkıda bulunmuştur. Tabiatttaki semboller diger gerçeklik tabakalarından büsbütün bagımsız birer birim olgu haline gelmiştir. Tek tek bilim adamları tersine inanıyor olsalar bile en azından tepeden tırnaga bilimsel tabiat görüşüne batmış olanlar açısından kozmos saydamlıgını yitirmiş donuk ve anlamsız bir hal almıştır.20 İslam dünyası bağlamında olayı düşünürsek Batılılara göre müslümanların biraz daha şanslı olduklarını görürüz. Çünkü Bediüzzaman ve benzeri şahsiyetler tabiat ve işleyişine daha degişik bir perspektiften bakabilmişler, tabiatı sadece fizik cephesiyle degil, aynı zamanda metafizik ve sembolik cephesiyle de yorumlamaya çalışmışlardır. Burada ilk olarak Bediüzzaman'ın bilim ve teknolojiye yaklaşımı üzerinde durulacak, daha sonra da tabiat ve unsurlarını okuyuşu ele alınacaktır. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilim ve Bediüzzaman
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst