Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilim ve Bediüzzaman
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 229241" data-attributes="member: 27"><p><span style="color: blue"><strong>Bediüzzaman'da Bilimin Değeri</strong></span></p><p></p><p> Bediüzzaman'ın bilime ve teknolojiye yaklaşımı son derece ilginçtir. Diger konularda oldugu gibi bu konuda da anlamlı bir çıkış yaptıgı söylenebilir. Bir kerre Bediüzzaman bilimin giderek etkinliginin artacagına, istikbalin bilgi çagı olacagına inanmakta, bütün vurgusunu bu istikamette yapmaktadır:</p><p></p><p></p><p> "Elbette nev-i beşer ahir vakitte ulum ve fününa dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ilmin eline geçecektir"21</p><p></p><p></p><p> Bilgi çağının yaklaşmakta oldugunu erken bir dönemde anlayan düşünür, bilginin esas amacının sadece maddi güç elde etmek ve fızik dünyayı feth etmek olmadıgını, meşru çerçevede yüksek teknoloji ile birlikte Allah (cc)'a daha fazla "ubudiyet" oldugunu ifade eder.</p><p></p><p></p><p> Bediüzzaman bilimsel gelişmeyle insanın nihai gayesi olan "ubudiyet" arasında bir içiçelik bulunduğunu, bu nihai gayeye ulaşılabilmek için "ulum ve kemalat"ın gerekli olduğunu savunur.</p><p></p><p></p><p> "Cenab-ı Hak insanı ilim ve kemalata öyle bir tarzda sevk ve teşvik eder ki...(sanki şöyle der)..." Ey insan! şu kainattaki maksad-ı ala (en yüksek gaye), tezahür-ü Rububiyet'e karşı ubudiyet-i külliyye-i insaniyedir (insanın külli ibadeti). Ve insanın gaye-i aksası (en son gayesi) o ubudiyete ulum ve kemalatla yetişmektir"22</p><p></p><p></p><p> Öte yandan düşünür bilimleri kendi arasında farklılaştırarak "dini ilimler" ,"dünyevi ilimler" gibi bölümlemeye gitmez, tersixıe, hepsini "tevhid" ekseni etrafında birleştirir. Düşünüre göre her ilim dogrudan Esma-i İlahiyye'ye dayanan bir disiplindir:</p><p></p><p></p><p> "Bütün mevcudatın hakâikı, bütün kâinatın hakikatı, esma-i İlahiyye'ye istinad eder. Her bir şey'in hakikatı bir isme veyahut çok esmaya istinad eder. Eşyadaki sanatlar dahi.. birer isme dayanır. Hatta hakiki fenn-i hikmet (felsefe) (Cenab-ı Hakk'ın) "Hakim" ismine, hakikatlı fenn-i tıp," Şafi" ismine, fenn-i hendese (mühendislik), "Mukaddir" ismine... (dayanır). Her bir fen bir isme dayandıgı ve onda nihayet buldugu gibi, bütün fünun ve kemalat-ı beşeriyye... esma-i İlahiyye'ye istinad eder"23</p><p></p><p></p><p> Bediüzzaman zamanımızda bile basit bir zihin ve akıl eforu ile insanın mevcut bilim verilerinden tevhid'e yükselebilecegi inancındadır. Önemli olan belli bir perspektif ve ufka ulaşmaktır. Bu çerçevede düşünüre göre fakültelerde okutulan bilim disiplinlerinden her bir disiplin dogru bir yorum ve okuyuşla insanı dogrudan Allah'a yükseltecek nitelik ve özellikler taşır. Kendisini ziyaret eden lise talebelerine öğretmenleri degil, okudukları fenleri dinlemelerini, çünkü o fenlerin her birinin Allah(cc)'ı tanıttıklarını anlatır: "Sizin okudugunuz her fen kendi lisan-ı mahsusu ile Allah'tan bahsedip (onu) tanıttırıyorlar. Muallimleri degil onları dinleyiniz. Meselâ nasıl ki mükemmel bîr eczehane ki her kavanozunda harika ve hassas mizarılarla alınmış hayattar macunlar ve tiryaklar var. Şüphesiz gayet kimyager ve hakim bir eczacıyı gösterir. Öyle de kürre-i arz eczahanesinde bulunan dörtyüz bin çeşit nebatat ve hayvanat kavanozlarındaki nihayat macunlar ve tiryaklar, bu çarşıdaki.eczahaneden ne derece mükemmel ve büyük (ise).. okudugunuz fenn-i tıp mikyasıyla kürre-i arz eczahane-i kübrasının eczacısı olan Hakim-i Zülcelal'i hatta kör gözlere de gösterir, tanıttırır.</p><p></p><p></p><p> "Hem mesela nasıl ki, harika bir fabrika ki, binler çeşit çeşit kumaşları basit bir maddeden dokuyor, şeksiz bir fabrikatörü ve meharetli bir makinisti tanıttırır. Öyle de kürre-i arz denilen yüzbinler başlı, her başında yüzbinler fabrika bulunan bu seyyar makine ne derece bu insan fâbrikasından büyükse, o derece okudugunuz fenni makine mikyasıyla kürre-i arzın ustasını ve sahibini tanıttırır.</p><p></p><p></p><p> "..hem nasıl ki bir harika şehirde milyonlar elektrik lambaları her yeri gezerler, yanmak maddeleri tükenmiyor.... şeksiz bedahetle elektriği idare eden, seyyar lambaları yapan ve fabrikayı kuran...bir mücizekâr ustayı ve fevkalâde kudretli bir elektirikçiyi...tanıttırır. Aynen öyle de bu alem şehrinde, dünya sarayının damındaki yıldız lambaları... ne derece daha büyük daha mükemmeldir. O derece sizin okudugunuz fenni elektrik mikyasıyla o meşher-i azamın sultanını ....tanıttırır."24</p><p></p><p></p><p> Bediüzzaman'ın Batı biliminin ınetedolojisi, kullanım amacı, felsefı ve kozmik geri-planı ile ilgili tenkitlerini saklı tutmak kaydıyla bilimin tüm disiplinlerinin dogrudan Esmâ-yı İlahiyye'ye dayandıgı sonucuna ulaşması son derece soylu ve anlamlı bir "huruç harekatı" sayılabilir. Bu felsefı çıkışıyla Bediüzzaman, Uzman İslamı ve Müçtehid İslamı'na bilim alanında son derece önemli bir felsefı meşruiyet saglamıştır. Profesör Şerif Mardin'in, Bediüzzaman'ın bilime vurgusunu Newtoncu mekanigi kabul ve benimsemesi olarak degerlendirmesi, hatta Batı bilimini degerlendirme konusunda Profesör S.Hüseyin Nasr'la Bediüzzaman arasında zıtlık bulmaya çalışması gerçekte bir acele yaklaşımdan başka bir şey degildir.25</p><p></p><p></p><p> Bilimsel ve teknolojik gelişme konusunda da Bediüzzaman ilginç ve orjinal çıkışlar yapar. Düşünüre göre Kur'an'da anlatılan peygamber kıssaları sadece birer tarihi hikâye degildir. O kıssaların arka-planında derin anlamlar, işaretler ve semboller vardır. İlk olarak Allah, peygamberlerden bahsetmekle onların hayat ve davranışlarını, ahlak ve mücadelelerini insanlıga bir model olarak sunmak ister. Bunun yanında onların mucizelerinden sözederek de insanlıga o mucizelerin benzerlerinin yapılmasının mümkün olduğunu, hatta insanların onlara benzer teknolojileri geliştirmelerinin gerekli oldugunu anlatır.26</p><p></p><p></p><p> Bediüzzaman'ın bilgi teorisi, derinligine araştırılması gereken bir konudur. Bu konuyu ayrı bir çalışmada daha geniş olarak incelemeyi düşünüyoruz.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 229241, member: 27"] [COLOR=blue][B]Bediüzzaman'da Bilimin Değeri[/B][/COLOR] [COLOR=blue][/COLOR] Bediüzzaman'ın bilime ve teknolojiye yaklaşımı son derece ilginçtir. Diger konularda oldugu gibi bu konuda da anlamlı bir çıkış yaptıgı söylenebilir. Bir kerre Bediüzzaman bilimin giderek etkinliginin artacagına, istikbalin bilgi çagı olacagına inanmakta, bütün vurgusunu bu istikamette yapmaktadır: "Elbette nev-i beşer ahir vakitte ulum ve fününa dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ilmin eline geçecektir"21 Bilgi çağının yaklaşmakta oldugunu erken bir dönemde anlayan düşünür, bilginin esas amacının sadece maddi güç elde etmek ve fızik dünyayı feth etmek olmadıgını, meşru çerçevede yüksek teknoloji ile birlikte Allah (cc)'a daha fazla "ubudiyet" oldugunu ifade eder. Bediüzzaman bilimsel gelişmeyle insanın nihai gayesi olan "ubudiyet" arasında bir içiçelik bulunduğunu, bu nihai gayeye ulaşılabilmek için "ulum ve kemalat"ın gerekli olduğunu savunur. "Cenab-ı Hak insanı ilim ve kemalata öyle bir tarzda sevk ve teşvik eder ki...(sanki şöyle der)..." Ey insan! şu kainattaki maksad-ı ala (en yüksek gaye), tezahür-ü Rububiyet'e karşı ubudiyet-i külliyye-i insaniyedir (insanın külli ibadeti). Ve insanın gaye-i aksası (en son gayesi) o ubudiyete ulum ve kemalatla yetişmektir"22 Öte yandan düşünür bilimleri kendi arasında farklılaştırarak "dini ilimler" ,"dünyevi ilimler" gibi bölümlemeye gitmez, tersixıe, hepsini "tevhid" ekseni etrafında birleştirir. Düşünüre göre her ilim dogrudan Esma-i İlahiyye'ye dayanan bir disiplindir: "Bütün mevcudatın hakâikı, bütün kâinatın hakikatı, esma-i İlahiyye'ye istinad eder. Her bir şey'in hakikatı bir isme veyahut çok esmaya istinad eder. Eşyadaki sanatlar dahi.. birer isme dayanır. Hatta hakiki fenn-i hikmet (felsefe) (Cenab-ı Hakk'ın) "Hakim" ismine, hakikatlı fenn-i tıp," Şafi" ismine, fenn-i hendese (mühendislik), "Mukaddir" ismine... (dayanır). Her bir fen bir isme dayandıgı ve onda nihayet buldugu gibi, bütün fünun ve kemalat-ı beşeriyye... esma-i İlahiyye'ye istinad eder"23 Bediüzzaman zamanımızda bile basit bir zihin ve akıl eforu ile insanın mevcut bilim verilerinden tevhid'e yükselebilecegi inancındadır. Önemli olan belli bir perspektif ve ufka ulaşmaktır. Bu çerçevede düşünüre göre fakültelerde okutulan bilim disiplinlerinden her bir disiplin dogru bir yorum ve okuyuşla insanı dogrudan Allah'a yükseltecek nitelik ve özellikler taşır. Kendisini ziyaret eden lise talebelerine öğretmenleri degil, okudukları fenleri dinlemelerini, çünkü o fenlerin her birinin Allah(cc)'ı tanıttıklarını anlatır: "Sizin okudugunuz her fen kendi lisan-ı mahsusu ile Allah'tan bahsedip (onu) tanıttırıyorlar. Muallimleri degil onları dinleyiniz. Meselâ nasıl ki mükemmel bîr eczehane ki her kavanozunda harika ve hassas mizarılarla alınmış hayattar macunlar ve tiryaklar var. Şüphesiz gayet kimyager ve hakim bir eczacıyı gösterir. Öyle de kürre-i arz eczahanesinde bulunan dörtyüz bin çeşit nebatat ve hayvanat kavanozlarındaki nihayat macunlar ve tiryaklar, bu çarşıdaki.eczahaneden ne derece mükemmel ve büyük (ise).. okudugunuz fenn-i tıp mikyasıyla kürre-i arz eczahane-i kübrasının eczacısı olan Hakim-i Zülcelal'i hatta kör gözlere de gösterir, tanıttırır. "Hem mesela nasıl ki, harika bir fabrika ki, binler çeşit çeşit kumaşları basit bir maddeden dokuyor, şeksiz bir fabrikatörü ve meharetli bir makinisti tanıttırır. Öyle de kürre-i arz denilen yüzbinler başlı, her başında yüzbinler fabrika bulunan bu seyyar makine ne derece bu insan fâbrikasından büyükse, o derece okudugunuz fenni makine mikyasıyla kürre-i arzın ustasını ve sahibini tanıttırır. "..hem nasıl ki bir harika şehirde milyonlar elektrik lambaları her yeri gezerler, yanmak maddeleri tükenmiyor.... şeksiz bedahetle elektriği idare eden, seyyar lambaları yapan ve fabrikayı kuran...bir mücizekâr ustayı ve fevkalâde kudretli bir elektirikçiyi...tanıttırır. Aynen öyle de bu alem şehrinde, dünya sarayının damındaki yıldız lambaları... ne derece daha büyük daha mükemmeldir. O derece sizin okudugunuz fenni elektrik mikyasıyla o meşher-i azamın sultanını ....tanıttırır."24 Bediüzzaman'ın Batı biliminin ınetedolojisi, kullanım amacı, felsefı ve kozmik geri-planı ile ilgili tenkitlerini saklı tutmak kaydıyla bilimin tüm disiplinlerinin dogrudan Esmâ-yı İlahiyye'ye dayandıgı sonucuna ulaşması son derece soylu ve anlamlı bir "huruç harekatı" sayılabilir. Bu felsefı çıkışıyla Bediüzzaman, Uzman İslamı ve Müçtehid İslamı'na bilim alanında son derece önemli bir felsefı meşruiyet saglamıştır. Profesör Şerif Mardin'in, Bediüzzaman'ın bilime vurgusunu Newtoncu mekanigi kabul ve benimsemesi olarak degerlendirmesi, hatta Batı bilimini degerlendirme konusunda Profesör S.Hüseyin Nasr'la Bediüzzaman arasında zıtlık bulmaya çalışması gerçekte bir acele yaklaşımdan başka bir şey degildir.25 Bilimsel ve teknolojik gelişme konusunda da Bediüzzaman ilginç ve orjinal çıkışlar yapar. Düşünüre göre Kur'an'da anlatılan peygamber kıssaları sadece birer tarihi hikâye degildir. O kıssaların arka-planında derin anlamlar, işaretler ve semboller vardır. İlk olarak Allah, peygamberlerden bahsetmekle onların hayat ve davranışlarını, ahlak ve mücadelelerini insanlıga bir model olarak sunmak ister. Bunun yanında onların mucizelerinden sözederek de insanlıga o mucizelerin benzerlerinin yapılmasının mümkün olduğunu, hatta insanların onlara benzer teknolojileri geliştirmelerinin gerekli oldugunu anlatır.26 Bediüzzaman'ın bilgi teorisi, derinligine araştırılması gereken bir konudur. Bu konuyu ayrı bir çalışmada daha geniş olarak incelemeyi düşünüyoruz. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilim ve Bediüzzaman
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst