Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilime Nasıl Bakmalı ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 229249" data-attributes="member: 27"><p><span style="color: blue"><strong>Saflar Netleşiyor</strong></span></p><p></p><p> Yeni Said Kur'ân'da "tevhid-i kıble" etmiş; tanımları ve usulü de bununla birlikte yerli yerine oturmuştur. Bu konumdaki Yeni Said'in Eski Said'in bilime bâkışını anlattığı, yukarıda iktibas ettiğimiz iki bahiste "ulûm-u felsefiye" ifadesi kullandığı; diğerinde ise "felsefenin bazı düsturlarını fünun-u müsbete suretinde lâyetezelzel kabul"den söz ettiği görülmektedir. </p><p></p><p></p><p> “Felsefî ilimler" gibi bir ifade, görebildiğimiz kadarıyla, Eski Said'in eserlerinde mevcut değildir. Eski Said "fünun-u cedide," "fünun-u medeniye" veya "ulûm-u maddiye" gibi, değer yargısı belirtmeyen terimleri tercih etmektedir. Muhtemeldir ki, düşünce dünyasına hâkim olan felsefe-bilim-din üçlü ayrımı Eski Said'in zihninde de hükümfermadır. Fakat, Eski Said'den Yeni Said'e geçiş sürecinde, Kur'ân-felsefe ikilemesine paralel olarak, bu ayrımın geçersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Felsefeden veya dinden bağımsız saf bir bilim yoktur. Bilim, bilim adamlarının yaptığı faaliyetlerin toplamıdır ve bilim adamı, başka herkes gibi, ya mü'mindir, ya inançsızdır. Ya felsefe çizgisindedir, ya da vahyi rehber almaktadır. Dolayısıyla "modern bilim" diye sunulan ve Eski Said'in de o şekilde algıladığı "fünun-u medeniye," o günkü haliyle "felsefî bilim"dir. Bunun karşılığı da "yalnızca bilim" değil; "imanî bilim"dir. Saf bilim, salt bilim, sadece bilim yoktur, olamaz. Bu bakımdan "fünun-u medeniye"nin mevcut haliyle "ulûm-u diniye" ile mezcedilmesi mümkün olamaz. Bu, bakırın altınla birleştirilmesine benzer; ve saf altının saflığını kaybedip değerini yitirmesine yol açar. Mektubat'ta Eski Said'in sözkonusu usul arayışının tenkidi babında, böylesi bir çabanın "İslâmiyetin kıymetini bir derece tenzil etmek olduğu"nun söylenmesi bu açıdan çok anlamlıdır.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 229249, member: 27"] [COLOR=blue][B]Saflar Netleşiyor[/B][/COLOR] Yeni Said Kur'ân'da "tevhid-i kıble" etmiş; tanımları ve usulü de bununla birlikte yerli yerine oturmuştur. Bu konumdaki Yeni Said'in Eski Said'in bilime bâkışını anlattığı, yukarıda iktibas ettiğimiz iki bahiste "ulûm-u felsefiye" ifadesi kullandığı; diğerinde ise "felsefenin bazı düsturlarını fünun-u müsbete suretinde lâyetezelzel kabul"den söz ettiği görülmektedir. “Felsefî ilimler" gibi bir ifade, görebildiğimiz kadarıyla, Eski Said'in eserlerinde mevcut değildir. Eski Said "fünun-u cedide," "fünun-u medeniye" veya "ulûm-u maddiye" gibi, değer yargısı belirtmeyen terimleri tercih etmektedir. Muhtemeldir ki, düşünce dünyasına hâkim olan felsefe-bilim-din üçlü ayrımı Eski Said'in zihninde de hükümfermadır. Fakat, Eski Said'den Yeni Said'e geçiş sürecinde, Kur'ân-felsefe ikilemesine paralel olarak, bu ayrımın geçersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Felsefeden veya dinden bağımsız saf bir bilim yoktur. Bilim, bilim adamlarının yaptığı faaliyetlerin toplamıdır ve bilim adamı, başka herkes gibi, ya mü'mindir, ya inançsızdır. Ya felsefe çizgisindedir, ya da vahyi rehber almaktadır. Dolayısıyla "modern bilim" diye sunulan ve Eski Said'in de o şekilde algıladığı "fünun-u medeniye," o günkü haliyle "felsefî bilim"dir. Bunun karşılığı da "yalnızca bilim" değil; "imanî bilim"dir. Saf bilim, salt bilim, sadece bilim yoktur, olamaz. Bu bakımdan "fünun-u medeniye"nin mevcut haliyle "ulûm-u diniye" ile mezcedilmesi mümkün olamaz. Bu, bakırın altınla birleştirilmesine benzer; ve saf altının saflığını kaybedip değerini yitirmesine yol açar. Mektubat'ta Eski Said'in sözkonusu usul arayışının tenkidi babında, böylesi bir çabanın "İslâmiyetin kıymetini bir derece tenzil etmek olduğu"nun söylenmesi bu açıdan çok anlamlıdır. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilime Nasıl Bakmalı ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst