Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilimin İslâmîleştirilmesi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Zuhr" data-source="post: 233797" data-attributes="member: 8625"><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>MODERN BİLİM VE İSLÂM</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bugünkü modern bilim, materyalist, pozitivist bir altyapıya oturtulmuştur.</strong> Doğa bilimleri metafizikten, sosyal bilimler de ahlâktan soyutlanmışlardır. Batıda oluşturulmuş bu bilimler, batının -oluştukları çevrenin- tarihini ve batının düşüncesini yansıtırlar ve iddia edildiği gibi objektif değillerdir. Bilhassa sosyal bilimler, batının diğer ülkeleri, siyasî ve kültürel yönden sömürgeleştirilmesine hizmet ederler.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Tabiat (doğa) bilimleri, (astronomi, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji…) kâinattan ve kâinattaki hâdiselerden bahsederken ısrarla, bunların arkasında <strong>“sebeplerin ve tabiat kanunlarının” olduğunu veya bu hâdiselerin “kendi kendine meydana geldiğini” söyler.</strong> İnsanın anne rahminde oluşumu, bulutların meydana gelişi, yağmurun yağması, depremler, dünyanın kendi etrafında ve güneş etrafında dönmesi gibi bütün biyolojik, fizikî ve kevnî hâdiseler hep bu şekilde izah edilir. Bu fenler açıkça Allah’ı inkâr etmezler, fakat Yaratıcı’nın kâinata müdahalesini zımnî olarak reddederler. Bu yüzden yıllarca bu fenleri okuyan kimseler ister istemez -Aristo’nun tarif ettiği gibi-<strong> “kâinata müdahale etmeyen Allah”</strong> anlayışını benimseyip, her şeyde tabiat ve sebeplerin tesirini kabul eden, bir zihin yapısına sahip olurlar.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Günümüzde pek çok insan, İslâm’ın reddettiği böyle bir anlayışı farkında olmadan benimsemiş durumdadır.</strong> Bazen de Stephan Hawking gibi “Kâinat kendi kendine yeterlidir” deyip Allah’ı inkâra gidenler bile olur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kur’ân’ın tarif ettiği Allah, her an ve her yerde (zerreden şemse kadar her yerde) ilmiyle, iradesiyle, kudretiyle, isim ve sıfatlarıyla, tecelli eden bir Allah’tır.</strong> Rüzgârı estiren, yağmuru yağdıran; bitkileri, hayvanları, insanları yaratan velhasıl kâinattaki her şeyi yaratan, bütün olayları çekip çeviren yalnızca O’dur. İslâm inancına göre, sebepler veya tabiat kanunları yok değildir, fakat bunların da arkasında Allah’ın kudreti vardır. Yoksa sebepler veya tabiat kanunları kendi başlarına bir iş yapıyor değiller.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px">Beşeri, sosyal bilimler ise, batılı bir karakterdedirler. Eğer sosyoloji öğreneceksek, sosyolojiyi Auguste Comte’un kurduğunu, en meşhur sosyologların da Max Weber, Emile Durkheim gibi yine batılı bilim adamları olduğunu görürüz. Psikoloji öğreneceksek, Wilhelm Wundt, Freud, Alfred Adler gibi şahısları karşımızda göreceğiz. Siyaset, sanat, hukuk, eğitim ve diğer bilim dallarının da psikoloji ve sosyolojiden farklı olmadığını görürüz. <strong>Hangi bilim olursa olsun tarihî süreç itibarıyla, kurucu ve geliştirici bilim adamları itibarıyla ve fikirleriyle batılı karakter oldukça belirgin bir şekilde göze çarpar.</strong> Avrupa, tarihin ve dünyanın merkezinde bir yer işgal eder. Diğer milletler tarihin ve dünyanın dışına itilmişlerdir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bu beşerî bilimleri okumak, ister istemez batılı insanları, milletleri yüceltmeyi, batılı fikirlerin büyüsüyle büyülenmeyi ve dünyaya bu gözle bakmayı netice verecektir.</strong> Batılı olmayan, fakat batı menşe’li bilimlerden etkilenen bir şahıs büyük bir ihtimalle kendi millet ve kendi kültürüne yabancılaşacak ve kopacaktır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Müslüman milletler batılı karakterdeki bu bilimleri bir mecburiyet olarak kabullendiler.</strong> Fakat bu bilimler neticede Müslüman dokuda büyük tahribatlar meydana getirdi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Zuhr, post: 233797, member: 8625"] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][B]MODERN BİLİM VE İSLÂM Bugünkü modern bilim, materyalist, pozitivist bir altyapıya oturtulmuştur.[/B] Doğa bilimleri metafizikten, sosyal bilimler de ahlâktan soyutlanmışlardır. Batıda oluşturulmuş bu bilimler, batının -oluştukları çevrenin- tarihini ve batının düşüncesini yansıtırlar ve iddia edildiği gibi objektif değillerdir. Bilhassa sosyal bilimler, batının diğer ülkeleri, siyasî ve kültürel yönden sömürgeleştirilmesine hizmet ederler. Tabiat (doğa) bilimleri, (astronomi, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji…) kâinattan ve kâinattaki hâdiselerden bahsederken ısrarla, bunların arkasında [B]“sebeplerin ve tabiat kanunlarının” olduğunu veya bu hâdiselerin “kendi kendine meydana geldiğini” söyler.[/B] İnsanın anne rahminde oluşumu, bulutların meydana gelişi, yağmurun yağması, depremler, dünyanın kendi etrafında ve güneş etrafında dönmesi gibi bütün biyolojik, fizikî ve kevnî hâdiseler hep bu şekilde izah edilir. Bu fenler açıkça Allah’ı inkâr etmezler, fakat Yaratıcı’nın kâinata müdahalesini zımnî olarak reddederler. Bu yüzden yıllarca bu fenleri okuyan kimseler ister istemez -Aristo’nun tarif ettiği gibi-[B] “kâinata müdahale etmeyen Allah”[/B] anlayışını benimseyip, her şeyde tabiat ve sebeplerin tesirini kabul eden, bir zihin yapısına sahip olurlar. [B]Günümüzde pek çok insan, İslâm’ın reddettiği böyle bir anlayışı farkında olmadan benimsemiş durumdadır.[/B] Bazen de Stephan Hawking gibi “Kâinat kendi kendine yeterlidir” deyip Allah’ı inkâra gidenler bile olur. [B]Kur’ân’ın tarif ettiği Allah, her an ve her yerde (zerreden şemse kadar her yerde) ilmiyle, iradesiyle, kudretiyle, isim ve sıfatlarıyla, tecelli eden bir Allah’tır.[/B] Rüzgârı estiren, yağmuru yağdıran; bitkileri, hayvanları, insanları yaratan velhasıl kâinattaki her şeyi yaratan, bütün olayları çekip çeviren yalnızca O’dur. İslâm inancına göre, sebepler veya tabiat kanunları yok değildir, fakat bunların da arkasında Allah’ın kudreti vardır. Yoksa sebepler veya tabiat kanunları kendi başlarına bir iş yapıyor değiller. Beşeri, sosyal bilimler ise, batılı bir karakterdedirler. Eğer sosyoloji öğreneceksek, sosyolojiyi Auguste Comte’un kurduğunu, en meşhur sosyologların da Max Weber, Emile Durkheim gibi yine batılı bilim adamları olduğunu görürüz. Psikoloji öğreneceksek, Wilhelm Wundt, Freud, Alfred Adler gibi şahısları karşımızda göreceğiz. Siyaset, sanat, hukuk, eğitim ve diğer bilim dallarının da psikoloji ve sosyolojiden farklı olmadığını görürüz. [B]Hangi bilim olursa olsun tarihî süreç itibarıyla, kurucu ve geliştirici bilim adamları itibarıyla ve fikirleriyle batılı karakter oldukça belirgin bir şekilde göze çarpar.[/B] Avrupa, tarihin ve dünyanın merkezinde bir yer işgal eder. Diğer milletler tarihin ve dünyanın dışına itilmişlerdir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3] [B]Bu beşerî bilimleri okumak, ister istemez batılı insanları, milletleri yüceltmeyi, batılı fikirlerin büyüsüyle büyülenmeyi ve dünyaya bu gözle bakmayı netice verecektir.[/B] Batılı olmayan, fakat batı menşe’li bilimlerden etkilenen bir şahıs büyük bir ihtimalle kendi millet ve kendi kültürüne yabancılaşacak ve kopacaktır. [B]Müslüman milletler batılı karakterdeki bu bilimleri bir mecburiyet olarak kabullendiler.[/B] Fakat bu bilimler neticede Müslüman dokuda büyük tahribatlar meydana getirdi. [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bilimin İslâmîleştirilmesi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst