Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Biliyor muydunuz?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 99784" data-attributes="member: 857"><p><strong><span style="color: #ff0000">Adaçayı</span></strong></p><p></p><p> <strong>Latince adı: S<em>alvia officinalis</em></strong></p><p> <strong>İngilizce: Sage</strong></p><p> <strong>Almanca: Salbei</strong></p><p> <strong>Özellikleri: Bademcik iltihabı </strong><strong><span style="color: #ff0000">●</span></strong><strong> faranjit </strong><strong><span style="color: #ff0000">●</span></strong><strong>kronik faranjit </strong><strong><span style="color: #ff0000">●</span> </strong><strong>diş eti iltihablarında</strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Bademcik iltihabını yıllardır çeken bir çok kişi tanıdım. Özellikle de okul çağındaki çocuklar bademcik iltihablanmasından dolayı günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalmaktadırlar. Bu durumlarda adaçayı ile yapılan gargaralar gerçek bir yardımcıdır. Bademcik ve/veya boğaz iltihabının (<strong>faranjit</strong>) oluşumuna karşı da gerçek bir koruyucu ve önleyicidir. İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası sizi yeniden dünyaya gelmiş gibi yapacaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa bu gargarayı tekrarlamak sizi bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacaktır. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Zaten, latince adının ilk kelimesi olan “<strong>salvia</strong>” korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir. Adaçayının içerdiği <strong>salvin, carnosol asiti</strong> ve <strong>cirsimaritin</strong> antibiyotik özelliği olan etkin maddelerdir. Özellikle salvin ve carnosol asidi, bakterilerde RNA-sentezini etkileyerek çoğalmalarını ve rejenerasyonlarını engellemektedir. Adaçayında bulunan önemli bir eterik yağda, içerdiği <strong>cineol</strong>’dür. Cineol, öksürüğü engelleyici bir maddedir. Kısaca, adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Tüm bunlara ek olarak, adaçayında bulunan antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünen maddelerdir. Suda çözünme özelliklerinden dolayı, alkolle tentürleri yapılmadan doğrudan sıcak suda demleyerek kullanma imkânı sağlar. Ağız gargaralarının çoğu bir miktar alkol kullanılarak hazırlanmak durumundadır. Çünkü, bir çok bitkinin içerdiği tabii antibiyotik özelliği taşıyan etkin maddeler suda çözünmediklerinden, su ile hazırlanmaları durumunda etkili olamamaktadırlar. Adaçayının içerdiği tabii antibiyotikler suda çok kolay çözünme özelliği gösterdiklerinden, özellikle çocuklarınız için sadece sıcak suda demlenerek gargara olarak hazırlanmasına imkân vermektedirler.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Burada önemle belirtmek istediğim nokta, memleketimizde yaklaşık otuzun üzerinde bilinen adaçayı çeşidi vardır. Bunların önemli bir kısmı yabanidir. Adaçayını piyasadan alırken yabani olmayanını almaya özen gösteriniz. Bundan emin değilseniz, bazı büyük marketlerde satılan paketlenmiş değişik firmalara ait adaçayını bulabilirsiniz. Bazı yabani adaçayı türlerinin gargarası istenildiği düzeyde etkili olamamaktadır. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: #ff0000">Biliyor muydunuz?</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Adaçayı tarihte zirai ilaç olarak kullanılmıştır. Antikçağda ve sonraki yüzyıllarda sebze ve tahıl ekilen alanlara adaçayının yaprak ve sapları serpilirdi. Adaçayına parazitler, böcekler yaklaşamaz. O bir parazit kovucudur (uzaklaştırıcıdır). Tarlalarda ekili mahsullerin aralarına serpilen adaçayının saplı yaprakları zirai ilaç olarak kullanılmıştır.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: #ff0000">Bademcik iltihabı (tonsilit)</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Tonsil adı verilen bademciklerin, bakteriler ve daha seyrek olarak da virüsler tarafından oluşturulmuş iltihabına tonsillit denir. Belirti olarak yutma sırasında duyulan ve kulak ağrısı ile karışan şiddetli ağrı vardır. Bu ağrı küçük çocuklarda yemek yemeyi red etme olarak kendini belli eder. Ağrının yanı sıra yüksek ateş, halsizlik , baş ağrısı ve kusma sık görülen belirtilerdir. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Bademcik iltihabı (tonsilit) olanların sabah kalktıklarında ağız kokuları oldukça ağırdır. Dişlerini fırçaladıktan sonra biraz hafifler, kahvaltı yaptıktan sonra da bu koku tamamen kaybolur. Çünkü, gece boyu oluşan iltihab sabah kahvaltısı yapılırken, besinler ile süreklenerek taşınır. Gün boyu herhangi bir ağız kokusu da çekmezler. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Ancak, gece uykuya geçildiği zaman iltihab oluşumu tekrar başlar. Normalde adaçayı gargarasını hazırlayıp lavabonuzdan eksik etmememiz gerekir. Hergün, ağız temizliği yapıldıktan sonra bir defa gargarasını yapmak ağızdaki bakterilere ve de ağız kokusuna karşı güçlü bir engelleyicidir. Hazırlanan adaçayı gargarası üç gün bozulmadan lavabonuzun rafında durabilir. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Bazı durumlarda bademcik ve/veya boğaz iltihabı kronikleşmiş olabilir. <strong>Kronik bademcik veya kronik boğaz enfeksiyonları</strong> durumunda, adaçayı pek yeterli olamamaktadır. Kronik bademcik veya kronik faranjit durumlarında <strong>ebegümeci</strong> bitkisini okuyunuz. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: #ff0000">Dikkat:</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Faranjit ve bademcik problemi olanların sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Kürleri uygularken bu tür içeceklerden mutlaka uzak durmalarına özen göstermeleri gerekir. Bütün bunların paralelinde diş ve ağız temizliğine özen göstermek gerekir. Yemeklerden sonra mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Uygulamalarda belirtilen gargaraları mutlaka dişlerinizi fırçaladıktan sonra yapınız. Bu noktada, okul çağında çocukları olan anne ve babaların dikkatli olmaları gereken bir konuyu açıklamak istiyorum. Çocukluk döneminde boğaz iltihabı (faranjit) sıklıkla karşılaşılan ve çoğunlukla ebeveynler tarafından pek fazla önemsenmeyen bir rahatsızlıktır. Size basit bir durum gibi görünen boğaz iltihabının ciddi sonuçlar doğurabileceğini gözardı etmeyiniz. Mutlaka hekiminize danışınız.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: #ff0000">Ak</span><span style="color: #ff0000"><span style="color: #ff0000">u</span>t romatizmal ateş (ARA</span></strong>), halk arasında “<strong><span style="color: #0000ff">beta mikrobu</span></strong>” denilen A grubu beta hemolitik streptokok bakterisinin neden olduğu farenjitten veya sebebi yine aynı mikrop olan kızıldan bir kaç hafta sonra ortaya çıkan iltihabi bir hastalıktır. En sık, okul çağındaki çocuklarda görülmektedir. Streptokok enfeksiyonundan sonra yüz kişiden yaklaşık dördünde akut romatizmal ateş (ARA) gelişir. Her farenjitten sonra ARA gelişecek diye bir kural yoktur. Ancak, ARA’nın özellikle kalpde ciddi hasarlar bırakabilme riski nedeniyle, basit gibi görünen boğaz ağrılarında dikkatli olmak gerekir. Diğer organ etkilenmelerinden farklı olarak, kalp iltihabı, kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Kalbin endokard denilen dokusu, kalbin iç yüzünü ve kalp kapakçıklarını örter. Kalp kapakçıklarındaki lezyonlar iyileşirken, kapakçıklarda kalınlaşma, yapışma ve büzüşmeler meydana gelir. Sonuç, kapakçık darlığı ve/veya yetmezliğidir. Romatizmal ateş, kalp kapakçığı hastalıklarının birinci sıradaki nedenidir. Hastalıktan yaklaşık on-onbeş yıl sonra romatizmal kalp hastalığı ortaya çıkabilir. Bu nedenle okul çağındaki çocuklarınızın boğaz ağrılarını veya boğaza bağlı şikâyetlerini ihmal etmeyiniz ve bir hekimin görmesini sağlayınız.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Hamileliğin ilk üç ayı çok önemlidir. Hekiminize danışmadan ilaç ve tanımadığınız bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmayınız. Memleketimizde bitkisel ilaçların yan tesirinin olmadığı genel olarak yaygın bir görüştür. Bu görüş doğru değildir. Bilmediğiniz ve tanımadığınız bitkileri kullanmadan önce mutlaka bu konunun uzmanı olan kişi veya kuruluşlardan bilgi alınız. Türkiye’de bir çok bitkinin yörelere göre farklı farklı isimleri olduğundan çoğu zaman istenilen doğru bitkiyi elde etmek veya bitkinin o bitki olduğundan emin olmak zorlaşmaktadır. </span></p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Adaçayı, memleketimizde son yıllarda sıkca tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak, <strong>hamile bayanların</strong> hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusu ise kesinlikle adaçayından uzak durmaları gerekir. Çünkü, adaçayı yaprakları, dört tane düşük yapma riskini artıran madde içermektedir. Bu maddelerin adları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Hamile bayanların hekimlerine danışmadan, kendi başlarına ilaç almaları ve yine kendi başlarına bitkisel tedavi yöntemlerini seçmeleri yanlıştır. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: #0000ff">Tablo: Adaçayında, hamile bayanlarda düşük yapma riskini artıran aktif maddeler</span></strong></span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'"><strong><em>Kimyasal maddenin adı</em></strong></span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'"><strong><em>Bulunduğu kısım</em></strong></span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'"><strong><em>Miktar ppm [mg/kg]</em></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">alpha-thujone</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">yapraklarında</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">200 - 10 172</span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">beta-thujone</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">yapraklarında</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">200 - 9 968</span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">oleanolic asit</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">yapraklarında</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">140 – 786</span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">thujone</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">yapraklarında</span></p><p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">1 453 -12 636</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Aynı şekilde <strong>kekik</strong>’te bulunan <strong>beta-bisabolene </strong>ve<strong> biberiye’</strong>de debulunan<strong> oleanolic asit</strong> düşük yapma riskini artıran aktif maddelerdir.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: #ff0000">Kür 1: Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu:</span></strong></span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatalı kaşığı taze adaçayı on dakika demlenir. Günde 2-3 defa gargarası yapılır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca hergün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz mutlaka süzüp ayırınız. </span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><em>Not:</em></strong> Aktarlardan satın alacağınız adaçayı hem çok daha ucuz hem de amacınıza daha uygundur.</span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Arial'"><strong><em>Not:</em></strong> <em>Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle bilmeniz gereken nokta, kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir rahatsızlığı teşhis amacı yoktur.</em></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><em></em></span>[FONT=arial,helvetica,sans-serif]<span style="font-size: 10px"><strong>Prof. Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU</strong></span>[/FONT]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 99784, member: 857"] [B][COLOR=#ff0000]Adaçayı[/COLOR][/B] [B]Latince adı: S[I]alvia officinalis[/I][/B] [B]İngilizce: Sage[/B] [B]Almanca: Salbei[/B] [B]Özellikleri: Bademcik iltihabı [/B][B][COLOR=#ff0000]●[/COLOR][/B][B] faranjit [/B][B][COLOR=#ff0000]●[/COLOR][/B][B]kronik faranjit [/B][B][COLOR=#ff0000]●[/COLOR] [/B][B]diş eti iltihablarında[/B] [FONT=Arial]Bademcik iltihabını yıllardır çeken bir çok kişi tanıdım. Özellikle de okul çağındaki çocuklar bademcik iltihablanmasından dolayı günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalmaktadırlar. Bu durumlarda adaçayı ile yapılan gargaralar gerçek bir yardımcıdır. Bademcik ve/veya boğaz iltihabının ([B]faranjit[/B]) oluşumuna karşı da gerçek bir koruyucu ve önleyicidir. İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası sizi yeniden dünyaya gelmiş gibi yapacaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa bu gargarayı tekrarlamak sizi bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacaktır. [/FONT] [FONT=Arial]Zaten, latince adının ilk kelimesi olan “[B]salvia[/B]” korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir. Adaçayının içerdiği [B]salvin, carnosol asiti[/B] ve [B]cirsimaritin[/B] antibiyotik özelliği olan etkin maddelerdir. Özellikle salvin ve carnosol asidi, bakterilerde RNA-sentezini etkileyerek çoğalmalarını ve rejenerasyonlarını engellemektedir. Adaçayında bulunan önemli bir eterik yağda, içerdiği [B]cineol[/B]’dür. Cineol, öksürüğü engelleyici bir maddedir. Kısaca, adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir. [/FONT] [FONT=Arial]Tüm bunlara ek olarak, adaçayında bulunan antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünen maddelerdir. Suda çözünme özelliklerinden dolayı, alkolle tentürleri yapılmadan doğrudan sıcak suda demleyerek kullanma imkânı sağlar. Ağız gargaralarının çoğu bir miktar alkol kullanılarak hazırlanmak durumundadır. Çünkü, bir çok bitkinin içerdiği tabii antibiyotik özelliği taşıyan etkin maddeler suda çözünmediklerinden, su ile hazırlanmaları durumunda etkili olamamaktadırlar. Adaçayının içerdiği tabii antibiyotikler suda çok kolay çözünme özelliği gösterdiklerinden, özellikle çocuklarınız için sadece sıcak suda demlenerek gargara olarak hazırlanmasına imkân vermektedirler.[/FONT] [FONT=Arial]Burada önemle belirtmek istediğim nokta, memleketimizde yaklaşık otuzun üzerinde bilinen adaçayı çeşidi vardır. Bunların önemli bir kısmı yabanidir. Adaçayını piyasadan alırken yabani olmayanını almaya özen gösteriniz. Bundan emin değilseniz, bazı büyük marketlerde satılan paketlenmiş değişik firmalara ait adaçayını bulabilirsiniz. Bazı yabani adaçayı türlerinin gargarası istenildiği düzeyde etkili olamamaktadır. [/FONT] [FONT=Arial][B][COLOR=#ff0000]Biliyor muydunuz?[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Arial]Adaçayı tarihte zirai ilaç olarak kullanılmıştır. Antikçağda ve sonraki yüzyıllarda sebze ve tahıl ekilen alanlara adaçayının yaprak ve sapları serpilirdi. Adaçayına parazitler, böcekler yaklaşamaz. O bir parazit kovucudur (uzaklaştırıcıdır). Tarlalarda ekili mahsullerin aralarına serpilen adaçayının saplı yaprakları zirai ilaç olarak kullanılmıştır.[/FONT] [FONT=Arial][B][COLOR=#ff0000]Bademcik iltihabı (tonsilit)[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Arial]Tonsil adı verilen bademciklerin, bakteriler ve daha seyrek olarak da virüsler tarafından oluşturulmuş iltihabına tonsillit denir. Belirti olarak yutma sırasında duyulan ve kulak ağrısı ile karışan şiddetli ağrı vardır. Bu ağrı küçük çocuklarda yemek yemeyi red etme olarak kendini belli eder. Ağrının yanı sıra yüksek ateş, halsizlik , baş ağrısı ve kusma sık görülen belirtilerdir. [/FONT] [FONT=Arial]Bademcik iltihabı (tonsilit) olanların sabah kalktıklarında ağız kokuları oldukça ağırdır. Dişlerini fırçaladıktan sonra biraz hafifler, kahvaltı yaptıktan sonra da bu koku tamamen kaybolur. Çünkü, gece boyu oluşan iltihab sabah kahvaltısı yapılırken, besinler ile süreklenerek taşınır. Gün boyu herhangi bir ağız kokusu da çekmezler. [/FONT] [FONT=Arial]Ancak, gece uykuya geçildiği zaman iltihab oluşumu tekrar başlar. Normalde adaçayı gargarasını hazırlayıp lavabonuzdan eksik etmememiz gerekir. Hergün, ağız temizliği yapıldıktan sonra bir defa gargarasını yapmak ağızdaki bakterilere ve de ağız kokusuna karşı güçlü bir engelleyicidir. Hazırlanan adaçayı gargarası üç gün bozulmadan lavabonuzun rafında durabilir. [/FONT] [FONT=Arial]Bazı durumlarda bademcik ve/veya boğaz iltihabı kronikleşmiş olabilir. [B]Kronik bademcik veya kronik boğaz enfeksiyonları[/B] durumunda, adaçayı pek yeterli olamamaktadır. Kronik bademcik veya kronik faranjit durumlarında [B]ebegümeci[/B] bitkisini okuyunuz. [/FONT] [FONT=Arial][B][COLOR=#ff0000]Dikkat:[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Arial]Faranjit ve bademcik problemi olanların sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Kürleri uygularken bu tür içeceklerden mutlaka uzak durmalarına özen göstermeleri gerekir. Bütün bunların paralelinde diş ve ağız temizliğine özen göstermek gerekir. Yemeklerden sonra mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Uygulamalarda belirtilen gargaraları mutlaka dişlerinizi fırçaladıktan sonra yapınız. Bu noktada, okul çağında çocukları olan anne ve babaların dikkatli olmaları gereken bir konuyu açıklamak istiyorum. Çocukluk döneminde boğaz iltihabı (faranjit) sıklıkla karşılaşılan ve çoğunlukla ebeveynler tarafından pek fazla önemsenmeyen bir rahatsızlıktır. Size basit bir durum gibi görünen boğaz iltihabının ciddi sonuçlar doğurabileceğini gözardı etmeyiniz. Mutlaka hekiminize danışınız.[/FONT] [FONT=Arial][B][COLOR=#ff0000]Ak[/COLOR][COLOR=#ff0000][COLOR=#ff0000]u[/COLOR]t romatizmal ateş (ARA[/COLOR][/B]), halk arasında “[B][COLOR=#0000ff]beta mikrobu[/COLOR][/B]” denilen A grubu beta hemolitik streptokok bakterisinin neden olduğu farenjitten veya sebebi yine aynı mikrop olan kızıldan bir kaç hafta sonra ortaya çıkan iltihabi bir hastalıktır. En sık, okul çağındaki çocuklarda görülmektedir. Streptokok enfeksiyonundan sonra yüz kişiden yaklaşık dördünde akut romatizmal ateş (ARA) gelişir. Her farenjitten sonra ARA gelişecek diye bir kural yoktur. Ancak, ARA’nın özellikle kalpde ciddi hasarlar bırakabilme riski nedeniyle, basit gibi görünen boğaz ağrılarında dikkatli olmak gerekir. Diğer organ etkilenmelerinden farklı olarak, kalp iltihabı, kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Kalbin endokard denilen dokusu, kalbin iç yüzünü ve kalp kapakçıklarını örter. Kalp kapakçıklarındaki lezyonlar iyileşirken, kapakçıklarda kalınlaşma, yapışma ve büzüşmeler meydana gelir. Sonuç, kapakçık darlığı ve/veya yetmezliğidir. Romatizmal ateş, kalp kapakçığı hastalıklarının birinci sıradaki nedenidir. Hastalıktan yaklaşık on-onbeş yıl sonra romatizmal kalp hastalığı ortaya çıkabilir. Bu nedenle okul çağındaki çocuklarınızın boğaz ağrılarını veya boğaza bağlı şikâyetlerini ihmal etmeyiniz ve bir hekimin görmesini sağlayınız.[/FONT] [FONT=Arial]Hamileliğin ilk üç ayı çok önemlidir. Hekiminize danışmadan ilaç ve tanımadığınız bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmayınız. Memleketimizde bitkisel ilaçların yan tesirinin olmadığı genel olarak yaygın bir görüştür. Bu görüş doğru değildir. Bilmediğiniz ve tanımadığınız bitkileri kullanmadan önce mutlaka bu konunun uzmanı olan kişi veya kuruluşlardan bilgi alınız. Türkiye’de bir çok bitkinin yörelere göre farklı farklı isimleri olduğundan çoğu zaman istenilen doğru bitkiyi elde etmek veya bitkinin o bitki olduğundan emin olmak zorlaşmaktadır. [/FONT] [FONT=Arial]Adaçayı, memleketimizde son yıllarda sıkca tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak, [B]hamile bayanların[/B] hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusu ise kesinlikle adaçayından uzak durmaları gerekir. Çünkü, adaçayı yaprakları, dört tane düşük yapma riskini artıran madde içermektedir. Bu maddelerin adları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Hamile bayanların hekimlerine danışmadan, kendi başlarına ilaç almaları ve yine kendi başlarına bitkisel tedavi yöntemlerini seçmeleri yanlıştır. [/FONT] [FONT=Arial][B][COLOR=#0000ff]Tablo: Adaçayında, hamile bayanlarda düşük yapma riskini artıran aktif maddeler[/COLOR][/B][/FONT] [CENTER][FONT=Arial][B][I]Kimyasal maddenin adı[/I][/B][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Arial][B][I]Bulunduğu kısım[/I][/B][/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Arial][B][I]Miktar ppm [mg/kg][/I][/B][/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]alpha-thujone[/FONT] [CENTER][FONT=Arial]yapraklarında[/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Arial]200 - 10 172[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]beta-thujone[/FONT] [CENTER][FONT=Arial]yapraklarında[/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Arial]200 - 9 968[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]oleanolic asit[/FONT] [CENTER][FONT=Arial]yapraklarında[/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Arial]140 – 786[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]thujone[/FONT] [CENTER][FONT=Arial]yapraklarında[/FONT][/CENTER] [CENTER][FONT=Arial]1 453 -12 636[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]Aynı şekilde [B]kekik[/B]’te bulunan [B]beta-bisabolene [/B]ve[B] biberiye’[/B]de debulunan[B] oleanolic asit[/B] düşük yapma riskini artıran aktif maddelerdir.[/FONT] [FONT=Arial][B][COLOR=#ff0000]Kür 1: Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu:[/COLOR][/B][/FONT] [FONT=Arial]Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatalı kaşığı taze adaçayı on dakika demlenir. Günde 2-3 defa gargarası yapılır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca hergün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz mutlaka süzüp ayırınız. [/FONT] [FONT=Arial][B][I]Not:[/I][/B] Aktarlardan satın alacağınız adaçayı hem çok daha ucuz hem de amacınıza daha uygundur.[/FONT] [FONT=Arial][B][I]Not:[/I][/B] [I]Hekiminizin verdiği ilaçlar var ise mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle bilmeniz gereken nokta, kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir rahatsızlığı teşhis amacı yoktur. [/I][/FONT][FONT=arial,helvetica,sans-serif][SIZE=2][B]Prof. Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU[/B][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Modern Tıp ve Sağlık
Biliyor muydunuz?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst