Bir Anı...

Lebbeyk

Well-known member
Bu anı,​
yaşanır yaşanmaz anında aynı sıcaklığıyla kaleme alınması gereken cinsten.​
Hani hızla gerçekleşen dualar olur ya,​
öyle birinin şokunu yaşıyorum şu an.​
Yeni atandığım Diyarbakır'ın köylerinden birinde​
bir sahur vakti uyandım. ​
Köylerde fırın yoktur.​
Öpülesi eller tandırın o sıcak ve topraktan kokusunu sinetir ruhunuza.​
Toprak, doyurur gözünüz.​
Bu ekmek fazla yapılır, ertesi günde yenmek için bir kısmı buzdolabında saklanır.​
Gariptir ki buzdolabından çıkan ekmekte​
yeteri kadar bekletildikten sonra aynı sıcaklığı sunar.​
O gece buzluktan çıkarmayı unutmuşum ekmeği;​
"hay aksi" dedim kendi kendime.​
Neyse zaten fazla aç değilim​
biraz kurabiye bisküvi falan idare ederim diye düşünüyordum.​
Sonra zaten o sıcak ve düşünceli insanlardan biri mutlaka ekmek getirir diye geçirdim içimden.​
Dolabın kapısını kapatıp biraz oyalanırım diye düşümdüm. ​
Kapadım, işte bir kaç saniye ve ​
köylü çocukların o sert ama içten kapı çalışlarıyla irkildim.​
Deminki isteğimin daha dudaklarımdaki buharı kurumamışken​
karşımda iki sevimli yüz.​
Ekmek, kaymağı üzerinde taze yoğurt ve birde karpuz.​
Ne diyeceğimi şaşırdım.​
Çocuklar yüzümdeki anlamsız gülümsemeyi ve şaşkın tavırlarımı garip bulmuşlardı.​
Biraz önceki isteğimin anında yerine getirilişinin yüzümde bıraktığı o saf gülümsemeyle​
ekmeğe, yoğurda ve karpuza bakarak bu satırları yazıyorum.​
​
Ve ​
Resulullahın (S.A.W) şu hadisini sayıklıyorum.​
"Eğer Allah'a hakkıyla tevekkül ederseniz, o sizi (düşündüğünüzden de kısa bir zamanda) rızıklandırır. Kuşları rızıklandırdığı gibi: kuşlar sabah aç çıkar akşam tok dönerler.​
​
Şükürler olsun rabbim…​
 

nurhadimi

üye Sorumlusu
aslında çoğu zaman yaşanan olaylardan biri ama kaleme alışı onu tevkkülle bağdaştırması çok güzel


ellerine sağlık

dua ile...
 
Üst