Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Bir ateistle yapılan dialog.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 22766" data-attributes="member: 22"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Beyaz eşya pazarlamacısı kamyondan iner. Beyaz eşya satan dükkana girer .Dükkanda dini bir konuda sohbet yapılmaktadır. Satıcı sohbet esnasında kafasını uzatarak: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Merhaba , ben ateistim, sizinle dini konularda tartışabiliriz, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Dükkanda bulunanlardan biri olan Necmi Abi </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Hoş geldin Ateist kardeş, </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Hoş bulduk </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Buyur gel oturalım, sohbet edelim. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Ateist oturur. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-İsminiz nedir ateist kardeş? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Yıldırım </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Merhaba Yıldırım memnun oldum benim adım da Necmi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Sağol. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Sen akıllı, zeki birine benziyorsun, dedi Necmi Abi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>- Nerden bildin? Diye sordu Yıldırım. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>( Necmi abi baştan yağlama yapıyor ki kapı sonra gıcırdamasın) </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Pazarlama müdürüsünüz, aptal adamı müdür yapmazlar .Ordan anladım, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Teşekkür ederim. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>O yüzden sen ateist olamazsın.Ateist olmak için akılsız aptal olmak lazım. Çünkü şu kainata baktığımızda her şey ALLAH’ın varlığını bize gösteriyor, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Yıldırım sessiz beklemede. Necmi abi cebinden gözlüğünü çıkardı. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Yıldırımcığım madem sohbet edicez , sevdim seni. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Ben de sizi sevdim, severim konuşkan insanları,dedi Yıldırım. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Necmi abi gözlüğü göstererek: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Buna ne dersiniz Yıldırımcığım? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Gözlük deriz, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Biz de gözlük deriz. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Cebinden kalem çıkartıp: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Buna ne dersiniz? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Kalem deriz, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Biz de kalem deriz, dedi Necmi abi. Buarada dükkan sahibi bir tepsi şeftali ortaya koydu sohbet esnasında afiyetle yensin diye. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Necmi abi bir şeftaliyi eline alarak: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Peki buna ne dersiniz Yıldırımcığım? dedi </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Şeftali deriz, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Bak işte biz de şeftali diyoruz.Demek ki görüş ayrılığımız yok. Şimdi sen buna şeftali desem ben patates desem, diğerine kalem desen ben de baston desem herhalde bu adamla sohbet edilmez deyip kalkıp giderdin. Demek ki baktığımızda aynı şeyleri görebiliyoruz. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Şimdi biz bu şeftaliyi nerden aldık Yıldırımcığım? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Manavdan, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Hayır öyle değil. Yani denizden mi çıkardık, topraktan mı çıkardık, yoksa ağaçtan mı topladık? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Ağaçtan dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Peki bu ağacın aslı nedir? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Nasıl yani? diye sordu Yıldırım. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Yani bu ağaç aslında bir odun değil mi? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Evet doğru, biz ağaç diyoruz ama aslı odun. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Peki bu odun şeftali yapmayı öğrenmek için okula gitti mi? Kursa gitti mi? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Gitmez tabi ki, dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Aklı var mıdır bu odunun? Düşünüp desin ki : Ya ben bu insanlara şeftali yapayım de afiyetle yesinler. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Yıldırım düşündü: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Aklı yok, dedi.Okula da gitmedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Yani Yıldırımcığım, bu odun öyle bir şey üretiyor ki tadı, rengi, kokusu hoşumuza gidiyor, içindeki vitamin vücudumuzu besliyor. Yıldırımcığım bu şeftaliyi bize bizi tanıyan biri mi verebilir yoksa bu odun mu verebilir? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Yıldırım dondu kaldı. Durdu, düşündü: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Sen, dedi. Bir deryasın. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Necmi abi gülümseyerek: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Ben derya değilim , derya bizim okuduğumuz Kuran Tefsiri kitaplarıdır. İşte Yıldırımcığım. Bizi tanıyan, seven, acıyan ve neyden hoşlandığımızı bilen bir Rabbimiz var. O şeftaliye kokuyu veren , burnumuza da o kokuyu alma kabiliyeti vermiş. Tadını veren, dilimize tat alma kabiliyeti vermiş. İşte O bizim Rabbimizdir, ALLAH’ımızdır. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Necmi abi devam ederek: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Mesela dedi ineğin süt vermesi. İnek bizi tanımaz. Arının bal vermesi, arı bizi tanımaz. Şimdi biz bilim adamlarını toplayıp desek ki: Ya profesörler , bu arılar var ya çok terbiyesiz şeyler, biz balını almaya gidince bizi sokuyorlar. Biz bundan sonra arı balı yemek istemiyoruz. Biz siz bal yapın, bize profesör balı yapın biz ondan yemek istiyoruz desek. Bize arı gibi bal yapabilir mi profesörler? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Yapamazlar dedi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Peki profesörün yapamadığı balı, bir sinek nasıl yapabiliyor? Kuran’da Nahl suresi var. Orda ALLAH diyor ki : Ben arıya vahyediyorum, emrediyorum insanlar için şifalı olan balı üretiyor. Kuran’da iki yerde şifa kelimesi geçer. Birinde ALLAH’ın Peygambere vahyettiği Kuran’ın inanlara şifa olduğu söylenir, diğerinde ise ALLAH’ın arılara vahyettiği balın bütün insanlara şifa olduğu söylenir. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Yıldırım iyice şaşkın vaziyette bakıyor. Necmi abi devam ederek: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Mesela 5 kişilik bir taksi, saat kulesinin etrafında kendi kendine döner mi? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Tabi ki dönmez, dedi Yıldırım. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Peki 5 kişilik taksi kendi kendine dönmezken 7 milyarlık dünya kendi kendine nasıl dönüyor? Demek ki onu bir döndüren var . Yıldırımcığım hiç baklava baklavacısız baklavalaşır mı? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Yıldırım gülümseyerek –Hayır, dedi </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-İşte maalesef modern bilim baklavayı görüyor ama baklavacıyı görmek istemiyor. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Yahu siz nereye takılıyorsunuz? Hocanız kim? dedi Yıldırım </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Sevgili kardeşim benim Hocam Bediüzzaman’dır, ben onun yazdığı eserleri okurum dedi Necmi abi. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Yapma ya o mu hocanız? </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Necmi abi : </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Sen bize takıl neşelenirsin , dedi </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-Belli ya çok neşeli bir insansın, bir odundan neler çıkardın, dedi Yıldırım. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>-O bu bişey mi Yıldırımcığım biz de daha ne odunlar var . </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"><strong>Gülüşerek vedalaşıp ayrıldılar.</strong> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">alıntı</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 22766, member: 22"] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=red][B]Beyaz eşya pazarlamacısı kamyondan iner. Beyaz eşya satan dükkana girer .Dükkanda dini bir konuda sohbet yapılmaktadır. Satıcı sohbet esnasında kafasını uzatarak: -Merhaba , ben ateistim, sizinle dini konularda tartışabiliriz, dedi. Dükkanda bulunanlardan biri olan Necmi Abi -Hoş geldin Ateist kardeş, -Hoş bulduk -Buyur gel oturalım, sohbet edelim. Ateist oturur. -İsminiz nedir ateist kardeş? -Yıldırım -Merhaba Yıldırım memnun oldum benim adım da Necmi. -Sağol. -Sen akıllı, zeki birine benziyorsun, dedi Necmi Abi. - Nerden bildin? Diye sordu Yıldırım. ( Necmi abi baştan yağlama yapıyor ki kapı sonra gıcırdamasın) -Pazarlama müdürüsünüz, aptal adamı müdür yapmazlar .Ordan anladım, dedi. -Teşekkür ederim. O yüzden sen ateist olamazsın.Ateist olmak için akılsız aptal olmak lazım. Çünkü şu kainata baktığımızda her şey ALLAH’ın varlığını bize gösteriyor, dedi. Yıldırım sessiz beklemede. Necmi abi cebinden gözlüğünü çıkardı. -Yıldırımcığım madem sohbet edicez , sevdim seni. -Ben de sizi sevdim, severim konuşkan insanları,dedi Yıldırım. Necmi abi gözlüğü göstererek: -Buna ne dersiniz Yıldırımcığım? -Gözlük deriz, dedi. -Biz de gözlük deriz. Cebinden kalem çıkartıp: -Buna ne dersiniz? -Kalem deriz, dedi. -Biz de kalem deriz, dedi Necmi abi. Buarada dükkan sahibi bir tepsi şeftali ortaya koydu sohbet esnasında afiyetle yensin diye. Necmi abi bir şeftaliyi eline alarak: -Peki buna ne dersiniz Yıldırımcığım? dedi -Şeftali deriz, dedi. -Bak işte biz de şeftali diyoruz.Demek ki görüş ayrılığımız yok. Şimdi sen buna şeftali desem ben patates desem, diğerine kalem desen ben de baston desem herhalde bu adamla sohbet edilmez deyip kalkıp giderdin. Demek ki baktığımızda aynı şeyleri görebiliyoruz. Şimdi biz bu şeftaliyi nerden aldık Yıldırımcığım? -Manavdan, dedi. -Hayır öyle değil. Yani denizden mi çıkardık, topraktan mı çıkardık, yoksa ağaçtan mı topladık? -Ağaçtan dedi. -Peki bu ağacın aslı nedir? -Nasıl yani? diye sordu Yıldırım. -Yani bu ağaç aslında bir odun değil mi? -Evet doğru, biz ağaç diyoruz ama aslı odun. -Peki bu odun şeftali yapmayı öğrenmek için okula gitti mi? Kursa gitti mi? -Gitmez tabi ki, dedi. -Aklı var mıdır bu odunun? Düşünüp desin ki : Ya ben bu insanlara şeftali yapayım de afiyetle yesinler. Yıldırım düşündü: -Aklı yok, dedi.Okula da gitmedi. -Yani Yıldırımcığım, bu odun öyle bir şey üretiyor ki tadı, rengi, kokusu hoşumuza gidiyor, içindeki vitamin vücudumuzu besliyor. Yıldırımcığım bu şeftaliyi bize bizi tanıyan biri mi verebilir yoksa bu odun mu verebilir? Yıldırım dondu kaldı. Durdu, düşündü: -Sen, dedi. Bir deryasın. Necmi abi gülümseyerek: -Ben derya değilim , derya bizim okuduğumuz Kuran Tefsiri kitaplarıdır. İşte Yıldırımcığım. Bizi tanıyan, seven, acıyan ve neyden hoşlandığımızı bilen bir Rabbimiz var. O şeftaliye kokuyu veren , burnumuza da o kokuyu alma kabiliyeti vermiş. Tadını veren, dilimize tat alma kabiliyeti vermiş. İşte O bizim Rabbimizdir, ALLAH’ımızdır. Necmi abi devam ederek: -Mesela dedi ineğin süt vermesi. İnek bizi tanımaz. Arının bal vermesi, arı bizi tanımaz. Şimdi biz bilim adamlarını toplayıp desek ki: Ya profesörler , bu arılar var ya çok terbiyesiz şeyler, biz balını almaya gidince bizi sokuyorlar. Biz bundan sonra arı balı yemek istemiyoruz. Biz siz bal yapın, bize profesör balı yapın biz ondan yemek istiyoruz desek. Bize arı gibi bal yapabilir mi profesörler? -Yapamazlar dedi. -Peki profesörün yapamadığı balı, bir sinek nasıl yapabiliyor? Kuran’da Nahl suresi var. Orda ALLAH diyor ki : Ben arıya vahyediyorum, emrediyorum insanlar için şifalı olan balı üretiyor. Kuran’da iki yerde şifa kelimesi geçer. Birinde ALLAH’ın Peygambere vahyettiği Kuran’ın inanlara şifa olduğu söylenir, diğerinde ise ALLAH’ın arılara vahyettiği balın bütün insanlara şifa olduğu söylenir. Yıldırım iyice şaşkın vaziyette bakıyor. Necmi abi devam ederek: -Mesela 5 kişilik bir taksi, saat kulesinin etrafında kendi kendine döner mi? -Tabi ki dönmez, dedi Yıldırım. -Peki 5 kişilik taksi kendi kendine dönmezken 7 milyarlık dünya kendi kendine nasıl dönüyor? Demek ki onu bir döndüren var . Yıldırımcığım hiç baklava baklavacısız baklavalaşır mı? Yıldırım gülümseyerek –Hayır, dedi -İşte maalesef modern bilim baklavayı görüyor ama baklavacıyı görmek istemiyor. -Yahu siz nereye takılıyorsunuz? Hocanız kim? dedi Yıldırım -Sevgili kardeşim benim Hocam Bediüzzaman’dır, ben onun yazdığı eserleri okurum dedi Necmi abi. -Yapma ya o mu hocanız? Necmi abi : -Sen bize takıl neşelenirsin , dedi -Belli ya çok neşeli bir insansın, bir odundan neler çıkardın, dedi Yıldırım. -O bu bişey mi Yıldırımcığım biz de daha ne odunlar var . Gülüşerek vedalaşıp ayrıldılar.[/B] alıntı[/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Bir ateistle yapılan dialog.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst