Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
bir çocuğun namaz kılma öyküsü.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="VUSLAT" data-source="post: 151134" data-attributes="member: 7387"><p><strong>bir çocuğun annesine verdiği en güzel ders.</strong></p><p></p><p><em><span style="color: teal"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>Bir çocuğun namaz kılma Öyküsü</strong> </span></span></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: teal"><strong>Türkan Hanım dindar bir ailede büyümüştü. Annesi her fırsatta ona ve kardeşlerine namaz kılmalarını söyler, hatta kızarak onları uyarırdı. Türkan Hanım namazın kılınması gerektiğine inanır, ama yine de kılmazdı, çünkü kılmak nefsine zor geliyordu. Bazen başlar, sonra terk ederdi.</strong></span></span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Evlendi ve çocukları oldu. Annesi her geldiğinde aynı şekilde namaz kılmaları için ikaz etmeyi sürdürüyor, o da ısrarla kılmamaya devam ediyordu. Çok istemesine rağmen bir türlü nefsine galip gelemiyordu. Bir gün arkadaşları ona oturmaya geldi. İçlerinden biri annesini de yanında getirmişti. Teyze çok mübarekti. Öyle tatlı konuşuyordu ki, onu dinleyen saatler geçse usanmazdı. Teyze bir ara namaz konusuna değindi. O anlatırken, Türkan Hanım annesini hatırlamış ve annesinin eski günlerdeki namaz ikazlarını düşünüyordu. Misafirler de teyzeyi zevkle dinliyordu.</span></span></strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Türkan Hanımın küçük oğlu Zekeriya, dört yaşındaydı. Oynadığı oyunu bırakmış, teyzenin koltuğu dibinde iki elini yumruk yapıp yüzüne dayamış bir şekilde, kıpırdamadan dinliyordu. Annesi ikram için mutfakla salon arasında koşturup dururken mevzu değişmişti. O da onların yanına oturup sohbetin güzelliğine kapılarak çayını yudumlamaya başladı. </span></span></strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">“Anne, senin yerine ben namaza başlayacağım”</span></span></strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Tam bu sırada mutfaktan bir gürültü geldi. Arkasından da oğlunun çığlığı duyuldu. Telâşla mutfağa koştu Türkan Hanım. Misafirler de korkuyla peşinden gittiler. Oğlu bir sandalye koyarak lavaboya çıkmıştı. Bir ayağı lavabonun içinde, diğeri ise dışarıdaydı. Sandalye devrilmiş yerde dururken, oğlu da lavabonun kenarında korkmuş bir şekilde asılı duruyordu. Koşup kucağına aldı. Su içeceğini zannederek:</span></span></strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">“İsteseydin ben verirdim yavrum, ya düşüp bir yerine zarar verseydin” diye çıkıştı.</span></span></strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Türkan Hanım oğlunun verdiği cevabı, uzun yıllar geçmesine rağmen hâlâ unutamaz; çünkü şöyle demişti çocuğu:</span></span></strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">“Anne, ben abdest alacaktım. Teyze dedi ya, namaz kılmayanlara Allah ceza verecekmiş diye. Ben de, sen ceza almayasın diye senin yerine namaza başlayacaktım.” </span></span></strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">O an Türkan Hanım, tepeden tırnağa titrediğini hissetti. Allah, yıllarca namaz kılmayan Türkan Hanıma oğlunun davranışıyla müthiş bir ders vermişti. Yavrusuna sarılıp dakikalarca ağladı.</span></span></strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Bu hikâye birçok bakımdan ders verici. Aslında çocuklar büyüklere değil, anne babalar evlâtlarına namazı öğretmeli. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuklarımıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kıldırmamızı ve on yaşına geldiklerinde ise ciddi bir şekilde üzerinde durmamızı emreder.</span></span></span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Çocuklarımıza -küçük yaşlarda gerek camilere götürerek, gerek ise evde cemaat yaparak- namazı sevdirmeli ve onlara örnek olmalıyız. Namaz çocuklara tatlı bir üslûpla, sevdirilerek anlatıldığı takdirde çocukların namaza karşı ilgi ve sevgileri kaçınılmaz olur.</span></span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="VUSLAT, post: 151134, member: 7387"] [b]bir çocuğun annesine verdiği en güzel ders.[/b] [I][COLOR=teal][SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][B]Bir çocuğun namaz kılma Öyküsü[/B] [/FONT][/SIZE][/COLOR][/I] [I][SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][COLOR=teal][B]Türkan Hanım dindar bir ailede büyümüştü. Annesi her fırsatta ona ve kardeşlerine namaz kılmalarını söyler, hatta kızarak onları uyarırdı. Türkan Hanım namazın kılınması gerektiğine inanır, ama yine de kılmazdı, çünkü kılmak nefsine zor geliyordu. Bazen başlar, sonra terk ederdi.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Evlendi ve çocukları oldu. Annesi her geldiğinde aynı şekilde namaz kılmaları için ikaz etmeyi sürdürüyor, o da ısrarla kılmamaya devam ediyordu. Çok istemesine rağmen bir türlü nefsine galip gelemiyordu. Bir gün arkadaşları ona oturmaya geldi. İçlerinden biri annesini de yanında getirmişti. Teyze çok mübarekti. Öyle tatlı konuşuyordu ki, onu dinleyen saatler geçse usanmazdı. Teyze bir ara namaz konusuna değindi. O anlatırken, Türkan Hanım annesini hatırlamış ve annesinin eski günlerdeki namaz ikazlarını düşünüyordu. Misafirler de teyzeyi zevkle dinliyordu.[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Türkan Hanımın küçük oğlu Zekeriya, dört yaşındaydı. Oynadığı oyunu bırakmış, teyzenin koltuğu dibinde iki elini yumruk yapıp yüzüne dayamış bir şekilde, kıpırdamadan dinliyordu. Annesi ikram için mutfakla salon arasında koşturup dururken mevzu değişmişti. O da onların yanına oturup sohbetin güzelliğine kapılarak çayını yudumlamaya başladı. [/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]“Anne, senin yerine ben namaza başlayacağım”[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Tam bu sırada mutfaktan bir gürültü geldi. Arkasından da oğlunun çığlığı duyuldu. Telâşla mutfağa koştu Türkan Hanım. Misafirler de korkuyla peşinden gittiler. Oğlu bir sandalye koyarak lavaboya çıkmıştı. Bir ayağı lavabonun içinde, diğeri ise dışarıdaydı. Sandalye devrilmiş yerde dururken, oğlu da lavabonun kenarında korkmuş bir şekilde asılı duruyordu. Koşup kucağına aldı. Su içeceğini zannederek:[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]“İsteseydin ben verirdim yavrum, ya düşüp bir yerine zarar verseydin” diye çıkıştı.[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Türkan Hanım oğlunun verdiği cevabı, uzun yıllar geçmesine rağmen hâlâ unutamaz; çünkü şöyle demişti çocuğu:[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]“Anne, ben abdest alacaktım. Teyze dedi ya, namaz kılmayanlara Allah ceza verecekmiş diye. Ben de, sen ceza almayasın diye senin yerine namaza başlayacaktım.” [/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][B][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]O an Türkan Hanım, tepeden tırnağa titrediğini hissetti. Allah, yıllarca namaz kılmayan Türkan Hanıma oğlunun davranışıyla müthiş bir ders vermişti. Yavrusuna sarılıp dakikalarca ağladı.[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Bu hikâye birçok bakımdan ders verici. Aslında çocuklar büyüklere değil, anne babalar evlâtlarına namazı öğretmeli. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuklarımıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kıldırmamızı ve on yaşına geldiklerinde ise ciddi bir şekilde üzerinde durmamızı emreder.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/I] [I][COLOR=teal][FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Çocuklarımıza -küçük yaşlarda gerek camilere götürerek, gerek ise evde cemaat yaparak- namazı sevdirmeli ve onlara örnek olmalıyız. Namaz çocuklara tatlı bir üslûpla, sevdirilerek anlatıldığı takdirde çocukların namaza karşı ilgi ve sevgileri kaçınılmaz olur.[/SIZE][/FONT][/COLOR][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
bir çocuğun namaz kılma öyküsü.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst