Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Bir eylül sabahı..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Tarihci" data-source="post: 121813" data-attributes="member: 8"><p>Yıllar öncesiydi, puslu bir Eylül sabahı.</p><p>Kampüs kantininde tanışmıştık onunla.</p><p>Daha dün gibi.</p><p>Gözleri kömür karası, sözleri gönül yarasıydı. Vurulmuştum.</p><p>Koç gibi delikanlı derler ya, işte tam öyleydi.</p><p>Özü sözü bir, mertti, sertti, erkekti.</p><p>Aşık olmuştum, platonikte olsa o benim aşkımdı, seviyordum.</p><p>Göz göze gelince boğazıma bir şeyler düğümlenir,</p><p>Kekeler konuşamazdım.</p><p>Ağzım kururdu, titrerdim.</p><p>O ise öylece bakar, susardı...</p><p></p><p>Aynı okuldaydık.</p><p>Benimle ilgilendiğini hissederdim, konuşmazdı.</p><p>Yan yana gelirsek, lafı ben acar beklerdim.</p><p>O havadan sudan konuşur, araya laf karıştırır çeker giderdi.</p><p>Bazen günlerce gözükmezdi, özlerdim.</p><p>Beni sevdiğini söylemesi için her numarayı yapardım, yemezdi.</p><p>Çay içelim derdim, gelmezdi.</p><p>Telefonumu verirdim, aramazdı.</p><p>Kitabını, notlarını alırdım verene kadar istemezdi.</p><p>Eline dokunurdum çaktırmadan çekerdi.</p><p>Yalnızca kantinde yakalardım onu, gider otururdum yanına.</p><p>Çay alma bahanesiyle kalkar, dönünce tam karşıma otururdu.</p><p>Göz göze gelirdik, hissederdim beni sevdiğini.</p><p>Gözleri söylerdi o söylemezdi.</p><p>Sinirlendiğini belli etmemeye çalışarak,</p><p>Çayını yarım bırakır, sigarasını söndürür, kalkar giderdi, çıldırırdım.</p><p>2000 içerdi...</p><p></p><p>O hep gitti, ben hep bekledim.</p><p>Böyle geçti tam üç sene.</p><p>Okul bitmek üzereydi ve benim doğum günümdü.</p><p>Onu da çağırmıştım.</p><p>Her zaman ki gibi gelmez diyordum ama geldi, ilk defa geldi.</p><p>Sevinçten uçuyordum.</p><p>Kapıda onu görünce her şeyi göze aldım.</p><p>El alemin içinde boynuna sarılıp</p><p>Bağıra çağıra "Seni seviyorum " dedim. "Seni seviyorum"</p><p>Rahatlamıştım.</p><p>Arkadaşlar aptallaştılar, ben utançtan kıpkırmızı.</p><p>O elindeki bir tek kırmızı gülü uzattı bana, "Lanet olsun" dedi.</p><p>"Lanet olsun, bende seni seviyorum"</p><p>Göz gözeydik, ağlıyordu.</p><p>Ve acı bir gülümseme belirdi yüzünde.</p><p>İçeri bile girmedi, kapıdan döndü gitti.</p><p>İçimde fırtınalar koptu o gidince. Yüreğim acıyordu.</p><p>SEVİYORDUM, SEVİLİYORDUM, AĞLIYORDUM.</p><p>Gitmişti.</p><p></p><p>Aylar sonra gazetede gördüm resmini.</p><p>Okulunu bitirmiş, öğretmen olmuştu.</p><p>Güpegündüz, yol ortasında,</p><p>Öğrencilerinin gözü önünde vurmuşlar onu.</p><p></p><p>O bir dava adamıydı...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Tarihci, post: 121813, member: 8"] Yıllar öncesiydi, puslu bir Eylül sabahı. Kampüs kantininde tanışmıştık onunla. Daha dün gibi. Gözleri kömür karası, sözleri gönül yarasıydı. Vurulmuştum. Koç gibi delikanlı derler ya, işte tam öyleydi. Özü sözü bir, mertti, sertti, erkekti. Aşık olmuştum, platonikte olsa o benim aşkımdı, seviyordum. Göz göze gelince boğazıma bir şeyler düğümlenir, Kekeler konuşamazdım. Ağzım kururdu, titrerdim. O ise öylece bakar, susardı... Aynı okuldaydık. Benimle ilgilendiğini hissederdim, konuşmazdı. Yan yana gelirsek, lafı ben acar beklerdim. O havadan sudan konuşur, araya laf karıştırır çeker giderdi. Bazen günlerce gözükmezdi, özlerdim. Beni sevdiğini söylemesi için her numarayı yapardım, yemezdi. Çay içelim derdim, gelmezdi. Telefonumu verirdim, aramazdı. Kitabını, notlarını alırdım verene kadar istemezdi. Eline dokunurdum çaktırmadan çekerdi. Yalnızca kantinde yakalardım onu, gider otururdum yanına. Çay alma bahanesiyle kalkar, dönünce tam karşıma otururdu. Göz göze gelirdik, hissederdim beni sevdiğini. Gözleri söylerdi o söylemezdi. Sinirlendiğini belli etmemeye çalışarak, Çayını yarım bırakır, sigarasını söndürür, kalkar giderdi, çıldırırdım. 2000 içerdi... O hep gitti, ben hep bekledim. Böyle geçti tam üç sene. Okul bitmek üzereydi ve benim doğum günümdü. Onu da çağırmıştım. Her zaman ki gibi gelmez diyordum ama geldi, ilk defa geldi. Sevinçten uçuyordum. Kapıda onu görünce her şeyi göze aldım. El alemin içinde boynuna sarılıp Bağıra çağıra "Seni seviyorum " dedim. "Seni seviyorum" Rahatlamıştım. Arkadaşlar aptallaştılar, ben utançtan kıpkırmızı. O elindeki bir tek kırmızı gülü uzattı bana, "Lanet olsun" dedi. "Lanet olsun, bende seni seviyorum" Göz gözeydik, ağlıyordu. Ve acı bir gülümseme belirdi yüzünde. İçeri bile girmedi, kapıdan döndü gitti. İçimde fırtınalar koptu o gidince. Yüreğim acıyordu. SEVİYORDUM, SEVİLİYORDUM, AĞLIYORDUM. Gitmişti. Aylar sonra gazetede gördüm resmini. Okulunu bitirmiş, öğretmen olmuştu. Güpegündüz, yol ortasında, Öğrencilerinin gözü önünde vurmuşlar onu. O bir dava adamıydı... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Bir eylül sabahı..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst