Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bir güne bin iyilik yetmez
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 138131" data-attributes="member: 8283"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">BİR GÜNE BİN İYİLİK YETMEZ </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">SELİM GÜNDÜZALP </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Muhtaçlara verdikçe zenginleşir, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">açları yedirdikçe doyarız... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Yoksulların uzattığı avuçlar, hazineyle doludur.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">—Selâhaddin Şimşek </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">HER İNSANIN kıymeti iyiliği kadardır. Gökyüzüne yerden toz kalkar ama yeryüzüne gökten yağmur yağar. Her kap içinde olanı sızdırır. İyiler kendileri için değil, başkaları için var. “Yar yüreğim yâr, gör ki neler var!” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bilge biri: “Allah’ım” diyordu. “Sen kötüleri esirge! İyileri zaten esirgemişsin, çünkü onları iyi yaratmışsın.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İyilikte geciken, bugün yarın diyen yolda kalır. Aza çoğa bakan aldanır. Hz. Ali; “Az vermekten utanma” der, “umut kırmak daha utandırıcı.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İyiler işini bilirler. Allah için sever, Allah için verirler. Ve sonunda müjdeye ererler: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği tavsiye ederler, kötülükten sakındırır, hayırda yarışırlar. İşte onlar iyi ve hayırlı kullardır.” (Âl-i İmran, 114) </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Rahmetli Hüseyin amcadan dinlemiştim. Cemaatinden olduğu caminin ihtiyaçları vardır. Cuma namazı bitiminde yardım için sergi açar. Her insan bir değil ya, aksi mizaçlı biri: “İlle de bir şey vermek zorunda mıyız?” diye çıkışır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hüseyin amca gayet nezaketle: “Hayır efendim” der, “biz verenden alıyoruz, vermeyenden değil.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Âlem bu işte. Engeller aşmak içindir, takılmak için değil. Geçelim bir adım ötesine. Takılmayalım elin sözüne. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Evet, insan iyilik için yaratılmıştır. Bunu da kendi yaratılışına bakarak görebilir. Bir eli diğer elin, bir gözü diğer gözün imdadına koşturan kim? Bu kâinatı onun hizmetine veren kim? Hangi iyilik bunlarla yarışabilir? İnsana ne verilmişse hepsi birer lütuf, hepsi birer ilâhî ikram. Bu iyiliklerin kaynağı nereden, vereni kim? Bunları bilmek ve öğrenmek de insanın en yüce görevi. Nefsimiz fakirlikle korkutur, cimriliğe sevk eder. Oysa mutluluğun yolu kısadır, ama ulaşmak zordur. Eh, o kadar da olur. Biraz çaba gerek. Bel bükülmeden de odun yarılmaz ya. İyiliğin yolcusu azıcık zahmeti rahmet bilir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İnsan verdiğini aza saymalı, aldığını da çoğa. Gitmeyene gitmeli. Nice ahbap, nice eski dostlar, komşular var. Aramayanı biz arayıp bulalım. Cimrilik kimi zengin etmiş ki? Yel alır gider, sel olur gider. Ne varsa yanında emanettir. Ver ki, senin olsun. Bak, ecel alır gider. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Cömerdin eli açık, iyinin bahtı açık. Garibe bir selâm, bir ekmekten iyidir. Gönül alıcı bir söz, kışı bahara çevirir. İyiliğin küçüğü olmaz. Eli açık olanın bir lokması, bir tas çorbası bile kırk kişiye yeter. Çünkü bereket ve bolluk oradadır. İlâhî rahmet ondadır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Yaşlı bir komşu teyzemiz vardı, gördüğümde selâm verir, hâlini hatırını sorardım. “Bir arzun, bir isteğin var mı teyzeciğim?..” derdim. Nuranî ihtiyar gülümseyen bir yüzle: “Ah be oğlum” derdi, “İnsana bu yaşta bir selâm, bir de tatlı kelâm gerek, verenden Allah razı olsun.” </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İyilik nerde ise </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">sen orada ol, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bak ne kapılar açar; </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hakkın yolunda ol. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kalbimizin kapılarını açmalı, iyilikte yarışmalıyız. Bizdeki nimet emanet. Verelim ki yerini bulsun. Verelim ki, verdiğimiz bizim olsun. Elde tuttuğumuz değil, elden çıkardığımız bizim öz malımız olur. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Ne verirsen elinle, o gider seninle” diyorlar, doğrudur amma sanırım eksik söylüyorlar. Siz bırakın vermeyi, o hayra niyet etmenizin bile sevabı çoktan verilmiş ve yazılmıştır. Yarım hurma ile dahi olsa iyilikten geri kalmayalım. Rabbimiz Kur’an’da bize doğru olan yolu gösteriyor: “...Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa, sen de öylece insanlara iyilik yap...” (Kasas, 77) </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Rabbim! Sonsuz rahmetin ve nimetlerin karşısında her zaman ve her daim hayretteyim. Herkesin hayra, iyiliğe koşuştuğu bir dünyaya özlem duymalıyız. Ziya Osman Saba’nın mısraları, bu hasret ve iştiyakla dolu. Dua gibi dilimde: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Bir yeşil yer bilirim ormanların içinde, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bütün gün mavi bir gök, bir rüzgâr, akşam esen. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Dedikodusuz bir köy, herkes kendi işinde, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Her an düşüneceğim: Allah ne kadar iyi! </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bir parça aşk, bir parça sevinç, su, güneş, ekmek, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bahtiyar seveceğiz yaşamayı, ölmeyi.” </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">D?NYA ahiretin tarlası, burada ekip, burada kazanacağız. Yan gelip yatalım da, şeytana arkadaş mı olalım? Öyle ise Rabbim, Yunus gibi derim: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Gözüm Seni görmek için, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Elim Sana ermek için, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bugün canım yolda koyam, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Yarın Sana ermek için.” </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hz. Peygamber (sav.), “Siz nasıl bir tayı yetiştirip büyütürsünüz, Allah da (c.c.) rızası uğruna verdiğiniz bir hurmayı, Uhud dağı kadar büyütür” buyuruyor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Verenler kazandı, sıra bize geldi. Kimse malım, gücüm yok diyemez. Herkesin yapacağı bir iyilik vardır. Mesela, açılmış iki el... Ne mi yapabilir? Çok şey... Bir kuşu, bir güvercini, söz gelimi bir masumu, zayıf bir çocuğu koruyabilir. Bir dertlinin âhını dindirebilir. Bir hastaya, bir fakire derman olabilir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İnsanın bir küçük gayreti, dağı toz eder. Deler geçer, düz eder. Ele bakma, gönle bak. Kalp vermeden, el de vermez. Topyekûn o sonsuz rahmeti çekmek için, bir araya gelmeli. Yoksa dağınık buluttan boşuna yağmur bekleme... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bir güne, bin iyilik yetmez. Bazen bir iyiliğin içinde, koca bir ömrün sevabı gizlidir. Bediüzzaman Hazretleri de öyle demiyor mu? </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Hem bazen olur ki, bir tek kelime, bir tek tesbih, öyle bir saadet hazinesi açar ki, altmış sene hizmetle o açılmamış. Demek bazı hâlât oluyor ki, bir tek âyet, Kur’an kadar fayda verebilir.” Bir iyiliğin, insan hayatını tümden ve nasıl değiştirebileceğini Hz. Mevlâna şu kıssayla anlatır: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Musa Peygamberin çobanlık yaptığı sıralarda, sürüsünden bir koyun kaçtı. Hz. Musa, onun peşinden saatlerce koştu. Öyle ki, ayak tabanları şişti ve yara oldu. Gece bastırınca, koyun yoruldu ve yavaşladı, bir yerde durdu kaldı. Hz. Musa da, onu yakaladı. Biraz olsun öfkelenmedi. Koyunun postundaki tozu toprağı elleriyle temizledi. Başını okşadı, sırtını sıvazladı ve: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Haydi bana acımadın, beni arkandan koşturdun durdun fakat; kendini ne diye bu kadar yordun?” dedi. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Onun böyle demesi üzerine Cenâb-ı Hak meleklerine şöyle buyurdu: Musa'ya peygamberlik yakışır!” Bir güne, bin iyilik yetmez. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">DUAMIZ, Sinan Paşa’nın duası olsun: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“İlâhi! Kabul Senden, ret Senden. İlâhi, şifâ Senden, dert Senden. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İlâhi! Her şeyi gülzâr ettinse ânı ittim. İlâhi! Elime her ne sundunsa ânı tuttum. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İlâhi! Gönlüm oduna her ne yaktınsa, ol tüter. İlâhi! Vücudum bağına her ne diktinse ol biter. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İlâhi! Dil verdin, zikrinden ayırma; gönül verdin fikrinden çevirme. İman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bir güne bir iyilik yetmez. Rabbim hayrı ve iyiliği seller, sebiller gibi akıtsın. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">EVLADIM, TRENİ BEKLİYORUZ! </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İYİLİĞİ ANLAYAN ve derinden kavrayan insanların hikâyesini bir de rahmetli Prof. Dr. Saffet Solak Hocamızdan dinleyelim: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ev sahibine bir şey de diyemiyordum. Saatler epey ilerledi ama yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan hacı anneye sıkılarak sordum: “Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?” Hacıanne: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz,” dedi. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Merak ettim, tekrar sordum: “Trenden sizin bir yakınınız mı inecek?” Hacıannenin cevabı inanılacak gibi değildi: “Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, ışığı yanan bir ev bulsun diye bekliyoruz.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Evet o insanlar âlim değildi belki ama derin bir iman ve irfan sahibiydiler. Çok şeyi değil ama bir şeyi çok iyi biliyorlardı. İyiliğin gecesi, gündüzü olmaz. Küçüğü büyüğü olmaz. Bunu biliyorlardı işte. “İyilik ve takvada yardımlaşın.” (Maide, 2) Kur’an’ın bu emrini okumakla kalmıyor, yaşıyorlardı. </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 138131, member: 8283"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]BİR GÜNE BİN İYİLİK YETMEZ [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]SELİM GÜNDÜZALP [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Muhtaçlara verdikçe zenginleşir, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]açları yedirdikçe doyarız... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Yoksulların uzattığı avuçlar, hazineyle doludur.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]—Selâhaddin Şimşek [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]HER İNSANIN kıymeti iyiliği kadardır. Gökyüzüne yerden toz kalkar ama yeryüzüne gökten yağmur yağar. Her kap içinde olanı sızdırır. İyiler kendileri için değil, başkaları için var. “Yar yüreğim yâr, gör ki neler var!” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bilge biri: “Allah’ım” diyordu. “Sen kötüleri esirge! İyileri zaten esirgemişsin, çünkü onları iyi yaratmışsın.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İyilikte geciken, bugün yarın diyen yolda kalır. Aza çoğa bakan aldanır. Hz. Ali; “Az vermekten utanma” der, “umut kırmak daha utandırıcı.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İyiler işini bilirler. Allah için sever, Allah için verirler. Ve sonunda müjdeye ererler: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği tavsiye ederler, kötülükten sakındırır, hayırda yarışırlar. İşte onlar iyi ve hayırlı kullardır.” (Âl-i İmran, 114) [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Rahmetli Hüseyin amcadan dinlemiştim. Cemaatinden olduğu caminin ihtiyaçları vardır. Cuma namazı bitiminde yardım için sergi açar. Her insan bir değil ya, aksi mizaçlı biri: “İlle de bir şey vermek zorunda mıyız?” diye çıkışır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hüseyin amca gayet nezaketle: “Hayır efendim” der, “biz verenden alıyoruz, vermeyenden değil.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Âlem bu işte. Engeller aşmak içindir, takılmak için değil. Geçelim bir adım ötesine. Takılmayalım elin sözüne. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Evet, insan iyilik için yaratılmıştır. Bunu da kendi yaratılışına bakarak görebilir. Bir eli diğer elin, bir gözü diğer gözün imdadına koşturan kim? Bu kâinatı onun hizmetine veren kim? Hangi iyilik bunlarla yarışabilir? İnsana ne verilmişse hepsi birer lütuf, hepsi birer ilâhî ikram. Bu iyiliklerin kaynağı nereden, vereni kim? Bunları bilmek ve öğrenmek de insanın en yüce görevi. Nefsimiz fakirlikle korkutur, cimriliğe sevk eder. Oysa mutluluğun yolu kısadır, ama ulaşmak zordur. Eh, o kadar da olur. Biraz çaba gerek. Bel bükülmeden de odun yarılmaz ya. İyiliğin yolcusu azıcık zahmeti rahmet bilir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İnsan verdiğini aza saymalı, aldığını da çoğa. Gitmeyene gitmeli. Nice ahbap, nice eski dostlar, komşular var. Aramayanı biz arayıp bulalım. Cimrilik kimi zengin etmiş ki? Yel alır gider, sel olur gider. Ne varsa yanında emanettir. Ver ki, senin olsun. Bak, ecel alır gider. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Cömerdin eli açık, iyinin bahtı açık. Garibe bir selâm, bir ekmekten iyidir. Gönül alıcı bir söz, kışı bahara çevirir. İyiliğin küçüğü olmaz. Eli açık olanın bir lokması, bir tas çorbası bile kırk kişiye yeter. Çünkü bereket ve bolluk oradadır. İlâhî rahmet ondadır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Yaşlı bir komşu teyzemiz vardı, gördüğümde selâm verir, hâlini hatırını sorardım. “Bir arzun, bir isteğin var mı teyzeciğim?..” derdim. Nuranî ihtiyar gülümseyen bir yüzle: “Ah be oğlum” derdi, “İnsana bu yaşta bir selâm, bir de tatlı kelâm gerek, verenden Allah razı olsun.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İyilik nerde ise [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]sen orada ol, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bak ne kapılar açar; [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hakkın yolunda ol. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Kalbimizin kapılarını açmalı, iyilikte yarışmalıyız. Bizdeki nimet emanet. Verelim ki yerini bulsun. Verelim ki, verdiğimiz bizim olsun. Elde tuttuğumuz değil, elden çıkardığımız bizim öz malımız olur. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Ne verirsen elinle, o gider seninle” diyorlar, doğrudur amma sanırım eksik söylüyorlar. Siz bırakın vermeyi, o hayra niyet etmenizin bile sevabı çoktan verilmiş ve yazılmıştır. Yarım hurma ile dahi olsa iyilikten geri kalmayalım. Rabbimiz Kur’an’da bize doğru olan yolu gösteriyor: “...Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa, sen de öylece insanlara iyilik yap...” (Kasas, 77) [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Rabbim! Sonsuz rahmetin ve nimetlerin karşısında her zaman ve her daim hayretteyim. Herkesin hayra, iyiliğe koşuştuğu bir dünyaya özlem duymalıyız. Ziya Osman Saba’nın mısraları, bu hasret ve iştiyakla dolu. Dua gibi dilimde: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Bir yeşil yer bilirim ormanların içinde, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bütün gün mavi bir gök, bir rüzgâr, akşam esen. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Dedikodusuz bir köy, herkes kendi işinde, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Her an düşüneceğim: Allah ne kadar iyi! [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bir parça aşk, bir parça sevinç, su, güneş, ekmek, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bahtiyar seveceğiz yaşamayı, ölmeyi.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]D?NYA ahiretin tarlası, burada ekip, burada kazanacağız. Yan gelip yatalım da, şeytana arkadaş mı olalım? Öyle ise Rabbim, Yunus gibi derim: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Gözüm Seni görmek için, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Elim Sana ermek için, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bugün canım yolda koyam, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Yarın Sana ermek için.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hz. Peygamber (sav.), “Siz nasıl bir tayı yetiştirip büyütürsünüz, Allah da (c.c.) rızası uğruna verdiğiniz bir hurmayı, Uhud dağı kadar büyütür” buyuruyor. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Verenler kazandı, sıra bize geldi. Kimse malım, gücüm yok diyemez. Herkesin yapacağı bir iyilik vardır. Mesela, açılmış iki el... Ne mi yapabilir? Çok şey... Bir kuşu, bir güvercini, söz gelimi bir masumu, zayıf bir çocuğu koruyabilir. Bir dertlinin âhını dindirebilir. Bir hastaya, bir fakire derman olabilir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İnsanın bir küçük gayreti, dağı toz eder. Deler geçer, düz eder. Ele bakma, gönle bak. Kalp vermeden, el de vermez. Topyekûn o sonsuz rahmeti çekmek için, bir araya gelmeli. Yoksa dağınık buluttan boşuna yağmur bekleme... [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bir güne, bin iyilik yetmez. Bazen bir iyiliğin içinde, koca bir ömrün sevabı gizlidir. Bediüzzaman Hazretleri de öyle demiyor mu? [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Hem bazen olur ki, bir tek kelime, bir tek tesbih, öyle bir saadet hazinesi açar ki, altmış sene hizmetle o açılmamış. Demek bazı hâlât oluyor ki, bir tek âyet, Kur’an kadar fayda verebilir.” Bir iyiliğin, insan hayatını tümden ve nasıl değiştirebileceğini Hz. Mevlâna şu kıssayla anlatır: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Musa Peygamberin çobanlık yaptığı sıralarda, sürüsünden bir koyun kaçtı. Hz. Musa, onun peşinden saatlerce koştu. Öyle ki, ayak tabanları şişti ve yara oldu. Gece bastırınca, koyun yoruldu ve yavaşladı, bir yerde durdu kaldı. Hz. Musa da, onu yakaladı. Biraz olsun öfkelenmedi. Koyunun postundaki tozu toprağı elleriyle temizledi. Başını okşadı, sırtını sıvazladı ve: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Haydi bana acımadın, beni arkandan koşturdun durdun fakat; kendini ne diye bu kadar yordun?” dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Onun böyle demesi üzerine Cenâb-ı Hak meleklerine şöyle buyurdu: Musa'ya peygamberlik yakışır!” Bir güne, bin iyilik yetmez. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]DUAMIZ, Sinan Paşa’nın duası olsun: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“İlâhi! Kabul Senden, ret Senden. İlâhi, şifâ Senden, dert Senden. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İlâhi! Her şeyi gülzâr ettinse ânı ittim. İlâhi! Elime her ne sundunsa ânı tuttum. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İlâhi! Gönlüm oduna her ne yaktınsa, ol tüter. İlâhi! Vücudum bağına her ne diktinse ol biter. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İlâhi! Dil verdin, zikrinden ayırma; gönül verdin fikrinden çevirme. İman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bir güne bir iyilik yetmez. Rabbim hayrı ve iyiliği seller, sebiller gibi akıtsın. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]EVLADIM, TRENİ BEKLİYORUZ! [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İYİLİĞİ ANLAYAN ve derinden kavrayan insanların hikâyesini bir de rahmetli Prof. Dr. Saffet Solak Hocamızdan dinleyelim: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ev sahibine bir şey de diyemiyordum. Saatler epey ilerledi ama yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan hacı anneye sıkılarak sordum: “Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?” Hacıanne: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz,” dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Merak ettim, tekrar sordum: “Trenden sizin bir yakınınız mı inecek?” Hacıannenin cevabı inanılacak gibi değildi: “Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, ışığı yanan bir ev bulsun diye bekliyoruz.” [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Evet o insanlar âlim değildi belki ama derin bir iman ve irfan sahibiydiler. Çok şeyi değil ama bir şeyi çok iyi biliyorlardı. İyiliğin gecesi, gündüzü olmaz. Küçüğü büyüğü olmaz. Bunu biliyorlardı işte. “İyilik ve takvada yardımlaşın.” (Maide, 2) Kur’an’ın bu emrini okumakla kalmıyor, yaşıyorlardı. [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bir güne bin iyilik yetmez
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst