Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bir harf katipsiz olmaz, biliyorsun
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 184219" data-attributes="member: 11795"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Bismillahirrahmanirrahim</span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Birâder, haşir ve âhiretin basit ve avâm lisâniyle ve vâzıh bir tarzda beyânını istersen; öyle ise şu temsilî hikâyeciğe nefsimle beraber bak, dinle:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Bir zaman, iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (Şu dünyaya işarettir.) gidiyorlar. Bakarlar ki herkes ev, hâne, dükkân kapılarını açık bırakıp, muhâfazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para, meydanda sahipsiz kalır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">O adamlardan birisi, her istediği şeye elini uzatıp, ya çalıyor, ya gasb ediyor. Hevesine tebâiyet edip her nevi zulmü, sefâheti irtikâb ediyor. Ahali de ona çok ilişmiyorlar. Diğer arkadaşı ona dedi ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ne yapıyorsun? Ceza çekeceksin, beni de belâya sokacaksın. Bu mallar mîrî malıdır. Bu ahali, çoluk çocuğuyla asker olmuşlar veya memur olmuşlar. Şu işlerde sivil olarak istihdam ediliyorlar. Onun için sana çok ilişmiyorlar. Fakat, intizam şediddir. Padişahın her yerde telefonu var ve memurları bulunur. Çabuk git, dehâlet et" dedi. Fakat, o sersem inad edip dedi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Yok, mîrî malı değil, belki vakıf malıdır, sahipsizdir; herkes istediği gibi tasarruf edebilir. Bu güzel şeylerden istifadeyi men edecek hiçbir sebep görmüyorum. Gözümle görmezsem inanmayacağım" dedi. Hem, feylesofâne çok safsatiyâtı söyledi. İkisi arasında ciddî bir münâzara başladı. Evvelâ, o sersem, dedi:</span></span></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Padişah kimdir; tanımam?" </span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Sonra, arkadaşı ona cevaben, "Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur? Ve bu kadar çok servet ki, her saatte bir şimendifer (Haşiye) gaibden gelir gibi, kıymettar, musannâ mallarla dolu gelir. Burada dökülüyor, gidiyor. Nasıl sahipsiz olur? Ve her yerde görünen ilânnâmeler ve beyânnâmeler ve her mal üstünde görünen turra ve sikkeler, damgalar ve her köşesinde sallanan bayraklar nasıl mâliksiz olabilir? Sen, anlaşılıyor ki, bir parça firengî okumuşsun. Bu İslâm yazılarını okuyamıyorsun, hem de bilenden sormuyorsun. İşte, gel; en büyük fermanı sana okuyacağım."</span></span></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">O sersem döndü dedi: </span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Haydi, padişah var; fakat benim cüzî istifadem ona ne zarar verebilir? Hazînesinden ne noksan eder? Hem, burada hapis mapis yoktur, ceza görünmüyor."</span></span></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Arkadaşı ona cevaben dedi: </span></span></strong></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Yahu, şu görünen memleket bir manevra meydanıdır. Hem, sanâyi-i garîbe-i sultaniyenin meşheridir. Hem muvakkat, temelsiz misafirhâneleridir. Görmüyor musun ki, her gün bir kafile gelir, biri gider, kaybolur; dâimâ dolar, boşanır. Bir zaman sonra şu memleket tebdil edilecek; bu ahali başka ve dâimî bir memlekete nakledilecek. Orada, herkes hizmetine mukabil ya ceza, ya mükâfat görecek" dedi. (Sözler, 10. Söz)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen"><strong>Haşiye: </strong>Seneye işarettir. Evet, bahar, mahzen-i erzak bir vagondur, gaibden gelir</span></span></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Bediüzzaman Said Nursi</span></span></strong></p><p><u><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">SÖZLÜK:</span></span></strong></u></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">AHÂLİ : Halk.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">AVÂM : Sıradan biri, fakir halk tabakası; okuyup yazması az olan; ilim ve irfânı az, basit yaşayışa sahip kimse.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">BEYÂN : Açıklama; izah; anlatma.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">BEYÂNNÂME : Bildiri.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">BİRÂDER : Kardeş.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">DEHÂLET : Sığınmak, aman dilemek, medet, yardım isteyiş.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">EVVELÂ : İlk önce.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">FERMÂN : Emir, buyruk, tebliğ.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">FRENGİ : Avrupa yazısı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">GAİB : Görünmeyen, gizli.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">GASB : Başkasının malını rızâsı olmadan zorla almak.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">HAŞİR : Toplanmak, birikmek; insanların öldükten sonra tekrar diriltilip bir yerde toplanmaları.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">HEVES : Gelip geçici istek, arzu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">İLÂNNÂME : İlân yazısı; îlân vâsıtası.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">İNAD : Israr, muannidlik, ayak direme, dediğinden vazgeçmeme.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">İNTİZAM : Tertib, düzen, nizam üzere olmak</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">İRTİKÂB : Kötü bir iş yapma</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">İSTİHDÂM : Bir işte kullanmak için alıkoyma, çalıştırma, kullanma, hizmet ettirme.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">KÂTİP : Yazan, yazıcı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">MÂLİK : Sahip olan, mülk sahibi; Allah</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">MANEVRA : Tatbikat, hareket kabiliyeti.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">MEŞHER : Teşhir yeri. Gösterme yeri. Sergi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">MÎRÎ : Devlet malı, devlet hazinesine mensup.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">MUNTAZAM : Düzene girmiş, intizamlı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">MUSANNA : Sanatlı bir şekilde yapılan.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">MÜNÂZARA : Karşılıklı konuşma, tartışma.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">NİHÂYET : Son.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">SAFSATİYÂT : Safsatalar, yalan ve yanlış şeytâni sözler</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">SANÂYİ-İ GARÎBE : Görenleri hayrette bırakan sanatlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">SEFÂHET : Zevk, eğlence ve yasak şeylere düşkünlük.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">SİKKE : Damga; nereye ve kime âit olduğunun bilinmesi için konulan mühür.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">ŞEDİD : Çok şiddetli, sıkı, sert.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">ŞİMENDİFER : Demiryolu katarı, tren.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">TASARRUF : Birşeyin sahibi olup, idâre etme, mülkünü istediği gibi kullanma.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">TEBÂİYET : Uyma, tâbî olma, bağlanma.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">TEBDİL : Değiştirme, yenileme.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">TURRA : Mühür, padişah damgası, padişah imzası.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">VÂZIH : Açık, âşikâr, besbelli.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 184219, member: 11795"] [B][SIZE=4][COLOR=seagreen]Bismillahirrahmanirrahim[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Birâder, haşir ve âhiretin basit ve avâm lisâniyle ve vâzıh bir tarzda beyânını istersen; öyle ise şu temsilî hikâyeciğe nefsimle beraber bak, dinle:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Bir zaman, iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (Şu dünyaya işarettir.) gidiyorlar. Bakarlar ki herkes ev, hâne, dükkân kapılarını açık bırakıp, muhâfazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para, meydanda sahipsiz kalır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]O adamlardan birisi, her istediği şeye elini uzatıp, ya çalıyor, ya gasb ediyor. Hevesine tebâiyet edip her nevi zulmü, sefâheti irtikâb ediyor. Ahali de ona çok ilişmiyorlar. Diğer arkadaşı ona dedi ki:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ne yapıyorsun? Ceza çekeceksin, beni de belâya sokacaksın. Bu mallar mîrî malıdır. Bu ahali, çoluk çocuğuyla asker olmuşlar veya memur olmuşlar. Şu işlerde sivil olarak istihdam ediliyorlar. Onun için sana çok ilişmiyorlar. Fakat, intizam şediddir. Padişahın her yerde telefonu var ve memurları bulunur. Çabuk git, dehâlet et" dedi. Fakat, o sersem inad edip dedi:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Yok, mîrî malı değil, belki vakıf malıdır, sahipsizdir; herkes istediği gibi tasarruf edebilir. Bu güzel şeylerden istifadeyi men edecek hiçbir sebep görmüyorum. Gözümle görmezsem inanmayacağım" dedi. Hem, feylesofâne çok safsatiyâtı söyledi. İkisi arasında ciddî bir münâzara başladı. Evvelâ, o sersem, dedi:[/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=seagreen]"Padişah kimdir; tanımam?" [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Sonra, arkadaşı ona cevaben, "Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz, bir harf kâtipsiz olamaz; biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur? Ve bu kadar çok servet ki, her saatte bir şimendifer (Haşiye) gaibden gelir gibi, kıymettar, musannâ mallarla dolu gelir. Burada dökülüyor, gidiyor. Nasıl sahipsiz olur? Ve her yerde görünen ilânnâmeler ve beyânnâmeler ve her mal üstünde görünen turra ve sikkeler, damgalar ve her köşesinde sallanan bayraklar nasıl mâliksiz olabilir? Sen, anlaşılıyor ki, bir parça firengî okumuşsun. Bu İslâm yazılarını okuyamıyorsun, hem de bilenden sormuyorsun. İşte, gel; en büyük fermanı sana okuyacağım."[/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=seagreen]O sersem döndü dedi: [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Haydi, padişah var; fakat benim cüzî istifadem ona ne zarar verebilir? Hazînesinden ne noksan eder? Hem, burada hapis mapis yoktur, ceza görünmüyor."[/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=seagreen]Arkadaşı ona cevaben dedi: [/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Yahu, şu görünen memleket bir manevra meydanıdır. Hem, sanâyi-i garîbe-i sultaniyenin meşheridir. Hem muvakkat, temelsiz misafirhâneleridir. Görmüyor musun ki, her gün bir kafile gelir, biri gider, kaybolur; dâimâ dolar, boşanır. Bir zaman sonra şu memleket tebdil edilecek; bu ahali başka ve dâimî bir memlekete nakledilecek. Orada, herkes hizmetine mukabil ya ceza, ya mükâfat görecek" dedi. (Sözler, 10. Söz)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen][B]Haşiye: [/B]Seneye işarettir. Evet, bahar, mahzen-i erzak bir vagondur, gaibden gelir[/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=seagreen]Bediüzzaman Said Nursi[/COLOR][/SIZE][/B] [U][B][SIZE=4][COLOR=seagreen]SÖZLÜK:[/COLOR][/SIZE][/B][/U] [SIZE=4][COLOR=seagreen]AHÂLİ : Halk.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]AVÂM : Sıradan biri, fakir halk tabakası; okuyup yazması az olan; ilim ve irfânı az, basit yaşayışa sahip kimse.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]BEYÂN : Açıklama; izah; anlatma.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]BEYÂNNÂME : Bildiri.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]BİRÂDER : Kardeş.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]DEHÂLET : Sığınmak, aman dilemek, medet, yardım isteyiş.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]EVVELÂ : İlk önce.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]FERMÂN : Emir, buyruk, tebliğ.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]FRENGİ : Avrupa yazısı.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]GAİB : Görünmeyen, gizli.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]GASB : Başkasının malını rızâsı olmadan zorla almak.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]HAŞİR : Toplanmak, birikmek; insanların öldükten sonra tekrar diriltilip bir yerde toplanmaları.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]HEVES : Gelip geçici istek, arzu.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]İLÂNNÂME : İlân yazısı; îlân vâsıtası.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]İNAD : Israr, muannidlik, ayak direme, dediğinden vazgeçmeme.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]İNTİZAM : Tertib, düzen, nizam üzere olmak[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]İRTİKÂB : Kötü bir iş yapma[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]İSTİHDÂM : Bir işte kullanmak için alıkoyma, çalıştırma, kullanma, hizmet ettirme.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]KÂTİP : Yazan, yazıcı.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]MÂLİK : Sahip olan, mülk sahibi; Allah[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]MANEVRA : Tatbikat, hareket kabiliyeti.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]MEŞHER : Teşhir yeri. Gösterme yeri. Sergi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]MÎRÎ : Devlet malı, devlet hazinesine mensup.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]MUNTAZAM : Düzene girmiş, intizamlı.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]MUSANNA : Sanatlı bir şekilde yapılan.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]MÜNÂZARA : Karşılıklı konuşma, tartışma.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]NİHÂYET : Son.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]SAFSATİYÂT : Safsatalar, yalan ve yanlış şeytâni sözler[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]SANÂYİ-İ GARÎBE : Görenleri hayrette bırakan sanatlar.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]SEFÂHET : Zevk, eğlence ve yasak şeylere düşkünlük.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]SİKKE : Damga; nereye ve kime âit olduğunun bilinmesi için konulan mühür.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]ŞEDİD : Çok şiddetli, sıkı, sert.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]ŞİMENDİFER : Demiryolu katarı, tren.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]TASARRUF : Birşeyin sahibi olup, idâre etme, mülkünü istediği gibi kullanma.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]TEBÂİYET : Uyma, tâbî olma, bağlanma.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]TEBDİL : Değiştirme, yenileme.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]TURRA : Mühür, padişah damgası, padişah imzası.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]VÂZIH : Açık, âşikâr, besbelli.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bir harf katipsiz olmaz, biliyorsun
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst