Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Bir nevi iken, binler nevi hükmünde yaratmak ne demektir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 186450" data-attributes="member: 9260"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred">İnsanın bir ferdi, sair hayvânâtın bir nev’i hükmündedir. Elbette, kat’î bir hads ile hükmedilir ki, haşir ve neşr-i ekberde, beşerin herbir ferdi aynıyla, cismiyle, ismiyle, resmiyle iade edilecektir. Cümlesinin izahı nasıldır?</span></span></strong></p><p></p><p> </p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Allah kainatta tasarruf ederken, hem kudretini, hem mükemmel sıfatlarını göstermek için, az bir şeyin eli ile çok şeyleri verdirir; bir sayfaya, kitabı sığdırıyor. Tek bir şeye yüzlerce vazife takar. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Mesela bir karaciğere, tıbbın beyanı ile, dört yüz vazife takar. Bir ağaç ile, tonlarca meyve verdirir. Yüz gramlık göz’e, ciltlerle yazılsa bitmeyen ilim ve hikmet takar. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Şayet bunları tersi ile yapsa idi, yani bir karaciğer yerine, dört yüz vazife için ayrı ayrı karaciğer veya farklı organlar yaratsasdı, her meyve için bir ağaç yaratsa idi, bahçeden üç beş kilo meyve yemek için, sayısız ağaçlar dikmek gerekecekti. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">İşte, kainatta hiçbir şey eşit yaratılmamış. Her vazifeyi görecek ayrı ayrı şeyler yerine, çok vazifeleri görecek bir şey yaratmış. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">İnsanlıkta da durum aynıdır. İnsanın bir ferdini, Allah öyle bir donatmış ki, sair türlere bedel yaratmış. Allah, insana çok hissiyat ve cihazlar vermiş ve duygularına sınır koymamış ki, çok makam ve mertebeleri elde edebilsin ve kainatın halifesi ve neticesi olduğunu gösterebilsin. Yani, Allah, bir insan ile çok mahsulat kaldırsın ve çok maksatları tahakkuk ettirsin. Bu yüzden insanı kayıt altına alıp, sınırsız duygularını susturmak imkansızdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Materyalist felsefenin mutlak eşitlik kanununu, yani sınıfsız toplum düşüncesi insanın fıtratı ile çelişiyor, uyuşmuyor. İnsan gibi cami ve geniş ve sınırsız duygu ile donatılmış bir varlığı, eşitlik ile kayıt altına almak ve her insan, fazilet ve kabiliyetçe aynıdır, demek, taptıkları tabiatın kanununa aykırıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Allah, her insanı diğer türlerin üstünde yarattığı gibi, insanlar arasında da bazı insanları çok vazifeleri gördürmek için, diğer insanlardan farklı ve üstün vasıflarla donatmıştır. Onun için insanlar arasında kabiliyet ve fazilet noktasında mutlak eşitlik söz konusu değildir. Sınıfsız insan toplumu, ütopyadan öteye geçemez.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Mutlak eşitlik, ancak hukukta olur. Yani, kanunlar ve adalet önünde herkes eşittir. Sosyal statü ne olursa olsun, hukukta mutlak olarak herkes eşittir ve eşit olmalıdır. İslam bu eşitliği tam bir şekilde ortaya koymuştur. Zira İslam, fıtrat dinidir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 186450, member: 9260"] [B][SIZE=4][COLOR=darkred]İnsanın bir ferdi, sair hayvânâtın bir nev’i hükmündedir. Elbette, kat’î bir hads ile hükmedilir ki, haşir ve neşr-i ekberde, beşerin herbir ferdi aynıyla, cismiyle, ismiyle, resmiyle iade edilecektir. Cümlesinin izahı nasıldır?[/COLOR][/SIZE][/B] [COLOR=darkred][SIZE=4][/SIZE][/COLOR] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Allah kainatta tasarruf ederken, hem kudretini, hem mükemmel sıfatlarını göstermek için, az bir şeyin eli ile çok şeyleri verdirir; bir sayfaya, kitabı sığdırıyor. Tek bir şeye yüzlerce vazife takar. Mesela bir karaciğere, tıbbın beyanı ile, dört yüz vazife takar. Bir ağaç ile, tonlarca meyve verdirir. Yüz gramlık göz’e, ciltlerle yazılsa bitmeyen ilim ve hikmet takar. Şayet bunları tersi ile yapsa idi, yani bir karaciğer yerine, dört yüz vazife için ayrı ayrı karaciğer veya farklı organlar yaratsasdı, her meyve için bir ağaç yaratsa idi, bahçeden üç beş kilo meyve yemek için, sayısız ağaçlar dikmek gerekecekti. İşte, kainatta hiçbir şey eşit yaratılmamış. Her vazifeyi görecek ayrı ayrı şeyler yerine, çok vazifeleri görecek bir şey yaratmış. İnsanlıkta da durum aynıdır. İnsanın bir ferdini, Allah öyle bir donatmış ki, sair türlere bedel yaratmış. Allah, insana çok hissiyat ve cihazlar vermiş ve duygularına sınır koymamış ki, çok makam ve mertebeleri elde edebilsin ve kainatın halifesi ve neticesi olduğunu gösterebilsin. Yani, Allah, bir insan ile çok mahsulat kaldırsın ve çok maksatları tahakkuk ettirsin. Bu yüzden insanı kayıt altına alıp, sınırsız duygularını susturmak imkansızdır. Materyalist felsefenin mutlak eşitlik kanununu, yani sınıfsız toplum düşüncesi insanın fıtratı ile çelişiyor, uyuşmuyor. İnsan gibi cami ve geniş ve sınırsız duygu ile donatılmış bir varlığı, eşitlik ile kayıt altına almak ve her insan, fazilet ve kabiliyetçe aynıdır, demek, taptıkları tabiatın kanununa aykırıdır. Allah, her insanı diğer türlerin üstünde yarattığı gibi, insanlar arasında da bazı insanları çok vazifeleri gördürmek için, diğer insanlardan farklı ve üstün vasıflarla donatmıştır. Onun için insanlar arasında kabiliyet ve fazilet noktasında mutlak eşitlik söz konusu değildir. Sınıfsız insan toplumu, ütopyadan öteye geçemez. Mutlak eşitlik, ancak hukukta olur. Yani, kanunlar ve adalet önünde herkes eşittir. Sosyal statü ne olursa olsun, hukukta mutlak olarak herkes eşittir ve eşit olmalıdır. İslam bu eşitliği tam bir şekilde ortaya koymuştur. Zira İslam, fıtrat dinidir. [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Bir nevi iken, binler nevi hükmünde yaratmak ne demektir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst