Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Bir ölüm rüyasi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ent" data-source="post: 184841" data-attributes="member: 13914"><p style="text-align: left"><strong><em><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px">BIR ÖLÜM RÜYASI </span></span></em></strong></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bir zamanlar bir yerde Allah’in bir veli kulu yasardi. Temiz kalpli, ihlasli, safça bir mü’mindi. Her gördügünü iyiye yorumlar, Allah’a çok tevekkül ederdi. Bir kötülük, bir çirkinlik görse iyi tarafindan alir, “Bunda bir hikmet vardir” diyerek gönlünü hos tutardi. Her seyin iyi yönünü görür, gülleri devsirir, dikenlerle hiç ilgilenmezdi. Yaratandan ötürü yaratilani hos görür, onlara güler yüzle nasihat ederdi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Müslümanlarin kiskanmasina aldirmaz. Onlara karsi yine hüsn-ü zan ederdi. Seytani ve nefsini tam ve katiksiz düsman bilir, Allah’a siginirdi. Nefsinin hücumlarina karsi iman kalesine girer, elden geldigince ona karsi silahlanirdi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Açiktan küfrünü açiklayanlara, Tevhid’i bulmalari için dua ederdi. Hayati nurlu, gönlü sürûrlu has bir kuldu. Kur’an-i sikça okur, ayetleri anlamaya çalisirdi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">O gün yine nafile oruca niyetlenmisti. Dûha namazini biraz erkence kilmis, sehrin disina dogru yürüyüse çikmisti. Çevre duvarlarinin disina agaç gölgelerinin sarktigi eski mezarliga dogru yürüdü. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Kabristana girdi. Fatiha ve ihlasi okudu. Bunu da, ebedi ikamegâhlarinda yatanlarin ruhlarina hediye eyledi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Koyu gölgeli bir agacin altina oturup alninda biriken terleri mendiliyle sildi. Derin bir tefekküre daldi. Mezardakilerin hallerini düsünüp, onlar için kaygilandi. Yüregine ilik bir seyler akti, gözleri yasardi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Sevgili Peygamberimiz kabir konusunda ne buyurmustu? “Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarindan bir çukurdur.” </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Simdi burada yatanlar acaba hangisinde? </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Acaba bunlar dünya hayatinda neler yaptilar? Nasil inandilar, nasil yasadilar? Simdi cennet bahçesinde zevk mi ediyorlar, yoksa cehennem çukurunda azap mi çekiyorlar? Bir meraktir kapladi içini... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bu eski mezarlikta kimler yatiyor? Zengiler, fakirler, iyiler, kötüler, zalimler, günahkârlar... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Sonra yasadigi zamani düsündü... Hiç ölmeyecekmis gibi dünya için çalisanlari, mazlumlara eziyet eden zalimleri, vatan, millet, bayrak diye halki uyutanlari, bankalarindaki hesaplarini kabartabilmek için herseyi mübah sayanlari düsündü. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bir lokma için çöplük karistiranlari, televizyonda gördügü sanatçi(!)lara ilah muamelesi yapanlari, sirf okumak için gittikleri okula; senin giyinisin, kilik-kiyafet yönetmeligine aykiri diye umudunu o okula baglamis kizlari okula almayan zihniyeti, dininin geregi giyindigi için okuluna alinmayan kizlari, alkolün ve uyusturucunun batagina düsmüs gençleri, ekranlarindan fuhustan baska birseyin gösterilmedigi televizyonlarin yöneticilerini düsündü... Allah’im aklima mukayyet ol! Sen ki dualari kabul edersin. Bizleri Rasulullah’in (s.a.v.) sancagi altinda toplananlardan eyle!.. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Senin dininin gereklerini yerine getirmeyenler, bu hayatin sonunda hesap yok zannediyorlar. Oysa Üstad Necip Fazil Kisakürek bir siirinde: </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 15px"><strong>“Bu hayatin sonunda hesap yok mu zannettin sen? </strong></span></span></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Lokantanin garsonu bile; ‘hesap lütfen’ diyor. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Lokantanin garsonu bile hesap isterken... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Sen nasil olur da; bizlere herseyi bahseden, sen... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Hesap sormazsin?.. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Ilahî onlari affet, onlara hidayeti nasip et.” </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Ya Rabbi! Çok sürmeden beni de buraya getirecekler. Benim halim ne olacak? Her nefis ölümü tadacaktir. “Ölümün acisi üç yüz kiliç yarasindan fazladir.” buyurulmus. Ben nasil dayanacagim? </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Seytan son anda bana musallat olursa ben ne yaparim? O zaman halim nice olur. Kabir hayati, sonra dirilis, hesap-kitap, mizan-terazi, sirat, cennet, cehennem... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Gelen iki melege nasil hesap verecegim? Onlarin sorularina cevap verebilecek miyim?.. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bu düsünceler içindeyken uyku bastirdi. Basini yasli agacin gövdesine dayadi. Dualar mirildanirken gözü dallara, yapraklara kaydi. Sanki o yapraklarda ölmüs insanlarin isimleri vardi. Onlari okumaya çalisti. Uyku iyice bastirdi. Gözleri kapandi. Derin bir uykuya daldi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Rüyasinda mezardakileri gördü. Güyâ kendisi de ölmüs, orada bulunan kabir arkadaslari hâl diliyle kendisine bir seyler anlatiyorlardi. Geriye dönüsü olmayan dünya hayatlarini, çaresizliklerini, nasil aldandiklarini, halen hayatta olanlara nasil gipta ettiklerini, kendilerine firsat verilse ve dünyaya dönseler sirf Allah’in (c.c.) rizasi için nasil yasacaklarini, hepsini, hepsini... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Sonra kabrin içinde en çok feryatlarin, iniltilerin geldigi kabrin sahibine sordu: </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Arkadas halin nedir? Neden en çok azap sana çektiriliyor? </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Kabirdeki söyle cevap verdi: </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Ah!.. Aman... Halimi hiç sorma. Ben dünya hayatinda Allah’a (c.c.) sirk kostum. Her günah affolunur, benim günahim affolunmaz. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Anladim... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Sonra ana-babasina karsi gelenlerin, katillerin, intihar edenlerin, zulüm yapanlarin, zina yapanlarin, içki içenlerin, faiz yiyenlerin, kumar oynayanlarin, iftira atanlarin, riyakârlarin, münafiklarin, rüsvet yiyenlerin, yetim mali yiyenlerin, sihirle ugrasanlarin, avret yerini açanlarin, karsi cinse benzeyenlerin, ilmiyle âmil olmayan alimlerin, hatta sattigi süte su karistiranlarin hayatini dinledi. Çektikleri azaba tanik oldu. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">İçi sıkıldı iyice. Çildiracak gibi oldu. Sonra duydugu kus sesleriyle, hissettigi ve tarif bile edemedigi essiz korkularla kendine geldi.. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Ya sen ey mevta! Nedir tüm bu güzelligin sebebi? Seni görünce içim açildi, gönlüm rahatladi. Senin yerinde olmasi ne kadar isterdim. Belli ki cennete namzetsin. Seni bu makama çikaran nedir? dedi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Imandir kardes, iman. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Nasil yani? </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Ben dünyadayken “La ilahe illallah Muhammedürresullah” lafzini tam manasiya anladim, layikiyla iman ettim, ibadet ettim. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Allah’im bu güzelliklerini hepimize nasip et, düsüncesi içinde diger cennetlikleri; zekat verenleri, oruç tutanlari, namaz kilanlari. Allah’i (c.c.) çokca zikredenleri ana-babasina hürmette kusur etmeyen evlatlari, iyiligi emredip kötülükten nehyedenleri. Iffet sahibi insanlari, sehidleri, ehl-i takva sahiplerini dinledi. Onlara yapilan izzet-i ikrami gördü. Onlara gipta ile bakti. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bizim Allah dostu rüyasinda kabir aleminde dolasirken gelen gürültülerle uyandi. O kabristana yeni bir ölü getirilmisti. Kalabalik bir cemaat vardi. Ölüyü kabre koydular. Üzerini toprakla örttüler. Yasin, tekasür, ihlas, fatiha surelerini okuyup dua ettiler. Ellerini yüzlerine sürüp kabristandan ayrildilar. Kabrin basinda ölenin oglu, kardesi, bir de imam kaldi. Imam ayaga kalkip: </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Ey Ahmet oglu Hasan! diye üç kere bagirdi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Dünya üzerinde bulundugun inanci hatirla. O da sudur: “Allah’tan (c.c.) baska ilah olmadigina, Muhammedin (s.a.v.), Allah’in (c.c.) Rasulü olduguna, senin Rab olarak Allah’a (c.c.) Din olarak Islam’a, Peygamber olarak Hz. Muhammed’e (s.a.v.) razi olduguna dair sahitligindir.” dedi... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Artik imamin ve yanindakilerin isi bitmisti. Son kez kabre bakip çikisa dogru yürümeye basladilar. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Kendisini halen rüyada zannediyordu ki; karsidan gelen imam: </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Hey! Mübarek kalk ne yatiyorsun? sözleriyle irkildi ve birden ayaga firladi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Sen kimsin? Ben nerdeyim? Öldüm mü? dedi.. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Imam tebessüm ederek: </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Korkma, dünyadasin. Günesin altinda mezarlikta uyumussun. Az önce bir kardesimizi ahirete ugurladik. Uyuyacagina cenaze namazina istirak etseydin, daha iyi olurdu dedi. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Çok derin uykudaydim hocaefendi. Öyle rüyalar gördüm ki... Bende, ölmüs gibiydim... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">- Hayirdir insaallah. Nasil olsa ölecegiz. Simdi önce bir abdest al açilirsin. Sonra öglen namazinin vakti çikmadan namazini kil. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Imam ve yanindakiler kabristandan ayrildilar. O ise halen gördügü rüyanin etkisi altindaydi. Elinin tersiyle alninin terini sildi. Rüyasinda bile cehenneme tahammül edememisken nasil olur da yasadigi hayati cennete gidebilmek için harcamazdi... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Ilahi! Bizi af ve magfiret eyle. Rahmeti ve magfiretini üzerimizden eksik etme. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bizlerin canini Senin yolundayken al. Yoksa biz sorgu meleklerine nasil hesap verir, kabir azabina ve cehenneme nasil dayaniriz?.. </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">İlahi!.. Affet... </span></span></strong></em></p><p></p><p style="text-align: left"><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">kaynak: ilkadim dergisi</span></span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ent, post: 184841, member: 13914"] [LEFT][B][I][FONT=Book Antiqua][SIZE=4]BIR ÖLÜM RÜYASI [/SIZE][/FONT][/I][/B][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Bir zamanlar bir yerde Allah’in bir veli kulu yasardi. Temiz kalpli, ihlasli, safça bir mü’mindi. Her gördügünü iyiye yorumlar, Allah’a çok tevekkül ederdi. Bir kötülük, bir çirkinlik görse iyi tarafindan alir, “Bunda bir hikmet vardir” diyerek gönlünü hos tutardi. Her seyin iyi yönünü görür, gülleri devsirir, dikenlerle hiç ilgilenmezdi. Yaratandan ötürü yaratilani hos görür, onlara güler yüzle nasihat ederdi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Müslümanlarin kiskanmasina aldirmaz. Onlara karsi yine hüsn-ü zan ederdi. Seytani ve nefsini tam ve katiksiz düsman bilir, Allah’a siginirdi. Nefsinin hücumlarina karsi iman kalesine girer, elden geldigince ona karsi silahlanirdi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Açiktan küfrünü açiklayanlara, Tevhid’i bulmalari için dua ederdi. Hayati nurlu, gönlü sürûrlu has bir kuldu. Kur’an-i sikça okur, ayetleri anlamaya çalisirdi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]O gün yine nafile oruca niyetlenmisti. Dûha namazini biraz erkence kilmis, sehrin disina dogru yürüyüse çikmisti. Çevre duvarlarinin disina agaç gölgelerinin sarktigi eski mezarliga dogru yürüdü. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Kabristana girdi. Fatiha ve ihlasi okudu. Bunu da, ebedi ikamegâhlarinda yatanlarin ruhlarina hediye eyledi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Koyu gölgeli bir agacin altina oturup alninda biriken terleri mendiliyle sildi. Derin bir tefekküre daldi. Mezardakilerin hallerini düsünüp, onlar için kaygilandi. Yüregine ilik bir seyler akti, gözleri yasardi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Sevgili Peygamberimiz kabir konusunda ne buyurmustu? “Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarindan bir çukurdur.” [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Simdi burada yatanlar acaba hangisinde? [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Acaba bunlar dünya hayatinda neler yaptilar? Nasil inandilar, nasil yasadilar? Simdi cennet bahçesinde zevk mi ediyorlar, yoksa cehennem çukurunda azap mi çekiyorlar? Bir meraktir kapladi içini... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Bu eski mezarlikta kimler yatiyor? Zengiler, fakirler, iyiler, kötüler, zalimler, günahkârlar... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Sonra yasadigi zamani düsündü... Hiç ölmeyecekmis gibi dünya için çalisanlari, mazlumlara eziyet eden zalimleri, vatan, millet, bayrak diye halki uyutanlari, bankalarindaki hesaplarini kabartabilmek için herseyi mübah sayanlari düsündü. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Bir lokma için çöplük karistiranlari, televizyonda gördügü sanatçi(!)lara ilah muamelesi yapanlari, sirf okumak için gittikleri okula; senin giyinisin, kilik-kiyafet yönetmeligine aykiri diye umudunu o okula baglamis kizlari okula almayan zihniyeti, dininin geregi giyindigi için okuluna alinmayan kizlari, alkolün ve uyusturucunun batagina düsmüs gençleri, ekranlarindan fuhustan baska birseyin gösterilmedigi televizyonlarin yöneticilerini düsündü... Allah’im aklima mukayyet ol! Sen ki dualari kabul edersin. Bizleri Rasulullah’in (s.a.v.) sancagi altinda toplananlardan eyle!.. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Senin dininin gereklerini yerine getirmeyenler, bu hayatin sonunda hesap yok zannediyorlar. Oysa Üstad Necip Fazil Kisakürek bir siirinde: [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][FONT=Book Antiqua][SIZE=4][B]“Bu hayatin sonunda hesap yok mu zannettin sen? [/B][/SIZE][/FONT][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Lokantanin garsonu bile; ‘hesap lütfen’ diyor. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Lokantanin garsonu bile hesap isterken... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Sen nasil olur da; bizlere herseyi bahseden, sen... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Hesap sormazsin?.. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Ilahî onlari affet, onlara hidayeti nasip et.” [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Ya Rabbi! Çok sürmeden beni de buraya getirecekler. Benim halim ne olacak? Her nefis ölümü tadacaktir. “Ölümün acisi üç yüz kiliç yarasindan fazladir.” buyurulmus. Ben nasil dayanacagim? [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Seytan son anda bana musallat olursa ben ne yaparim? O zaman halim nice olur. Kabir hayati, sonra dirilis, hesap-kitap, mizan-terazi, sirat, cennet, cehennem... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Gelen iki melege nasil hesap verecegim? Onlarin sorularina cevap verebilecek miyim?.. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Bu düsünceler içindeyken uyku bastirdi. Basini yasli agacin gövdesine dayadi. Dualar mirildanirken gözü dallara, yapraklara kaydi. Sanki o yapraklarda ölmüs insanlarin isimleri vardi. Onlari okumaya çalisti. Uyku iyice bastirdi. Gözleri kapandi. Derin bir uykuya daldi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Rüyasinda mezardakileri gördü. Güyâ kendisi de ölmüs, orada bulunan kabir arkadaslari hâl diliyle kendisine bir seyler anlatiyorlardi. Geriye dönüsü olmayan dünya hayatlarini, çaresizliklerini, nasil aldandiklarini, halen hayatta olanlara nasil gipta ettiklerini, kendilerine firsat verilse ve dünyaya dönseler sirf Allah’in (c.c.) rizasi için nasil yasacaklarini, hepsini, hepsini... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Sonra kabrin içinde en çok feryatlarin, iniltilerin geldigi kabrin sahibine sordu: [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Arkadas halin nedir? Neden en çok azap sana çektiriliyor? [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Kabirdeki söyle cevap verdi: [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Ah!.. Aman... Halimi hiç sorma. Ben dünya hayatinda Allah’a (c.c.) sirk kostum. Her günah affolunur, benim günahim affolunmaz. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Anladim... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Sonra ana-babasina karsi gelenlerin, katillerin, intihar edenlerin, zulüm yapanlarin, zina yapanlarin, içki içenlerin, faiz yiyenlerin, kumar oynayanlarin, iftira atanlarin, riyakârlarin, münafiklarin, rüsvet yiyenlerin, yetim mali yiyenlerin, sihirle ugrasanlarin, avret yerini açanlarin, karsi cinse benzeyenlerin, ilmiyle âmil olmayan alimlerin, hatta sattigi süte su karistiranlarin hayatini dinledi. Çektikleri azaba tanik oldu. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]İçi sıkıldı iyice. Çildiracak gibi oldu. Sonra duydugu kus sesleriyle, hissettigi ve tarif bile edemedigi essiz korkularla kendine geldi.. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Ya sen ey mevta! Nedir tüm bu güzelligin sebebi? Seni görünce içim açildi, gönlüm rahatladi. Senin yerinde olmasi ne kadar isterdim. Belli ki cennete namzetsin. Seni bu makama çikaran nedir? dedi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Imandir kardes, iman. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Nasil yani? [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Ben dünyadayken “La ilahe illallah Muhammedürresullah” lafzini tam manasiya anladim, layikiyla iman ettim, ibadet ettim. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Allah’im bu güzelliklerini hepimize nasip et, düsüncesi içinde diger cennetlikleri; zekat verenleri, oruç tutanlari, namaz kilanlari. Allah’i (c.c.) çokca zikredenleri ana-babasina hürmette kusur etmeyen evlatlari, iyiligi emredip kötülükten nehyedenleri. Iffet sahibi insanlari, sehidleri, ehl-i takva sahiplerini dinledi. Onlara yapilan izzet-i ikrami gördü. Onlara gipta ile bakti. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Bizim Allah dostu rüyasinda kabir aleminde dolasirken gelen gürültülerle uyandi. O kabristana yeni bir ölü getirilmisti. Kalabalik bir cemaat vardi. Ölüyü kabre koydular. Üzerini toprakla örttüler. Yasin, tekasür, ihlas, fatiha surelerini okuyup dua ettiler. Ellerini yüzlerine sürüp kabristandan ayrildilar. Kabrin basinda ölenin oglu, kardesi, bir de imam kaldi. Imam ayaga kalkip: [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Ey Ahmet oglu Hasan! diye üç kere bagirdi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Dünya üzerinde bulundugun inanci hatirla. O da sudur: “Allah’tan (c.c.) baska ilah olmadigina, Muhammedin (s.a.v.), Allah’in (c.c.) Rasulü olduguna, senin Rab olarak Allah’a (c.c.) Din olarak Islam’a, Peygamber olarak Hz. Muhammed’e (s.a.v.) razi olduguna dair sahitligindir.” dedi... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Artik imamin ve yanindakilerin isi bitmisti. Son kez kabre bakip çikisa dogru yürümeye basladilar. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Kendisini halen rüyada zannediyordu ki; karsidan gelen imam: [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Hey! Mübarek kalk ne yatiyorsun? sözleriyle irkildi ve birden ayaga firladi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Sen kimsin? Ben nerdeyim? Öldüm mü? dedi.. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Imam tebessüm ederek: [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Korkma, dünyadasin. Günesin altinda mezarlikta uyumussun. Az önce bir kardesimizi ahirete ugurladik. Uyuyacagina cenaze namazina istirak etseydin, daha iyi olurdu dedi. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Çok derin uykudaydim hocaefendi. Öyle rüyalar gördüm ki... Bende, ölmüs gibiydim... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]- Hayirdir insaallah. Nasil olsa ölecegiz. Simdi önce bir abdest al açilirsin. Sonra öglen namazinin vakti çikmadan namazini kil. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Imam ve yanindakiler kabristandan ayrildilar. O ise halen gördügü rüyanin etkisi altindaydi. Elinin tersiyle alninin terini sildi. Rüyasinda bile cehenneme tahammül edememisken nasil olur da yasadigi hayati cennete gidebilmek için harcamazdi... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Ilahi! Bizi af ve magfiret eyle. Rahmeti ve magfiretini üzerimizden eksik etme. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]Bizlerin canini Senin yolundayken al. Yoksa biz sorgu meleklerine nasil hesap verir, kabir azabina ve cehenneme nasil dayaniriz?.. [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]İlahi!.. Affet... [/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [LEFT][I][B][SIZE=4][FONT=Book Antiqua]kaynak: ilkadim dergisi[/FONT][/SIZE][/B][/I][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Alimler ve Evliyalar
Bir ölüm rüyasi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst