Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İslamın Şartları
Namaz Kılmak
Bir Ramazan Sünneti: Terâvih Namazı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nurist" data-source="post: 152908" data-attributes="member: 11025"><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><strong> Bir'e Bin Veren Hazine...Teravih:..</strong></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Bir Ramazan akşamı cami imamının kapısını çalmış gençler.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Hocam, demişler. Teravihe gelmek istiyoruz ama yatsıdan biraz sonra dünya kupası maçı var. Yetişebilir miyiz?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">İmam gençleri kaçırmak istememiş.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Tabiî ki yetişirsiniz çocuklar, ezan okununca camiye gelin, cevabını vermiş.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Yatsı ezanı okunmuş, gençler camiye koşmuş. İmam yatsıyı normal bir şekilde kıldırmış, ama sıra teravihe gelince bir koşturmaca başlamış. Öyle ki, gençler ikinci secdeden kalkarken yaşlılar birinciyi ancak yetiştiriyor. Herkes kan ter içinde kalmış.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Namaz biter bitmez, teravih kılmanın iç huzuruyla coşan gençler, "huşu içinde" maç izlemeye koşmuşlar. Cemaat dağılırken yaşlı bir amca imamın önünü kesmiş.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Hocam, demiş. Ben bu namazdan bir şey anlamadım. O kadar hızlı kıldırdınız ki, secdede bir sübhane rabbiyel âlâ ancak diyebildim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Genç imam gülmüş.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Sen ona şükret amca. VAllâhi ben onu da diyemedim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Tabiî teravihle ilgili bir fıkra bu. Belki de hiç yaşanmadı. Ancak bazı teravihlerde rükû ve secdede bir tesbihi ancak söyleyebiliyoruz. Cemaatin yoğun denetiminde olan bazı imamlar bıktırmamak için elinden geleni yapıyor. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">"Amma yavaş kıldırdın hocam", "Çok uzun okudun, neredeyse uyuyacaktım" gibi tepkiler imamları üzüyor. Zaten Ramazan'ın ilk günü tıklım tıklım olan camilerde cemaatin önce yarıya, sonra da üçte bire düşmesi "mesaj" olarak yetiyor.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Peki, teravihi cazip hale getirmenin yolu, giderek hızı arttırmak mı? Neredeyse hiçbir İslâm ülkesinde görülmeyen bir hızda kılınan teravih namazları, adeta bir akrobasiye veya 19 Mayıs hareketlerine dönüşüyor. Oysa teravih, en kuvvetli sünnetlerden. Peki, böyle mi kılıyordu Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.). Teravih zaten kelime olarak "istirahat ederek, rahat rahat kılınan namaz" demek. Öyle ki, sahabeler ve onları izleyenler, her rekâtta bir sayfa okuyarak Ramazan boyunca bir hatim yapıyorlarmış. Şimdi yanlışlıkla hatimle kıldırılan bir camiye girenler, iki rekât kıldıktan sonra çareyi kaçmakta buluyor.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Bir grup genç imamı namazdan sonra yargılıyorlar.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Hocam, hani nasıl anlaşmıştık? İlk dört rekât iyiydik, ama birden yavaşladın.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Sol tarafa selam verirken müftüyü gören imam ne yapsın?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Sormayın gençler, demiş. Radara yakalandık.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">İyi ama tüm radarların üzerinde olan Rabbimizin kontrolünden uzak mı sandık kendimizi? Hani Onun "sem'i ve basar" sıfatları vardı? Her sözümüzü işitip, her anımızı görmüyor mu? Bütün yaptıklarımız, bütün ayrıntılarıyla melekler tarafından kameraya alınmıyor mu?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Belki de ülkemizin birçok şehrinde hızlı teravih kılınan camilere akın ediyor gençler. Hatta hızlı kılınan cami daha uzak olduğu için namazda geçen zamandan daha fazlasını yol yürüyerek kaybetseler bile.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Her Ramazan bir tartışma başlar.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Teravih sekiz rekât mı, yirmi rekât mı?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Tartışmalar gazete köşelerinden televizyon ekranlarına kadar taşınır. Bana:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Sekiz rekât kılsak olur mu hocam, diye sorduklarında hemen cevap veririm:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Hiç kılmasan da olur. Ama kılarsan, çok iyi olur, muhteşem olur, sevabı ve fazileti muazzam olur.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Yine imam olduğum zaman gençler sorar:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Hocam, kaç rekâtta bir selâm vereceksiniz?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Çok sevap alalım diye iki rekâtta bir selâm vereceğiz, derim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Dört rekâtta bir versek...</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Niçin böyle istiyorlar? Çünkü iki selâmla bir salâvat kârları olacak! Bunun her biri yaklaşık on saniye sürse, beş kez tekrarlanacağı için 50 saniye daha erken bitecek namaz. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Oysa bir bilsek bunun faziletini... Öncelikle iki rekât kılmak daha faziletli, daha sevaplı. Selâmı iki tarafımızdaki hafaza meleklerine veriyoruz. Hatta bazı Allâh dostları, sağ tarafa verirken peygamberlere, sol tarafa verirken de evliyalara selâm verdiğini söylüyor. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Salâvat ise Efendimizin (s.a.v.) bize şefaat etmesine vesile olacak. Hem bizim için ömür boyu dua eden, mahşerde "Ümmetim" diye yalvaracak olan Güzeller Güzeline bu kadar nankör ve vefasız olmakla ne kazanacağız?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Ramazan'da işlediğimiz her iyiliğe, yaptığımız her ibadete bin kat sevap veriliyor. Cehennem kapıları kapanıp Cennet kapıları açılıyor ve şeytanlar zincire vuruluyor. Af ve mağfiretin coştuğu, günah hamalı olan biz ahir zaman Müslümanları için kârlı bir ticaret mevsimi ve adeta kurtuluşumuz için bir can simidi olan Ramazan'ın müstesna bir ibadeti olan teravihi yeniden keşfetmek ve tavizsiz olarak uygulamak zorundayız.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Zaten ümmet olarak birçok nafile namazın hakkını veremiyoruz. Hiç değilse her bir rekâtı bin rekât olarak yazılan teravihe sarılalım. Her gün yirmi bin rekât namaz kılmış gibi sevap almayı kim istemez? Hiç kılmayıp terk etmekle ya da kabul olmayacak derecede hızlı kılmakla Allâh'ın rızasını reddettiğimizin farkında mıyız? İhmal ettiğimiz her bir teravih, Cennetteki bahçemizi küçülten, köşklerimizi azaltan bir hatadır. Belki de Cehennemin yollarını tıkayacak güzelim rekâtları, heba ediyoruz, heder ediyoruz...</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Teravih, haşir meydanında hesap görülürken terazimizin sevap kefesini ağırlaştıracak muhteşem bir ibadettir. Kim bilir, tam da sevaplarımız az geldiğinde, Cehennem korkusundan zangır zangır titrerken, kalbimiz heyecandan gümbür gümbür atarken, güzel gökçek, dırahşan çehreli bir yiğit gibi teravih namazımız gelecek, hafif gelen sevap kefesine kurulacak ve bir anda her şey tersine dönecektir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Hiç kimsenin hiç kimseye bir katkısı olmadığı o dehşetli günde bize şefaat edecek, elimizden tutacak olan teravihe niçin dört elle sarılmıyoruz?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Bakın ne diyor Sevgili Efendimiz (s.a.v.) :</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">"Kim Ramazan ayının şeref ve faziletine inanarak, Cenab-ı Hakkın rızasını gözeterek Ramazan hatırası için teravih namazını kılarsa, geçmiş günahları affedilir." (Buharî, Savm:69)</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Kim bu müjdeye kavuşmak istemez? Ya şu müjdeye nail olmak için 20 rekât namaz az bile gelmez mi?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">"Teravih namazını imamla birlikte sonuna kadar tamamlayan kimse o geceyi bütünüyle ibadetle geçirmiş olur." (Tirmizî, Savm:61)</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Teravihi, "nasıl olsa sünnet" düşüncesiyle asla hafife almamak gerekir. Hatta her zamanda ve her şartta tavizsiz bir tavrımız olmalı. Çünkü, yolculuk, hastalık, misafirlik, iş yoğunluğu gibi bir mazeretle kılmadığımız zaman nefsimiz alışkanlık kazanacak, hafife alacak ve önemsemeyecektir. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Ne zaman ki bir gün kılmayıp ihmal ettiniz; ertesi gün nefis şunu söylemeye hazırdır: </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Canım ne olacak kılmasan? Dün de kılmamıştın. Hem zaten farz bile değil. Üstelik birkaç kez 20 rekât kıldın. Oysa sekiz bile kılınırmış. Fazla kıldıklarını kılmadıklarına say.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Bazen de çok masum bir mazeretle geliyormuş gibidir nefis. Gün boyu Allâh yolunda bir hizmet için koşturmuşsunuzdur. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Bugün teravihi kılmasan da olur. Zaten hizmet için koştun. Onun sevabı sana yeter de artar bile, diyerek kandırmaya çalışır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Eski asırların insanları çok ibadet eder, tavizsiz yaşarlardı. Ara sıra gerçek mazeretleri olduğunda kılamaz, buna bile üzülürlerdi. Günümüz Müslümanları ise, bir bahaneyle teravihten kaçmak için fırsat kolluyor. Mazeretinin birisi gerçekse, birçoğu asılsız bahanelerden ibaret. Bu yüzden nefse karşı tavizsiz olmak, meydan okumak ve hiçbir bahanesine yüz vermemek tek çözümdür.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Ben bunun yolunu tavizsizlikte buldum. Teravihle ilgili yıllar önce nefsimle bir tartışma yaşadım. Bunu özet olarak yazmak istiyorum. Aramızda şöyle bir konuşma geçti:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Ey nefis! Sakın ola bana teravih için bir bahaneyle gelme. Hiçbir sözünü dinlemem.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Estağfirullah efendim, elbette senin gibi bir namaz sevdalısına ben ne diyebilirim? </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Ancak sünnettir, hasta veya yorgun olunca ne yapacaksın?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Yine kılarım, teravih bu. Bire bin yazılıyor. Ya bir dahaki Ramazan'a erişemezsem?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Ama ayakta duramazsanız?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Direnirim, dururum. Ama duramazsam, oturarak kılmak da caiz. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Peki, Ramazan'da sık sık konferanslara gidiyor, namazı anlatıyorsun. Yolculukta kılmazsan bir şey olmaz. Zaten Allâh için çalışıyorsun.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Öyle mi? İnsanlara tavsiye ettiğimizi kendimiz yapmazsak doğru olur mu? Seyahatlerde çoğu kez gittiğimiz beldede fırsat oluyor, camide kılıyoruz. Pek azı yolculuk anına rastlıyor. O zaman da molalarda pekâlâ kılabiliyorum.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Haklısın ama hiç değilse iftara gittiğin misafirliklerde kılmasan... Çünkü Allâh yolunda çok tatlı sohbetler oluyor...</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Yine yanıldın nefis, Ramazan sohbetten çok ibadet zamanı. Hele hele boş geziler, eğlenceler, lüzumsuz sohbetler sevap yerine günah getirir. Misafirliklerde ya camiye gitmek gerekir ya da evdeki çoluk çocuk kimse varsa cemaat yapıp yine teravihi kılmak lazımdır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Yani bu teravihi engelleyen hiçbir şey yok mu? Farzın bile bazen mazereti oluyor...</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Teslim olursan bahane çok. Ancak kim bahanelere aldırıp her gün en az 20 bin rekât sevabı kazandıran 20 rekatlık teravihi ihmal ederse, adeta 20 bin adet beşibiryerde altını kaybetmiş olur. Bu yüzden hiç karşıma çıkma, beni kandıramazsın. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Bu tür uzun münazaralardan sonra nefsim anladı ki, boş yere uğraşmaya gerek yok, bu adam ikna olmaz.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Tabiî diyeceksiniz ki:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">- Yoğun koşturmacalar içindeyken hiç mi kaçırdığımız teravih olmayacak?</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">O sizin teravihe verdiğiniz öneme ve değere bağlı. Camide cemaatle kılmak daha faziletli olduğu halde fırsat bulamadıysak yalnız kılacağız, ama terk etmeyeceğiz. Gece kılmaya imkân bulamadık veya uyku ve yorgunluk galip geldiyse, sahura biraz erken kalkıp yine kılacağız. Çok uğraştık, ama zaman daraldıysa hiç değilse sekiz rekât kılacağız, ama o feyiz deryasından hissesiz kalmayacağız. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Tabiî asla içindeki dualardan eksiltmek, hızlı kılmak gibi bir nefis oyununa mağlup olmamalıyız. Eğer olağanüstü meşgulsek veya zamanımız darsa, terk etmek yerine daha kısa surelerle yine kılıp o muazzam hazineden nasipsiz kalmayalım. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">İhmal eden, hafife alan, küçümseyen ya terk eder ya birkaç teravihle yetinir. Ama önemseyen, değer veren, hassas ve tavizsiz olan ya tümünü kılar ya da birkaç tane ancak kaçırır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Bize tümünü kılmak yakışır. Çünkü ahir zaman Müslümanıyız, çok günahkârız, affa ve sevaba çok muhtacız.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Teravih her yerde her zaman güzeldir. Ama camilerde, hususan büyük veya tarihî camilerde, bilhassa İstanbul'da Sultanahmed, Süleymaniye, Fatih, Eyüp Sultan gibi camilerde; Edirne Selimiye'de, Bursa Ulucami'de, Ankara Kocatepe'de, Şanlıurfa Dergâh Camiinde kılmak daha güzeldir. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Özellikle güzel sesli hafızların imamlığında kılmak, her biri farklı makamdaki salâvatları dinlemek, enfes ilâhîlerle coşmak insanı dünyadan koparıp lâhutî ve uhrevî âlemlere götürür. Böyle güzellikler varken, teravihin nurlu deryasından mahrum olmak doğru olur mu? Son yıllarda müminler teravih kılarken camilerin çevresinde kurulan dükkânlarda dolaşmak büyük bir zarardır. Çünkü içerde hazineler paylaşılmaktadır. Teravihi kılıp alış verişe gitmek her zaman mümkündür.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Tabiî teravihin tüm faziletlerini, sevaplarını kazanmak, ancak beş vakit namazı kılmakla mümkün. Zira hiçbir sünnet namaz, farz namazın yerini tutamaz. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy">Bunun için Ramazan'da beş vakit namazla birlikte orucunu tutan, teravihini kılan, istiğfar, salâvat ve Kur'an'la meşgul olan kişi, bayrama erdiğinde annesinden doğduğu gün gibi tertemiz olacaktır inşAllâh</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"><strong>Cemil Tokpınar</strong></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: navy"></span></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nurist, post: 152908, member: 11025"] [I][FONT=Georgia][B] Bir'e Bin Veren Hazine...Teravih:..[/B] [COLOR=navy]Bir Ramazan akşamı cami imamının kapısını çalmış gençler. - Hocam, demişler. Teravihe gelmek istiyoruz ama yatsıdan biraz sonra dünya kupası maçı var. Yetişebilir miyiz? İmam gençleri kaçırmak istememiş. - Tabiî ki yetişirsiniz çocuklar, ezan okununca camiye gelin, cevabını vermiş. Yatsı ezanı okunmuş, gençler camiye koşmuş. İmam yatsıyı normal bir şekilde kıldırmış, ama sıra teravihe gelince bir koşturmaca başlamış. Öyle ki, gençler ikinci secdeden kalkarken yaşlılar birinciyi ancak yetiştiriyor. Herkes kan ter içinde kalmış. Namaz biter bitmez, teravih kılmanın iç huzuruyla coşan gençler, "huşu içinde" maç izlemeye koşmuşlar. Cemaat dağılırken yaşlı bir amca imamın önünü kesmiş. - Hocam, demiş. Ben bu namazdan bir şey anlamadım. O kadar hızlı kıldırdınız ki, secdede bir sübhane rabbiyel âlâ ancak diyebildim. Genç imam gülmüş. - Sen ona şükret amca. VAllâhi ben onu da diyemedim. Tabiî teravihle ilgili bir fıkra bu. Belki de hiç yaşanmadı. Ancak bazı teravihlerde rükû ve secdede bir tesbihi ancak söyleyebiliyoruz. Cemaatin yoğun denetiminde olan bazı imamlar bıktırmamak için elinden geleni yapıyor. "Amma yavaş kıldırdın hocam", "Çok uzun okudun, neredeyse uyuyacaktım" gibi tepkiler imamları üzüyor. Zaten Ramazan'ın ilk günü tıklım tıklım olan camilerde cemaatin önce yarıya, sonra da üçte bire düşmesi "mesaj" olarak yetiyor. Peki, teravihi cazip hale getirmenin yolu, giderek hızı arttırmak mı? Neredeyse hiçbir İslâm ülkesinde görülmeyen bir hızda kılınan teravih namazları, adeta bir akrobasiye veya 19 Mayıs hareketlerine dönüşüyor. Oysa teravih, en kuvvetli sünnetlerden. Peki, böyle mi kılıyordu Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.). Teravih zaten kelime olarak "istirahat ederek, rahat rahat kılınan namaz" demek. Öyle ki, sahabeler ve onları izleyenler, her rekâtta bir sayfa okuyarak Ramazan boyunca bir hatim yapıyorlarmış. Şimdi yanlışlıkla hatimle kıldırılan bir camiye girenler, iki rekât kıldıktan sonra çareyi kaçmakta buluyor. Bir grup genç imamı namazdan sonra yargılıyorlar. - Hocam, hani nasıl anlaşmıştık? İlk dört rekât iyiydik, ama birden yavaşladın. Sol tarafa selam verirken müftüyü gören imam ne yapsın? - Sormayın gençler, demiş. Radara yakalandık. İyi ama tüm radarların üzerinde olan Rabbimizin kontrolünden uzak mı sandık kendimizi? Hani Onun "sem'i ve basar" sıfatları vardı? Her sözümüzü işitip, her anımızı görmüyor mu? Bütün yaptıklarımız, bütün ayrıntılarıyla melekler tarafından kameraya alınmıyor mu? Belki de ülkemizin birçok şehrinde hızlı teravih kılınan camilere akın ediyor gençler. Hatta hızlı kılınan cami daha uzak olduğu için namazda geçen zamandan daha fazlasını yol yürüyerek kaybetseler bile. Her Ramazan bir tartışma başlar. - Teravih sekiz rekât mı, yirmi rekât mı? Tartışmalar gazete köşelerinden televizyon ekranlarına kadar taşınır. Bana: - Sekiz rekât kılsak olur mu hocam, diye sorduklarında hemen cevap veririm: - Hiç kılmasan da olur. Ama kılarsan, çok iyi olur, muhteşem olur, sevabı ve fazileti muazzam olur. Yine imam olduğum zaman gençler sorar: - Hocam, kaç rekâtta bir selâm vereceksiniz? - Çok sevap alalım diye iki rekâtta bir selâm vereceğiz, derim. - Dört rekâtta bir versek... Niçin böyle istiyorlar? Çünkü iki selâmla bir salâvat kârları olacak! Bunun her biri yaklaşık on saniye sürse, beş kez tekrarlanacağı için 50 saniye daha erken bitecek namaz. Oysa bir bilsek bunun faziletini... Öncelikle iki rekât kılmak daha faziletli, daha sevaplı. Selâmı iki tarafımızdaki hafaza meleklerine veriyoruz. Hatta bazı Allâh dostları, sağ tarafa verirken peygamberlere, sol tarafa verirken de evliyalara selâm verdiğini söylüyor. Salâvat ise Efendimizin (s.a.v.) bize şefaat etmesine vesile olacak. Hem bizim için ömür boyu dua eden, mahşerde "Ümmetim" diye yalvaracak olan Güzeller Güzeline bu kadar nankör ve vefasız olmakla ne kazanacağız? Ramazan'da işlediğimiz her iyiliğe, yaptığımız her ibadete bin kat sevap veriliyor. Cehennem kapıları kapanıp Cennet kapıları açılıyor ve şeytanlar zincire vuruluyor. Af ve mağfiretin coştuğu, günah hamalı olan biz ahir zaman Müslümanları için kârlı bir ticaret mevsimi ve adeta kurtuluşumuz için bir can simidi olan Ramazan'ın müstesna bir ibadeti olan teravihi yeniden keşfetmek ve tavizsiz olarak uygulamak zorundayız. Zaten ümmet olarak birçok nafile namazın hakkını veremiyoruz. Hiç değilse her bir rekâtı bin rekât olarak yazılan teravihe sarılalım. Her gün yirmi bin rekât namaz kılmış gibi sevap almayı kim istemez? Hiç kılmayıp terk etmekle ya da kabul olmayacak derecede hızlı kılmakla Allâh'ın rızasını reddettiğimizin farkında mıyız? İhmal ettiğimiz her bir teravih, Cennetteki bahçemizi küçülten, köşklerimizi azaltan bir hatadır. Belki de Cehennemin yollarını tıkayacak güzelim rekâtları, heba ediyoruz, heder ediyoruz... Teravih, haşir meydanında hesap görülürken terazimizin sevap kefesini ağırlaştıracak muhteşem bir ibadettir. Kim bilir, tam da sevaplarımız az geldiğinde, Cehennem korkusundan zangır zangır titrerken, kalbimiz heyecandan gümbür gümbür atarken, güzel gökçek, dırahşan çehreli bir yiğit gibi teravih namazımız gelecek, hafif gelen sevap kefesine kurulacak ve bir anda her şey tersine dönecektir. Hiç kimsenin hiç kimseye bir katkısı olmadığı o dehşetli günde bize şefaat edecek, elimizden tutacak olan teravihe niçin dört elle sarılmıyoruz? Bakın ne diyor Sevgili Efendimiz (s.a.v.) : "Kim Ramazan ayının şeref ve faziletine inanarak, Cenab-ı Hakkın rızasını gözeterek Ramazan hatırası için teravih namazını kılarsa, geçmiş günahları affedilir." (Buharî, Savm:69) Kim bu müjdeye kavuşmak istemez? Ya şu müjdeye nail olmak için 20 rekât namaz az bile gelmez mi? "Teravih namazını imamla birlikte sonuna kadar tamamlayan kimse o geceyi bütünüyle ibadetle geçirmiş olur." (Tirmizî, Savm:61) Teravihi, "nasıl olsa sünnet" düşüncesiyle asla hafife almamak gerekir. Hatta her zamanda ve her şartta tavizsiz bir tavrımız olmalı. Çünkü, yolculuk, hastalık, misafirlik, iş yoğunluğu gibi bir mazeretle kılmadığımız zaman nefsimiz alışkanlık kazanacak, hafife alacak ve önemsemeyecektir. Ne zaman ki bir gün kılmayıp ihmal ettiniz; ertesi gün nefis şunu söylemeye hazırdır: - Canım ne olacak kılmasan? Dün de kılmamıştın. Hem zaten farz bile değil. Üstelik birkaç kez 20 rekât kıldın. Oysa sekiz bile kılınırmış. Fazla kıldıklarını kılmadıklarına say. Bazen de çok masum bir mazeretle geliyormuş gibidir nefis. Gün boyu Allâh yolunda bir hizmet için koşturmuşsunuzdur. - Bugün teravihi kılmasan da olur. Zaten hizmet için koştun. Onun sevabı sana yeter de artar bile, diyerek kandırmaya çalışır. Eski asırların insanları çok ibadet eder, tavizsiz yaşarlardı. Ara sıra gerçek mazeretleri olduğunda kılamaz, buna bile üzülürlerdi. Günümüz Müslümanları ise, bir bahaneyle teravihten kaçmak için fırsat kolluyor. Mazeretinin birisi gerçekse, birçoğu asılsız bahanelerden ibaret. Bu yüzden nefse karşı tavizsiz olmak, meydan okumak ve hiçbir bahanesine yüz vermemek tek çözümdür. Ben bunun yolunu tavizsizlikte buldum. Teravihle ilgili yıllar önce nefsimle bir tartışma yaşadım. Bunu özet olarak yazmak istiyorum. Aramızda şöyle bir konuşma geçti: - Ey nefis! Sakın ola bana teravih için bir bahaneyle gelme. Hiçbir sözünü dinlemem. - Estağfirullah efendim, elbette senin gibi bir namaz sevdalısına ben ne diyebilirim? Ancak sünnettir, hasta veya yorgun olunca ne yapacaksın? - Yine kılarım, teravih bu. Bire bin yazılıyor. Ya bir dahaki Ramazan'a erişemezsem? - Ama ayakta duramazsanız? - Direnirim, dururum. Ama duramazsam, oturarak kılmak da caiz. - Peki, Ramazan'da sık sık konferanslara gidiyor, namazı anlatıyorsun. Yolculukta kılmazsan bir şey olmaz. Zaten Allâh için çalışıyorsun. - Öyle mi? İnsanlara tavsiye ettiğimizi kendimiz yapmazsak doğru olur mu? Seyahatlerde çoğu kez gittiğimiz beldede fırsat oluyor, camide kılıyoruz. Pek azı yolculuk anına rastlıyor. O zaman da molalarda pekâlâ kılabiliyorum. - Haklısın ama hiç değilse iftara gittiğin misafirliklerde kılmasan... Çünkü Allâh yolunda çok tatlı sohbetler oluyor... - Yine yanıldın nefis, Ramazan sohbetten çok ibadet zamanı. Hele hele boş geziler, eğlenceler, lüzumsuz sohbetler sevap yerine günah getirir. Misafirliklerde ya camiye gitmek gerekir ya da evdeki çoluk çocuk kimse varsa cemaat yapıp yine teravihi kılmak lazımdır. - Yani bu teravihi engelleyen hiçbir şey yok mu? Farzın bile bazen mazereti oluyor... - Teslim olursan bahane çok. Ancak kim bahanelere aldırıp her gün en az 20 bin rekât sevabı kazandıran 20 rekatlık teravihi ihmal ederse, adeta 20 bin adet beşibiryerde altını kaybetmiş olur. Bu yüzden hiç karşıma çıkma, beni kandıramazsın. Bu tür uzun münazaralardan sonra nefsim anladı ki, boş yere uğraşmaya gerek yok, bu adam ikna olmaz. Tabiî diyeceksiniz ki: - Yoğun koşturmacalar içindeyken hiç mi kaçırdığımız teravih olmayacak? O sizin teravihe verdiğiniz öneme ve değere bağlı. Camide cemaatle kılmak daha faziletli olduğu halde fırsat bulamadıysak yalnız kılacağız, ama terk etmeyeceğiz. Gece kılmaya imkân bulamadık veya uyku ve yorgunluk galip geldiyse, sahura biraz erken kalkıp yine kılacağız. Çok uğraştık, ama zaman daraldıysa hiç değilse sekiz rekât kılacağız, ama o feyiz deryasından hissesiz kalmayacağız. Tabiî asla içindeki dualardan eksiltmek, hızlı kılmak gibi bir nefis oyununa mağlup olmamalıyız. Eğer olağanüstü meşgulsek veya zamanımız darsa, terk etmek yerine daha kısa surelerle yine kılıp o muazzam hazineden nasipsiz kalmayalım. İhmal eden, hafife alan, küçümseyen ya terk eder ya birkaç teravihle yetinir. Ama önemseyen, değer veren, hassas ve tavizsiz olan ya tümünü kılar ya da birkaç tane ancak kaçırır. Bize tümünü kılmak yakışır. Çünkü ahir zaman Müslümanıyız, çok günahkârız, affa ve sevaba çok muhtacız. Teravih her yerde her zaman güzeldir. Ama camilerde, hususan büyük veya tarihî camilerde, bilhassa İstanbul'da Sultanahmed, Süleymaniye, Fatih, Eyüp Sultan gibi camilerde; Edirne Selimiye'de, Bursa Ulucami'de, Ankara Kocatepe'de, Şanlıurfa Dergâh Camiinde kılmak daha güzeldir. Özellikle güzel sesli hafızların imamlığında kılmak, her biri farklı makamdaki salâvatları dinlemek, enfes ilâhîlerle coşmak insanı dünyadan koparıp lâhutî ve uhrevî âlemlere götürür. Böyle güzellikler varken, teravihin nurlu deryasından mahrum olmak doğru olur mu? Son yıllarda müminler teravih kılarken camilerin çevresinde kurulan dükkânlarda dolaşmak büyük bir zarardır. Çünkü içerde hazineler paylaşılmaktadır. Teravihi kılıp alış verişe gitmek her zaman mümkündür. Tabiî teravihin tüm faziletlerini, sevaplarını kazanmak, ancak beş vakit namazı kılmakla mümkün. Zira hiçbir sünnet namaz, farz namazın yerini tutamaz. Bunun için Ramazan'da beş vakit namazla birlikte orucunu tutan, teravihini kılan, istiğfar, salâvat ve Kur'an'la meşgul olan kişi, bayrama erdiğinde annesinden doğduğu gün gibi tertemiz olacaktır inşAllâh [B]Cemil Tokpınar[/B] [/COLOR][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İslamın Şartları
Namaz Kılmak
Bir Ramazan Sünneti: Terâvih Namazı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst