Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Bir Şehit Annesinin DiLinden YürekLerinize ŞEHİT'lik makamı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="sümühklü" data-source="post: 75761" data-attributes="member: 3772"><p><span style="color: #001dff"> </span></p><p><span style="color: #001dff">İlk şehit haberini aldığınız günü anlatır mısınız? </span> </p><p></p><p>1993 yılıydı. Şehit olmadan bir hafta önce beni ziyarete gelmişti. Son akşam benimle kalmak istedi: </p><p>“–Anne, ben seni çok özlüyorum.” dedi.</p><p></p><p>Sabah 4’e kadar başını dizime koydu:</p><p></p><p>“–Anne beni okşa, sırtımı ov.” dedi. </p><p></p><p>Hatta ben de takılmıştım: </p><p></p><p>“–Koca adam oldun, çocuk musun?” diyerek şakalaşmıştık. Meğer ki, son görüşümüzmüş birbirimizi… </p><p></p><p>Gittikten bir hafta sonra, Cuma günü 12’ye çeyrek kala, 10 asker Van Başkale’de düşmana pusuya yatıyorlar. Diğerleri yaralı olarak kurtuluyor ve Namık Ayhan şehit oluyor. Vefat etmeden bir gün önce, yani Perşembe günü sevdiklerine telefon açıp helâllik istemiş, bana da telefonda: </p><p></p><p>“–Anne, hakkını helâl et!..” dedi.</p><p></p><p>Ben de üzülmüştüm, neden böyle diyor diye… Şehit olacağı gece, komutanıyla beraber çok üşümüşler ve Namık Ayhan:</p><p></p><p>“–Gel komutanım, seni ısıtayım!..” diyerek ateş yakmış ve sonra ikisi orada uyuyakalmışlar. </p><p></p><p>Uyandığında Namık Ayhan’ın sırtı toprak olmuş. Sonra da komutanına:</p><p></p><p>“–Annem, şimdi burada böyle yattığımı bilse, ne yapardı acaba?” diye konuşmuş… </p><p></p><p>Daha sonra olanları bir arkadaşı: </p><p></p><p>“–Onlar uykudan uyandığında, teyze, Ayhan’ın üzerinde bir ışık vardı. Çok değişik gözüküyordu.” diye anlatmıştı.</p><p></p><p>Şehit olmadan önce arkadaşlarına aynen şöyle demiş: </p><p></p><p>“–Bakın ne olur, birimiz şehit olacağız, ama sakın isyan etmeyin!.. Hiçbir şeyi kırmayın, dökmeyin. Benim nişanlım meyve suyu göndermiş bana… Onları bütün herkese dağıtın. Azar azar da olsa herkese tattırın, herkes içsin!.. Sakın bunları Namık Ayhan içemeden öldü diyerek atmayın!..” demiş.</p><p></p><p> Aslında o da, ben de şehit olacağını biliyorduk. Ben 3 ay önce rüyamda bunun haberini almıştım ve gün geçtikçe, sanki o acıya daha çok yaklaşıyordum. Televizyonlara haberini görmemek için bakmak istemiyordum. İçimi ateş kaplıyordu. Kendimi bazen dışarılara atıyordum. Vefâtından bir gün önce telefon açtığında: </p><p></p><p>“–Anne, sana para gönderiyorum, nişanlıma hediye alırsın.” dedi.</p><p></p><p>Ertesi gün, yani şehit olduğu gün, onun vefat ettiği dakikalarda bankadaydım ve tam o anda: </p><p></p><p>“–Tamam, Ayhan şehit oldu.” dedim içimden… Birden donakaldım bankada... Hatta bankadaki hanım, tansiyonumun düştüğünü sandı. Meğer gerçekten o anda Namık Ayhan şehit olmuş. O gece nasıl sabah oldu hatırlamıyorum. Sabah olur olmaz, kapıda beklemeye başladım. Beyim:</p><p></p><p>“–Neden böyle ruh gibi dolanıyorsun?” diye sordu. </p><p></p><p>Halbuki benim gözüm kapılarda… Namık Ayhan’ın şehit haberini bekliyordum, kimseyle konuşamıyordum. Ben bahçedeyken evin önüne askerî bir jip geldi. Ben: </p><p></p><p>“–Namık Ayhan şehit oldu!..” diyerek ağlamaya başladım. Çünkü adım adım o habere yaklaştığımı biliyordum… Tabiî ki, daha sonra Rabbim ayrı bir sabır veriyor.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="sümühklü, post: 75761, member: 3772"] [color=#001dff] İlk şehit haberini aldığınız günü anlatır mısınız? [/color] 1993 yılıydı. Şehit olmadan bir hafta önce beni ziyarete gelmişti. Son akşam benimle kalmak istedi: “–Anne, ben seni çok özlüyorum.” dedi. Sabah 4’e kadar başını dizime koydu: “–Anne beni okşa, sırtımı ov.” dedi. Hatta ben de takılmıştım: “–Koca adam oldun, çocuk musun?” diyerek şakalaşmıştık. Meğer ki, son görüşümüzmüş birbirimizi… Gittikten bir hafta sonra, Cuma günü 12’ye çeyrek kala, 10 asker Van Başkale’de düşmana pusuya yatıyorlar. Diğerleri yaralı olarak kurtuluyor ve Namık Ayhan şehit oluyor. Vefat etmeden bir gün önce, yani Perşembe günü sevdiklerine telefon açıp helâllik istemiş, bana da telefonda: “–Anne, hakkını helâl et!..” dedi. Ben de üzülmüştüm, neden böyle diyor diye… Şehit olacağı gece, komutanıyla beraber çok üşümüşler ve Namık Ayhan: “–Gel komutanım, seni ısıtayım!..” diyerek ateş yakmış ve sonra ikisi orada uyuyakalmışlar. Uyandığında Namık Ayhan’ın sırtı toprak olmuş. Sonra da komutanına: “–Annem, şimdi burada böyle yattığımı bilse, ne yapardı acaba?” diye konuşmuş… Daha sonra olanları bir arkadaşı: “–Onlar uykudan uyandığında, teyze, Ayhan’ın üzerinde bir ışık vardı. Çok değişik gözüküyordu.” diye anlatmıştı. Şehit olmadan önce arkadaşlarına aynen şöyle demiş: “–Bakın ne olur, birimiz şehit olacağız, ama sakın isyan etmeyin!.. Hiçbir şeyi kırmayın, dökmeyin. Benim nişanlım meyve suyu göndermiş bana… Onları bütün herkese dağıtın. Azar azar da olsa herkese tattırın, herkes içsin!.. Sakın bunları Namık Ayhan içemeden öldü diyerek atmayın!..” demiş. Aslında o da, ben de şehit olacağını biliyorduk. Ben 3 ay önce rüyamda bunun haberini almıştım ve gün geçtikçe, sanki o acıya daha çok yaklaşıyordum. Televizyonlara haberini görmemek için bakmak istemiyordum. İçimi ateş kaplıyordu. Kendimi bazen dışarılara atıyordum. Vefâtından bir gün önce telefon açtığında: “–Anne, sana para gönderiyorum, nişanlıma hediye alırsın.” dedi. Ertesi gün, yani şehit olduğu gün, onun vefat ettiği dakikalarda bankadaydım ve tam o anda: “–Tamam, Ayhan şehit oldu.” dedim içimden… Birden donakaldım bankada... Hatta bankadaki hanım, tansiyonumun düştüğünü sandı. Meğer gerçekten o anda Namık Ayhan şehit olmuş. O gece nasıl sabah oldu hatırlamıyorum. Sabah olur olmaz, kapıda beklemeye başladım. Beyim: “–Neden böyle ruh gibi dolanıyorsun?” diye sordu. Halbuki benim gözüm kapılarda… Namık Ayhan’ın şehit haberini bekliyordum, kimseyle konuşamıyordum. Ben bahçedeyken evin önüne askerî bir jip geldi. Ben: “–Namık Ayhan şehit oldu!..” diyerek ağlamaya başladım. Çünkü adım adım o habere yaklaştığımı biliyordum… Tabiî ki, daha sonra Rabbim ayrı bir sabır veriyor. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Bir Şehit Annesinin DiLinden YürekLerinize ŞEHİT'lik makamı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst