Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
BİR SORU: İnsan Fıtratındaki Şedit Hissiyatlar Hakkında...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 164362" data-attributes="member: 9260"><p>Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.</p><p></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p>İnsan ibadetler hususunda çok hırslı olmalı, asla tavize yanaşmamalıdır. Peygamberimiz (sav): "İnsanlann üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onların içinde dini (nin icaplarını yerine getirme) üzerinde tahammül gösteren, avucunun içinde ateş parçası tutan gibidir" buyurur. (27)</p><p>Ebu'd Derda'nın (r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte de dini hususlar için sabır ve tahammül etmenin gerekliliği şu şekilde ortaya konulur:</p><p>"Paramparça edilsen ve (ateşte) yakılsan bile! Allah'a hiçbir şeyi ortak etme. Ve hiçbir farz namazı bile bile bırakma. Çünkü kim bir farz namazı kasıtlı olarak bırakırsa zimmet (yani ilahi teminat) kendisinden uzaklaşmış olur. İçki de içme, çünkü içki her şerrin anahtarıdır." </p><p>İşte Allah yolunda hırslı, sabırlı, sebatlı ve kararlı olmanın gereğini ortaya koyan bir ikaz...</p><p>Acaba bu duygumuz hep böyle güzel, hep böyle olumlu mu kullanılıyor? "Bununla beraber Allah kullarına rızkı bol bol seriverse, arzda azar ve taşkınlık ederlerdi. Velâkin Allah dlediği kadar bir miktar ile indiriyor. </p><p> </p><p>Bu duygu, dünyalık, makam, mevki elde etmeye yönelik olursa, işte o zaman tehlike sinyalleri vermektedir. Hani Peygamberimizin (s.a.v) buyurduğu şekliyle: "Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar.</p><p>İnsanoğlu ne kadar yaş-lansa da, madde hırsı içinde canlı kalır.</p><p> </p><p>Bu hırs duygusu, madde sevgisi doyuma ermeyecek bir mahiyettedir:</p><p> </p><p>"İnsanoğlu iki vadi dolusu altına kavuşsa bir üçüncüyü arayacaktır. Hatta dünya dahi verilse "Yeter" demeyecektir, onun; gözünü ancak toprak doyuracaktır. </p><p> </p><p>İslam mütefekkirleri dünyayı, kınanan, yerilen dünyayı şöyle tarif ediyorlar:</p><p> </p><p>Hz. Mevlana: Dünya nedir? Dünya ne kumaş, ne para, ne kadındır. Dünya insanı Allah'tan gafil bırakan şeydir, diyor.</p><p> Yani, denizde geminin yüzmesi gibi kulun dünya nimetleri içinde bulunduğu halde onların sevgisini gönlüne yerleştirme-mesidir. </p><p>Çünkü gemi suyun içinde yüzer, fakat su geminin içine girecek olursa gemi batar. Kulun eşyaya, servete sahip olması gerekir, servet ve eşyanın kula hizmetçi olması icab eder. </p><p>Çünkü bunlar, insanın hizmetine verilmiş şeylerdir. Kişinin kendi hizmetçilerinin hizmetçisi ve kölesi haline gelmesi ne kadar gülünçtür?</p><p>Abdulkadir Geylani Hazretleri: </p><p>"Dünyayı kalbinden çıkar, onu elinde tut veya cebine koy; zira o haliyle dünya sana zarar vermez." diyor.</p><p> </p><p>Dünyanın şerli, zararlı, çirkin, menfur, değersiz ve tahkire layık yönü; insanın, dünyanın, dünyalıkların, eşyaların kulu-kölesi haline gelmesidir. Övülen, sevilen ve tasvib edilen yanı ise; kişinin dünya hayatını ve malını bir fırsat bilerek, Allah yolunda çalışması, Allah için harcaması, kendi ahireti için hazırlık yapması ve geçici şeylere al-danmamasıdır Dünyayı kalben değil, kesben sevmelidir. Dünyayı kesben değil, kalben terketmeli-dir.</p><p>Çünkü ahirette bu dünyada kazanılmaktadır. "Dünya ahiretin tarlasıdır." (32) İstenilen, Allah'ın rızası için yarışların yapıldığı, hayırlı ve sa-lih işlerin yapıldığı dünyadır.</p><p> Hadis-i şeriflere göre istenilmeyen, bütün hataların başı, belaların sebebi, ahlaksızlığın kaynağı, ahirete zıt olan bir dünya anlayışıdır, sapıkların ve dünyaperestlerin dünyasıdır.</p><p>Dünyaya müslümanlar sahip çıkmaz ve görevlerini yapmazlarsa, dünyaya Karun ruhlular sahip olur ve bozarlar. İnsanlara kötü örnek olurlar. Müslüman dünya için çalışır, dünyadan nasibini unutmaz, ancak dünyayı gaye haline getirmez. Dünyayı ahiret hazırlığı için fırsat görür ve değerlendirir, kulluğunu gerçekleştirir. Hırsını hak yolda, hak için, hakkın hakimiyeti için kullanır...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 164362, member: 9260"] Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder. İnsan ibadetler hususunda çok hırslı olmalı, asla tavize yanaşmamalıdır. Peygamberimiz (sav): "İnsanlann üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onların içinde dini (nin icaplarını yerine getirme) üzerinde tahammül gösteren, avucunun içinde ateş parçası tutan gibidir" buyurur. (27) Ebu'd Derda'nın (r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte de dini hususlar için sabır ve tahammül etmenin gerekliliği şu şekilde ortaya konulur: "Paramparça edilsen ve (ateşte) yakılsan bile! Allah'a hiçbir şeyi ortak etme. Ve hiçbir farz namazı bile bile bırakma. Çünkü kim bir farz namazı kasıtlı olarak bırakırsa zimmet (yani ilahi teminat) kendisinden uzaklaşmış olur. İçki de içme, çünkü içki her şerrin anahtarıdır." İşte Allah yolunda hırslı, sabırlı, sebatlı ve kararlı olmanın gereğini ortaya koyan bir ikaz... Acaba bu duygumuz hep böyle güzel, hep böyle olumlu mu kullanılıyor? "Bununla beraber Allah kullarına rızkı bol bol seriverse, arzda azar ve taşkınlık ederlerdi. Velâkin Allah dlediği kadar bir miktar ile indiriyor. Bu duygu, dünyalık, makam, mevki elde etmeye yönelik olursa, işte o zaman tehlike sinyalleri vermektedir. Hani Peygamberimizin (s.a.v) buyurduğu şekliyle: "Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar. İnsanoğlu ne kadar yaş-lansa da, madde hırsı içinde canlı kalır. Bu hırs duygusu, madde sevgisi doyuma ermeyecek bir mahiyettedir: "İnsanoğlu iki vadi dolusu altına kavuşsa bir üçüncüyü arayacaktır. Hatta dünya dahi verilse "Yeter" demeyecektir, onun; gözünü ancak toprak doyuracaktır. İslam mütefekkirleri dünyayı, kınanan, yerilen dünyayı şöyle tarif ediyorlar: Hz. Mevlana: Dünya nedir? Dünya ne kumaş, ne para, ne kadındır. Dünya insanı Allah'tan gafil bırakan şeydir, diyor. Yani, denizde geminin yüzmesi gibi kulun dünya nimetleri içinde bulunduğu halde onların sevgisini gönlüne yerleştirme-mesidir. Çünkü gemi suyun içinde yüzer, fakat su geminin içine girecek olursa gemi batar. Kulun eşyaya, servete sahip olması gerekir, servet ve eşyanın kula hizmetçi olması icab eder. Çünkü bunlar, insanın hizmetine verilmiş şeylerdir. Kişinin kendi hizmetçilerinin hizmetçisi ve kölesi haline gelmesi ne kadar gülünçtür? Abdulkadir Geylani Hazretleri: "Dünyayı kalbinden çıkar, onu elinde tut veya cebine koy; zira o haliyle dünya sana zarar vermez." diyor. Dünyanın şerli, zararlı, çirkin, menfur, değersiz ve tahkire layık yönü; insanın, dünyanın, dünyalıkların, eşyaların kulu-kölesi haline gelmesidir. Övülen, sevilen ve tasvib edilen yanı ise; kişinin dünya hayatını ve malını bir fırsat bilerek, Allah yolunda çalışması, Allah için harcaması, kendi ahireti için hazırlık yapması ve geçici şeylere al-danmamasıdır Dünyayı kalben değil, kesben sevmelidir. Dünyayı kesben değil, kalben terketmeli-dir. Çünkü ahirette bu dünyada kazanılmaktadır. "Dünya ahiretin tarlasıdır." (32) İstenilen, Allah'ın rızası için yarışların yapıldığı, hayırlı ve sa-lih işlerin yapıldığı dünyadır. Hadis-i şeriflere göre istenilmeyen, bütün hataların başı, belaların sebebi, ahlaksızlığın kaynağı, ahirete zıt olan bir dünya anlayışıdır, sapıkların ve dünyaperestlerin dünyasıdır. Dünyaya müslümanlar sahip çıkmaz ve görevlerini yapmazlarsa, dünyaya Karun ruhlular sahip olur ve bozarlar. İnsanlara kötü örnek olurlar. Müslüman dünya için çalışır, dünyadan nasibini unutmaz, ancak dünyayı gaye haline getirmez. Dünyayı ahiret hazırlığı için fırsat görür ve değerlendirir, kulluğunu gerçekleştirir. Hırsını hak yolda, hak için, hakkın hakimiyeti için kullanır... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
BİR SORU: İnsan Fıtratındaki Şedit Hissiyatlar Hakkında...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst