Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bir Tatlı Tefekkür
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 139030" data-attributes="member: 22"><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal">Gecenin karanlığında uyandı. Kalktı, hemen pencereyi açtı. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">“-Sübhânellezî yuhyil mevtâ ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”</span></strong><span style="font-family: 'Times New Roman'">(Ölüleri dirilten ve her şeye gücü yeten Allâh’ı her türlü eksik ve noksan vasıftan tenzih ederim.) dedi. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Abdest aldı, biraz öyle kaldı. Seccadeye yöneldi, serdi, oturdu. Salavat getirdi, ellerini kaldırdı, boyun büktü, yalvardı. Birkaç damla gözyaşı döktü. İçini tesbihine döktü. Tesbih tanelerini gönlüne doldurdu, gönlü tesbih oldu. Elini semânın uçsuz bucaksız derinliklerine kaldırdı, heybesini doldurdu. Tevbe ve istiğfarda bulundu. Bütün zerreleri buna dâhil oldu. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“Estağfirullah el-azim” </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal">(Sen ne kadar yüceler yücesisin, Sen’in mağfiretini dilerim.) derken kendisi küçüldü, küçüldü, eridi, kayboldu. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Sonra huzura alındı. Sanki cennet bahçelerinde salındı. Yüreği yandı, Rabbini hemencecik yanında sandı. Şimdi ne müthiş bir andı. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“-Allâh’ım özledim!..” derken gözünden yaşlar boşandı. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“Lâ ilâhe illâllâhu’l meliku’l hakku’l mübîn”</span></span></strong></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">(Hiçbir ilâh yoktur, sadece apaçık bir hak ve her şeyin sahibi olan Allah vardır.) cümlesini tamamlayamadı. Ağladı, ağladı… </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“Muhammedü’r-Rasûlullâh es-Sâdık’ul va’di’l emîn”</span></span></strong></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">(Va’dine sâdık, güvenilir ve Allâh’ın Rasûlü olan Muhammed!..) dedi, ferahladı. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Sanki Rasûlullah yanındaydı demin. Salavâta başladı, dili tatlandı, salavât katlandı, o kanatlandı. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.” </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal">(Ey Yüce Allâh’ım!.. Seyyidimiz, Efendimiz Muhammed’e, O’nun âilesine, ashâbına salât ü selâm olsun!..) </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Rasûlullâh’ı görüyormuş gibi gözünde canlandırdı. Ayakları yerden kesildi, sanki Rasûlullâh’ın kalbine girdi. Orada kendini gördü. Sûreler okuyup Allâh’ın Habîbi’ne hediye etti. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Sonra gecenin derinliğinde, ölümün soğukluğunu düşündü. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“-Tefekkür-i mevt.” dedi. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">İçi titredi. Sanki sur üzerine üflendi. Öldü, dirildi, telkin verildi. Kefen biçildi, salâ söylendi. Azrail’i gördü, sanki yakın tanıdığıymış gibi bir sıcaklık hissetti. Mezara girdi. Hiç kimsenin olmadığı, yalnızlar ve garipler mekânı burası... </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Elhamdülillah, îmânı vardı. Bunun en büyük kâr olduğunu bilse de onu bir korku sardı. Sarardı… Allâh’ın izniyle amelleri, ona arkadaş olacaktı. Mahşere çıktı, mizana baktı, dizleri titredi, cehennem kükredi. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Rabbinin huzurunda durdu. Ve suâl olundu: </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“-Ne getirdin?” </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Yutkundu, yutkundu… </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“-Gariplik.” diyebildi. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">O gün orada Allah, mü’minleri rahmetinin içine alacak elbet… Ama rahmeti gibi gazabı da şiddetli olacak!.. Mücrimler kaçacak yer arayacak, her yer daralacak. O da endişe içinde Rasûl’ünü aradı. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Mahşer meydanında koşuştururken nûrdan bir topluluğa rastladı. Hepsinin önünde Âlemlerin Efendisi’ni gördü. Kalbini, O’nun kalbine rabtetti. Öylece kala kaldı. Nebevî feyz, bütün rûhunu sardı. Rabbi’ne yakınlaştı, huzur deryasına daldı. Bu tefekkürden ayrılıp, biraz önce tattığı beraberliği namazla taçlandırmak istedi. Tam seher vaktiydi. Üç kalbi birleştirdi. İnsanın kalbi, gecenin kalbi, Kur’ân’ın kalbi… Üç gül derdi. Birini Rabbi’ne, birini Rasûl’üne, birini üstâdına verdi. İkisi gonca, birisi tam yedi verendi. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: teal">Yeniden tesbihini eline aldı. Dili hep damağında kaldı. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">“-Allah, Allah, Allah!..” nağmeleri, inci taneleri gibi kalbinden döküldü. Zikrin tadını buldu. Kalbinde ayrı bir sıcaklık duydu. Zikirle mutmain olmak bu muydu? Mânevî tahsil yapıyordu. Her sınıfta farklı dersler görüyordu. Kağıt, kalem ve satırlar kullanılmıyordu bu tahsilde... Derslerin mahalli kalpler ve sadırlar idi. </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Diplomasını en büyük muallim olan Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- verecekti. Heyecanı kat be kat arttı. Rûhunun yelkenleri dalgalandı. Yolun sonu yok, mânevî ufuklar engin… Bu yolculuk sonsuzluğa, bu yolculuk sonsuz huzura… </span></span></span></p><p><span style="color: teal"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Ne mutlu, yüz akı ile âhirete göç edebilenlere!.. Ne mutlu sıratı geçebilenlere, âb-ı Kevser’den doyasıya içebilenlere!.. </span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 139030, member: 22"] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=teal]Gecenin karanlığında uyandı. Kalktı, hemen pencereyi açtı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=teal][SIZE=3][B][FONT=Times New Roman]“-Sübhânellezî yuhyil mevtâ ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”[/FONT][/B][FONT=Times New Roman](Ölüleri dirilten ve her şeye gücü yeten Allâh’ı her türlü eksik ve noksan vasıftan tenzih ederim.) dedi. [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Abdest aldı, biraz öyle kaldı. Seccadeye yöneldi, serdi, oturdu. Salavat getirdi, ellerini kaldırdı, boyun büktü, yalvardı. Birkaç damla gözyaşı döktü. İçini tesbihine döktü. Tesbih tanelerini gönlüne doldurdu, gönlü tesbih oldu. Elini semânın uçsuz bucaksız derinliklerine kaldırdı, heybesini doldurdu. Tevbe ve istiğfarda bulundu. Bütün zerreleri buna dâhil oldu. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“Estağfirullah el-azim” [/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=teal](Sen ne kadar yüceler yücesisin, Sen’in mağfiretini dilerim.) derken kendisi küçüldü, küçüldü, eridi, kayboldu. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Sonra huzura alındı. Sanki cennet bahçelerinde salındı. Yüreği yandı, Rabbini hemencecik yanında sandı. Şimdi ne müthiş bir andı. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“-Allâh’ım özledim!..” derken gözünden yaşlar boşandı. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“Lâ ilâhe illâllâhu’l meliku’l hakku’l mübîn”[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3](Hiçbir ilâh yoktur, sadece apaçık bir hak ve her şeyin sahibi olan Allah vardır.) cümlesini tamamlayamadı. Ağladı, ağladı… [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“Muhammedü’r-Rasûlullâh es-Sâdık’ul va’di’l emîn”[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3](Va’dine sâdık, güvenilir ve Allâh’ın Rasûlü olan Muhammed!..) dedi, ferahladı. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Sanki Rasûlullah yanındaydı demin. Salavâta başladı, dili tatlandı, salavât katlandı, o kanatlandı. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.” [/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=teal](Ey Yüce Allâh’ım!.. Seyyidimiz, Efendimiz Muhammed’e, O’nun âilesine, ashâbına salât ü selâm olsun!..) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Rasûlullâh’ı görüyormuş gibi gözünde canlandırdı. Ayakları yerden kesildi, sanki Rasûlullâh’ın kalbine girdi. Orada kendini gördü. Sûreler okuyup Allâh’ın Habîbi’ne hediye etti. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Sonra gecenin derinliğinde, ölümün soğukluğunu düşündü. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“-Tefekkür-i mevt.” dedi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]İçi titredi. Sanki sur üzerine üflendi. Öldü, dirildi, telkin verildi. Kefen biçildi, salâ söylendi. Azrail’i gördü, sanki yakın tanıdığıymış gibi bir sıcaklık hissetti. Mezara girdi. Hiç kimsenin olmadığı, yalnızlar ve garipler mekânı burası... [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Elhamdülillah, îmânı vardı. Bunun en büyük kâr olduğunu bilse de onu bir korku sardı. Sarardı… Allâh’ın izniyle amelleri, ona arkadaş olacaktı. Mahşere çıktı, mizana baktı, dizleri titredi, cehennem kükredi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Rabbinin huzurunda durdu. Ve suâl olundu: [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“-Ne getirdin?” [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Yutkundu, yutkundu… [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“-Gariplik.” diyebildi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]O gün orada Allah, mü’minleri rahmetinin içine alacak elbet… Ama rahmeti gibi gazabı da şiddetli olacak!.. Mücrimler kaçacak yer arayacak, her yer daralacak. O da endişe içinde Rasûl’ünü aradı. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Mahşer meydanında koşuştururken nûrdan bir topluluğa rastladı. Hepsinin önünde Âlemlerin Efendisi’ni gördü. Kalbini, O’nun kalbine rabtetti. Öylece kala kaldı. Nebevî feyz, bütün rûhunu sardı. Rabbi’ne yakınlaştı, huzur deryasına daldı. Bu tefekkürden ayrılıp, biraz önce tattığı beraberliği namazla taçlandırmak istedi. Tam seher vaktiydi. Üç kalbi birleştirdi. İnsanın kalbi, gecenin kalbi, Kur’ân’ın kalbi… Üç gül derdi. Birini Rabbi’ne, birini Rasûl’üne, birini üstâdına verdi. İkisi gonca, birisi tam yedi verendi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=teal]Yeniden tesbihini eline aldı. Dili hep damağında kaldı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]“-Allah, Allah, Allah!..” nağmeleri, inci taneleri gibi kalbinden döküldü. Zikrin tadını buldu. Kalbinde ayrı bir sıcaklık duydu. Zikirle mutmain olmak bu muydu? Mânevî tahsil yapıyordu. Her sınıfta farklı dersler görüyordu. Kağıt, kalem ve satırlar kullanılmıyordu bu tahsilde... Derslerin mahalli kalpler ve sadırlar idi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Diplomasını en büyük muallim olan Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- verecekti. Heyecanı kat be kat arttı. Rûhunun yelkenleri dalgalandı. Yolun sonu yok, mânevî ufuklar engin… Bu yolculuk sonsuzluğa, bu yolculuk sonsuz huzura… [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=teal][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Ne mutlu, yüz akı ile âhirete göç edebilenlere!.. Ne mutlu sıratı geçebilenlere, âb-ı Kevser’den doyasıya içebilenlere!.. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bir Tatlı Tefekkür
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst