Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 278690" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 10px">Bir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî'nin</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">"Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere,</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber"</span></span></em> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">dediği gibi, ruhumun hanesi olan cismimin de hergün bir taşı düşmekle yıpranıyor. Ve dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümitlerim, emellerim kopmaya başladılar. Hadsiz dostlarımdan ve sevdiklerimden mufarakat zamanının yakınlaştığını hissettim. O mânevî ve çok derin ve devâsız görünen yaranın merhemini aradım, bulamadım. Yine Niyazi-i Mısrî gibi dedim ki:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>“Dil bekası, Hak fenâsı istedi mülk-ü tenim,</em></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Bir devâsız derde düştüm, ah ki Lokman bîhaber.”</em></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'">O vakit birden merhamet-i İlâhiyenin lisanı, misali, timsali, dellâlı, mümessili olan Peygamber-i Zîşan Aleyhissalâtü Vesselâmın nuru ve şefaati ve beşere getirdiği hediye-i hidayeti, o dermansız, hadsiz zannettiğim yaraya güzel bir merhem ve tiryak oldu. Karanlıklı ye'simi, nurlu bir ricaya çevirdi.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, s. 282</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">***</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Bir zaman ihtiyarlığa ayak bastığımdan, gafleti idame ettiren sıhhat-i bedenim de bozulmuştu. İhtiyarlıkla hastalık müttefikan bana hücum etti. Başıma vura vura uykumu kaçırdılar. Çoluk çocuk, mal gibi beni dünya ile bağlayacak alâkalar da yoktu. Gençlik sersemliğiyle zayi ettiğim sermaye-i ömrümün meyvelerini, bütün günahlar, hatîatlar gördüm. Niyazi-i Mısrî gibi feryad eyleyerek dedim:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,</em></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.</em></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip,</em></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><em>Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber.</em></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><em></em>O vakit gurbetteydim. Me'yûsâne bir hüzün ve nedametkârâne bir teessüf ve istimdatkârâne bir hasret hissettim.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'">Birden, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan imdada yetişti. Bana o kadar kuvvetli bir rica kapısını açtı ve öyle hakikî bir teselli ziyasını verdi ki, o vaziyetimin yüz derece fevkindeki ye'si dahi izale eder ve o karanlıkları dağıtabilirdi.</span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, s. 283</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 278690, member: 1004566"] [SIZE=2]Bir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî'nin [/SIZE][I][FONT=Verdana][SIZE=2]"Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere, Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber"[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Verdana][SIZE=2]dediği gibi, ruhumun hanesi olan cismimin de hergün bir taşı düşmekle yıpranıyor. Ve dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümitlerim, emellerim kopmaya başladılar. Hadsiz dostlarımdan ve sevdiklerimden mufarakat zamanının yakınlaştığını hissettim. O mânevî ve çok derin ve devâsız görünen yaranın merhemini aradım, bulamadım. Yine Niyazi-i Mısrî gibi dedim ki: [/SIZE][/FONT][SIZE=2][FONT=Verdana][I]“Dil bekası, Hak fenâsı istedi mülk-ü tenim, Bir devâsız derde düştüm, ah ki Lokman bîhaber.”[/I] O vakit birden merhamet-i İlâhiyenin lisanı, misali, timsali, dellâlı, mümessili olan Peygamber-i Zîşan Aleyhissalâtü Vesselâmın nuru ve şefaati ve beşere getirdiği hediye-i hidayeti, o dermansız, hadsiz zannettiğim yaraya güzel bir merhem ve tiryak oldu. Karanlıklı ye'simi, nurlu bir ricaya çevirdi. [B]Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, s. 282[/B][/FONT] [/SIZE] [FONT=Verdana][SIZE=2]*** [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Bir zaman ihtiyarlığa ayak bastığımdan, gafleti idame ettiren sıhhat-i bedenim de bozulmuştu. İhtiyarlıkla hastalık müttefikan bana hücum etti. Başıma vura vura uykumu kaçırdılar. Çoluk çocuk, mal gibi beni dünya ile bağlayacak alâkalar da yoktu. Gençlik sersemliğiyle zayi ettiğim sermaye-i ömrümün meyvelerini, bütün günahlar, hatîatlar gördüm. Niyazi-i Mısrî gibi feryad eyleyerek dedim: [/SIZE][/FONT][SIZE=2][FONT=Verdana][I]Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ, Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber. Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip, Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber. [/I]O vakit gurbetteydim. Me'yûsâne bir hüzün ve nedametkârâne bir teessüf ve istimdatkârâne bir hasret hissettim. Birden, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan imdada yetişti. Bana o kadar kuvvetli bir rica kapısını açtı ve öyle hakikî bir teselli ziyasını verdi ki, o vaziyetimin yüz derece fevkindeki ye'si dahi izale eder ve o karanlıkları dağıtabilirdi. [B]Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, s. 283[/B][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst