Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Bir vergi hatasi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 169544" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">KANUNÎ DEVRİNDE BİR VERGİ HATASI NASIL DÜZELTİLDİ?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Kânûnî devrinin meşhur âlim ve mürşidi, Sultanın da süt kardeşi Yahya Efendi atına binmiş dergahına giderken yolunu kesen bir papazın sert sorularına muhatap olur:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Ey Müslümanların âlimi, dininizde adâlet böyle midir? Sizin dininiz ölmüş Hıristiyanlardan da vergi almayı mı emreder?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Bu sitemli soruya Yahya Efendi hemen cevap verir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Bizim dinimiz adâlet dinidir. Değil ölmüş Hıristiyanlardan vergi almak, dirilerinden bile (yoksulsa) vergi almaz. Aksine onlara yardımı emreder.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Papazın, bu cevaptan cesareti daha da artar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Şayet dediğiniz doğru ise, vergi toplayan memurlarınızın bizim ölmüş dindaşlarımızın evlerine gelip de haraç istemelerini nasıl izah edeceksiniz? Ölmüşlerimizden vergi düşmesi gerekirken halen memurlarınız bunu talep ediyorlar? Şayet bu, dininizin emri gereği değilse, sultanınızın siyaseti icabı mıdır?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Cadde ortasında böylesine onur kırıcı sorudan fevkalâde üzülen Yahya Efendi&#146;nin, gittiği dergahında ilk işi, kalem ve kağıt alıp Osmanlı sultanına bir mektup yazmak olur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Süt kardeşliğinden de cesaret alarak sultana oldukça ağır bir ikaz yazısı kaleme alan Yahya Efendi şöyle der:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Ey cihan sultanı! Bilesin ki sana tahtına çıkmak artık haram olmuştur. Hem o kadar haram olmuştur ki, senin zulmün, dirileri bırak ölülere kadar uzanmış; ölülerden vergi almaya bile tenezzül etmiştir. Böylece hazineye haramı sokmuş, ümmeti Muhammed&#146;e haram yedirir hale gelmişsin...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Mektubu okuyan Kanunî, şaşkına döner. Meseleyi yerinden öğrenmek için hazırlanır. Doğruca Yahya Efendi&#146;nin Beşiktaş&#146;taki dergahına gelir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Yahya karındaşım! Bu nasıl mektup böyle? diyerek meseleyi anlatmasını ister.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Yahya Efendi, papazın yolunu keserek sorduğu sorularını anlattıktan sonra sözlerini şöyle bağlar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Bir keşiş karşısında beni mahcup duruma düşürdünüz. Sultanın hazinesi bu kadar mı fakirleşti? Ölmüş Hıristiyanlardan haraç alacak, Devlet-i Aliyye&#146;yi bunlarla mı koruyacak?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Çoğu kimsenin katı yürekli sandığı Hakan, bu sitemlerden ağlamaya başlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Hemen sarayına dönüp memurlarını toplayarak kesin fermanını duyurur:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Bugünden itibaren eski vergi defterleri iptal edilmiştir. Bundan sonra yenilerini yazacaksınız. Bunun için ev ev dolaşacak, ölmüşlerle kalmışları yeniden tespit edeceksiniz. Bilhassa Hıristiyan semtlerde ölmüşlerden alınmış vergi varsa hemen iâde edeceksiniz. Hazineme &#147;haram girme&#148; şaibesine tahammülüm yoktur. İhmalde bulunanlar canlarıyla oynamış olurlar. Böyle biline!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Aradan bir müddet geçer. Yahya Efendi&#146;nin yolunu kesip de sert sorular soran papazdan yeni bir değerlendirme gelir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Biz sizin adâletinizden emin olduk. Siz de bizim itaatimizden emin olabilirsiniz artık.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Bundan sonra bir soru da Sultandan gelir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Haram olduğunu söylediğiniz tahtıma çıkabilir miyim artık Yahya karındaşım?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Cevap kesindir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">&#150; Halk sizin adâletinizden emin olunca siz de tahtınızdan emin olabilirsiniz sultanım!</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 169544, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Blue"]KANUNÎ DEVRİNDE BİR VERGİ HATASI NASIL DÜZELTİLDİ? Kânûnî devrinin meşhur âlim ve mürşidi, Sultanın da süt kardeşi Yahya Efendi atına binmiş dergahına giderken yolunu kesen bir papazın sert sorularına muhatap olur: – Ey Müslümanların âlimi, dininizde adâlet böyle midir? Sizin dininiz ölmüş Hıristiyanlardan da vergi almayı mı emreder? Bu sitemli soruya Yahya Efendi hemen cevap verir: – Bizim dinimiz adâlet dinidir. Değil ölmüş Hıristiyanlardan vergi almak, dirilerinden bile (yoksulsa) vergi almaz. Aksine onlara yardımı emreder. Papazın, bu cevaptan cesareti daha da artar: – Şayet dediğiniz doğru ise, vergi toplayan memurlarınızın bizim ölmüş dindaşlarımızın evlerine gelip de haraç istemelerini nasıl izah edeceksiniz? Ölmüşlerimizden vergi düşmesi gerekirken halen memurlarınız bunu talep ediyorlar? Şayet bu, dininizin emri gereği değilse, sultanınızın siyaseti icabı mıdır? Cadde ortasında böylesine onur kırıcı sorudan fevkalâde üzülen Yahya Efendi’nin, gittiği dergahında ilk işi, kalem ve kağıt alıp Osmanlı sultanına bir mektup yazmak olur. Süt kardeşliğinden de cesaret alarak sultana oldukça ağır bir ikaz yazısı kaleme alan Yahya Efendi şöyle der: – Ey cihan sultanı! Bilesin ki sana tahtına çıkmak artık haram olmuştur. Hem o kadar haram olmuştur ki, senin zulmün, dirileri bırak ölülere kadar uzanmış; ölülerden vergi almaya bile tenezzül etmiştir. Böylece hazineye haramı sokmuş, ümmeti Muhammed’e haram yedirir hale gelmişsin... Mektubu okuyan Kanunî, şaşkına döner. Meseleyi yerinden öğrenmek için hazırlanır. Doğruca Yahya Efendi’nin Beşiktaş’taki dergahına gelir: – Yahya karındaşım! Bu nasıl mektup böyle? diyerek meseleyi anlatmasını ister. Yahya Efendi, papazın yolunu keserek sorduğu sorularını anlattıktan sonra sözlerini şöyle bağlar: – Bir keşiş karşısında beni mahcup duruma düşürdünüz. Sultanın hazinesi bu kadar mı fakirleşti? Ölmüş Hıristiyanlardan haraç alacak, Devlet-i Aliyye’yi bunlarla mı koruyacak? Çoğu kimsenin katı yürekli sandığı Hakan, bu sitemlerden ağlamaya başlar. Hemen sarayına dönüp memurlarını toplayarak kesin fermanını duyurur: – Bugünden itibaren eski vergi defterleri iptal edilmiştir. Bundan sonra yenilerini yazacaksınız. Bunun için ev ev dolaşacak, ölmüşlerle kalmışları yeniden tespit edeceksiniz. Bilhassa Hıristiyan semtlerde ölmüşlerden alınmış vergi varsa hemen iâde edeceksiniz. Hazineme “haram girme” şaibesine tahammülüm yoktur. İhmalde bulunanlar canlarıyla oynamış olurlar. Böyle biline! Aradan bir müddet geçer. Yahya Efendi’nin yolunu kesip de sert sorular soran papazdan yeni bir değerlendirme gelir: – Biz sizin adâletinizden emin olduk. Siz de bizim itaatimizden emin olabilirsiniz artık. Bundan sonra bir soru da Sultandan gelir: – Haram olduğunu söylediğiniz tahtıma çıkabilir miyim artık Yahya karındaşım? Cevap kesindir: – Halk sizin adâletinizden emin olunca siz de tahtınızdan emin olabilirsiniz sultanım![/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Bir vergi hatasi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst