Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
Birinci Kısım - Meyve Risalesi - On Birinci Mesele
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 372390" data-attributes="member: 1"><p><strong>Birinci Kısım - Sayfa 111</strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 22px">Hâtime</span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p><p>Gayet ehemmiyetli bir nükte-i i’câziyeye dair, birden ihtiyarsız, mağripten sonra kalbe ihtar edilen ve Sûre-i <span style="font-family: 'times new roman'"><span style="font-size: 22px">قُلْاَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ <img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1 </span></span> ın zâhir birmu’cize-i gaybiyesini gösteren uzun bir hakikate kısa bir işarettir.</p><p></p><p></p><p></p><p style="text-align: center"><img src="http://www.erisale.com/images/besmele.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p></p><p><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'times new roman'">قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ</span></span> <img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />2</p><p></p><p>İşte, yalnız mânâ-yı işârî cihetinde bu sûre-i azîme-i hârika, “Kâinatta ademâlemleri hesabına çalışan şerirlerden ve insî ve cinnî şeytanlardan kendinizimuhafaza ediniz” Peygamberimize ve ümmetine emrederek, her asra baktığı gibi,mânâ-yı işarîsiyle bu acip asrımıza daha ziyade, belki zâhir bir tarzda bakar, Kur’ân’ın hizmetkârlarını istiâzeye dâvet eder. Bu mu’cize-i gaybiye, beş işaretle kısaca beyan edilecek. Şöyle ki:</p><p></p><p>Bu sûrenin herbir âyetinin mânâları çoktur. Yalnız mânâ-yı işarî ile, beş cümlesinde dört defaشَرِّ kelimesini tekrar etmek ve kuvvetli münasebet-i mâneviyeile beraber dört tarzda bu asrın emsalsiz dört dehşetli ve fırtınalı maddî ve mânevîşerlerine ve inkılâplarına ve mübarezelerine aynı tarihle parmak basmak ve mânen“Bunlardan çekininiz” emretmek, elbette Kur’ân’ın i’câzına yakışır bir irşad-ı gaybîdir.</p><p></p><p>Meselâ, başta<span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'times new roman'">قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ</span></span> cümlesi, bin üç yüz elli iki veya dört (1352-1354) tarihine hesab-ı ebcedî ve cifrî ile tevafuk edip nev-i beşerde en geniş</p><p></p><p>[NOT]Dipnot-1</p><p> “De ki: Sığınırım sabahın Rabbine.” Felâk Sûresi, 113:1.</p><p></p><p>Dipnot-2 “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: Sığınırım sabahın Rabbine. Yarattığı şeylerin şerrinden. Karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden. Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden. Haset ettiğinde hasetçinin şerrinden.” Felâk Sûresi, 113:1-5.[/NOT]</p><p></p><p></p><p></p><table style='width: 100%'><tr><td>acip: hayret verici, şaşırtıcı</td><td>adem: hiçlik, yokluk</td></tr><tr><td>beyan etmek: açıklamak</td><td>cihet: taraf, yön</td></tr><tr><td>dehşetli: korkunç, ürkütücü</td><td>ehemmiyetli: önemli</td></tr><tr><td>emsalsiz: benzersiz</td><td>gayet: son derece</td></tr><tr><td>hakikat: doğru, gerçek</td><td>hesab-ı ebcedî ve cifrî: (bk. bilgiler – Ebced ve Cifir İlmi)</td></tr><tr><td>hizmetkâr: hizmetçi</td><td>hâtime: sonuç, son bölüm</td></tr><tr><td>ihtar edilmek: hatırlatılmak</td><td>ihtiyarsız: irade dışı, istemeden</td></tr><tr><td>inkılâp: büyük değişim, dönüşüm</td><td>insî ve cinnî: insanlardan ve cinlerden olan</td></tr><tr><td>irşad-ı gaybî: gaybî irşad; gelecekteki hâdiselere işaret etmek suretiyle rehberlik yapma</td><td>istiâze: Allah’a sığınma</td></tr><tr><td>i’câz: mu’cize oluş</td><td>kâinat: evren, yaratılan herşey</td></tr><tr><td>mağrib: akşam</td><td>muhafaza etmek: korumak</td></tr><tr><td>mu’cize-i gaybiye: gerçekleri önceden bildirme şeklindeki mu’cize</td><td>mânen: mânevî olarak</td></tr><tr><td>mânâ-yı işârî: işaretlerle ifade edilen mânâ</td><td>mübareze: karşılıklı mücadele, çatışma</td></tr><tr><td>münasebet-i mâneviye: mânevî ilişki, bağlantı</td><td>nev-i beşer: insanlar</td></tr><tr><td>nükte-i i’câziye: mu’cizeliğe ait ince mânâ</td><td>sûre-i azîme-i hârika: harika olan büyük sûre</td></tr><tr><td>tevafuk etmek: denk gelmek</td><td>ziyade: çok, fazla</td></tr><tr><td>zâhir: açık, görünen</td><td>şer: kötülük, fenalık</td></tr><tr><td>şerir: şerliler, kötüler<br /> <br /> </td><td></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 372390, member: 1"] [b]Birinci Kısım - Sayfa 111[/b] [CENTER][B][SIZE=6]Hâtime[/SIZE][/B] [/CENTER] Gayet ehemmiyetli bir nükte-i i’câziyeye dair, birden ihtiyarsız, mağripten sonra kalbe ihtar edilen ve Sûre-i [FONT=times new roman][SIZE=6]قُلْاَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ [IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1 [/SIZE][/FONT] ın zâhir birmu’cize-i gaybiyesini gösteren uzun bir hakikate kısa bir işarettir. [CENTER][IMG]http://www.erisale.com/images/besmele.jpg[/IMG][/CENTER] [SIZE=6][FONT=times new roman]قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ[/FONT][/SIZE] [IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]2 İşte, yalnız mânâ-yı işârî cihetinde bu sûre-i azîme-i hârika, “Kâinatta ademâlemleri hesabına çalışan şerirlerden ve insî ve cinnî şeytanlardan kendinizimuhafaza ediniz” Peygamberimize ve ümmetine emrederek, her asra baktığı gibi,mânâ-yı işarîsiyle bu acip asrımıza daha ziyade, belki zâhir bir tarzda bakar, Kur’ân’ın hizmetkârlarını istiâzeye dâvet eder. Bu mu’cize-i gaybiye, beş işaretle kısaca beyan edilecek. Şöyle ki: Bu sûrenin herbir âyetinin mânâları çoktur. Yalnız mânâ-yı işarî ile, beş cümlesinde dört defaشَرِّ kelimesini tekrar etmek ve kuvvetli münasebet-i mâneviyeile beraber dört tarzda bu asrın emsalsiz dört dehşetli ve fırtınalı maddî ve mânevîşerlerine ve inkılâplarına ve mübarezelerine aynı tarihle parmak basmak ve mânen“Bunlardan çekininiz” emretmek, elbette Kur’ân’ın i’câzına yakışır bir irşad-ı gaybîdir. Meselâ, başta[SIZE=6][FONT=times new roman]قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ[/FONT][/SIZE] cümlesi, bin üç yüz elli iki veya dört (1352-1354) tarihine hesab-ı ebcedî ve cifrî ile tevafuk edip nev-i beşerde en geniş [NOT]Dipnot-1 “De ki: Sığınırım sabahın Rabbine.” Felâk Sûresi, 113:1. Dipnot-2 “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: Sığınırım sabahın Rabbine. Yarattığı şeylerin şerrinden. Karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden. Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden. Haset ettiğinde hasetçinin şerrinden.” Felâk Sûresi, 113:1-5.[/NOT] [TABLE] [TR] [TD]acip: hayret verici, şaşırtıcı[/TD] [TD]adem: hiçlik, yokluk[/TD] [/TR] [TR] [TD]beyan etmek: açıklamak[/TD] [TD]cihet: taraf, yön[/TD] [/TR] [TR] [TD]dehşetli: korkunç, ürkütücü[/TD] [TD]ehemmiyetli: önemli[/TD] [/TR] [TR] [TD]emsalsiz: benzersiz[/TD] [TD]gayet: son derece[/TD] [/TR] [TR] [TD]hakikat: doğru, gerçek[/TD] [TD]hesab-ı ebcedî ve cifrî: (bk. bilgiler – Ebced ve Cifir İlmi)[/TD] [/TR] [TR] [TD]hizmetkâr: hizmetçi[/TD] [TD]hâtime: sonuç, son bölüm[/TD] [/TR] [TR] [TD]ihtar edilmek: hatırlatılmak[/TD] [TD]ihtiyarsız: irade dışı, istemeden[/TD] [/TR] [TR] [TD]inkılâp: büyük değişim, dönüşüm[/TD] [TD]insî ve cinnî: insanlardan ve cinlerden olan[/TD] [/TR] [TR] [TD]irşad-ı gaybî: gaybî irşad; gelecekteki hâdiselere işaret etmek suretiyle rehberlik yapma[/TD] [TD]istiâze: Allah’a sığınma[/TD] [/TR] [TR] [TD]i’câz: mu’cize oluş[/TD] [TD]kâinat: evren, yaratılan herşey[/TD] [/TR] [TR] [TD]mağrib: akşam[/TD] [TD]muhafaza etmek: korumak[/TD] [/TR] [TR] [TD]mu’cize-i gaybiye: gerçekleri önceden bildirme şeklindeki mu’cize[/TD] [TD]mânen: mânevî olarak[/TD] [/TR] [TR] [TD]mânâ-yı işârî: işaretlerle ifade edilen mânâ[/TD] [TD]mübareze: karşılıklı mücadele, çatışma[/TD] [/TR] [TR] [TD]münasebet-i mâneviye: mânevî ilişki, bağlantı[/TD] [TD]nev-i beşer: insanlar[/TD] [/TR] [TR] [TD]nükte-i i’câziye: mu’cizeliğe ait ince mânâ[/TD] [TD]sûre-i azîme-i hârika: harika olan büyük sûre[/TD] [/TR] [TR] [TD]tevafuk etmek: denk gelmek[/TD] [TD]ziyade: çok, fazla[/TD] [/TR] [TR] [TD]zâhir: açık, görünen[/TD] [TD]şer: kötülük, fenalık[/TD] [/TR] [TR] [TD]şerir: şerliler, kötüler [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
Birinci Kısım - Meyve Risalesi - On Birinci Mesele
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst