Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
Birinci Kısım - Meyve Risalesi - Üçüncü Mesele
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 353773" data-attributes="member: 1"><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'tahoma'"><strong><span style="font-size: 15px">Üçüncü Mesele</span></strong></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Gençlik Rehberinde izahı bulunan ibretli bir hâdisenin hülâsası şudur:</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramında oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. Birden, mânevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki, o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi, kabirde toprak oluyorlar, azap çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar kat’î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: “Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz.”</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, gördüğüm hakikattır, hayal değil. <strong>Nasıl ki bu yaz ve güzün âhiri kıştır; öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır.</strong> Geçmiş zamanın elli sene evvelki hâdisatı sinema ile hal-i hazırda gösterildiği gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hâdisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalâlet ve sefahetin elli altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilseydi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru keyiflerine nefretler ve teellümlerle ağlayacaklardı.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Ben o Eskişehir Hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken, sefahet ve dalâleti terviç eden bir şahs-ı mânevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi:</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">“Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma.”</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Ben de cevaben dedim:</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalâlet ve sefahete atılıyorsun. Kat’iyen bil ki, senin dalâletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mazi ölmüş ve mâdumdur. Ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır. İnsaniyet alâkadarlığıyla ve dalâlet yoluyla, senin başına ve varsa ve ölmemişse kalbine, o hadsiz firaklardan ve o nihayetsiz dostlarının ebedî ölümlerinden gelen elemler, senin şimdiki sarhoşça, pek kısa bir zamandaki cüz’î lezzetini imha ettiği gibi, gelecek istikbal zamanı dahi, itikatsızlığın cihetiyle yine mâdum ve</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">Eskişehir Hapishanesi: (bk. bilgiler – Eskişehir)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">alâkadarlık: ilgili olma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">berzah: kabir âlemi</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">cihet: taraf, yön</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">cüz’î: ferdî, az, küçük</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">dalâlet: hak yoldan ayrılma, sapkınlık</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">ebedî: sonu olmayan, sonsuz</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">ehl-i dalâlet ve sefahet: zevk, eğlence ve yasak şeylere düşkün, doğru ve hak yoldan sapmış inançsız kimseler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">firak: ayrılık</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">gayr-ı meşru: helâl olmayan, dine aykırı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">hadsiz: sayısız, sınırsız</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">hakikat: doğru, gerçek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">hal-i hazır: şimdiki zaman</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">hâdisat: hâdiseler, olaylar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">hülâsa: öz, özet, esas</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">iffet: namus</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">istikbal: gelecek zaman</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">itikatsızlık: inançsızlık</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">izah: açıklama</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">kat’iyen: kesin olarak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">kat’î: kesin, şüphesiz</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">mezaristan: mezarlık</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">muhafaza etmek: saklamak, korumak</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">mâdum: yok, ölü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">müşahede: görme, gözlem</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">nazar: bakış, dikkat</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">nihayetsiz: sonsuz</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">raksetmek: dansetmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">sefahet: gayrı meşru zevk ve eğlence</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">teellüm: elem, acı çekme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">terviç etmek: revaç, kıymet verme, değerini artırmak</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">vahşetli: ürkütücü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">zaman-ı mazi: geçmiş zaman</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'">âhir: son</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'">şahs-ı mânevî: belli bir kişi olmayıp, bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik</span></td><td></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 353773, member: 1"] [CENTER][FONT=tahoma][B][SIZE=4]Üçüncü Mesele[/SIZE][/B] [/FONT][/CENTER] [FONT=tahoma]Gençlik Rehberinde izahı bulunan ibretli bir hâdisenin hülâsası şudur: Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramında oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. Birden, mânevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki, o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi, kabirde toprak oluyorlar, azap çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar kat’î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: “Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz.” Evet, gördüğüm hakikattır, hayal değil. [B]Nasıl ki bu yaz ve güzün âhiri kıştır; öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır.[/B] Geçmiş zamanın elli sene evvelki hâdisatı sinema ile hal-i hazırda gösterildiği gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hâdisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalâlet ve sefahetin elli altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilseydi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru keyiflerine nefretler ve teellümlerle ağlayacaklardı. Ben o Eskişehir Hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken, sefahet ve dalâleti terviç eden bir şahs-ı mânevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi: “Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma.” Ben de cevaben dedim: Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalâlet ve sefahete atılıyorsun. Kat’iyen bil ki, senin dalâletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mazi ölmüş ve mâdumdur. Ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır. İnsaniyet alâkadarlığıyla ve dalâlet yoluyla, senin başına ve varsa ve ölmemişse kalbine, o hadsiz firaklardan ve o nihayetsiz dostlarının ebedî ölümlerinden gelen elemler, senin şimdiki sarhoşça, pek kısa bir zamandaki cüz’î lezzetini imha ettiği gibi, gelecek istikbal zamanı dahi, itikatsızlığın cihetiyle yine mâdum ve [/FONT][TABLE] [TR] [TD][FONT=tahoma]Eskişehir Hapishanesi: (bk. bilgiler – Eskişehir)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]alâkadarlık: ilgili olma[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]berzah: kabir âlemi[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]cihet: taraf, yön[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]cüz’î: ferdî, az, küçük[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]dalâlet: hak yoldan ayrılma, sapkınlık[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]ebedî: sonu olmayan, sonsuz[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]ehl-i dalâlet ve sefahet: zevk, eğlence ve yasak şeylere düşkün, doğru ve hak yoldan sapmış inançsız kimseler[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]firak: ayrılık[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]gayr-ı meşru: helâl olmayan, dine aykırı[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]hadsiz: sayısız, sınırsız[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]hakikat: doğru, gerçek[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]hal-i hazır: şimdiki zaman[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]hâdisat: hâdiseler, olaylar[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]hülâsa: öz, özet, esas[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]iffet: namus[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]istikbal: gelecek zaman[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]itikatsızlık: inançsızlık[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]izah: açıklama[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]kat’iyen: kesin olarak[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]kat’î: kesin, şüphesiz[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]mezaristan: mezarlık[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]muhafaza etmek: saklamak, korumak[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]mâdum: yok, ölü[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]müşahede: görme, gözlem[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]nazar: bakış, dikkat[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]nihayetsiz: sonsuz[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]raksetmek: dansetmek[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]sefahet: gayrı meşru zevk ve eğlence[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]teellüm: elem, acı çekme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]terviç etmek: revaç, kıymet verme, değerini artırmak[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]vahşetli: ürkütücü[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]zaman-ı mazi: geçmiş zaman[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma]âhir: son[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma]şahs-ı mânevî: belli bir kişi olmayıp, bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik[/FONT][/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Asa-yı Musa
Birinci Kısım - Meyve Risalesi - Üçüncü Mesele
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst