Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Birinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 247144" data-attributes="member: 1"><p><strong>Birinci Söz - Sayfa 28</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">hadsizdir. Düşmanın, hâcâtın nihayetsizdir. Madem öyledir; şu sahrânın Mâlik-i EbedîHâkim-i Ezelîsinin ismini al. Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisâtın karşısında titremeden kurtulasın.</span></span><span style="font-size: 10px"> ve </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki, senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete raptedip Kadîr-i Rahîmin dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçi yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki, askere kaydolur, devlet namına hareket eder, hiçbir kimseden pervâsı kalmaz. Kanun namına, devlet namına der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Başta demiştik: Bütün mevcudat lisan-ı hâl ile “Bismillâh” der. Öyle mi?</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Evet. Nasıl ki, görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Öyle de, herşey Cenâb-ı Hakkın namına hareket eder ki, zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler, başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek herbir ağaç “Bismillâh” der; hazine-i rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Herbir bostan “Bismillâh” der, matbaha-i kudretten bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok muhtelif leziz taamlar, içinde beraber pişiriliyor.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Herbir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar “Bismillâh” der, rahmetfeyzinden birer süt çeşmesi olur. Bizlere Rezzak namına en latîf, en nazif, âb‑ı hayat gibi bir gıdayı takdim ediyorlar.</span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillâh” der, sert taş ve toprağı deler, geçer. “Allah namına, Rahmân namına” der; herşey ona musahhar olur.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Evet, havada dalların intişarı ve meyve vermesi gibi, o sert taş ve topraktaki köklerin kemâl-i suhuletle intişar etmesi ve yeraltında yemiş vermesi, hem şiddet-i hararete karşı aylarca nâzik, yeşil yaprakların yaş kalması, tabiiyyunun</span></span></span></p><p></p><p></p><table style='width: 100%'><tr><td><strong>Bismillâh: Allah’ın adıyla (bk. s-m-v)</strong></td><td><strong>Cenâb-ı Hak: Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</strong></td></tr><tr><td><strong>Hâkim-i Ezelî: egemenliği zaman öncesinden beri devam eden Allah (bk. ḥ-k-m; e-z-l)</strong></td><td><strong>Kadîr-i Rahîm: herşeye gücü yeten, sonsuz rahmet sahibi Allah (bk. ḳ-d-r; r-ḥ-m)</strong></td></tr><tr><td><strong>Mâlik-i Ebedî: sahipliği sonsuza kadar süren Allah (bk. m-l-k; e-b-d)</strong></td><td><strong>Rahmân: yarattıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran sonsuz rahmet sahibi Allah (bk. r-ḥ-m)</strong></td></tr><tr><td><strong>Rezzak: bütün varlıkların rızıklarını veren Allah (bk. r-z-ḳ)</strong></td><td><strong>ab-ı hayat: hayat suyu (bk. ḥ-y-y)</strong></td></tr><tr><td><strong>ahali: halk</strong></td><td><strong>bostan: sebze bahçesi</strong></td></tr><tr><td><strong>cebren: zorla</strong></td><td><strong>define: hazine</strong></td></tr><tr><td><strong>dergâh: makam, huzur</strong></td><td><strong>feyz: ihsan, bolluk, bereket (bk. f-y-ḍ)</strong></td></tr><tr><td><strong>hadsiz: sınırsız</strong></td><td><strong>hazine-i rahmet: rahmet hazinesi (bk. r-ḥ-m)</strong></td></tr><tr><td><strong>hâcât: ihtiyaçlar (bk. ḥ-v-c)</strong></td><td><strong>hâdisât: olaylar</strong></td></tr><tr><td><strong>intişar: yayılma</strong></td><td><strong>istinad etmek: dayanmak (bk. s-n-d)</strong></td></tr><tr><td><strong>kemâl-i suhuletle: tam bir kolaylıkla (bk. k-m-l)</strong></td><td><strong>kudret: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r)</strong></td></tr><tr><td><strong>kâinat: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</strong></td><td><strong>leziz: lezzetli</strong></td></tr><tr><td><strong>lisan-ı hâl: hal ve beden dili</strong></td><td><strong>lâtif: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)</strong></td></tr><tr><td><strong>makbul: kabul görmüş</strong></td><td><strong>matbaha-i kudret: Allah’ın kudret mutfağı (bk. ḳ-d-r)</strong></td></tr><tr><td><strong>mevcudat: varlıklar (bk. v-c-d)</strong></td><td><strong>muhtelif: çeşitli</strong></td></tr><tr><td><strong>musahhar olmak: boyun eğmek</strong></td><td><strong>mübarek: bereketli, uğurlu (bk. b-r-k)</strong></td></tr><tr><td><strong>nam: ad</strong></td><td><strong>nazif: temiz (bk. n-ẓ-f)</strong></td></tr><tr><td><strong>nebat: bitki</strong></td><td><strong>nihayetsiz: sonsuz</strong></td></tr><tr><td><strong>nâzik: zarif, ince, narin</strong></td><td><strong>pervâ: korku</strong></td></tr><tr><td><strong>rahmet: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)</strong></td><td><strong>raptetmek: bağlamak</strong></td></tr><tr><td><strong>sahrâ: çöl</strong></td><td><strong>sevk etmek: göndermek, sürmek</strong></td></tr><tr><td><strong>taam: yiyecek</strong></td><td><strong>tabiiyyun: tabiatçılar, herşeyin tabiatın tesiriyle olduğunu savunanlar (bk. ṭ-b-a)</strong></td></tr><tr><td><strong>tablacılık: tezgâhtarlık, sunuculuk</strong></td><td><strong>takdim etmek: sunmak (bk. ḳ-d-m)</strong></td></tr><tr><td><strong>yakînen: kesin olarak (bk. y-ḳ-n)</strong></td><td><strong>zerrecik: atom, en küçük madde parçası</strong></td></tr><tr><td><strong>şefaatçi: af için aracılık eden (bk. ş-f-a)</strong></td><td><strong>şiddet-i hararet: sıcaklığın şiddeti</strong></td></tr></table><p><br /> <tbody style="margin: 0px; padding: 0px;"> <br /> </tbody></p> <p style="text-align: right"></p> <p style="text-align: right"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 247144, member: 1"] [b]Birinci Söz - Sayfa 28[/b] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]hadsizdir. Düşmanın, hâcâtın nihayetsizdir. Madem öyledir; şu sahrânın Mâlik-i EbedîHâkim-i Ezelîsinin ismini al. Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisâtın karşısında titremeden kurtulasın.[/SIZE][/FONT][SIZE=2] ve [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki, senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete raptedip Kadîr-i Rahîmin dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçi yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki, askere kaydolur, devlet namına hareket eder, hiçbir kimseden pervâsı kalmaz. Kanun namına, devlet namına der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır.[/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Başta demiştik: Bütün mevcudat lisan-ı hâl ile “Bismillâh” der. Öyle mi?[/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Evet. Nasıl ki, görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder.[/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Öyle de, herşey Cenâb-ı Hakkın namına hareket eder ki, zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler, başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek herbir ağaç “Bismillâh” der; hazine-i rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor.[/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Herbir bostan “Bismillâh” der, matbaha-i kudretten bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok muhtelif leziz taamlar, içinde beraber pişiriliyor.[/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Herbir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar “Bismillâh” der, rahmetfeyzinden birer süt çeşmesi olur. Bizlere Rezzak namına en latîf, en nazif, âb‑ı hayat gibi bir gıdayı takdim ediyorlar.[/SIZE][/FONT] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillâh” der, sert taş ve toprağı deler, geçer. “Allah namına, Rahmân namına” der; herşey ona musahhar olur.[/SIZE][/FONT][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][FONT=Tahoma][SIZE=2]Evet, havada dalların intişarı ve meyve vermesi gibi, o sert taş ve topraktaki köklerin kemâl-i suhuletle intişar etmesi ve yeraltında yemiş vermesi, hem şiddet-i hararete karşı aylarca nâzik, yeşil yaprakların yaş kalması, tabiiyyunun[/SIZE][/FONT][/FONT] [TABLE] <tbody style="margin: 0px; padding: 0px;">[TR] [TD][B]Bismillâh: Allah’ın adıyla (bk. s-m-v)[/B][/TD] [TD][B]Cenâb-ı Hak: Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Hâkim-i Ezelî: egemenliği zaman öncesinden beri devam eden Allah (bk. ḥ-k-m; e-z-l)[/B][/TD] [TD][B]Kadîr-i Rahîm: herşeye gücü yeten, sonsuz rahmet sahibi Allah (bk. ḳ-d-r; r-ḥ-m)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Mâlik-i Ebedî: sahipliği sonsuza kadar süren Allah (bk. m-l-k; e-b-d)[/B][/TD] [TD][B]Rahmân: yarattıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran sonsuz rahmet sahibi Allah (bk. r-ḥ-m)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Rezzak: bütün varlıkların rızıklarını veren Allah (bk. r-z-ḳ)[/B][/TD] [TD][B]ab-ı hayat: hayat suyu (bk. ḥ-y-y)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]ahali: halk[/B][/TD] [TD][B]bostan: sebze bahçesi[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]cebren: zorla[/B][/TD] [TD][B]define: hazine[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]dergâh: makam, huzur[/B][/TD] [TD][B]feyz: ihsan, bolluk, bereket (bk. f-y-ḍ)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]hadsiz: sınırsız[/B][/TD] [TD][B]hazine-i rahmet: rahmet hazinesi (bk. r-ḥ-m)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]hâcât: ihtiyaçlar (bk. ḥ-v-c)[/B][/TD] [TD][B]hâdisât: olaylar[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]intişar: yayılma[/B][/TD] [TD][B]istinad etmek: dayanmak (bk. s-n-d)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]kemâl-i suhuletle: tam bir kolaylıkla (bk. k-m-l)[/B][/TD] [TD][B]kudret: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]kâinat: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/B][/TD] [TD][B]leziz: lezzetli[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]lisan-ı hâl: hal ve beden dili[/B][/TD] [TD][B]lâtif: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]makbul: kabul görmüş[/B][/TD] [TD][B]matbaha-i kudret: Allah’ın kudret mutfağı (bk. ḳ-d-r)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]mevcudat: varlıklar (bk. v-c-d)[/B][/TD] [TD][B]muhtelif: çeşitli[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]musahhar olmak: boyun eğmek[/B][/TD] [TD][B]mübarek: bereketli, uğurlu (bk. b-r-k)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]nam: ad[/B][/TD] [TD][B]nazif: temiz (bk. n-ẓ-f)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]nebat: bitki[/B][/TD] [TD][B]nihayetsiz: sonsuz[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]nâzik: zarif, ince, narin[/B][/TD] [TD][B]pervâ: korku[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]rahmet: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)[/B][/TD] [TD][B]raptetmek: bağlamak[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]sahrâ: çöl[/B][/TD] [TD][B]sevk etmek: göndermek, sürmek[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]taam: yiyecek[/B][/TD] [TD][B]tabiiyyun: tabiatçılar, herşeyin tabiatın tesiriyle olduğunu savunanlar (bk. ṭ-b-a)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]tablacılık: tezgâhtarlık, sunuculuk[/B][/TD] [TD][B]takdim etmek: sunmak (bk. ḳ-d-m)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]yakînen: kesin olarak (bk. y-ḳ-n)[/B][/TD] [TD][B]zerrecik: atom, en küçük madde parçası[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]şefaatçi: af için aracılık eden (bk. ş-f-a)[/B][/TD] [TD][B]şiddet-i hararet: sıcaklığın şiddeti[/B][/TD] [/TR] </tbody>[/TABLE] [RIGHT] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Birinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst