Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
“Boşanma Çalıştayı”ndan notlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Denis" data-source="post: 333554" data-attributes="member: 1022482"><p><span style="font-size: 12px">Geçen hafta sonu Diyarbakır Dicle Üniversitesinde bir akademik faaliyete iştirak ettik. İki gün boyunca boşanma sebepleri ve çözüm teklifleri tartışıldı. (Organizatörleri, Yard. Doç. Dr. Ömer Ergün’ü ve bilhassa muhtereme rektörün şahsında ilgili bütün personeli tebrik ediyorum). </span></p><p> <span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bendenizin konuyla ilgisi şöyle:</span></p><p><span style="font-size: 12px">Akademik hayata intisap ettikten sonra, aile hukuku konuları, hakimlik yıllarında yaşadığım bir olayın da etkisiyle, uzmanlık alanım değilse de özel ilgi alanım oldu. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Yaşadığım olay şuydu: </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Almus’ta hakim iken bir çiftin boşanmasına ve çocuğun velâyetinin de anneye bırakılmasına karar vermiştim. Çocuk adliyeye babasının elinden tutarak gelmişti. Adliyede annesine teslim edilip de babasından ayrılınca, sanki babasını mezara koymuşuz gibi ağlamıştı. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">(Boşanma kararında, çocuğun velâyetinden mahrum kalan tarafa, çocukla şahsî münasebetlerini devam ettirme hakkı da düzenleme altına alınıyor. Ama, bu kararın gereği, olsa olsa ilk birkaç yıl ifa ediliyor. Sonra kopuş ve diri diri gömülme hali kaçınılmaz oluyor.). </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu üzücü durum bir fikrin uyanmasına sebep olmuştu: Bizler, bir yandan, kızlarını diri diri toprağa gömecek kadar vahşileşmiş bir kavim üzerinde Allah’ın inayetiyle ve mu'cize eseri harika inkılâp yaparak bu kavmi bütün dünyaya örnek bir medeniyet inşa eden bir millete dönüştüren bir peygamberin ümmeti olmakla övünüyorduk. Ama…</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ama aynı bizler, diğer taraftan da anne-babaların evli kalmalarına zemin hazırlayan şartları ihmal ederek onların boşanmalarına sebep oluyor ve böylece kendi çocuklarımızın anasını ya da babasını diri diri toprağa gömer gibi davranıyorduk. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu, kabul edilebilir bir ihmal değil. Ruhî etkisi kolaylıkla geçebilecek bir travma da değil bu.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">İşte bu yüzden 1998 yılında Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun Boşanma Sebepleri Araştırma Projesi ihalesine katılmak için Akademik Dayanışma Araştırma ve Geliştirme Vakfı adına bir ekip kurduk, teklif verdik, kabul gördü. İhale bizde kaldı, sıkı çalıştık ve bizden beklenenden üç-dört kat daha hacimli bir kitap ortaya çıktı. (Tam metni web sayamızda mevcuttur). Böylece konu ile ilgimiz akademik bir seviyeye de çıkmış oldu. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bendeniz ve ekip arkadaşlarımızın çoğu konu ile ilgilenmeyi sonraki yıllarda da sürdürdük.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“Boşanma Çalıştayı”na da bu vesileyle katıldık ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının açış konuşmasını yaptığı açılış oturumunda Bakandan sonra kalan kalabalık bir izleyici kitlesine konu hakkında fikirlerimizi anlattık, sorularına cevaplar vermeye gayret ettik.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Konuşmaya yukarıdaki hatıramızı anlatarak başladık ve şunu sorduk: </span></p><p><span style="font-size: 12px">Bize ne oldu ki, yeniden, kızlarımızın-oğullarımızın analarını ya da babalarını bir mânâda diri diri toprağa gömer hale geldik?</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Sebep çoktur, bahane de çoktur. Ama sonuç vahimdir: Boşanmaktan korkup evlenmeyen ve günaha giren gençler mi istersiniz, boşanma ihtimali ve endişesiyle zamanında ve bol çocuk yapmayıp sonra iş işten geçince pişman olanlara mı yanarsınız.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Kadını yuvasından uçurup evliliği ve aileyi mukaddes bir yuva olmaktan çıkaran münafık rejim, güya medenileşme ve hürriyet perdesi altında toplumun köküne dinamit döşemiş, her eğlencede dinamitleri patlattıkça patlatmış. </span></p><p><span style="font-size: 12px">Sonuç, kafile-i beşer, “dışı süs-içi pis” bir hayat içinde düşe kalka gidiyor. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Uyanmaya, uyandırmaya, uyandırılmaya ve ışık arayanlara Nur göstermeye ihtiyaç var. Elbirliğiyle… </span></p><p><span style="font-size: 12px">Zira aile “son sığınak”, sağlıklı ve imanlı çocuk ise “son umut”. Yoksa her verimsiz tarla gibi dünya tarlasının da sonu kıyamet.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p>Dr. AHMET BATTAL</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Denis, post: 333554, member: 1022482"] [SIZE=3]Geçen hafta sonu Diyarbakır Dicle Üniversitesinde bir akademik faaliyete iştirak ettik. İki gün boyunca boşanma sebepleri ve çözüm teklifleri tartışıldı. (Organizatörleri, Yard. Doç. Dr. Ömer Ergün’ü ve bilhassa muhtereme rektörün şahsında ilgili bütün personeli tebrik ediyorum). Bendenizin konuyla ilgisi şöyle: Akademik hayata intisap ettikten sonra, aile hukuku konuları, hakimlik yıllarında yaşadığım bir olayın da etkisiyle, uzmanlık alanım değilse de özel ilgi alanım oldu. Yaşadığım olay şuydu: Almus’ta hakim iken bir çiftin boşanmasına ve çocuğun velâyetinin de anneye bırakılmasına karar vermiştim. Çocuk adliyeye babasının elinden tutarak gelmişti. Adliyede annesine teslim edilip de babasından ayrılınca, sanki babasını mezara koymuşuz gibi ağlamıştı. (Boşanma kararında, çocuğun velâyetinden mahrum kalan tarafa, çocukla şahsî münasebetlerini devam ettirme hakkı da düzenleme altına alınıyor. Ama, bu kararın gereği, olsa olsa ilk birkaç yıl ifa ediliyor. Sonra kopuş ve diri diri gömülme hali kaçınılmaz oluyor.). Bu üzücü durum bir fikrin uyanmasına sebep olmuştu: Bizler, bir yandan, kızlarını diri diri toprağa gömecek kadar vahşileşmiş bir kavim üzerinde Allah’ın inayetiyle ve mu'cize eseri harika inkılâp yaparak bu kavmi bütün dünyaya örnek bir medeniyet inşa eden bir millete dönüştüren bir peygamberin ümmeti olmakla övünüyorduk. Ama… Ama aynı bizler, diğer taraftan da anne-babaların evli kalmalarına zemin hazırlayan şartları ihmal ederek onların boşanmalarına sebep oluyor ve böylece kendi çocuklarımızın anasını ya da babasını diri diri toprağa gömer gibi davranıyorduk. Bu, kabul edilebilir bir ihmal değil. Ruhî etkisi kolaylıkla geçebilecek bir travma da değil bu. İşte bu yüzden 1998 yılında Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun Boşanma Sebepleri Araştırma Projesi ihalesine katılmak için Akademik Dayanışma Araştırma ve Geliştirme Vakfı adına bir ekip kurduk, teklif verdik, kabul gördü. İhale bizde kaldı, sıkı çalıştık ve bizden beklenenden üç-dört kat daha hacimli bir kitap ortaya çıktı. (Tam metni web sayamızda mevcuttur). Böylece konu ile ilgimiz akademik bir seviyeye de çıkmış oldu. Bendeniz ve ekip arkadaşlarımızın çoğu konu ile ilgilenmeyi sonraki yıllarda da sürdürdük. “Boşanma Çalıştayı”na da bu vesileyle katıldık ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının açış konuşmasını yaptığı açılış oturumunda Bakandan sonra kalan kalabalık bir izleyici kitlesine konu hakkında fikirlerimizi anlattık, sorularına cevaplar vermeye gayret ettik. Konuşmaya yukarıdaki hatıramızı anlatarak başladık ve şunu sorduk: Bize ne oldu ki, yeniden, kızlarımızın-oğullarımızın analarını ya da babalarını bir mânâda diri diri toprağa gömer hale geldik? Sebep çoktur, bahane de çoktur. Ama sonuç vahimdir: Boşanmaktan korkup evlenmeyen ve günaha giren gençler mi istersiniz, boşanma ihtimali ve endişesiyle zamanında ve bol çocuk yapmayıp sonra iş işten geçince pişman olanlara mı yanarsınız. Kadını yuvasından uçurup evliliği ve aileyi mukaddes bir yuva olmaktan çıkaran münafık rejim, güya medenileşme ve hürriyet perdesi altında toplumun köküne dinamit döşemiş, her eğlencede dinamitleri patlattıkça patlatmış. Sonuç, kafile-i beşer, “dışı süs-içi pis” bir hayat içinde düşe kalka gidiyor. Uyanmaya, uyandırmaya, uyandırılmaya ve ışık arayanlara Nur göstermeye ihtiyaç var. Elbirliğiyle… Zira aile “son sığınak”, sağlıklı ve imanlı çocuk ise “son umut”. Yoksa her verimsiz tarla gibi dünya tarlasının da sonu kıyamet. [/SIZE] Dr. AHMET BATTAL [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
“Boşanma Çalıştayı”ndan notlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst