Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Boşanma Çalıştayından Notlar (2)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Denis" data-source="post: 333553" data-attributes="member: 1022482"><p><span style="font-size: 12px">Geçen haftaki yazımızda Diyarbakır Dicle Üniversitesinde yapılan Boşanma Çalıştayı’na sunduğumuz tebliğ hakkında kısa bilgi vermiş ve şu cümlelerle yazımızı bitirmiştik: “… aile ‘son sığınak’, sağlıklı ve imanlı çocuk ise ‘son umut’. Yoksa her verimsiz tarla gibi dünya tarlasının da sonu kıyamet.” </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Devam edelim. </span></p><p><span style="font-size: 12px">Evlilik çekilmez hale gelmişse ve evlilik birliği temelinden sarsılmışsa, boşanma iyidir. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ancak ailenin hukuku ve bunun muhafazası, aile fertlerinin şahsî hukukundan önce gelmelidir.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Boşanmaları azaltmanın birinci yolu boşanmaya gitmeyecek sağlıklı bir evliliği ve sağlıklı bir aileyi geliştirmek için kanunu da yardıma çağırmaktır. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Oysa bu günkü Medeni Kanun ve Aile Hukuku ders kitapları eşlerce ve eş adaylarınca okunacak türden kitaplar değildir. Zira Medeni Kanunun bakış açısı yanlıştır. Kişisel gelişimci bireyciliğin ürünüdür.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Bu durum “eş olanların eşit haklara sahip olduğu” ilkesinin abartılması sonucunu da doğurmuştur. </span></p><p><span style="font-size: 12px">2002 yılında yapılan köklü değişiklikle “ailenin reisi erkektir” prensibi kaldırılmış, bu durum aile içi dengeleri sarsmış, aileyi kanuna ve hakime muhtaç bir müesseseye dönüştürmüştür. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ancak, erkeklerin çoğu, hakimlerin çoğunun erkek olmasının verdiği garip rahatlıkla konuyu önemsememişler, kadınlar ise eşitlik varsayımı ile gelen galibiyet hissi ile rehavete kapılmışlardır. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Oysa konu erkek ve kadın mücadelesi değildir. Konu ailenin biricik ürünü olan evlâtlarla ilgilidir. </span></p><p><span style="font-size: 12px">Evlâtsız aile gerçek mânâsıyla insanî bir birlik değildir. Zira gelecekten beklentisi ve dolayısıyla hayattan umudu kalmamış insanların bencil birliği birlik değil iki kişilik yalnızlıktır. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">“Son umut” adlı Amerikan filminde senaryo ilginçti: Bir gün insanlar, bütün dünyada kadınların artık çocuk doğuramadığını fark ediyorlar. Sonuç vahim. Kimse buluş yapmıyor, kimse düzeni önemsemiyor, kimse geleceğe yatırım yapmıyor. Bir gün, bir yerde, üstelik bir zenci kadının hamile olduğu anlaşılıyor. Onun doğurabilme ihtimali yeni bir umut oluyor. İnsaniyeti ölmemiş bütün insanlar, doğurabilmesi için onun etrafından seferber oluyor. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Çocuk ne kadar kıymetli. Yokluğu ne kadar vahim. Ya onun insaniyeti! İnsaniyeti yoksa daha vahim değil mi? </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">O halde insan evlâdı yetiştirecek sağlıklı ailelere ihtiyaç var. O halde hedef “aileyi korumak” olmalıdır. </span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px">Ailenin korunması demek, sağlıklı evliliğin kurulması ve sağlıklı aile yapısının sürdürülmesi demektir. Bunun için ise önce kadının sadakatinin temini şarttır. Tek eşli olmayan bir anneden doğan çocuk babasını bilemez. Oysa her çocuğun anababasını bilme hakkı vardır.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p> <span style="font-size: 12px">Bu bilgiye sahip olmayan çocukların kardeşiyle evlenme riski vardır. İnsan insan olalı, kardeşiyle evlenmemektedir. Kardeşiyle bilmeden evlenen masumdur, ama onların ana babaları suçludur.</span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p><span style="font-size: 12px"></span></p><p> Dr. Ahmet BATTAL</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Denis, post: 333553, member: 1022482"] [SIZE=3]Geçen haftaki yazımızda Diyarbakır Dicle Üniversitesinde yapılan Boşanma Çalıştayı’na sunduğumuz tebliğ hakkında kısa bilgi vermiş ve şu cümlelerle yazımızı bitirmiştik: “… aile ‘son sığınak’, sağlıklı ve imanlı çocuk ise ‘son umut’. Yoksa her verimsiz tarla gibi dünya tarlasının da sonu kıyamet.” Devam edelim. Evlilik çekilmez hale gelmişse ve evlilik birliği temelinden sarsılmışsa, boşanma iyidir. Ancak ailenin hukuku ve bunun muhafazası, aile fertlerinin şahsî hukukundan önce gelmelidir. Boşanmaları azaltmanın birinci yolu boşanmaya gitmeyecek sağlıklı bir evliliği ve sağlıklı bir aileyi geliştirmek için kanunu da yardıma çağırmaktır. Oysa bu günkü Medeni Kanun ve Aile Hukuku ders kitapları eşlerce ve eş adaylarınca okunacak türden kitaplar değildir. Zira Medeni Kanunun bakış açısı yanlıştır. Kişisel gelişimci bireyciliğin ürünüdür. Bu durum “eş olanların eşit haklara sahip olduğu” ilkesinin abartılması sonucunu da doğurmuştur. 2002 yılında yapılan köklü değişiklikle “ailenin reisi erkektir” prensibi kaldırılmış, bu durum aile içi dengeleri sarsmış, aileyi kanuna ve hakime muhtaç bir müesseseye dönüştürmüştür. Ancak, erkeklerin çoğu, hakimlerin çoğunun erkek olmasının verdiği garip rahatlıkla konuyu önemsememişler, kadınlar ise eşitlik varsayımı ile gelen galibiyet hissi ile rehavete kapılmışlardır. Oysa konu erkek ve kadın mücadelesi değildir. Konu ailenin biricik ürünü olan evlâtlarla ilgilidir. Evlâtsız aile gerçek mânâsıyla insanî bir birlik değildir. Zira gelecekten beklentisi ve dolayısıyla hayattan umudu kalmamış insanların bencil birliği birlik değil iki kişilik yalnızlıktır. “Son umut” adlı Amerikan filminde senaryo ilginçti: Bir gün insanlar, bütün dünyada kadınların artık çocuk doğuramadığını fark ediyorlar. Sonuç vahim. Kimse buluş yapmıyor, kimse düzeni önemsemiyor, kimse geleceğe yatırım yapmıyor. Bir gün, bir yerde, üstelik bir zenci kadının hamile olduğu anlaşılıyor. Onun doğurabilme ihtimali yeni bir umut oluyor. İnsaniyeti ölmemiş bütün insanlar, doğurabilmesi için onun etrafından seferber oluyor. Çocuk ne kadar kıymetli. Yokluğu ne kadar vahim. Ya onun insaniyeti! İnsaniyeti yoksa daha vahim değil mi? O halde insan evlâdı yetiştirecek sağlıklı ailelere ihtiyaç var. O halde hedef “aileyi korumak” olmalıdır. Ailenin korunması demek, sağlıklı evliliğin kurulması ve sağlıklı aile yapısının sürdürülmesi demektir. Bunun için ise önce kadının sadakatinin temini şarttır. Tek eşli olmayan bir anneden doğan çocuk babasını bilemez. Oysa her çocuğun anababasını bilme hakkı vardır. Bu bilgiye sahip olmayan çocukların kardeşiyle evlenme riski vardır. İnsan insan olalı, kardeşiyle evlenmemektedir. Kardeşiyle bilmeden evlenen masumdur, ama onların ana babaları suçludur. [/SIZE] Dr. Ahmet BATTAL [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Boşanma Çalıştayından Notlar (2)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst