Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Boşanmalar artıyor mu?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 96522" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: #0000ff">Bütün dünyada boşanmalar artarken, Türkiye’de aile kurumu önemini ve dinamizmini koruyordu…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Görsel medyanın hiçbir sınır tanımayan magazin programları ile yazılı medyanın meşhur ve malum ikinci sayfa haberleri geleneksel aile yapımızı ayakta tutan ana direklerin çoğunu kırdı…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Şimdi kalanları da kırmak üzere balyos sallıyorlar…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Ailenin yerine koyabileceğimiz, aile kadar güçlü ve etkili başka bir müessese de yok!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Geride müthiş boşluklar kalıyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">•</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Batılılaştıkça bozulduk, ama zaten Batı da aile ilişkileri bağlamında geldiği noktadan hiç memnun değil.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Aklı başında düşünürler, aileye dönmenin zaruretini vurguluyor…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Hattâ bu konuda bizi hâlâ örnek gösteriyorlar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Çok şükür, Batı’ya örneklik edecek bir kurumumuz var: Aile…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Ama o da tehlikede!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">•</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Geçenlerde bir hâkim dostumla konuşuyordum. Boşanma davalarının arttığı konusundaki gözlemimin doğru olup olmadığını sordum…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Doğruymuş: Son birkaç yıl içinde boşanma dâvâlarında büyük artış olmuş.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">1996 yılına kadar boşanma oranlarında değişmeyen bir yapı vardır. Ancak 2000 yılında boşanmalar artmaya başlamış, her yıl biraz daha yükselmiştir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Meselâ 1996 yılında 29 bin 552 çift boşanmışken, 2002 yılında 51 bin 96 çift boşanmıştır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Yani boşanma ibresi Türkiye’de de yükselmeye başlıyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Tabii işin bu yönü medyamızın fazla umurunda değil. O daha ziyade izleyici ve okuyucu çeken aile dramlarının peşinde…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kim kimi öldürdü, kim kimi dövdü, kim kimi aldattı?..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Meşhurlarla anne-babalarının arası nasıl?..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Hangi meşhur ailesiyle ipleri koparmış?..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Oysa aile yapımız içten içe kaynayan bir kazana dönmüş durumda…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Aileler mutlu değil…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">İlişkiler koptu kopacak kertede zayıfladı…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bu konuda, medyaya, sonuç verme dışında hiçbir görev düşmüyor mu?</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Halbuki bir sürü psikiatr ve psikoloğa ulaşabilirler. Çözüm önerileri toplayabilirler. Danışma merkezleri vücuda getirebilirler.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Fakat malum: Bizim medya bu konuları önemsemez. “Küçük mesele” sayar…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Medyanın laikliği korumak, Atatürk ilkelerini kollamak, AKP’yi iktidardan düşürüp yerine CHP’yi bir şekilde iktidar yapmak gibi daha “büyük meseleler”i vardır…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Medya kullanılarak hükümetten yeni ihaleler koparılacak!..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bazı rakiplerin aleyhine haber uydurulup, ortadan kaldırılacak!..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bazıları meşhur edilecek!..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Meşhurlar sömürülüp tüketilecek!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Gazeteci taifesi ile yazar camiasının “büyük meseleler”i zaten hiç bitmez: Hükümet “irtica” damgasıyla korkutulup, patron için yeni ihaleler koparmak “büyük mesele”dir!..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Gazetenin arkasındaki holdingin tüm resmi ve gayri resmi işlerini Ankara’da adım adım takip etmek “büyük mesele”dir!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Gerektiğinde kullanmak üzere uyduruk haberler oluşturmak “büyük mesele”dir!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Yalan manşetlerle ortalığı karıştırmak “büyük mesele”dir!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">İşte bu yüzden, medyanın gündemi ile milletin gündemi örtüşmüyor…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Önceliklerimiz o kadar farklı ki, artık aynı dünyada yaşadığımıza bile inanmak çok zor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Halkın, yokluk ve yoksullukla kararmış sade bir dünyası var…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Medyatörlerimizin dünyası ise ışıl ışıl: Tantanalı mı tantanalı, görkemli mi görkemli, yaldızlı mı yaldızlı…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Lâf aramızda, medyatörlerin çoğu, “vur patlasın, çal oynasın” hayatı yaşıyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Böyle “vur patlasın, çal oynasın” yaşayanlar, halkın inancından, hayat tarzından, hasretinden, güçlüğünden, yokluğundan, yoksulluğundan ne anlar?</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Dünyalar farklı olduğu için halkın dertleri medyaya fazla yansımaz…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Aile problemleri medyayı pek ilgilendirmez…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Boşanmaları fazla umursamaz…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">“Büyük” gazetelerle “büyük” yazarlar, halkın gündemini “küçük” gördükleri için pek ilgilenmiyorlar…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Sonuçta halk ve sorunları sahipsiz kalıyor…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Ben halktan gelme, “gariban” bir adamım! Gariban olduğum için de, halkın “küçük meseleler”ini yansıtmayı, tüm “büyük meseleler” üzerine ahkâm kesmekten daha fazla önemsiyorum…</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bir anlamda, inadına “küçük meseleci”yim.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Anadolu’yu bu yıl da neredeyse karış karış gezdim. Onlarca konferans verdim. Anadolu ile yürek yüreğe geldim. Gözlemledim. Sonucu veriyorum: Boşanmalar artıyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Töre cinayetleri de artıyor! Bunun sebepleri üzerinde duran da yok; sadece “facia” başlıklarıyla medyada yer bulabiliyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">“Facia”nın sebepleri, dayanakları, teşvikleri nerede?</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span>Yavuz Bahadıroğlu</strong> - Vakit</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 96522, member: 8679"] [B][COLOR=#0000ff]Bütün dünyada boşanmalar artarken, Türkiye’de aile kurumu önemini ve dinamizmini koruyordu… Görsel medyanın hiçbir sınır tanımayan magazin programları ile yazılı medyanın meşhur ve malum ikinci sayfa haberleri geleneksel aile yapımızı ayakta tutan ana direklerin çoğunu kırdı… Şimdi kalanları da kırmak üzere balyos sallıyorlar… Ailenin yerine koyabileceğimiz, aile kadar güçlü ve etkili başka bir müessese de yok! Geride müthiş boşluklar kalıyor. • Batılılaştıkça bozulduk, ama zaten Batı da aile ilişkileri bağlamında geldiği noktadan hiç memnun değil. Aklı başında düşünürler, aileye dönmenin zaruretini vurguluyor… Hattâ bu konuda bizi hâlâ örnek gösteriyorlar. Çok şükür, Batı’ya örneklik edecek bir kurumumuz var: Aile… Ama o da tehlikede! • Geçenlerde bir hâkim dostumla konuşuyordum. Boşanma davalarının arttığı konusundaki gözlemimin doğru olup olmadığını sordum… Doğruymuş: Son birkaç yıl içinde boşanma dâvâlarında büyük artış olmuş. 1996 yılına kadar boşanma oranlarında değişmeyen bir yapı vardır. Ancak 2000 yılında boşanmalar artmaya başlamış, her yıl biraz daha yükselmiştir. Meselâ 1996 yılında 29 bin 552 çift boşanmışken, 2002 yılında 51 bin 96 çift boşanmıştır. Yani boşanma ibresi Türkiye’de de yükselmeye başlıyor. Tabii işin bu yönü medyamızın fazla umurunda değil. O daha ziyade izleyici ve okuyucu çeken aile dramlarının peşinde… Kim kimi öldürdü, kim kimi dövdü, kim kimi aldattı?.. Meşhurlarla anne-babalarının arası nasıl?.. Hangi meşhur ailesiyle ipleri koparmış?.. Oysa aile yapımız içten içe kaynayan bir kazana dönmüş durumda… Aileler mutlu değil… İlişkiler koptu kopacak kertede zayıfladı… Bu konuda, medyaya, sonuç verme dışında hiçbir görev düşmüyor mu? Halbuki bir sürü psikiatr ve psikoloğa ulaşabilirler. Çözüm önerileri toplayabilirler. Danışma merkezleri vücuda getirebilirler. Fakat malum: Bizim medya bu konuları önemsemez. “Küçük mesele” sayar… Medyanın laikliği korumak, Atatürk ilkelerini kollamak, AKP’yi iktidardan düşürüp yerine CHP’yi bir şekilde iktidar yapmak gibi daha “büyük meseleler”i vardır… Medya kullanılarak hükümetten yeni ihaleler koparılacak!.. Bazı rakiplerin aleyhine haber uydurulup, ortadan kaldırılacak!.. Bazıları meşhur edilecek!.. Meşhurlar sömürülüp tüketilecek! Gazeteci taifesi ile yazar camiasının “büyük meseleler”i zaten hiç bitmez: Hükümet “irtica” damgasıyla korkutulup, patron için yeni ihaleler koparmak “büyük mesele”dir!.. Gazetenin arkasındaki holdingin tüm resmi ve gayri resmi işlerini Ankara’da adım adım takip etmek “büyük mesele”dir! Gerektiğinde kullanmak üzere uyduruk haberler oluşturmak “büyük mesele”dir! Yalan manşetlerle ortalığı karıştırmak “büyük mesele”dir! İşte bu yüzden, medyanın gündemi ile milletin gündemi örtüşmüyor… Önceliklerimiz o kadar farklı ki, artık aynı dünyada yaşadığımıza bile inanmak çok zor. Halkın, yokluk ve yoksullukla kararmış sade bir dünyası var… Medyatörlerimizin dünyası ise ışıl ışıl: Tantanalı mı tantanalı, görkemli mi görkemli, yaldızlı mı yaldızlı… Lâf aramızda, medyatörlerin çoğu, “vur patlasın, çal oynasın” hayatı yaşıyor. Böyle “vur patlasın, çal oynasın” yaşayanlar, halkın inancından, hayat tarzından, hasretinden, güçlüğünden, yokluğundan, yoksulluğundan ne anlar? Dünyalar farklı olduğu için halkın dertleri medyaya fazla yansımaz… Aile problemleri medyayı pek ilgilendirmez… Boşanmaları fazla umursamaz… “Büyük” gazetelerle “büyük” yazarlar, halkın gündemini “küçük” gördükleri için pek ilgilenmiyorlar… Sonuçta halk ve sorunları sahipsiz kalıyor… Ben halktan gelme, “gariban” bir adamım! Gariban olduğum için de, halkın “küçük meseleler”ini yansıtmayı, tüm “büyük meseleler” üzerine ahkâm kesmekten daha fazla önemsiyorum… Bir anlamda, inadına “küçük meseleci”yim. Anadolu’yu bu yıl da neredeyse karış karış gezdim. Onlarca konferans verdim. Anadolu ile yürek yüreğe geldim. Gözlemledim. Sonucu veriyorum: Boşanmalar artıyor. Töre cinayetleri de artıyor! Bunun sebepleri üzerinde duran da yok; sadece “facia” başlıklarıyla medyada yer bulabiliyor. “Facia”nın sebepleri, dayanakları, teşvikleri nerede? [/COLOR]Yavuz Bahadıroğlu[/B] - Vakit [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Boşanmalar artıyor mu?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst