Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Boşluğun Anlamı ve "Esir Maddesi" ve Boyutlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 78215" data-attributes="member: 1249"><p><em><strong><span style="color: Red">Esir:</span> Bütün kâinatta bulunan ve her tarafı kaplamış olan latif madde. Elektrik, ışık ve hararetin yayılmasına vasıtalık eden madde. Görülmeyen ve varlığı birçok ilim adamınca kabul edilen latif, rakik, elâstikiyeti hâiz seyyal madde.</strong></em></p><p><em><strong>yorum:</strong></em></p><p><em><strong>1920'lere kadar kainatın en küçük yapıtaşının atom olduğu biliniyordu. Ancak gözlem aletlerinin ilerlemesi ve izafiyet teorisndeki bazı noktaların yetersiz kalması ilim adamlarında atomun altında parçacıklar olduğu şüphesini uyadırdı. İlk olrak Ernest Schöridingen atom altı parçaçıklarını yani quarkları tespit etmiş ve Quantum fiziğinin temelleri atılmıştır. Atom altı parçaçıkların ışık hızı ötesinde hareket ettikleri gözlemlenmiş ve bu da maddelerin sabit ve durağan olmadığını tıpkı ışık dalgaları gibi titreştiği sonucuna ulaştırmıştır.yani herşey bir görüntüden ibaret.. ya da bir NURUN yansımasından...</strong></em></p><p style="text-align: center"><span style="color: Red"><em><strong>NUR-U MUHAMMEDÎ</strong></em></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>Varlık âleminin ilk çekirdeği.</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>Bu âlem yaratılmazdan önce her şey yokluk karanlığında idi. “Allah’ın ilk yarattığı şey benim nurumdur.” hâdis-i şerifinin haber verdiği gibi, Cenâb-ı Hakk ilk mahluk olarak Nur-u Muhammedîyi yarattı.</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>Bilindiği gibi canlıların bütün karakterleri genetik şifrelerinde yazılmıştır. Bu yazı, kader kalemiyle işlenmiş bir İlâhî programdır. Bir tohumdaki şifrede ağacın şeklini, gövdesinin sertliğini, yaprağının yeşilliğini, meyvesinin tadını bulamayız. DNA’da bütün bu özellikler baz sıralaması şeklinde yazılıdır, ama o program ne serttir, ne yumuşaktır; ne yeşildir, ne de kırmızıdır.</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>Bu noktayı dikkate almadan, bütün mahlûkatın nur-u Muhammedîden yaratılışını düşünen adam, yıldızlarla, ormanlarla, denizlerle bu nur arasında bir benzerlik kurmaya kalkışır ve aldanır.</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>“Nasıl esmada bir ism-i azam var, o esmanın nukuşunda dahi bir nakş-ı azam var ki, o da insandır” (Sözler)</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>İsm-i Azam, bütün isimleri içine aldığı gibi, nakş-ı azam olan insan da bütün varlık âleminde tecelli eden isimlere mazhardır. “Bir şey mutlak zikredilince kemâline masruftur” kaidesince, insan denilince de insanlık âleminin en ileri ferdi ve risalet semasının güneşi olan Hz. Muhammed (asm) akla gelir.</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>Bütün İlâhî isimler ilk defa nur-u Muhammedîde tecelli etmişlerdir. Meselâ, onda Muhyi isminin tecellisi vardır ve o nur hayat sahibidir. Sonraki safhalarda yaratılacak olan bütün hayatlar, ilk defa onda tecelli eden bu ismin ayrı tezahürleridir. O nurlu hayat, bütün hayatların başlangıç noktası ve çekirdeğidir. Ama, bütün hayat çeşitleriyle Resulullah Efendimizin (asm.) o pak ve münezzeh ruhu arasında bir ilişki kurmaya kalkışmanın da yanlışlığı ortadadır. Diğer isimler için de benzer şeyler söylenebilir.</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>“Mukteza-yı hikmet, şu şecere-i hilkatin de bir çekirdekten yapılmasıdır. Hem öyle bir çekirdek ki; âlem-i cismanîden başka, sair âlemlerin nümûnesini ve esasatını câmi’ olsun.” (Sözler)</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>Vahdetü’l-Vücud meşrebinin sahibi Muhyiddin İbn-i Arabi, ebede kadar yaratılacak bütün varlıkların mahiyetlerinin (kendi ifadesiyle ayan-ı sabitelerinin), Allah’ın ilminde mevcut oluğunu kaydettikten sonra bütün mahiyetleri icmalen taşıyan bu ilk taayyün mertebesini “hakikat-ı Muhammediye”, “âlem-i vahdet”, “vücud-u icmâli”, “nur-u Muhammedî” gibi isimlerle dile getirir.</strong></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><strong>Buna göre, nur-u Muhammedî, bütün mahiyetlerin ortak ismidir ve eşyanın yaratılmasıyla bu mahiyetler ilim dairesinden kudret dairesine geçmişlerdir. </strong></em></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 78215, member: 1249"] [I][B][COLOR=Red]Esir:[/COLOR] Bütün kâinatta bulunan ve her tarafı kaplamış olan latif madde. Elektrik, ışık ve hararetin yayılmasına vasıtalık eden madde. Görülmeyen ve varlığı birçok ilim adamınca kabul edilen latif, rakik, elâstikiyeti hâiz seyyal madde. yorum: 1920'lere kadar kainatın en küçük yapıtaşının atom olduğu biliniyordu. Ancak gözlem aletlerinin ilerlemesi ve izafiyet teorisndeki bazı noktaların yetersiz kalması ilim adamlarında atomun altında parçacıklar olduğu şüphesini uyadırdı. İlk olrak Ernest Schöridingen atom altı parçaçıklarını yani quarkları tespit etmiş ve Quantum fiziğinin temelleri atılmıştır. Atom altı parçaçıkların ışık hızı ötesinde hareket ettikleri gözlemlenmiş ve bu da maddelerin sabit ve durağan olmadığını tıpkı ışık dalgaları gibi titreştiği sonucuna ulaştırmıştır.yani herşey bir görüntüden ibaret.. ya da bir NURUN yansımasından...[/B][/I] [CENTER][COLOR=Red][I][B]NUR-U MUHAMMEDÎ[/B][/I][/COLOR] [I][B]Varlık âleminin ilk çekirdeği.[/B][/I] [I][B]Bu âlem yaratılmazdan önce her şey yokluk karanlığında idi. “Allah’ın ilk yarattığı şey benim nurumdur.” hâdis-i şerifinin haber verdiği gibi, Cenâb-ı Hakk ilk mahluk olarak Nur-u Muhammedîyi yarattı.[/B][/I] [I][B]Bilindiği gibi canlıların bütün karakterleri genetik şifrelerinde yazılmıştır. Bu yazı, kader kalemiyle işlenmiş bir İlâhî programdır. Bir tohumdaki şifrede ağacın şeklini, gövdesinin sertliğini, yaprağının yeşilliğini, meyvesinin tadını bulamayız. DNA’da bütün bu özellikler baz sıralaması şeklinde yazılıdır, ama o program ne serttir, ne yumuşaktır; ne yeşildir, ne de kırmızıdır.[/B][/I] [I][B]Bu noktayı dikkate almadan, bütün mahlûkatın nur-u Muhammedîden yaratılışını düşünen adam, yıldızlarla, ormanlarla, denizlerle bu nur arasında bir benzerlik kurmaya kalkışır ve aldanır.[/B][/I] [I][B]“Nasıl esmada bir ism-i azam var, o esmanın nukuşunda dahi bir nakş-ı azam var ki, o da insandır” (Sözler)[/B][/I] [I][B]İsm-i Azam, bütün isimleri içine aldığı gibi, nakş-ı azam olan insan da bütün varlık âleminde tecelli eden isimlere mazhardır. “Bir şey mutlak zikredilince kemâline masruftur” kaidesince, insan denilince de insanlık âleminin en ileri ferdi ve risalet semasının güneşi olan Hz. Muhammed (asm) akla gelir.[/B][/I] [I][B]Bütün İlâhî isimler ilk defa nur-u Muhammedîde tecelli etmişlerdir. Meselâ, onda Muhyi isminin tecellisi vardır ve o nur hayat sahibidir. Sonraki safhalarda yaratılacak olan bütün hayatlar, ilk defa onda tecelli eden bu ismin ayrı tezahürleridir. O nurlu hayat, bütün hayatların başlangıç noktası ve çekirdeğidir. Ama, bütün hayat çeşitleriyle Resulullah Efendimizin (asm.) o pak ve münezzeh ruhu arasında bir ilişki kurmaya kalkışmanın da yanlışlığı ortadadır. Diğer isimler için de benzer şeyler söylenebilir.[/B][/I] [I][B]“Mukteza-yı hikmet, şu şecere-i hilkatin de bir çekirdekten yapılmasıdır. Hem öyle bir çekirdek ki; âlem-i cismanîden başka, sair âlemlerin nümûnesini ve esasatını câmi’ olsun.” (Sözler)[/B][/I] [I][B]Vahdetü’l-Vücud meşrebinin sahibi Muhyiddin İbn-i Arabi, ebede kadar yaratılacak bütün varlıkların mahiyetlerinin (kendi ifadesiyle ayan-ı sabitelerinin), Allah’ın ilminde mevcut oluğunu kaydettikten sonra bütün mahiyetleri icmalen taşıyan bu ilk taayyün mertebesini “hakikat-ı Muhammediye”, “âlem-i vahdet”, “vücud-u icmâli”, “nur-u Muhammedî” gibi isimlerle dile getirir.[/B][/I] [I][B]Buna göre, nur-u Muhammedî, bütün mahiyetlerin ortak ismidir ve eşyanın yaratılmasıyla bu mahiyetler ilim dairesinden kudret dairesine geçmişlerdir. [/B][/I] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Boşluğun Anlamı ve "Esir Maddesi" ve Boyutlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst