Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
BÖYLE BİR DOST VAR MI ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="istiðna" data-source="post: 67450" data-attributes="member: 4075"><p>En büyük dost, yaradan ALLAH’tır. O, insanı en güzel şekilde yarattı. Ona akıl verdi. Aklını kullanması için ona kitabı ve mizanı verdi. Yeryüzünü nimetlerle donattı. Yaradan ALLAH’ın dostluğu, belirlenen doğal mecrada ilerlemeyi gerektirir. İnsan bir fıtrat üzere yaratılmıştır. Fıtrata uygun bir inanç ve bu inancın gereği bir hayat sürdükçe ALLAH’ın dostluğunu kazanacaktır. ALLAH’ın dostluğu, başka dostluklara benzemez. O dost olunca; bir yardımcı, bir koruyucu, bir şefaatçidir de. Onun dostluğunu kaybedenin hiçbir koruyucusu, yardımcısı şefaatçisi olamaz. </p><p></p><p>Her dost iyi değildir. İyi dost olan ALLAH, inananları, sakınanları, hidayet üzere yürüyenleri, sadıkları, şahidleri karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnanmayanların dostları ise azgın, sapkın tağutlardır. Tağutlar, dostları olan inkara şartlanmışları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Zalimler, fasıklar, facirler, müşrikler, münkirler birbirlerinin dostlarıdırlar. Hepsi şeytanın dostlarıdır. Şeytanın aldatıcılığı, saptırıcılığı gibi bu dostluklar da sahtedir, aldatıcıdır. Faydalanmak, dostluklarının temel amacıdır. Faydalanma sürdükçe dostlukları sürer. </p><p></p><p>Yaradana dostluk, mü’minleri dost edinmeyi gerektirir. Rahmanı seven, O’nu sevenleri sever. O’nun yolunu yol edinenlere güvenir. Onlarla yakınlaşır, bütünleşir. Onları sahiplenmenin gereğine inanır. Mazlumların, kimsesizlerin sahibi olur. "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder katından bize bir yardımcı lütfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınların çığlıklarını yüreğinde hisseder. Onların sahibi oluverir. Bilir ki, bu çığlığı duymazlıktan gelmek zalimleri azdırır. Zulmün egemen olduğu bir dünyada yaşanılmaz. Malı ile, canı ile, yüreği ile, tavrı ile sahiplik sorumluğunu ifa eder. </p><p></p><p>Dost, sert kasırgalar karşısında bir limandır. Umutların tükendiği yerde, fedakarca ortaya çıkan kurtarıcı eldir. </p><p></p><p>Dost; işkence altındaki, esir kampındaki, zindandaki kardeşinin sahibidir. Bedel gerektirse de onu sahiplenir. Geride kalanlara, ailesi gibi bakar. </p><p></p><p>Dost; hicret yurdunda barındırır. Sıcak yüreği ve paylaşımı ile özlem, yalnızlık ve hasreti giderir. </p><p></p><p>Dost; yanında iken dostluğun kıymetini bilir. Gidenin geri gelmeyeceği bilinci ile dostluğun nimetlerinden yararlanır. </p><p></p><p>Dostluk; yükü birlikte omuzlamaktır, sevmektir, saymaktır, korumaktır, değer vermektir. Özlemektir, aramaktır, sahiplenmektir. </p><p></p><p>Rahmana yönelirken, namaza dururken, Kitabı okurken yüreğimize soralım. Ürperiyor mu yüreğimiz. Yumuşuyor mu yüreğimiz. Huzur veriyor mu bize ibadetimiz. Bunları, ALLAH ile dostluğumuzun sinyalleri olarak alalım. Ve bilelim ki, bu dostluk hayata yansımıyorsa sahtedir. Geçicidir. Tükenmeye mahkumdur. </p><p></p><p>Bir mimar hassasiyeti ile inşa ettiğimiz dostlukları daim kılalım. Şeytan ve dostlarının aldatıcılığına kapılmayalım. Onların, "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tespit ettiğin süreye ulaştık" diyecekleri gün geç olacak. O gün şeytan ve dostlarının faydalanmak için dost göründüklerini anlayacaklar ama ne fayda. </p><p></p><p>Geç kalmadan gerçek Dost’a dost olalım. Hem de İbrahim gibi ‘Halilullah’ olmayı şiar edinerek. O’nun dostlarını dost edinelim. </p><p></p><p>Dost yüreği cam gibi hassastır. Kırmaya gelmez!</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="istiðna, post: 67450, member: 4075"] En büyük dost, yaradan ALLAH’tır. O, insanı en güzel şekilde yarattı. Ona akıl verdi. Aklını kullanması için ona kitabı ve mizanı verdi. Yeryüzünü nimetlerle donattı. Yaradan ALLAH’ın dostluğu, belirlenen doğal mecrada ilerlemeyi gerektirir. İnsan bir fıtrat üzere yaratılmıştır. Fıtrata uygun bir inanç ve bu inancın gereği bir hayat sürdükçe ALLAH’ın dostluğunu kazanacaktır. ALLAH’ın dostluğu, başka dostluklara benzemez. O dost olunca; bir yardımcı, bir koruyucu, bir şefaatçidir de. Onun dostluğunu kaybedenin hiçbir koruyucusu, yardımcısı şefaatçisi olamaz. Her dost iyi değildir. İyi dost olan ALLAH, inananları, sakınanları, hidayet üzere yürüyenleri, sadıkları, şahidleri karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnanmayanların dostları ise azgın, sapkın tağutlardır. Tağutlar, dostları olan inkara şartlanmışları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Zalimler, fasıklar, facirler, müşrikler, münkirler birbirlerinin dostlarıdırlar. Hepsi şeytanın dostlarıdır. Şeytanın aldatıcılığı, saptırıcılığı gibi bu dostluklar da sahtedir, aldatıcıdır. Faydalanmak, dostluklarının temel amacıdır. Faydalanma sürdükçe dostlukları sürer. Yaradana dostluk, mü’minleri dost edinmeyi gerektirir. Rahmanı seven, O’nu sevenleri sever. O’nun yolunu yol edinenlere güvenir. Onlarla yakınlaşır, bütünleşir. Onları sahiplenmenin gereğine inanır. Mazlumların, kimsesizlerin sahibi olur. "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder katından bize bir yardımcı lütfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınların çığlıklarını yüreğinde hisseder. Onların sahibi oluverir. Bilir ki, bu çığlığı duymazlıktan gelmek zalimleri azdırır. Zulmün egemen olduğu bir dünyada yaşanılmaz. Malı ile, canı ile, yüreği ile, tavrı ile sahiplik sorumluğunu ifa eder. Dost, sert kasırgalar karşısında bir limandır. Umutların tükendiği yerde, fedakarca ortaya çıkan kurtarıcı eldir. Dost; işkence altındaki, esir kampındaki, zindandaki kardeşinin sahibidir. Bedel gerektirse de onu sahiplenir. Geride kalanlara, ailesi gibi bakar. Dost; hicret yurdunda barındırır. Sıcak yüreği ve paylaşımı ile özlem, yalnızlık ve hasreti giderir. Dost; yanında iken dostluğun kıymetini bilir. Gidenin geri gelmeyeceği bilinci ile dostluğun nimetlerinden yararlanır. Dostluk; yükü birlikte omuzlamaktır, sevmektir, saymaktır, korumaktır, değer vermektir. Özlemektir, aramaktır, sahiplenmektir. Rahmana yönelirken, namaza dururken, Kitabı okurken yüreğimize soralım. Ürperiyor mu yüreğimiz. Yumuşuyor mu yüreğimiz. Huzur veriyor mu bize ibadetimiz. Bunları, ALLAH ile dostluğumuzun sinyalleri olarak alalım. Ve bilelim ki, bu dostluk hayata yansımıyorsa sahtedir. Geçicidir. Tükenmeye mahkumdur. Bir mimar hassasiyeti ile inşa ettiğimiz dostlukları daim kılalım. Şeytan ve dostlarının aldatıcılığına kapılmayalım. Onların, "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tespit ettiğin süreye ulaştık" diyecekleri gün geç olacak. O gün şeytan ve dostlarının faydalanmak için dost göründüklerini anlayacaklar ama ne fayda. Geç kalmadan gerçek Dost’a dost olalım. Hem de İbrahim gibi ‘Halilullah’ olmayı şiar edinerek. O’nun dostlarını dost edinelim. Dost yüreği cam gibi hassastır. Kırmaya gelmez! [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
BÖYLE BİR DOST VAR MI ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst