Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Böyle kul hakkı duydunuz mu?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 165346" data-attributes="member: 5"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Güneş hakkı duymuş muydunuz?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Aşağıda izah edeceğim. Ama önce yazıya bir giriş yapmak gerekiyor.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bir insanın Hz. Ali’ye veya Mevlana’ya 10 lira borcu olması ile Ebu Cehile veya Hitler’e 10 lira borcu olması arasında kul hakkı açısından hiçbir fark olmadığını biliyor muydunuz? </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Hz. Ali’ye veya Mevlana’ya borcunuzdan dolayı daha çok, Ebu Cehile veya Hitler’e borcunuzdan dolayı daha az günaha girmezsiniz.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Kul hakkı kul hakkıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bir seri katile olan borcunuz mübarek bir insana olan borcunuzdan daha önemsiz değildir. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Borcumuz olan insanın dini, milliyeti, mezhebi, ideolojisi, mümin veya ateist olması borcun önem derecesini değiştirmez. Kul hakkı kul hakkıdır...</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Devlet hizmetini vatandaşın ayağına götürürken de aynı şekilde davranır...</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Hizmet alma hakkı açısından oy verenle vermeyen arasında fark yoktur.</span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">12 Mayıs 2008’de bu köşede, “Bu caminin minaresi neden ters?” başlıklı bir yazı kaleme almıştık. Yazıda, İstanbul’un fethinden sonra şehirde ilk inşa edilen camilerden olan Sultanahmet’teki Firuzağa Camii’nin minaresinin camiye yakın oturan Rumların ricası üzerine tüm tek minareli camilerde olduğu gibi arka sağ köşeye değil, arka sol köşeye konulduğunu anlatmıştım. Camiye yakın oturanların Rumların bu talebinin gerekçesi, minarenin güneş ışığını kesmemesi ve güneş minare etrafını dolanırken 15-20 dakikalığına bile olsa güneşlerine mani olmamasıydı. Bu talep Osmanlı yönetimi tarafından tereddütsüz hemen yerine getirildi. </span></span><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #121212">(Fotoğraf için tıklayınız)</span></span></span></strong></strong></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Osmanlı Devleti hakikaten sadece dini, milliyeti ayrı insanların değil, kurdun kuşun bile huzur içinde yaşadığı rüya gibi bir toplum yapısı inşa etmişti. Biliyorsunuz, Bursa’daki Ulu Cami’nin içinde namaz mahallinde yapılan şadırvan da zaten, cami için istimlâk yapılırken bir Rum’un yerini isteksiz vermesi üzerine, gönülsüz verilen yerde huşu ile ibadet nasıl yapılır ki düşüncesinden hareketle inşa </span></span><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #121212">edilmemiş miydi?</span></span></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: black">Gönül, herşeyde gönül... Mesele gönülleri de tatmin edecek bir düzen oluşturmak.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Sözü şuraya getirmek istiyorum.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">İstanbul Üsküdar’da oturan bir arkadaşım, 8-10 sene önce inşa edilen ve 10 kat izin verilen komşu apartmanın kendi binalarının güneş ışığını kestiğini ve belediyeden işini bağlayan insanların konu-komşu ile helalleşme gereği bile duymadan sanki yanlış bir iş yapmamış gibi hayatlarına devam ettiklerini söylediğinde, yukarıdaki Firuzağa Camii’nin hikayesini henüz bilmiyordum. Arkadaşım yaşadığı sıkıntıdan yola çıkarak lafta değil işte, nasıl sağlanacak bu adil düzen diye soruyor ve hakkını helal etmeyeceğini ifade ediyordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Osmanlı Devleti’nin başka din mensuplarına gösterdiği hak-hukuk anlayışının binde birini, kendisini dindar diye konumlandıran insanların kendi dindaşlarına bile göstermemesi ne acı...</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><strong>Engelliyi engellemek...</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Yazıma son vermeden önce bana etkileyici gelen, farkına varmadan insanlara ne güçlükler çıkarıyoruz diye sormama neden olan bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px">Özürlüler İdaresi Başkan Yardımcısı Sayın </span></span><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #121212">Reyhan Gazel</span></span></span></strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">, benzer bir konuyla ilgili yazdığım bir yazının ardından gönderdiği e-mailde aşağıdaki anekdotu paylamıştı bizimle. Şu satırlar Sayın Gazele ait:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">“Değerli Hocam, bizim alanımız aslında her gün manşet olacak olayları içeriyor ama nedense medyada beklendiği ölçüde yer bulamıyor. Ülkemizdeki engellilerin yaşadığı sıkıntılar çok fazla. Geçen gün ağır engelli bir çocuk annesi yanıma gelip 3 yıldır verdiği hukuk savaşı konusunda benden destek istedi. Kadının kocası yok. Ağır görme ve zihinsel engelli 20 yaşındaki oğluyla tüm dertlerini bir tarafa bırakarak 3 yıldır mahkeme koridorlarında mücadele veriyormuş. Bu derdinin çözümü halinde mutlu yaşayacaklarına inanmışlar. Başka türlü mutluluk onlara harammış. Dertleri ne mi dersiniz? Yazlıktaki alt kat komşularının penceresinin önündeki sundurma... </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Şaşırdınız değil mi? Ben çok sayıda benzer sorunla sürekli karşılaştığım için hiç şaşırmadım. Görme ve zihinsel engelli çocukla yaşam mücadelesi vermek inanılmaz zor. Çocuk hissederek yaşıyor, görmeden ve bilmeden... Çocuk bir keresinde ayağını balkondan dışarı çıkarıp sundurmaya değmiş. O günden sonra orasının basılabilecek bir yer olduğunu düşünerek sürekli dışarı çıkmak için oraya hamle yapıyormuş. Haliyle sürekli tehlike halinde yaşıyormuş. Ankara’da zaten apartmanda kış boyu evden çıkamadıklarından sadece yazlıkta mutlu oluyorlarmış. Ama yazlık 3 yıldır onlara cehennem olmuş. Çocuk sürekli oradan dışarı çıkmaya çalışıyor, bu nedenle anne onu yalnız bırakıp korkudan tuvalete bile gidemiyormuş...</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Hukuk savaşını kaybetmemek için direren anne, sürekli komşu ve tüm yerel yöneticiler tarafından azarlanınca sonunda dayanamayıp tazminat davası açmış. Ama orada da işler umdukları gibi ilerlememiş. Son çare bize geldi. Ben sorunu Allah’ın izniyle 5 dakikada çözdüm çok şükür. Kadın şaşırdı, inanamadı. Uzun uzun ağladı, çok dua etti. Nasıl mı? Hemen ilin milletvekilini aradım. Bu çok önemli bir konu dedim, durumu izah ettim. O da bizlere inanıp güveniği için hemen ilgili belediyenin meclisinde konuyu gündeme aldırma sözünü verdi. Bir hafta içinde belediye vatandaşa mani olan sundurmayı yıktırdı. Basit bir sundurmanın bir ailenin hayatını karartmasının önüne ancak bu şekilde mani olabildik.”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Reyhan Gazel Hanım’ın anlattıkları böyle.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Değerli dostlar, görüyorsunuz, ben yaptım oldu anlayışı ile işlerimizi gördüğümüzü sanırken aslında farkında olmadan ne canlar yakıyor, insanlara ne zorluklar çıkarıyor, nelere sebep oluyoruz.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Arabayı usulüne uygun park etmemenin bile bir kul hakkı olduğunu ve ahirette her türlü kusurumuzla yüzleşeceğimizi biliyor muydunuz? </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Dünya tamahkarlığında madem sınır tanımıyoruz, hiç olmazsa helalleşmeyi bilelim. Öbür yakada işimiz gerçekten zor.</span></span></p><p><strong><u><span style="font-family: 'Arial'">Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber 7</span></u></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 165346, member: 5"] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Güneş hakkı duymuş muydunuz?[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Aşağıda izah edeceğim. Ama önce yazıya bir giriş yapmak gerekiyor.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Bir insanın Hz. Ali’ye veya Mevlana’ya 10 lira borcu olması ile Ebu Cehile veya Hitler’e 10 lira borcu olması arasında kul hakkı açısından hiçbir fark olmadığını biliyor muydunuz? [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Hz. Ali’ye veya Mevlana’ya borcunuzdan dolayı daha çok, Ebu Cehile veya Hitler’e borcunuzdan dolayı daha az günaha girmezsiniz.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Kul hakkı kul hakkıdır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Bir seri katile olan borcunuz mübarek bir insana olan borcunuzdan daha önemsiz değildir. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Borcumuz olan insanın dini, milliyeti, mezhebi, ideolojisi, mümin veya ateist olması borcun önem derecesini değiştirmez. Kul hakkı kul hakkıdır...[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Devlet hizmetini vatandaşın ayağına götürürken de aynı şekilde davranır...[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Hizmet alma hakkı açısından oy verenle vermeyen arasında fark yoktur.[/FONT][/SIZE] [B][FONT=Times New Roman][SIZE=3]12 Mayıs 2008’de bu köşede, “Bu caminin minaresi neden ters?” başlıklı bir yazı kaleme almıştık. Yazıda, İstanbul’un fethinden sonra şehirde ilk inşa edilen camilerden olan Sultanahmet’teki Firuzağa Camii’nin minaresinin camiye yakın oturan Rumların ricası üzerine tüm tek minareli camilerde olduğu gibi arka sağ köşeye değil, arka sol köşeye konulduğunu anlatmıştım. Camiye yakın oturanların Rumların bu talebinin gerekçesi, minarenin güneş ışığını kesmemesi ve güneş minare etrafını dolanırken 15-20 dakikalığına bile olsa güneşlerine mani olmamasıydı. Bu talep Osmanlı yönetimi tarafından tereddütsüz hemen yerine getirildi. [/SIZE][/FONT][B][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#121212](Fotoğraf için tıklayınız)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/B] [COLOR=black][FONT=Times New Roman][SIZE=3]Osmanlı Devleti hakikaten sadece dini, milliyeti ayrı insanların değil, kurdun kuşun bile huzur içinde yaşadığı rüya gibi bir toplum yapısı inşa etmişti. Biliyorsunuz, Bursa’daki Ulu Cami’nin içinde namaz mahallinde yapılan şadırvan da zaten, cami için istimlâk yapılırken bir Rum’un yerini isteksiz vermesi üzerine, gönülsüz verilen yerde huşu ile ibadet nasıl yapılır ki düşüncesinden hareketle inşa [/SIZE][/FONT][B][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#121212]edilmemiş miydi?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][COLOR=black]Gönül, herşeyde gönül... Mesele gönülleri de tatmin edecek bir düzen oluşturmak.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Sözü şuraya getirmek istiyorum.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]İstanbul Üsküdar’da oturan bir arkadaşım, 8-10 sene önce inşa edilen ve 10 kat izin verilen komşu apartmanın kendi binalarının güneş ışığını kestiğini ve belediyeden işini bağlayan insanların konu-komşu ile helalleşme gereği bile duymadan sanki yanlış bir iş yapmamış gibi hayatlarına devam ettiklerini söylediğinde, yukarıdaki Firuzağa Camii’nin hikayesini henüz bilmiyordum. Arkadaşım yaşadığı sıkıntıdan yola çıkarak lafta değil işte, nasıl sağlanacak bu adil düzen diye soruyor ve hakkını helal etmeyeceğini ifade ediyordu.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Osmanlı Devleti’nin başka din mensuplarına gösterdiği hak-hukuk anlayışının binde birini, kendisini dindar diye konumlandıran insanların kendi dindaşlarına bile göstermemesi ne acı...[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman][B]Engelliyi engellemek...[/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Yazıma son vermeden önce bana etkileyici gelen, farkına varmadan insanlara ne güçlükler çıkarıyoruz diye sormama neden olan bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum.[/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3]Özürlüler İdaresi Başkan Yardımcısı Sayın [/SIZE][/FONT][B][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=#121212]Reyhan Gazel[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][SIZE=3][FONT=Times New Roman], benzer bir konuyla ilgili yazdığım bir yazının ardından gönderdiği e-mailde aşağıdaki anekdotu paylamıştı bizimle. Şu satırlar Sayın Gazele ait:[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]“Değerli Hocam, bizim alanımız aslında her gün manşet olacak olayları içeriyor ama nedense medyada beklendiği ölçüde yer bulamıyor. Ülkemizdeki engellilerin yaşadığı sıkıntılar çok fazla. Geçen gün ağır engelli bir çocuk annesi yanıma gelip 3 yıldır verdiği hukuk savaşı konusunda benden destek istedi. Kadının kocası yok. Ağır görme ve zihinsel engelli 20 yaşındaki oğluyla tüm dertlerini bir tarafa bırakarak 3 yıldır mahkeme koridorlarında mücadele veriyormuş. Bu derdinin çözümü halinde mutlu yaşayacaklarına inanmışlar. Başka türlü mutluluk onlara harammış. Dertleri ne mi dersiniz? Yazlıktaki alt kat komşularının penceresinin önündeki sundurma... [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Şaşırdınız değil mi? Ben çok sayıda benzer sorunla sürekli karşılaştığım için hiç şaşırmadım. Görme ve zihinsel engelli çocukla yaşam mücadelesi vermek inanılmaz zor. Çocuk hissederek yaşıyor, görmeden ve bilmeden... Çocuk bir keresinde ayağını balkondan dışarı çıkarıp sundurmaya değmiş. O günden sonra orasının basılabilecek bir yer olduğunu düşünerek sürekli dışarı çıkmak için oraya hamle yapıyormuş. Haliyle sürekli tehlike halinde yaşıyormuş. Ankara’da zaten apartmanda kış boyu evden çıkamadıklarından sadece yazlıkta mutlu oluyorlarmış. Ama yazlık 3 yıldır onlara cehennem olmuş. Çocuk sürekli oradan dışarı çıkmaya çalışıyor, bu nedenle anne onu yalnız bırakıp korkudan tuvalete bile gidemiyormuş...[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Hukuk savaşını kaybetmemek için direren anne, sürekli komşu ve tüm yerel yöneticiler tarafından azarlanınca sonunda dayanamayıp tazminat davası açmış. Ama orada da işler umdukları gibi ilerlememiş. Son çare bize geldi. Ben sorunu Allah’ın izniyle 5 dakikada çözdüm çok şükür. Kadın şaşırdı, inanamadı. Uzun uzun ağladı, çok dua etti. Nasıl mı? Hemen ilin milletvekilini aradım. Bu çok önemli bir konu dedim, durumu izah ettim. O da bizlere inanıp güveniği için hemen ilgili belediyenin meclisinde konuyu gündeme aldırma sözünü verdi. Bir hafta içinde belediye vatandaşa mani olan sundurmayı yıktırdı. Basit bir sundurmanın bir ailenin hayatını karartmasının önüne ancak bu şekilde mani olabildik.”[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Reyhan Gazel Hanım’ın anlattıkları böyle.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Değerli dostlar, görüyorsunuz, ben yaptım oldu anlayışı ile işlerimizi gördüğümüzü sanırken aslında farkında olmadan ne canlar yakıyor, insanlara ne zorluklar çıkarıyor, nelere sebep oluyoruz.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Arabayı usulüne uygun park etmemenin bile bir kul hakkı olduğunu ve ahirette her türlü kusurumuzla yüzleşeceğimizi biliyor muydunuz? [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Times New Roman]Dünya tamahkarlığında madem sınır tanımıyoruz, hiç olmazsa helalleşmeyi bilelim. Öbür yakada işimiz gerçekten zor.[/FONT][/SIZE] [B][U][FONT=Arial]Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber 7[/FONT][/U][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Böyle kul hakkı duydunuz mu?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst