Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültür ve Ahlak
Bu ahlaktan bizde de var mı?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 102649" data-attributes="member: 8422"><p><span style="color: darkorchid"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">En kötü ahlak, kanaatinde inatçılık etmek, birinin düzeltmesine asla rıza göstermemek. En güzel ahlak da, yanlışta ısrarcı olmamak, birinin düzeltmesinden memnun olmak. Bu ahlak, daha ziyade Halife Hazreti Ömer'in ahlakıdır. </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkorchid">O, kendi düşüncesinde asla ısrarcı olmaz, birileri gelir de ona kanaatinin yanlışlığını ifade ederse asla diretmez, hemen doğruyu kabul ederek kendi düşüncesini terk ederdi. Bundan dolayı ona vakkaf denmiştir. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">Vakkaf; bir arabanın hızla giderken önüne bir engel çıkmasıyla frene basılıp da aniden zınk diye durdurulmasıdır. Hazreti Ömer de bir şeyi kabul etmiş, hızla uygulamaya giderken biri önüne çıkar da onun yanlışlığını söylerse aniden durur, doğru bulursa kabul etmekte asla tereddüt göstermez sonra da şöyle derdi: </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">- Allah razı olsun senden, beni bir yanlıştan kurtardın. Yoksa ben sadece yanlış kanaatte kalmayacak, yanlışı uygulayacaktım da. Bu konuda oldukça ibretli olaylar anlatırlar. Birini geceleri Medine'de birlikte gezdikleri Abdurrahman bin Avf Hazretleri nakleder. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">Bir gece Medine sokaklarında gezerken bir evin içinden karışık seslerin geldiğini duyarlar. Biraz yaklaşınca sorar Halife: </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">- Ey Abdurrahman, bu evin kime ait olduğunu biliyor musun? </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">Abdurrahman bin Avf, "Bilmiyorum" der. Şöyle açıklama yapar: </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">- Burası Rebi'a bin Ümeyye'nin evidir. İçindekiler de sarhoşlar, içmişler bağırıp çağırıyorlar. Ne dersin, bunlara ne türlü bir ceza uygulayalım? Gecenin bu saatinde bu haldeler... </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">Abdurrahman bir Avf der ki: </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">- Bana kalırsa ceza uygulanacaklar onlar değil, biziz! </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">İrkilir Halife. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">- Neden? diye sorar. Şöyle izah eder büyük sahabi: </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">- Allahü Azimüşşan 'İnsanların gizli ayıplarını araştırmayınız.' buyuruyor. Biz ise gecenin bu saatinde evinin içindeki ayıplarını araştırıp meydana çıkarmakla meşgulüz. Aslında cezalık işi biz yapıyoruz demektir! </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">Bunun üzerine düşünmeye başlayan Halife, elini Abdurrahman bin Avf'ın eline uzatarak der ki: </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">- Tut şu elimden de bir an evvel buradan uzaklaşalım; yoksa biz onlara değil, onlar bize cevaz isteyebilirler. </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: darkorchid">Orada hızla uzaklaşırken de söylenmekten kendini alamaz: </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkorchid">- Allah insanları doğru düşünen dostlardan mahrum etmesin. Kimseyi de kendi kanaatinde ısrarcı eylemesin. Kendi kanaatini dostlarına kontrol ettirmek, daha doğrusunu duyunca da hemen kabul etmek ne güzeldir! </span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"> <span style="color: darkorchid"><span style="color: darkorchid"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ne dersiniz? Sizde de var mı böyle bir anlayış? Siz de kendi düşüncenizi dostlarınıza kontrol ettirir, daha doğrusunu duyunca hemen kabul eder misiniz? Yani vakkaflık sizde de söz konusu mu? Yoksa kimse sizin gibi doğru düşünemez, sizi kimse tashih edemez mi? Siz hep herkesten iyi düşünür, herkesi siz mi düzeltirsiniz?</span> </span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 102649, member: 8422"] [COLOR=darkorchid][FONT=Times New Roman][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]En kötü ahlak, kanaatinde inatçılık etmek, birinin düzeltmesine asla rıza göstermemek. En güzel ahlak da, yanlışta ısrarcı olmamak, birinin düzeltmesinden memnun olmak. Bu ahlak, daha ziyade Halife Hazreti Ömer'in ahlakıdır. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [SIZE=3] [/SIZE][FONT=Times New Roman][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkorchid]O, kendi düşüncesinde asla ısrarcı olmaz, birileri gelir de ona kanaatinin yanlışlığını ifade ederse asla diretmez, hemen doğruyu kabul ederek kendi düşüncesini terk ederdi. Bundan dolayı ona vakkaf denmiştir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]Vakkaf; bir arabanın hızla giderken önüne bir engel çıkmasıyla frene basılıp da aniden zınk diye durdurulmasıdır. Hazreti Ömer de bir şeyi kabul etmiş, hızla uygulamaya giderken biri önüne çıkar da onun yanlışlığını söylerse aniden durur, doğru bulursa kabul etmekte asla tereddüt göstermez sonra da şöyle derdi: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]- Allah razı olsun senden, beni bir yanlıştan kurtardın. Yoksa ben sadece yanlış kanaatte kalmayacak, yanlışı uygulayacaktım da. Bu konuda oldukça ibretli olaylar anlatırlar. Birini geceleri Medine'de birlikte gezdikleri Abdurrahman bin Avf Hazretleri nakleder. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]Bir gece Medine sokaklarında gezerken bir evin içinden karışık seslerin geldiğini duyarlar. Biraz yaklaşınca sorar Halife: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]- Ey Abdurrahman, bu evin kime ait olduğunu biliyor musun? [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]Abdurrahman bin Avf, "Bilmiyorum" der. Şöyle açıklama yapar: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]- Burası Rebi'a bin Ümeyye'nin evidir. İçindekiler de sarhoşlar, içmişler bağırıp çağırıyorlar. Ne dersin, bunlara ne türlü bir ceza uygulayalım? Gecenin bu saatinde bu haldeler... [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]Abdurrahman bir Avf der ki: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]- Bana kalırsa ceza uygulanacaklar onlar değil, biziz! [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]İrkilir Halife. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]- Neden? diye sorar. Şöyle izah eder büyük sahabi: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]- Allahü Azimüşşan 'İnsanların gizli ayıplarını araştırmayınız.' buyuruyor. Biz ise gecenin bu saatinde evinin içindeki ayıplarını araştırıp meydana çıkarmakla meşgulüz. Aslında cezalık işi biz yapıyoruz demektir! [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]Bunun üzerine düşünmeye başlayan Halife, elini Abdurrahman bin Avf'ın eline uzatarak der ki: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]- Tut şu elimden de bir an evvel buradan uzaklaşalım; yoksa biz onlara değil, onlar bize cevaz isteyebilirler. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3] [FONT=Times New Roman][COLOR=darkorchid]Orada hızla uzaklaşırken de söylenmekten kendini alamaz: [/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=darkorchid]- Allah insanları doğru düşünen dostlardan mahrum etmesin. Kimseyi de kendi kanaatinde ısrarcı eylemesin. Kendi kanaatini dostlarına kontrol ettirmek, daha doğrusunu duyunca da hemen kabul etmek ne güzeldir! [/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3] [COLOR=darkorchid][COLOR=darkorchid][FONT=Comic Sans MS]Ne dersiniz? Sizde de var mı böyle bir anlayış? Siz de kendi düşüncenizi dostlarınıza kontrol ettirir, daha doğrusunu duyunca hemen kabul eder misiniz? Yani vakkaflık sizde de söz konusu mu? Yoksa kimse sizin gibi doğru düşünemez, sizi kimse tashih edemez mi? Siz hep herkesten iyi düşünür, herkesi siz mi düzeltirsiniz?[/FONT] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Din Kültür ve Ahlak
Bu ahlaktan bizde de var mı?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst