Bu altın günü 50 yıldır akrabaları bir araya getiriyor

HaberRss

Haber Robotu
altingunu.jpg
Bu altın gününün hikayesi yarım asır önce üç kişiyle başladı. Hikayesi yarım asır önce başlayan bu altın günü ilk 3 kişiyle başlar. Günü ilk başlatanlardan Leyla Karagöz (83), “Artık yaşlandım, güne gelmeyeceğim.” dese de kızları müsaade etmiyor.Güne 120 lira veren Karagöz altın gününün vazgeçilmezi. Karagöz’ün kızı Müzeyyen Aba neredeyse gün ile yaşıt. 55 yaşındaki Aba, günü şöyle anlatıyor: “Aslında parayı güne herkes katılsın diye koyduk. Sembolik bir şey, asıl amacımız akrabalık bağlarımızı güçlendirmek, o günü birbirimize ayırmak. Günümüz olmasa bizim görüşmemiz çok zor. Eşlerimiz de çok mutlu. Kanıksadılar bizi, çünkü biz günden çok mutlu dönüyoruz. Birbirimizi seviyoruz ve ortamımız çok güzel. Sohbet ediyoruz. Oyun oynuyoruz, şarkılar söylüyoruz. Hatta eşim bana, ‘bu kadar mutlu dönüyorsunuz madem 15 günde bir yapın’ diyor.” Günün diğer kurucularından Hafize Dilek, şu an hayatta değil. Ancak onun yerine kızları, gelinleri ve torunları devam ediyor. Dilek’in kızı Ulviye Seril, 25 yıldır güne geldiklerini belirtiyor ve bu azmi şöyle anlatıyor: “Çok özlüyoruz birbirimizi, iyi ki bu günler var diye geliyoruz. Çok eğleniyoruz. Eşlerimiz de bize destek veriyor. Bizden sonra da çocuklarımız ve gelinlerimiz devam ettirecek.” Yarım asır önce başlatılan günün ikinci kuşak temsilcilerinden Gülten Dilek, ayda 7 farklı güne katılıyor. Çocukları çalıştıkları için güne katılamadığını belirten Dilek, onların yerine de katılıyor. Ayda yedi güne katıldığını belirten Dilek, iki kızının düğününü günlerden topladığı altınlarla yaptığını söylüyor. Kevser Yasemin Ersen ile Çiğdem Bükçüoğlu, bebekliklerinden bu yana, buluşmalara tanıklık ediyor. Annelerinin kucağında geldikleri güne şimdi kendileri katılıyor. Hallerinden memnun olan torunlar, “Şu an 38’li yaşlardayız ve bu gün kendimizi bildik bileli var. Çocukken geldik, büyüdük, evlendik, hâlâ devam ediyoruz.” diyor. Günü 35 yıldır takip eden Songül Sezgin, şimdi üçüncü kuşağın devraldığını dile getiriyor. Sezgin, “Annelerimiz başlattı, biz devam ettirdik. Şimdi bizim kızlarımız büyüdü, onlarla birlikte devam ettiriyoruz. 3 kuşaktan beri torunlarımız oldu hâlâ bırakmıyoruz. Bir ay bize çok uzun geliyor. Bu günü bıraksak hiç görüşemeyeceğiz. Bu gün için en önemli işlerimizi bile erteliyoruz ve 35 yıldır hiç aksatmadan bu güne geliyorum.” diye konuşuyor.

Devami...
 
Üst