Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Bu Gidişat Hiç Hayra Alamet Değil...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 203491" data-attributes="member: 27"><p><strong><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Red">Bu hâle nasıl geldik?</span></span></span></strong></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Bildiklerimizden veya duyduklarımızdan ziyade; bizzat görerek veya bilfiil şahit olarak rastladığımız yaşanmakta olan gerçek olaylar veya hadiseler üzerimizde silinmez izler, derin etkiler bırakır. Kulaktan dolma, şayia nev’indeki haber ve havâdisler doğru da olsa, yüz yüze karşılaştığımız, gözümüzle gördüğümüz, kulaklarımızla dinlediğimiz olaylar kadar etkili olmadığı gibi inandırıcılığı da tartışılabilir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Toplumun içinde olduğumuz halde, çevremizdeki insanları ne derece tanıyoruz?</strong> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Çevremizde olup bitenlerin ne kadarından haberdar olabiliyoruz? </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Tanımayı, ismini-cismini bilmekten ibaret olarak bildiğimiz, ondan ötesini fuzûlî bildiğimiz bu hâlimizdir ki, <strong>günümüz insanlarının çoğu içine kapanarak bencilleşti,</strong> <strong>çevresindeki insanlarla tanışıp, hemhâl olmayı lüzumsuz gördü.</strong> Bunun tabiî bir sonucu olarak kimse kimsenin derdini, sıkıntısını sormaz oldu. Hemen herkes, herkesin üzüntüsüne, gamına, kederine gözünü, kulağını kapatır oldu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Bazen doğrudan, bilerek değil; bizi derinden etkileyen, tevâfuken görüp, şahit olduğumuz herhangi bir olay veya canlı şahit, bizi bu gibi konuları dile getirmeye sevkediyor. Bu gibi durumlarda ancak kendi kendimize bir nefis muhasebesi yapma gereğini duyuyoruz maalesef.</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Uzunca bir zamandır, sabah namazını camide kılıp eve döndüğümde, oldukça yaşlı bir kadının hızlı adımlarla bir yerlere gittiğine sık sık rastlıyordum. Yaz-kış, kar fırtına demeden, bu ihtiyar kadının günün bu erken saatinde nereye gittiğini merak sâikiyle, <span style="color: Blue">“Teyzeciğim, hemen her gün bu saatte nereye gidiyorsun?”</span> sualime bir anlık duraklamadan sonra tek kelimelik bir cevapla; <span style="color: Black"><strong>“Çalışmaya...”</strong></span> dedi. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Blue">“Niye böyle erkenden gidiyorsun? Nerede çalışıyorsun”</span> suâlime: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>“Oğlum, çevre yolundaki pazarda çalışmaya gidiyorum... Biliyorsun, orası çok uzak. Böyle erkenden gitmesem, iş bulamam... Patron diyor ki, erkenden gel..”</strong> </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Black"><span style="color: Blue">“Patron sana ne kadar para veriyor?”</span> </span></span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">“Belli bir işim olmuyor, iş sahibi diyor ki: ‘Gelirsin, iş varsa yaparsın, sana yirmi lira veririm...’ Yoksa gittiğim gibi geri dönüyorum... Para da yok...” </span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Blue">“Peki kimsen yok mu, bu yaşta her gün hemen hemen beş kilometrelik yolu yayan gidip geliyorsun. Zor olmuyor mu?”</span> deyince de; </span></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">“Evde bir tek kızım var... O da iki defa ameliyat oldu... Ona işte bu şekilde ben bakıyorum... Başka çarem yok... Mecburen çalışacağım... Bir de oğlum var, onun da kendisine faydası yok, bize nereden bakacak? Allah’a şükür çalışabiliyorum... Buna da şükür... Keşke hergün iş olsa da çalışsam...” </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Bu ihtiyare kadının içinde bulunduğu acıklı duruma rağmen, <strong>“Buna da şükür... Keşke her gün iş olsa da çalışsam...”</strong> şeklindeki sabır, şükür ve tevekkül dolu ifadelerinden alacağımız dersler olmalı diye düşünüyorum. Her türlü zorluğa, her çeşit nâmüsait şartlara rağmen, sabır ve şükrü elde bırakmadan, hayatın zorluklarına karşı ümidini kesmeden, moralini bozmadan azimle hayata tutunmanın gayreti içinde olan bu kadıncağızdan alacağımız çok dersler olmalı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><strong>Bu gibi çaresizlikler içindeki insanların durumunu, hâli vakti yerinde olan zenginlerimiz düşünüyorlar mı bilemiyorum.</strong> Gerisini, lüks bir hayat biçimini, şatafatlı bir yaşantıyı âdet haline getiren, çevrelerindeki nice fakir fukaranın varlığından habersiz olan dindar zenginlerimiz düşünsün... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Dinî değerlerin aşınması, beraberinde bir nevî bencilliği ve nemelâzımcılığı getirmiş olmalı ki, bu gibi iç açıcı olmayan insan manzaralarıyla karşılaşıyoruz. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px">Dünyevîleşmenin ve lüks bir yaşantının meftunu olmanın, beraberinde getirdiği bir nevî katı yürekliliktir ki, <strong>yanı başımızdaki çaresiz fakir ve fukarayı gözlerimiz görmüyor veya gördüğü halde duyarsız kalıyor.</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Blue">“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir”</span> buyuran <strong>Peygamber Efendimizin (asm)</strong> bu uyarı ve ikazları doğrultusunda, yeniden bir durum değerlendirmesinin zarûreti aşikâre görünüyor hepimiz için. Yoksa bu gidişâtımız hiç de hayra alâmet görünmüyor.</span></span></p><p> <p style="text-align: right"></p> <p style="text-align: right"></p> <p style="text-align: right"></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"><u><strong>Hüseyin GÜLTEKİN</strong></u></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"><u><strong>01.08.2010</strong></u></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"><u><strong>YeniAsya</strong></u></span></span></span></p> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Courier New'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 203491, member: 27"] [B][FONT=Courier New][SIZE=5][COLOR=Red]Bu hâle nasıl geldik?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Courier New][SIZE=3]Bildiklerimizden veya duyduklarımızdan ziyade; bizzat görerek veya bilfiil şahit olarak rastladığımız yaşanmakta olan gerçek olaylar veya hadiseler üzerimizde silinmez izler, derin etkiler bırakır. Kulaktan dolma, şayia nev’indeki haber ve havâdisler doğru da olsa, yüz yüze karşılaştığımız, gözümüzle gördüğümüz, kulaklarımızla dinlediğimiz olaylar kadar etkili olmadığı gibi inandırıcılığı da tartışılabilir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Toplumun içinde olduğumuz halde, çevremizdeki insanları ne derece tanıyoruz?[/B] [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3]Çevremizde olup bitenlerin ne kadarından haberdar olabiliyoruz? [/SIZE][/FONT][FONT=Courier New][SIZE=3]Tanımayı, ismini-cismini bilmekten ibaret olarak bildiğimiz, ondan ötesini fuzûlî bildiğimiz bu hâlimizdir ki, [B]günümüz insanlarının çoğu içine kapanarak bencilleşti,[/B] [B]çevresindeki insanlarla tanışıp, hemhâl olmayı lüzumsuz gördü.[/B] Bunun tabiî bir sonucu olarak kimse kimsenin derdini, sıkıntısını sormaz oldu. Hemen herkes, herkesin üzüntüsüne, gamına, kederine gözünü, kulağını kapatır oldu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3]Bazen doğrudan, bilerek değil; bizi derinden etkileyen, tevâfuken görüp, şahit olduğumuz herhangi bir olay veya canlı şahit, bizi bu gibi konuları dile getirmeye sevkediyor. Bu gibi durumlarda ancak kendi kendimize bir nefis muhasebesi yapma gereğini duyuyoruz maalesef.[/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3]Uzunca bir zamandır, sabah namazını camide kılıp eve döndüğümde, oldukça yaşlı bir kadının hızlı adımlarla bir yerlere gittiğine sık sık rastlıyordum. Yaz-kış, kar fırtına demeden, bu ihtiyar kadının günün bu erken saatinde nereye gittiğini merak sâikiyle, [COLOR=Blue]“Teyzeciğim, hemen her gün bu saatte nereye gidiyorsun?”[/COLOR] sualime bir anlık duraklamadan sonra tek kelimelik bir cevapla; [COLOR=Black][B]“Çalışmaya...”[/B][/COLOR] dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=Blue]“Niye böyle erkenden gidiyorsun? Nerede çalışıyorsun”[/COLOR] suâlime: [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]“Oğlum, çevre yolundaki pazarda çalışmaya gidiyorum... Biliyorsun, orası çok uzak. Böyle erkenden gitmesem, iş bulamam... Patron diyor ki, erkenden gel..”[/B] [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=Black][COLOR=Blue]“Patron sana ne kadar para veriyor?”[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Courier New][SIZE=3]“Belli bir işim olmuyor, iş sahibi diyor ki: ‘Gelirsin, iş varsa yaparsın, sana yirmi lira veririm...’ Yoksa gittiğim gibi geri dönüyorum... Para da yok...” [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=Blue]“Peki kimsen yok mu, bu yaşta her gün hemen hemen beş kilometrelik yolu yayan gidip geliyorsun. Zor olmuyor mu?”[/COLOR] deyince de; [/SIZE][/FONT] [B][FONT=Courier New][SIZE=3]“Evde bir tek kızım var... O da iki defa ameliyat oldu... Ona işte bu şekilde ben bakıyorum... Başka çarem yok... Mecburen çalışacağım... Bir de oğlum var, onun da kendisine faydası yok, bize nereden bakacak? Allah’a şükür çalışabiliyorum... Buna da şükür... Keşke hergün iş olsa da çalışsam...” [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Courier New][SIZE=3]Bu ihtiyare kadının içinde bulunduğu acıklı duruma rağmen, [B]“Buna da şükür... Keşke her gün iş olsa da çalışsam...”[/B] şeklindeki sabır, şükür ve tevekkül dolu ifadelerinden alacağımız dersler olmalı diye düşünüyorum. Her türlü zorluğa, her çeşit nâmüsait şartlara rağmen, sabır ve şükrü elde bırakmadan, hayatın zorluklarına karşı ümidini kesmeden, moralini bozmadan azimle hayata tutunmanın gayreti içinde olan bu kadıncağızdan alacağımız çok dersler olmalı. [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][B]Bu gibi çaresizlikler içindeki insanların durumunu, hâli vakti yerinde olan zenginlerimiz düşünüyorlar mı bilemiyorum.[/B] Gerisini, lüks bir hayat biçimini, şatafatlı bir yaşantıyı âdet haline getiren, çevrelerindeki nice fakir fukaranın varlığından habersiz olan dindar zenginlerimiz düşünsün... [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3]Dinî değerlerin aşınması, beraberinde bir nevî bencilliği ve nemelâzımcılığı getirmiş olmalı ki, bu gibi iç açıcı olmayan insan manzaralarıyla karşılaşıyoruz. [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3]Dünyevîleşmenin ve lüks bir yaşantının meftunu olmanın, beraberinde getirdiği bir nevî katı yürekliliktir ki, [B]yanı başımızdaki çaresiz fakir ve fukarayı gözlerimiz görmüyor veya gördüğü halde duyarsız kalıyor.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=Blue]“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir”[/COLOR] buyuran [B]Peygamber Efendimizin (asm)[/B] bu uyarı ve ikazları doğrultusunda, yeniden bir durum değerlendirmesinin zarûreti aşikâre görünüyor hepimiz için. Yoksa bu gidişâtımız hiç de hayra alâmet görünmüyor.[/SIZE][/FONT] [RIGHT] [/RIGHT] [LEFT][FONT=Courier New][SIZE=3][COLOR=Red][U][B]Hüseyin GÜLTEKİN 01.08.2010 YeniAsya[/B][/U][/COLOR] [/SIZE][/FONT][/LEFT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Bu Gidişat Hiç Hayra Alamet Değil...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst