Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bu gün Bediüzzaman Said Nursinin vefatının 50. yıl dönümüdür
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 187022" data-attributes="member: 9260"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff0000"><em><strong>50 yılda 50 dilde Bediüzzaman</strong></em></span></span></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><em><span style="font-size: 15px"><strong>Yeni Şafak gazetesinde, Bediüzzaman'ın vefat yıldönümü sebebiyle başlayan yazı dizisinini birinci bölümü...</strong></span></em></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #00f"><u><strong>Mustafa Çalışan, Recep Yeter ve Murat Aksoy'un yazısı</strong></u></span></p> <p style="text-align: center"><strong>Tarih: 23 Mart 1960. Urfa'daki İpek Palas Oteli'nin 3. katında, 27 numaralı odada sabaha karşı üç devir yaşamış "bahtiyar bir ihtiyar" son nefesini verir. Dünyadan geriye bir demlik, birkaç bardak, eski bir gömlek, cübbe, sarık, misvak, biraz çay ve şeker, iki kalem, kâğıt, birkaç tane kap ve on lira para bırakır.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Bir de, her harfiyle kâinat kitabını deşifre ettiği kocaman bir eser. Küllî bir eser: "Risale-i Nur Külliyatı"</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>***</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Tarih: 27 Mayıs 1960. Vefatından sadece 65 gün sonra, Türkiye askerî darbe ile uyanır. İhtilalin kudretli komutanları, Üstad'ın naaşının askerî bir uçakla bilinmeyen bir yere naklini emreder.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Tarih 3 Ekim 2009. Başbakanı Recep Tayip Erdoğan'ın şu sözleri günlerce konuşulmuş, Türkiye'yi ayağa kaldırmış, medyada geniş yankı bulmuştur:</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>"Bitlis'li Said Nursi'siz bir Türkiye'nin maneviyatı noksan kalır"</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>50 YIL ÜSTAD'I DAHA DA BÜYÜTTÜ</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Tarih 23 Mart 2010. Vefatının üzerinden tam 50 yıl geçmiştir. Ve naşının yeri hâlâ bilinmemektedir.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Kabri ortadan kaldırılarak gayesi, mefkûresi, eserleri, talebeleri ve topyekûn hizmeti de ortadan kaldırılmak istenmişti. Ama proje büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Geride bıraktığımız 50 yıl içinde, Said Nursî ve eserleri unutulup yok olmak bir yana; büyüdü, devleşti, elleri ve kollarıyla bütün dünyaya uzandı.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Ardından cemaatler oluştu. Onun öğretisini benimseyen kitleler kendi aralarında dallara ayrıldı.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Yerli ve yabancı ilim adamları onun hakkında master, doktora tezleri hazırladı. Amerikalı, İngiliz, Arap ve Avrupalı meşhur entelektüeller hakkında ciddi ve hacimli araştırmalar yaptı. Dünyanın birçok önemli üniversitesinde eserleri ders kitabı okutulmaya başladı. Hakkında enstitüler ve araştırma merkezleri kuruldu.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Yazdığı Risaleleri okusa da benimsemeyen, onun metodolojisini kendisine rehber edinmeyen pek çok dindar Türkiyeli, onun Allah rızasından başka bir amacı olmadığı fikrinde buluştu.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Öyle veya böyle, Bediüzzaman bu ülkede çok büyük ses çıkardı.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Bu yazı dizisinde, işte bu müthiş Rıza-i İlahi hareketinin hikâyesini ve köşe taşlarını bulacaksınız.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>NURS'TA BAŞLAYAN HİKAYE</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Hikâyenin ilk sayfası, Doğunun kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünü resmeder. Bugün dahi ulaşmakta zorlanacağınız dağ köyü, Bitlis'in Hizan kazasındaki İsparit Nahiyesine bağlı Nurs Köyü'nden başkası değildir.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Said Nursî, bundan 133 yıl önce, 1877'de Nuriye Hanım ve Sofi Mirza Efendi'nin oğulları olarak dünyaya gelir.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>İlk eğitimini ağabeyinden aldıktan sonra, köyüne sığmamaya başlayacaktır. Bitlis, Van, Mardin üçgeninde bir ilim hayatı. Ardından İstanbul, sonra sürgünler, zindanlar, zehirler, çileler, ve yokluğun ortasına neşvünema bulan Nur filizleri.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>ÜÇ DEVRE TANIKLIK ETTİ</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Bir yandan "Karşımda koskoca bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor!" diyen dertli bir gönül, diğer yanda cephede Rus'la savaşan, TBMM'de bildiri yayınlayan bir sivil direnişçi. Öte yandan padişahının konuğu olarak Barbaros Zırhlısı ile Selanik'e, oradan da trenle Kosova'ya giden ve projelerini sunan eden bir idealist.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Bir yandan Sultanahmet Meydanı'nda, Selanik Hürriyet Meydanı'nda, Şam'daki Emevi Cami'nde on binlere hitap eden, kitleleri harekete geçiren bir din adamı, diğer yandan kendisine teklif edilen konakları, maaşları, üunvanları elinin tersiyle itip köşesine çekilen bir garip hoca.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Osmanlı'ya, Meşrutiyet'e ve Cumhuriyet'e tanıklık eden, her devirde fikirlerini açık yüreklilikle haykırmaktan, haykırmakla kalmayıp hayata geçirmekten çekinmeyen gerçek bir aktivist.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>"Sürgün" gönderildiği Barla'da "yaz kardeşim" diyerek ilk Nur Risalesini yazdıran, yazdıklarıyla iman hizmetini kalpten kalbe aşılayan "rehber" bir adam. En zor zamanlarda en güzel ürünlerini ortaya çıkaran, kibrit kutularına yazılmış risalelerin parmaklıklar ardından sızdırıldığı "delice" teşebbüslerin başını çeken bir adam.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Nüfustaki adı Muhammed Said Okur. Nam-i diğer Seyda. Bediüzzaman Said Nursî.</strong></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 187022, member: 9260"] [CENTER][SIZE=4][COLOR=#ff0000][I][B]50 yılda 50 dilde Bediüzzaman[/B][/I][/COLOR][/SIZE] [I][SIZE=4][B]Yeni Şafak gazetesinde, Bediüzzaman'ın vefat yıldönümü sebebiyle başlayan yazı dizisinini birinci bölümü...[/B][/SIZE][/I] [COLOR=#00f][U][B]Mustafa Çalışan, Recep Yeter ve Murat Aksoy'un yazısı[/B][/U][/COLOR] [B]Tarih: 23 Mart 1960. Urfa'daki İpek Palas Oteli'nin 3. katında, 27 numaralı odada sabaha karşı üç devir yaşamış "bahtiyar bir ihtiyar" son nefesini verir. Dünyadan geriye bir demlik, birkaç bardak, eski bir gömlek, cübbe, sarık, misvak, biraz çay ve şeker, iki kalem, kâğıt, birkaç tane kap ve on lira para bırakır.[/B] [B]Bir de, her harfiyle kâinat kitabını deşifre ettiği kocaman bir eser. Küllî bir eser: "Risale-i Nur Külliyatı"[/B] [B]***[/B] [B]Tarih: 27 Mayıs 1960. Vefatından sadece 65 gün sonra, Türkiye askerî darbe ile uyanır. İhtilalin kudretli komutanları, Üstad'ın naaşının askerî bir uçakla bilinmeyen bir yere naklini emreder.[/B] [B]Tarih 3 Ekim 2009. Başbakanı Recep Tayip Erdoğan'ın şu sözleri günlerce konuşulmuş, Türkiye'yi ayağa kaldırmış, medyada geniş yankı bulmuştur:[/B] [B]"Bitlis'li Said Nursi'siz bir Türkiye'nin maneviyatı noksan kalır"[/B] [B]50 YIL ÜSTAD'I DAHA DA BÜYÜTTÜ[/B] [B]Tarih 23 Mart 2010. Vefatının üzerinden tam 50 yıl geçmiştir. Ve naşının yeri hâlâ bilinmemektedir.[/B] [B]Kabri ortadan kaldırılarak gayesi, mefkûresi, eserleri, talebeleri ve topyekûn hizmeti de ortadan kaldırılmak istenmişti. Ama proje büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı.[/B] [B]Geride bıraktığımız 50 yıl içinde, Said Nursî ve eserleri unutulup yok olmak bir yana; büyüdü, devleşti, elleri ve kollarıyla bütün dünyaya uzandı.[/B] [B]Ardından cemaatler oluştu. Onun öğretisini benimseyen kitleler kendi aralarında dallara ayrıldı.[/B] [B]Yerli ve yabancı ilim adamları onun hakkında master, doktora tezleri hazırladı. Amerikalı, İngiliz, Arap ve Avrupalı meşhur entelektüeller hakkında ciddi ve hacimli araştırmalar yaptı. Dünyanın birçok önemli üniversitesinde eserleri ders kitabı okutulmaya başladı. Hakkında enstitüler ve araştırma merkezleri kuruldu.[/B] [B]Yazdığı Risaleleri okusa da benimsemeyen, onun metodolojisini kendisine rehber edinmeyen pek çok dindar Türkiyeli, onun Allah rızasından başka bir amacı olmadığı fikrinde buluştu.[/B] [B]Öyle veya böyle, Bediüzzaman bu ülkede çok büyük ses çıkardı.[/B] [B]Bu yazı dizisinde, işte bu müthiş Rıza-i İlahi hareketinin hikâyesini ve köşe taşlarını bulacaksınız.[/B] [B]NURS'TA BAŞLAYAN HİKAYE[/B] [B]Hikâyenin ilk sayfası, Doğunun kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünü resmeder. Bugün dahi ulaşmakta zorlanacağınız dağ köyü, Bitlis'in Hizan kazasındaki İsparit Nahiyesine bağlı Nurs Köyü'nden başkası değildir.[/B] [B]Said Nursî, bundan 133 yıl önce, 1877'de Nuriye Hanım ve Sofi Mirza Efendi'nin oğulları olarak dünyaya gelir.[/B] [B]İlk eğitimini ağabeyinden aldıktan sonra, köyüne sığmamaya başlayacaktır. Bitlis, Van, Mardin üçgeninde bir ilim hayatı. Ardından İstanbul, sonra sürgünler, zindanlar, zehirler, çileler, ve yokluğun ortasına neşvünema bulan Nur filizleri.[/B] [B]ÜÇ DEVRE TANIKLIK ETTİ[/B] [B]Bir yandan "Karşımda koskoca bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor!" diyen dertli bir gönül, diğer yanda cephede Rus'la savaşan, TBMM'de bildiri yayınlayan bir sivil direnişçi. Öte yandan padişahının konuğu olarak Barbaros Zırhlısı ile Selanik'e, oradan da trenle Kosova'ya giden ve projelerini sunan eden bir idealist.[/B] [B]Bir yandan Sultanahmet Meydanı'nda, Selanik Hürriyet Meydanı'nda, Şam'daki Emevi Cami'nde on binlere hitap eden, kitleleri harekete geçiren bir din adamı, diğer yandan kendisine teklif edilen konakları, maaşları, üunvanları elinin tersiyle itip köşesine çekilen bir garip hoca.[/B] [B]Osmanlı'ya, Meşrutiyet'e ve Cumhuriyet'e tanıklık eden, her devirde fikirlerini açık yüreklilikle haykırmaktan, haykırmakla kalmayıp hayata geçirmekten çekinmeyen gerçek bir aktivist.[/B] [B]"Sürgün" gönderildiği Barla'da "yaz kardeşim" diyerek ilk Nur Risalesini yazdıran, yazdıklarıyla iman hizmetini kalpten kalbe aşılayan "rehber" bir adam. En zor zamanlarda en güzel ürünlerini ortaya çıkaran, kibrit kutularına yazılmış risalelerin parmaklıklar ardından sızdırıldığı "delice" teşebbüslerin başını çeken bir adam.[/B] [B]Nüfustaki adı Muhammed Said Okur. Nam-i diğer Seyda. Bediüzzaman Said Nursî.[/B] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bu gün Bediüzzaman Said Nursinin vefatının 50. yıl dönümüdür
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst