Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bu Müslüman elini cebime uzatır mı?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 95625" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: #0000ff">Müstakim üzere yaşamak</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">İçinde yaşadığımız toplumda güven ve itimat sıfırlanmıştır. Kimsenin kimseye ne itimadı ne de güveni kalmamıştır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Dolmuşa binip aynı yöne giden iki Müslüman, birbirlerine güvenemiyor. "Acaba elini cebime uzatır mı?" endişesiyle her ikisi de gözlerini ceplerinden ayıramıyorlar. Komşu komşuya güvenmiyor. O hâle geldik ki, aynı yastığı paylaşan eşler bile biribirine güvenemez duruma gelen bir toplum olduk. Cehennem azabı bu olsa gerektir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Muhterem Müslümanlar!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Neden bu duruma düştük. Elbette bunun çeşitli sebepleri var. O sebeplerden biri de toplum olarak doğrudan ayrıldık. Kur'ân-ı Kerim'in emirlerini dikkate almaz olduktan sonra "dosdoğru ol"maktan çıktık. Yamulduk. Yalanı, dolanı, hileyi, aldatmayı, haramları irtikap edip zimmete geçirmeyi kâr sandık. Karşımızdakini aldatmayı/kandırmayı gözü açıklık kabul ettik. Yalan ruhumuza işledi. Böylece herşeyimiz bozuldu. Çünkü bunlar küfür vasıflarıdır, insanları bozarlar. Bunları pervasızca ancak kâfirler irtikap ederler.Müslüman vasfı değildir bunlar. Peygamberimiz Efendimizin şu emrine dikkatinizi çekiyorum. Efendimiz buyurdular ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">"Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. İnsan doğru olmaya ve doğruluğu aramaya devam ederse, sonunda Allah katında "doğru" diye kaydedilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Yalandan sakınınız. Çünkü yalan, insanı günaha, günah da cehenneme sürükler. Kul yalan söylemeye ve yalan peşinde koşmaya devam ederse; sonunda Allah katında "yalancı" diye kaydedilir." (Müslim, İman, 62.)</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Peygamberimiz "Doğruluktan ayrılmayın..." buyuruyor. Ümmeti doğruluğu bıraktı. Bundan daha büyük felâket düşünebiliyor musunuz? Her belânın başı bu sapıklıktan kaynaklanıyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Efendimiz (Yalan söylemeyin..." buyuruyor; O'nun ümmeti yalanı kurtuluş simidi zannediyor. Buna "sapık"lık denir. Bu sapıklığın cezası da büyüktür. Sıkıntılarımız bundandır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Peygamberimiz "Aldatan bizden değildir" buyuruyor. (Buhari, Edeb, 69, Müslim, Birr, 102-103) Bugün O'nun ümmetinin en bâriz vasfı aldatıcılık oluyor. Böyle bir toplumda güven ve itimat kalır mı? Elbette kalmamıştır. Bundan dolayı toplumumuz bu sapıklığın cezasını cehennem azabına denk bir acıyla ödüyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Doğruluktan ayrıldık bereketi kaybettik. Evlerimizdeki dirlik düzenlik yok oldu. Çocuklarımız için yapmadığımız fedakârlık olmamasına rağmen onların mürüvvetlerini göremez olduk. Birinci derecedeki akrabalarımızla bile bağlantılarımız koptu. Kazandıklarımızın hayrını bulamaz olduk. Azap üstüne azab, belâ üstüne belâ, sıkıntı üstüne sıkıntılar... ne olacak bu gidişin sonu?</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Muhterem Müslümanlar!</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bütün yaşadığımız olumsuzluklardan kurtulabilmemiz için Yüce Rabbimizin:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..." (Hud s.a.: 112).</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*"Allah'a inandım de... Sonra dosdoğru ol..." (Şura S.A: 15) emirlerine harfiyyen uymak mecburiyetindeyiz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*Sözün doğrusunu söylemeliyiz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*Yalanın her çeşidinden kaçınmalıyız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*Özümüzü doğrultmalıyız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*İşimizi Müslümanca yapmalıyız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*Hiçbir zaman hiçbir kimseyi hiçbir şekilde aldatmamalıyız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">*Hilâkârlıktan kurtulmalıyız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">* Müslümanlığımız doğru olmamızı gerektirir. Doğruluktan ayrılan kavimlerin âhir ve akıbetleri hep hüsran olmuştur.Bugünkü olumsuzluklarımız da bir hüsrandır. Bundan kurtulmanın çaresi/ilacı Allah ve Rasûlünün emirlerine uymaktır. Ahzab Suresi'nin 70'inci ayetinde de bu gerçek beyan edilir. Buyurulur ki:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">"Ey iman edenler! Allah'ın emirlerine muhalefet etmekten sakının. Sözün doğrusunu söylerseniz Allah sizin işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar."</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span>Mevlüt Özcan</strong> - Milli Gazete</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 95625, member: 8679"] [B][COLOR=#0000ff]Müstakim üzere yaşamak İçinde yaşadığımız toplumda güven ve itimat sıfırlanmıştır. Kimsenin kimseye ne itimadı ne de güveni kalmamıştır. Dolmuşa binip aynı yöne giden iki Müslüman, birbirlerine güvenemiyor. "Acaba elini cebime uzatır mı?" endişesiyle her ikisi de gözlerini ceplerinden ayıramıyorlar. Komşu komşuya güvenmiyor. O hâle geldik ki, aynı yastığı paylaşan eşler bile biribirine güvenemez duruma gelen bir toplum olduk. Cehennem azabı bu olsa gerektir. Muhterem Müslümanlar! Neden bu duruma düştük. Elbette bunun çeşitli sebepleri var. O sebeplerden biri de toplum olarak doğrudan ayrıldık. Kur'ân-ı Kerim'in emirlerini dikkate almaz olduktan sonra "dosdoğru ol"maktan çıktık. Yamulduk. Yalanı, dolanı, hileyi, aldatmayı, haramları irtikap edip zimmete geçirmeyi kâr sandık. Karşımızdakini aldatmayı/kandırmayı gözü açıklık kabul ettik. Yalan ruhumuza işledi. Böylece herşeyimiz bozuldu. Çünkü bunlar küfür vasıflarıdır, insanları bozarlar. Bunları pervasızca ancak kâfirler irtikap ederler.Müslüman vasfı değildir bunlar. Peygamberimiz Efendimizin şu emrine dikkatinizi çekiyorum. Efendimiz buyurdular ki: "Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. İnsan doğru olmaya ve doğruluğu aramaya devam ederse, sonunda Allah katında "doğru" diye kaydedilir. Yalandan sakınınız. Çünkü yalan, insanı günaha, günah da cehenneme sürükler. Kul yalan söylemeye ve yalan peşinde koşmaya devam ederse; sonunda Allah katında "yalancı" diye kaydedilir." (Müslim, İman, 62.) Peygamberimiz "Doğruluktan ayrılmayın..." buyuruyor. Ümmeti doğruluğu bıraktı. Bundan daha büyük felâket düşünebiliyor musunuz? Her belânın başı bu sapıklıktan kaynaklanıyor. Efendimiz (Yalan söylemeyin..." buyuruyor; O'nun ümmeti yalanı kurtuluş simidi zannediyor. Buna "sapık"lık denir. Bu sapıklığın cezası da büyüktür. Sıkıntılarımız bundandır. Peygamberimiz "Aldatan bizden değildir" buyuruyor. (Buhari, Edeb, 69, Müslim, Birr, 102-103) Bugün O'nun ümmetinin en bâriz vasfı aldatıcılık oluyor. Böyle bir toplumda güven ve itimat kalır mı? Elbette kalmamıştır. Bundan dolayı toplumumuz bu sapıklığın cezasını cehennem azabına denk bir acıyla ödüyor. Doğruluktan ayrıldık bereketi kaybettik. Evlerimizdeki dirlik düzenlik yok oldu. Çocuklarımız için yapmadığımız fedakârlık olmamasına rağmen onların mürüvvetlerini göremez olduk. Birinci derecedeki akrabalarımızla bile bağlantılarımız koptu. Kazandıklarımızın hayrını bulamaz olduk. Azap üstüne azab, belâ üstüne belâ, sıkıntı üstüne sıkıntılar... ne olacak bu gidişin sonu? Muhterem Müslümanlar! Bütün yaşadığımız olumsuzluklardan kurtulabilmemiz için Yüce Rabbimizin: *"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..." (Hud s.a.: 112). *"Allah'a inandım de... Sonra dosdoğru ol..." (Şura S.A: 15) emirlerine harfiyyen uymak mecburiyetindeyiz. *Sözün doğrusunu söylemeliyiz. *Yalanın her çeşidinden kaçınmalıyız. *Özümüzü doğrultmalıyız. *İşimizi Müslümanca yapmalıyız. *Hiçbir zaman hiçbir kimseyi hiçbir şekilde aldatmamalıyız. *Hilâkârlıktan kurtulmalıyız. * Müslümanlığımız doğru olmamızı gerektirir. Doğruluktan ayrılan kavimlerin âhir ve akıbetleri hep hüsran olmuştur.Bugünkü olumsuzluklarımız da bir hüsrandır. Bundan kurtulmanın çaresi/ilacı Allah ve Rasûlünün emirlerine uymaktır. Ahzab Suresi'nin 70'inci ayetinde de bu gerçek beyan edilir. Buyurulur ki: "Ey iman edenler! Allah'ın emirlerine muhalefet etmekten sakının. Sözün doğrusunu söylerseniz Allah sizin işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar." [/COLOR]Mevlüt Özcan[/B] - Milli Gazete [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Bu Müslüman elini cebime uzatır mı?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst