Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Bugün Risalelerden neler ögrendiniz?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 83640" data-attributes="member: 5987"><p>Dördüncü hatveye <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b599.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> -1- âyeti işaret ediyor. </p><p>Şu Dört Hatvenin kısa bir izahı şudur ki: </p><p>Birinci Hatvede, <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b600.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> âyeti işaret ettiği gibi, tezkiye-i nefs etmemek. Zîrâ, insan, cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever. Belki, evvelâ ve bizzat yalnız zâtını sever; başka her şeyi nefsine fedâ eder. Mabuda lâyık bir tarzda nefsini metheder; mabuda lâyık bir tenzih ile nefsini meâyibden tenzih ve tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez; nefsine perestiş eder tarzında, şiddetle müdâfaa eder. Hattâ fıtratında tevdî edilen ve Ma'bud-u Hakikinin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazât ve istidadı kendi nefsine sarf ederek, <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b601.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> -2- sırrına mazhar olur. Kendini görür, kendine güvenir, kendini beğenir. </p><p>İşte şu mertebede, şu hatvede tezkiyesi, tathîri, onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir. </p><p>İkinci Hatvede, <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b602.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> dersini verdiği gibi; kendini unutmuş, kendinden haberi yok; mevti düşünse, başkasına verir; fenâ ve zevâli görse, kendine almaz. Ve külfet ve hizmet makamında nefsini unutmak, fakat ahz-ı ücret ve istifade-i huzûzât makamında nefsini düşünmek, şiddetle iltizam etmek, nefs-i emmârenin muktezâsıdır. Şu makamda tezkiyesi, tathîri, terbiyesi; şu hâletin aksidir. Yani, nisyân-ı nefs içinde nisyan etmemek. Yani, huzûzât ve ihtirasâtta unutmak ve mevtte ve hizmette düşünmek. </p><p>Üçüncü Hatvede, <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b603.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> dersini verdiği gibi; nefsin muktezâsı, dâimâ iyiliği kendinden bilip, fahr ve ucbe girer. Bu hatvede, nefsinde yalnız kusuru ve naksı ve aczi ve fakrı görüp, bütün mehâsin ve kemâlâtını, <strong>Fâtır-ı Zülcelâl</strong> tarafından ona ihsan edilmiş nimetler olduğunu anlayıp, fahr yerinde şükür ve temeddüh yerinde hamd etmektir. Şu mertebede tezkiyesi, <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b604.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> -3- sırrıyla şudur ki: Kemâlini kemâlsizlikte, kudretini aczde, gınâsını fakrda bilmektir. </p><p>Dördüncü Hatvede, <img src="http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b605.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> dersini verdiği gibi; nefis, kendini serbest ve müstakil ve bizzat mevcud bilir. Ondan bir nevi rubûbiyet dâvâ eder. Ma'buduna karşı adâvetkârâne bir isyanı taşır. İşte gelecek şu hakikati derk etmekle ondan kurtulur. Hakikat şöyledir ki: </p><p></p><p></p><p>1- Her şey helâk olup gidicidir-Ona bakan yüzü müstesnâ. (Kasas Sûresi: 88.) </p><p>2- Nefsinin arzusunu kedisine ma'bud edinip onun her emrine uyan kimse. (Furkan Sûresi: 43.) </p><p>3- Nefsini günahlardan arındıran kurtuluşa ermiştir. (Şems Sûresi: 9.)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 83640, member: 5987"] Dördüncü hatveye [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b599.gif[/IMG] -1- âyeti işaret ediyor. Şu Dört Hatvenin kısa bir izahı şudur ki: Birinci Hatvede, [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b600.gif[/IMG] âyeti işaret ettiği gibi, tezkiye-i nefs etmemek. Zîrâ, insan, cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever. Belki, evvelâ ve bizzat yalnız zâtını sever; başka her şeyi nefsine fedâ eder. Mabuda lâyık bir tarzda nefsini metheder; mabuda lâyık bir tenzih ile nefsini meâyibden tenzih ve tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez; nefsine perestiş eder tarzında, şiddetle müdâfaa eder. Hattâ fıtratında tevdî edilen ve Ma'bud-u Hakikinin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazât ve istidadı kendi nefsine sarf ederek, [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b601.gif[/IMG] -2- sırrına mazhar olur. Kendini görür, kendine güvenir, kendini beğenir. İşte şu mertebede, şu hatvede tezkiyesi, tathîri, onu tezkiye etmemek, tebrie etmemektir. İkinci Hatvede, [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b602.gif[/IMG] dersini verdiği gibi; kendini unutmuş, kendinden haberi yok; mevti düşünse, başkasına verir; fenâ ve zevâli görse, kendine almaz. Ve külfet ve hizmet makamında nefsini unutmak, fakat ahz-ı ücret ve istifade-i huzûzât makamında nefsini düşünmek, şiddetle iltizam etmek, nefs-i emmârenin muktezâsıdır. Şu makamda tezkiyesi, tathîri, terbiyesi; şu hâletin aksidir. Yani, nisyân-ı nefs içinde nisyan etmemek. Yani, huzûzât ve ihtirasâtta unutmak ve mevtte ve hizmette düşünmek. Üçüncü Hatvede, [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b603.gif[/IMG] dersini verdiği gibi; nefsin muktezâsı, dâimâ iyiliği kendinden bilip, fahr ve ucbe girer. Bu hatvede, nefsinde yalnız kusuru ve naksı ve aczi ve fakrı görüp, bütün mehâsin ve kemâlâtını, [B]Fâtır-ı Zülcelâl[/B] tarafından ona ihsan edilmiş nimetler olduğunu anlayıp, fahr yerinde şükür ve temeddüh yerinde hamd etmektir. Şu mertebede tezkiyesi, [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b604.gif[/IMG] -3- sırrıyla şudur ki: Kemâlini kemâlsizlikte, kudretini aczde, gınâsını fakrda bilmektir. Dördüncü Hatvede, [IMG]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/sozl2/b605.gif[/IMG] dersini verdiği gibi; nefis, kendini serbest ve müstakil ve bizzat mevcud bilir. Ondan bir nevi rubûbiyet dâvâ eder. Ma'buduna karşı adâvetkârâne bir isyanı taşır. İşte gelecek şu hakikati derk etmekle ondan kurtulur. Hakikat şöyledir ki: 1- Her şey helâk olup gidicidir-Ona bakan yüzü müstesnâ. (Kasas Sûresi: 88.) 2- Nefsinin arzusunu kedisine ma'bud edinip onun her emrine uyan kimse. (Furkan Sûresi: 43.) 3- Nefsini günahlardan arındıran kurtuluşa ermiştir. (Şems Sûresi: 9.) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Bugün Risalelerden neler ögrendiniz?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst