Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Bütün günahların tövbesi vardır
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="garp" data-source="post: 435493" data-attributes="member: 1024392"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">BÜTÜN GÜNAHLARIN TÖVBESİ VARDIR </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Allahu Teala buyurur ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">“De ki: Ey günahlara dalıp haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayan, çok acıyandır. Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun.” </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, meâlini verdiğimiz bu ayet hakkında buyurmuştur ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">“Bana, dünya ve içindekiler verilseydi, bu ayet kadar sevinmezdim.” </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Hiç şüphesiz Efendimizin bu sevinci ümmeti içindir. Çünkü Cenab-ı Hakk O’nun, makamına göre kusur sayılacak bütün hatalarını affettiğini müjdelemiştir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Tövbe kapısı kula ölüm gelene kadar açıktır. Bu açık kapıdan, Allah’tan korkarak, O’nun rızasını arayarak, kul olduğunu anlayarak kim girerse, tövbesi geçerli olur, günahı affedilir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Küfür ve şirk dahil her günahın tövbesi vardır. Akıllı olup büluğa eren her insanın Yüce Allah’a iman etmesi, hükümlerine teslim olması, emirlerine uyması ve kusurları için tövbe etmesi farzdır. Bu iman, teslimiyet ve tövbe sevgi ve iradeyle ölmeden evvel olmalıdır. Tövbe sadece Allah’tan korkulduğu için yapılmalıdır. Allah rızası düşünülmeyen pişmanlıklar faydasızdır. Kul, kusurlarına kalbini Allah’tan perdelediği için pişman olmalıdır. Çünkü, insanlar arasında kınanmaktan korkup kötü şeyleri terk etmek, itibarını kurtarmak için tövbe yapmak, halkın içinde rezil olurum endişesiyle yaptıklarından pişman olmak tövbe değildir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Tövbe, irade ve sevgi ile Yüce Allah’a dönmektir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Tövbe, kalbin Yüce Allah’tan uzaklığına yanmak, nefsin gafletine ağlamaktır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Ölüm gelene kadar tövbe kapısı herkese açıktır. Bu rahmet kapısını Yüce Rabbimiz açmıştır ve kalbe tövbe duygusunu o vermiştir. Hiç kimse o kapıyı kapatamaz ve insanı tövbe nimetinden mahrum edemez. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Arifibillah Muhyiddin b. Arabî’nin (k.s), belirttiği gibi;146 ilâhî rahmetten ümidi kesmek, insanın fıtratındaki kulluk kabiliyetinin tamamen yok olması demektir. Halbuki bir fıtratta azıcık ilâhî nur kalmışsa, onun Allah’ın gazabını geçen geniş rahmetine ulaşması, Rabbine dönmesi, O’nu sevmesi ve O’na sevilmesi mümkündür. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">İmam Kuşeyrî (k.s): “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.” ayetine şu manayı vermiştir: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">“Ey kulum! Bizim kapımıza gelip gitmeyi kessen de, kalbini bizden koparma. Bizden sevgini ve ümidini kesme. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Kul şunu da bilmelidir ki, onun kurtuluşu kendi yönelmesiyle değil, Allah’ın lutfuyla olmaktadır. Allah’ın özel yardımıyla kul Rabbine yönelmektedir. Yoksa, kendi gayret ve yönelmesiyle Yüce Allah’ın fazlına ulaşmış değildir.” </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Rasulullah (s.a.v) Efendimiz buyurmuştur ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">“Şüphesiz Allah, üzerine perde çekilmediği sürece tövbe eden kulunu affeder. Kendisine: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Kulun üzerine perde çekilmesi nasıl olur? diye sorulunca: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Müşrik olarak ölmesidir, buyurdu.148 </span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Efendimizin (s.a.v) şu müjdesi çok önemli: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">“Bir kul, günah olan bir amel yaptığında, peşinden: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Rabbim! Ben bir günah işledim; beni affet! diye yalvarırsa Allahu Teala: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Kulum bir günah işledi; kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim! buyurur. Sonra kul, tekrar bir günah işlediğinde: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Rabbim! Ben bir günah işledim; beni affet! diye yalvarır. Allahu Teala: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Kulum bir günah işledi, kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim! buyurur. Kul döner bir günah daha işler. Yine: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Rabbim! Ben bir günah işledim; beni affet! diye yalvarır. Allahu Teala: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Kulum bir günah işledi; kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ey meleklerim! siz şahit olun, ben, kulumu affettim, ne yaparsa yapsın! </span></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">buyurur.” </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">Kul ne halde olursa olsun, Yüce Rabbine itimat etmeli ve O’na karşı güzel zan beslemelidir. O (c.c), kullarına, zatına karşı takındıkları tavır ve taşıdıkları zanna göre muamele etmektedir. Şu hâdisede olduğu gibi: Hz. Rasulullah (s.a.v) anlatıyor: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">“Sizden evvelki ümmetler içinde bir adam vardı. Allahu Teala’nın varlığına ve birliğine iman hariç, işe yarar hiçbir hayırlı ameli yoktu. Bir gün ailesine dedi ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Öldüğüm zaman beni yakınız. Kemiklerimi havanda döverek toz ediniz. Sonra rüzgarlı bir günde bu tozun yarısını karaya, yarısını denize atınız! Vasiyet yerine getirildi. Aziz ve Celil olan Allah rüzgara: ‘Dağıttığın tozları topla’ buyurdu. Rüzgar tozları topladı, ilâhi huzura getirdi. Hak Teala adama: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Neden böyle hareket ettin? diye sordu. Adam: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Senden haya ettiğim, utandığım için ya Rab, diye cevap verdi. O zaman Allahu Teala: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Georgia'">-Ben de seni mağfiret ettim, buyurdu </span></span></p><p></p><p> alıntı</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="garp, post: 435493, member: 1024392"] [SIZE=4][SIZE=3][/SIZE][FONT=Georgia]BÜTÜN GÜNAHLARIN TÖVBESİ VARDIR Allahu Teala buyurur ki: “De ki: Ey günahlara dalıp haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayan, çok acıyandır. Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun.” Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, meâlini verdiğimiz bu ayet hakkında buyurmuştur ki: “Bana, dünya ve içindekiler verilseydi, bu ayet kadar sevinmezdim.” Hiç şüphesiz Efendimizin bu sevinci ümmeti içindir. Çünkü Cenab-ı Hakk O’nun, makamına göre kusur sayılacak bütün hatalarını affettiğini müjdelemiştir. Tövbe kapısı kula ölüm gelene kadar açıktır. Bu açık kapıdan, Allah’tan korkarak, O’nun rızasını arayarak, kul olduğunu anlayarak kim girerse, tövbesi geçerli olur, günahı affedilir. Küfür ve şirk dahil her günahın tövbesi vardır. Akıllı olup büluğa eren her insanın Yüce Allah’a iman etmesi, hükümlerine teslim olması, emirlerine uyması ve kusurları için tövbe etmesi farzdır. Bu iman, teslimiyet ve tövbe sevgi ve iradeyle ölmeden evvel olmalıdır. Tövbe sadece Allah’tan korkulduğu için yapılmalıdır. Allah rızası düşünülmeyen pişmanlıklar faydasızdır. Kul, kusurlarına kalbini Allah’tan perdelediği için pişman olmalıdır. Çünkü, insanlar arasında kınanmaktan korkup kötü şeyleri terk etmek, itibarını kurtarmak için tövbe yapmak, halkın içinde rezil olurum endişesiyle yaptıklarından pişman olmak tövbe değildir. Tövbe, irade ve sevgi ile Yüce Allah’a dönmektir. Tövbe, kalbin Yüce Allah’tan uzaklığına yanmak, nefsin gafletine ağlamaktır. Ölüm gelene kadar tövbe kapısı herkese açıktır. Bu rahmet kapısını Yüce Rabbimiz açmıştır ve kalbe tövbe duygusunu o vermiştir. Hiç kimse o kapıyı kapatamaz ve insanı tövbe nimetinden mahrum edemez. Arifibillah Muhyiddin b. Arabî’nin (k.s), belirttiği gibi;146 ilâhî rahmetten ümidi kesmek, insanın fıtratındaki kulluk kabiliyetinin tamamen yok olması demektir. Halbuki bir fıtratta azıcık ilâhî nur kalmışsa, onun Allah’ın gazabını geçen geniş rahmetine ulaşması, Rabbine dönmesi, O’nu sevmesi ve O’na sevilmesi mümkündür. İmam Kuşeyrî (k.s): “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.” ayetine şu manayı vermiştir: “Ey kulum! Bizim kapımıza gelip gitmeyi kessen de, kalbini bizden koparma. Bizden sevgini ve ümidini kesme. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Kul şunu da bilmelidir ki, onun kurtuluşu kendi yönelmesiyle değil, Allah’ın lutfuyla olmaktadır. Allah’ın özel yardımıyla kul Rabbine yönelmektedir. Yoksa, kendi gayret ve yönelmesiyle Yüce Allah’ın fazlına ulaşmış değildir.” Rasulullah (s.a.v) Efendimiz buyurmuştur ki: “Şüphesiz Allah, üzerine perde çekilmediği sürece tövbe eden kulunu affeder. Kendisine: -Kulun üzerine perde çekilmesi nasıl olur? diye sorulunca: -Müşrik olarak ölmesidir, buyurdu.148 Efendimizin (s.a.v) şu müjdesi çok önemli: “Bir kul, günah olan bir amel yaptığında, peşinden: -Rabbim! Ben bir günah işledim; beni affet! diye yalvarırsa Allahu Teala: -Kulum bir günah işledi; kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim! buyurur. Sonra kul, tekrar bir günah işlediğinde: -Rabbim! Ben bir günah işledim; beni affet! diye yalvarır. Allahu Teala: -Kulum bir günah işledi, kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim! buyurur. Kul döner bir günah daha işler. Yine: -Rabbim! Ben bir günah işledim; beni affet! diye yalvarır. Allahu Teala: -Kulum bir günah işledi; kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ey meleklerim! siz şahit olun, ben, kulumu affettim, ne yaparsa yapsın! buyurur.” Kul ne halde olursa olsun, Yüce Rabbine itimat etmeli ve O’na karşı güzel zan beslemelidir. O (c.c), kullarına, zatına karşı takındıkları tavır ve taşıdıkları zanna göre muamele etmektedir. Şu hâdisede olduğu gibi: Hz. Rasulullah (s.a.v) anlatıyor: “Sizden evvelki ümmetler içinde bir adam vardı. Allahu Teala’nın varlığına ve birliğine iman hariç, işe yarar hiçbir hayırlı ameli yoktu. Bir gün ailesine dedi ki: -Öldüğüm zaman beni yakınız. Kemiklerimi havanda döverek toz ediniz. Sonra rüzgarlı bir günde bu tozun yarısını karaya, yarısını denize atınız! Vasiyet yerine getirildi. Aziz ve Celil olan Allah rüzgara: ‘Dağıttığın tozları topla’ buyurdu. Rüzgar tozları topladı, ilâhi huzura getirdi. Hak Teala adama: -Neden böyle hareket ettin? diye sordu. Adam: -Senden haya ettiğim, utandığım için ya Rab, diye cevap verdi. O zaman Allahu Teala: -Ben de seni mağfiret ettim, buyurdu [/FONT][/SIZE] alıntı [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Bütün günahların tövbesi vardır
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst